Nasılda heyacanlandım,
Aklıma dizeler geldiğinde,
Nasılda hırslandım,
Seni, seni yazmak için,
Kağıda, kumaşa, duvara,
Her nereye ise.
Kalktım, aradım
Öncede kalan, tükenmez kalemimi,
Hatırladım, kalem tükenmişti.
Her sabah yeniden doğuşu gibi Gün’ün,
Kalemde yenileyebilirmiydi kendini,
Eskisine taş çıkartacak kadar,
Daha koyu, daha renkli
Yazarmıydı,
Duygularımı,
Arzularımı...
Yıllar öncesinde,
Kapıyı açtığımda
Çıngırak haber vermişti
Sana geldiğimi.
Kızardım her seferinde
Beni ele vermesine.
İlk mısramızı yazmıştık,
“Seni seviyorum”
İlk hikayemizi yazmıştık,
“Mutluluk yolu”
İlk romanımızı yazmıştık,
“Hayata dair”
İlk acımız olmuştu,
“Ayrılık”
Yıllar sonra...
Dün, bir isimdin aklımda kazınmış olan,
Bugün, can suyumsun, hayata bağlayan,
Yarın; hayatımızda,
Olmak istediğimizden çok,
Mutlu olacağız...
Hoşgeldin.











Ağaç şeklinde