Yorgunum ama öyle beden yorgunluğu değil bu dinlenmekle geçmiyor.. Anlatması bile yoruyor insanı.. Öyle ki nefes almak bile zor geliyor o anlarda.. Hiç bir kelimeye cevap veremeyecek kadar harflerimi tüketiyor bu anlar .. Üşengecim diyorum ya.. Cevap vermelere üşenir oldum. Gülmeye, ağlamaya en çokta konuşma çoğu zaman susmaya.. Varla yok arası bir yerdeyim sanki gelmeye, gitmeye dahi üşenir oldum.. Belki yorgunluktan belki de boşvermişlikten. Bilmiyorum, inanın bilmiyorum ben de ne olduğunu ama yorgunum.. Neredeyim.. Aslında kaybolmaktan korkmalı insan.. Kayboldum ben.. Ama kendimde kayboldum en çok da karanlığımda.. Herkese gülüyorum artık, konuşmaya mecalim yok. Insanın mimikleri kandırıyor kolaylıkla karşısındakini Herkes güldüğümü zannediyor. Bense geçiştirme yapıyorum biliyorum yapmamam gereken birşey ama yok ki mecalim.. Üşüyen ellerim gibi olsaydı içim.. Hani diyorlar ya buzdolabı gibisin ne dengesizin bir öyle bir böyle.. Keşke içim de bi o kadar soğuk olsa. Ama alev alev, yangın yeri ne yapacağını bilmemek, bir adım ötesini tahmin edememek zor Yanında kimsenin olmadığını bilmek çok zor. Kalabalığın içinde hele ki yalnız olmak bu daha da çok zor.. Tek başımayım her yolda... Her ne kadar sevsem de yalnızlığı.. Düşsem de elimden tutup kaldıracak insanın olmasını zor geliyor insana.. Yüreğimden tutanin olmaması gibi.. Herkese kapalı olan kalbimden mi bilmiyorum aslında.. Tek başına yol almayı öğrendiğimden bu yana bu hayatta Parçalı dizlerim, avuç içlerim encok da yüreğim Çok düşmekten sanırım. Saçmalıyorum yine uyumak lazım.. Üşenmeden uykuya teslim etmek kendini Neyse.. Iyi uykular bana..
...Sara...