Konu
:
Börü Tonga'nın Otağı
Tekil Mesaj gösterimi
Farkedmez
Açık Profil bilgileri
Farkedmez nickli üyeye özel mesaj gönderin
Farkedmez nickli üyeye ait bütün mesajları arattır
Üyelik tarihi:
17 July 2018
Nereden:
Tel'aran'rhiod
Mesajlar:
6.699
Konular:
883
Cinsiyet:
Bay
Seslenenler:
664
Mesaj(lar)
Etiketleyenler:
73
Konu(lar)
Alınan Beğeni:
2144
Verilen Beğeni:
1250
Nereden:
Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu:
Yok
Burç:
Boga
Takım:
Galatasaray
Rep Gücü
:
51
Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
21 August 2019
# 8
16 Yaşındayken Gaz Odası Sırası Gelmeden Kamptan Kaçan Bir Adamın Ağzından: Auschwitz
İnsanlık tarihinin en büyük kara lekelerinden birisi, hatta belki de en büyüğü yaşandı Auschwitz'te. Fırınlarda insan yakmalar, gaz odaları... aklımızın dahi alamayacağı türlü korkunçluklar ve dev bir Yahudi soykırımı. İşte o kamptan 16 yaşında kaçmayı başaran Charles Baron'un ağzından yaşananların kısa bir kesiti.
-örneğin ne yiyip ne içerdiniz?
-sabah kahve. gerçek kahve değil tabii, ama kahverengi; sıcak olduğu zamanlarda ise pek mutlu olurduk. öğleyin çalışma yerinde ya da pazarları çorba verirlerdi, arada sırada içinde et de olurdu. akşam yine çorba. 250-300 gramlık bir ekmekle beraber. 20 gram margarinimiz, 20 gram sosis ya da bir kaşık şekersiz reçel hakkımız vardı. zaman zaman sosis yerine yağsız peynir verirlerdi. sonra ekmeğe tüp peynir sürmeye başladılar. eridiği için hemen yenmeliydi, ertesi güne saklayamazdık.
-size en çok dokunan ne olmuştu?
-1943'te, bir gün, kampın alman komutanı, bize verilen yemeğin fazla olduğuna karar verdi. yiyeceğimizi kaldırdı ve yerine kimyasal jelatin ve kuru ağaç yaprakları kondu. suyun içine jelatin koyuyorlardı, jöle gibi bir şey oluyordu. içine atılan yapraklar şişince de yiyecek diye bunu veriyorlardı. kısa zamanda vücudumuzda ödemler başladı. kalbimiz buna dayanmıyordu. ne kadar zamanımız kaldığını öğrenmek için fransa'dan sürülmüş bir doktor buldum: "doktor ne kadar zamanım kaldı?". bu soruyu 17'sinde sormak hiç de kolay değil.. "eğer değişiklik olmazsa en fazla iki ay" cevabını verdi. sonra bir değişiklik oldu. yapraklar kayboldu ve eski yiyeceklerimizi vermeye başladılar. galiba cephane fabrikasının yönetimi, ölümler yüzünde iş aksamaya başlayınca şikayet etmiş. böylece daha önceden iğrenç bulduğumuz yemekler bize çok leziz gelmeye başladı.
-intikam duygunuz var mı?
-intikamım çocuklarım, torunlarım. ailemi yok etmek isteyenlere karşı intikamım bu. almanlarla nasıl gidiyor diye soruyorsan, çok iyi. genç almanlar evime geliyorlar. anne-babalarını da görüyorum. ama, dedelerini görmeyi reddediyorum. benim yaşımdaki almanları görmek istemiyorum. anılar intikamdır.
To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Cevap Yaz