Kaygı gerçek veya gerçek olmayan tehlike veya zor durumlarda vücudun vermiş olduğu fiziksel veya ruhsal yanıttır. Korkunun veya endişenin bir üst aşamasıdır. Başka bir değişle kaygı vücudumuzun tehlikelere karşı savunma mekanizmasıdır.

Çocuklar doğduklarında kaygılı olarak dünyaya gözlerini açmazlar. Zaman içerisinde, kendi kişilikleri, ailelerin kişilikleri, başlarından geçen olaylar, yetiştirilme tarzı gibi birçok etmen vardır çocukları kaygılı düşüncelere iten. Kaygının her çocukta olması normal, sağlıklı ve hatta olması gereken bir durumdur. Ama bu belli sınırlar içerisinde olmalıdır. Bu sınırları üzerine geçtiği zaman çocukta gelişim açısından çeşitli sorunları da beraberinde getirir.

Çocuğum kaygılı, bu çok kötü bir şey midir?
Daha önceden bahsettiğimiz gibi çocuklarda kaygının belli bir düzeyde olması onun sağlığı açısından önemlidir. Mesela çocuk balkona yalnız çıktığı zaman düşebileceğinin kaygısını yaşıyor ise balkona yalnız çıkmaz, ya da çok soğuk su içtiğinde hastalanabileceği ve iğne olabileceğinin kaygısını yaşıyor ise soğuk u içmekten çekinir. Gördünüz gibi doğru şeylerde doğru şekilde kaygı duyuyor ise bu çocuklarınız sağlı açısından önemlidir. Zaten onu tehlikeye atacak durumlarda hiçbir korku ve kaygı duymuyor ise çocukta problem vardır ve bu kaydı anne ve babaları tarafından onlara aşılanmalıdır. Ama kaygı düzeyi bir saplantı haline gelirse, çocuklarınız attıkları adımdan bile kaygı duyuyor olursa artık hastalıksal seviyededir demektir ve müdahale etmek gerekmektedir. Bu çocuklar her şeyden kaygı duyarlar, hayatları gün geçtikçe mutsuzlaşır ve yaşamaktan zevk almazlar. Bir amaçları yoktu, sadece o anı kurtarmak için çalışırlar. Kaygı bu denli ilerlediği zaman müdahale de güç olur, o yüzden aileler bu seviyeyi iyi korumalıdır. Özgüveni tam, ama korkması ge kaygılanması gereken şeylerden korkan çocuklar yetiştirmek tüm anne ve babaların çocuklarına karşı asli görevlerindendir.

Çocuğumun aşırı kaygılı bir çocuk olmasını nasıl engelleyebilirim;
• Kaygının en önemli nedeni yetişme tarzıdır, çocuklarınızı kaygılı düşünceler ve endişe ile değil, mutluluk ve huzurla yetiştirin. Siz kaygı duymayın ki çocuklarınızda kaygılanmasın.

• Çocuklarınızın üst sınırlarını iyi öğrenin ve bilin, bunu çevrenizdekilere ve hatta öğretmenlerine bildirin ki çocuklarınızda yapamayacağı şeyler yapmasını istemesinler. Başarısızlıklar çocukları karamsarlığa iter ve özgüven bozukluğuna neden olur.

• Kaygının en önemli nedenlerinden birisi güven kaybıdır. Siz çocuklarına sonsuz olarak güvenin ve bunu ona hissettirin, çocuklarınızın da size olan güvenini zedelemeyin.

• Çocuklarınıza baskıcı davranmayın, yaptıklarında onu tebrik edin, başarısızlıklarında ise bunun normal olduğuna ikna edin.