Ben dallara tutunan zamanı bulutlardaki acele bir sevdayı güllerin mütebessim çehresini zamanın hep parlak aynasında seyretmenin hazzını başka baharlara havale ediyordum

Gayreti ayrı bir dikkatimi çekiyordu zamanın…

Ben adamın söylediği saatle “baş başa” kalama(z)dım! … ve gelemedim eski zaman davetine çocukluğumun/gençliğimin

Değişip duruyordu boyuna

Zavallı adam! Saatimin ne olduğunu nerden bilecekti!
O saati söyledi ve gitti “O saati” söyleyebilir miydi! Sorsam mıydı?!