![]() |
|
Cevap: Şiirler | ANKA
Bir Bozuk Saattir Yüreğim Herkes seni sen zanneder. Senin sen olmadığını bile bilmeden, Sen bile Seni ben geçerken Derim ki, Saati sorduklarında; Onu ”O” geçiyordur Kimse anlam veremez. Tamir ettirmedin gitti derler şu saati. Ettirmek istiyor musun demezler. Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur. Zamanı durdururum yüreğimde, Sensiz geçtiği için, Akrep yelkovana küskündür. Şu bozuk saat çalışsa benim için ölümdür. Bil ki akrep yelkovanı geçerse, Atan bu yüreğim durur. Bırak bozuk kalsın, hiç değilse Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur. Turgut Uyar |
Cevap: Şiirler | ANKA
Sen Nerdesin? Caddeden sokaklara doğru sesler elendi, Pencereler kapandı, kapılar sürmelendi. Bir kömür dumanıyle tütsülendi akşamlar, Gurbete düşmüşlerin başına çöktü damlar… Son yolcunun gömüldü yolda son adımları, Bekçi sert bir vuruşla kırdı kaldırımları. Mezarda ölü gibi yalnız kaldım odamda: Yanan alnım duvarda, sönen gözlerim camda, Yuvamı çiçekledim, sen bir meleksin diye, Yollarını bekledim görüneceksin diye. Senin için kandiller tutuştu kendisinden, Resmine sürme çektim kandillerin isinden. Saksıda incilendi yapraklar senin için, Söylendi gelmez diye uzaklar senin için… Saatler saatleri vurdu çelik sesiyle, Saatler son gecemin geçti cenazesiyle, Nihayet ben ağlarken toprağın yüzü güldü, Sokaklardan caddeye doğru sesler döküldü… Faruk Nafiz Çamlıbel |
Cevap: Şiirler | ANKA
Karasevda Bir kere sevdaya tutulmaya gör; Ateşlere yandığının resmidir. Aşık dediğin, Mecnun misali kör; Ne bilsin alemde ne mevsimidir. Dünya bir yana, o hayal bir yana; Bir meşaledir pervaneyim ona. Altında bir ömür dönedolana Ağladığım yer penceresi midir? Bir köşeye mahzun çekilen için, Yemekten içmekten kesilen için, Sensiz uykuyu haram bilen için, Ayrılık ölümün diğer ismidir. Cahit Sıtkı Tarancı |
Cevap: Şiirler | ANKA
Ağıt !.. Her şey güzeldi bir zaman, çok önce Şehirler, insanlar, güneş deniz Mutluluğumu görebilirdiniz Çökmeseydi içime bu son gece Her şey bir anda bitmeseydi, yazık Olmasaydı gençliğime aptalca Belki de o yerlere varırdık O uzak dağlara ulu: koskoca Orada her şey değişirdi belki Açardı umutlarımız bakarsın Ateş rengi, kan rengi güller gibi Toprağında kim bilir hangi aşkın Oysa şimdi nerdeyiz, neyiz bak Her umut belirtisinden uzağız O sevilmiş gözlerde saf ve berrak Bir ayna bile yok bakacağımız Her şey kurşuni bir renk almış, soğuk Bozkırlardır uzayan önümüzde Kime baksan o yüz: veremli, soluk Tek mavi kalmamış gökyüzümüzde Her yerde bitmişliği güzelliğin Kum kamyonları putreller betonlar Sonra ta beşikten mezara deyin Sıfırlar, yüzler, binler ve milyonlar Hadi öl bakalım ölebilirsen Zincirlerle bağlıyken yaşamaya Omuzla yükünü, hadi yalnız sen İsterse gücün olmasın taşımaya Yenik düşmüşüz işte gerçek ortada Çökmüş boynumuza zulmün elleri Bir tutsak, bir dolap beygiri ya da Bir mahkum gibiyiz kaç yıldan beri Yargıç hükmünü çoktan vermiş oku Boynundaki yaşamak fermanını Yaşamak sonra ölmek; iki korku Geri getirmezken bir anını Terkedilmiş şehirleri bilirsin Bilirsin gömülmüş uygarlıkları Ve düşün ki; patlaması bilincin Yırtmaya yetmiyor karanlıkları Öyleyse çek sapla göğe bıçağını De ki; benim işim tanrılıktan güç Benim hem yüksek, hem en aşağı İşte ellerimde sonsuzluk ve hiç De ki; ömür verdin; en büyük yalan De ki; beden verdin; içi boş ve kof İşte! yüce eserin, işte insan Ve yırt göğsünü, bağır: Of Tanrım Of. ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN |
Cevap: Şiirler | ANKA
Sen Kırk Yılda Bir Gibisin Sen kırk yılda bir gibisin. Sen içimdeki çocuğun sessiz çığlığı, Sen içimdeki yaşlı adamın yalnızlığındaki görünmeyen yüzüsün. Hiç yazılmamış ve belki de hiç yazılmayacak alın yazımsın, Ve hiç yaşayamayacağım ikinci hayatımsın. Sen ilksin… İlk aşık olduğum, ilk çıktığım, ilk üzüldüğüm değilsin Ama sadece ilksin. Kimsin? Nerden geldin? Nereye gidiyorsun bilmiyorum, Ama biliyorum “Gideceksin”. Yüzüne baktığım zaman gördüklerimi bağırmak istiyorum Ama korkuyorum bir daha görememekten. Ve susuyorum… Bu ben değilim aslında Korkan, susan,kaçan… Kim bilir belki de bu senin hayat boyu üzerinde çalıştığın, Usta hareketlerle şekil verdiğin, Ruhunun bir kısmını üzerine üflediğin, Ve bana verdiğin bir sanat eseri. Senin Şekillendirdiğin hayatın bir parçasıyım. Bu Benmiyim bilmiyorum. Sen en az ortak özelliği olanımsın, Sen en küçüğüsün hayatımın Ve en büyüğü kalbimin. Kalabalıkta ki yalnızlığım, Gürültünün ortasındaki sessizliğim, Unutmadığım birkaç isimden biri, Ve sen ilk sustuğumsun. Sen yolda yürürken hayalini kurduğum Ama hayallerime sığamayacağın kadara güzel olan Ve bi o kadara da ulaşamayacağımsın… Sen, hep hayalini kurduğum Kimselerin ve benim de bilmediğim o yerde Denize bakan ağaçların arasındaki ahşap evimin önünde Yakamozu seyreden kişisin… Sen aşkımla kalbini vurmak istediğim, Ama vuramadığım tek hedefsin. Sen benim yağmurlu ve karanlık bir gecenden amansız çıkıp gelen Müjdeli haberimsin. Sen yüzüne severek dokunmak istediğim Ama bir türlü dokunamadığım ilk insansın. Sen ilk yazdığım değil İlk sakladığım şiirsin. Sen ilk girdiğim sınav değil, İlk kaybettiğim sınavsın. Sen yaşadığım değil Yaşamadığım hayatımsın. Ve sen hayatımın ilk sonusun. Sen bu kokuşmuş dünyada yıllardır aradığım ve geç bulduğum Masum çocuk yüzüsün. Uzağımdaki yakınım, yakınımdaki uzağımsın. En yakınında olmak istediğim ama en uzağında olmam gerekensin. Ve aslında sen ilk ve teksin. |
Cevap: Şiirler | ANKA
Adam Gitmeli, Kadın Bitmeliydi kaçıncı sınıfta öğrenmiştim bir insanın gözlerinde ki acıyı okumayı? ve kaç tane diplomam vardı beni aldattığına dair? yokluğun ölüm sevgili..varlığında hiçbir zaman ödül olmadı zaten.. ve bıraktığın acılar her gün yediğim yemek oldu üç öğün.. parmak uçlarından tanırdım seni.. ama tek bir delil yok gidişine dair.. gözlerim kapalı sevmişim seni sevgili.. hiç görmemişim.. sahi sol yanındaki boşluk ne işe yarıyor? yoksa bir yüreğin bile yok muydu senin? yazık! adımdan iyi bilirken seni, bu acıyla adımı unutturacak kadar çok sevdim ben seni.. tek celsede boşadık bu aşkı üzerimizden.. yaz kızım; kadın ve adam.. Dilsiz bir aşkın iki kör gözüydü onlar.. Aşkı duyamadılar.. birbirlerine çarptılar.. Sağır bir ayrılık kaldı geriye.. Belki ikisi de gitme dedi ama seslerini duyuramadılar.. Adam gitmeli..kadın bitmeliydi.. Adam gitti.. kadın kaldı bitemedi..şte o gün ilan edildi.. aşk bitti.. adam gitti.. ayrılık yeni doğan bir bebekti.. kadın onu aşksız büyüttü belki ama bırakamazdı.. annesiydi.. Elçin Gelir |
Cevap: Şiirler | ANKA
İstanbul’u Dinliyorum İstanbul´u dinliyorum, gözlerim kapalı Önce hafiften bir rüzgar esiyor; Yavaş yavaş sallanıyor Yapraklar ağaçlarda; Uzaklarda, çok uzaklarda, Sucuların hiç durmayan çıngırakları İstanbul´u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul´u dinliyorum, gözlerim kapalı; Kuşlar geçiyor, derken; Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık. Ağlar çekiliyor dalyanlarda; Bir kadının suya değiyor ayakları; İstanbul´u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul´u dinliyorum, gözlerim kapalı; Serin serin Kapalıçarşı Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa Güvercin dolu avlular Çekiç sesleri geliyor doklardan Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları; İstanbul´u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul´u dinliyorum, gözlerim kapalı; Başımda eski alemlerin sarhoşluğu Loş kayıkhaneleriyle bir yalı; Dinmiş lodosların uğultusu içinde İstanbul´u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul´u dinliyorum, gözlerim kapalı; Bir yosma geçiyor kaldırımdan; Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar. Bir şey düşüyor elinden yere; Bir gül olmalı; İstanbul´u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul´u dinliyorum, gözlerim kapalı; Bir kuş çırpınıyor eteklerinde; Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum; Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum; Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından Kalbinin vuruşundan anlıyorum; İstanbul´u dinliyorum. Orhan Veli Kanık |
Cevap: Şiirler | ANKA
KIZGINLIKLAR DA DAHİL Eğer birgün gidecek olursam: Beni kalmaya ikna et. Zor olmayacaktır eminim, Yavaş yavaş konuş benimle, tane tane anlat herşeyi. Gitmek gibi bir düşünce belirdiyse aklımda, kızdığımdandır. Kızgınlıklarda sevgiye dahil. ''Her özleyişte gelinmez''derdin, Her gelişinde bir özlem var halbuki... Y. CanBerk TAN |
Cevap: Şiirler | ANKA
Gözlerim Gözlerinde Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin? Hep böyle içinde uzak bir işik mi yanar? Bakişlarinda beni dinlendiren bir şey var; Kiyisindaymiş gibi en sakin denizlerin... Bir yelkenliyim şimdi ben senin limaninda Firtinalardan geldim sende dinleniyorum. Bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum; En eşsiz dakikalar sürsün senin yaninda... Hiç yumma gözlerini, işigin eksilmesin, Gündüzüm aydinligim, ipek böcegim benim! Güz bahçemde açilmiş o son çiçegim benim! Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin; Ayirma gözlerimden çocuksu gözlerini, O sakin o yalansiz, o kuytu gözlerini. Ümit Yaşar Oğuzcan |
Cevap: Şiirler | ANKA
EN GÜZEL Bu müze var ya bu müze Seninle gezerken güzel Kimseler yoksa salonda Seni öpmek en güzel Bu rakı var ya bu rakı Seninle içerken güzel Kimler olursa olsun varsın Rakılı ağzından öpmek en güzel İşte bu dünya var ya bu dünya Seninle yaşarken güzel Sen varsın ya sen Ancak benimleysen güzel Aziz Nesin |
Cevap: Şiirler | ANKA
Kar Derler ki,bu dünyada ne elde etsen kardır; El atmadan bitende acaba ne kar vardır? .. 1978 |
Cevap: Şiirler | ANKA
BEKLEYENLER İÇİN Bir ayak sesi duymayayım Kapıya koşuyorum Gelen sen misin diye Bir sarı saç görmeyeyim Yüreğim burkuluyor Ağlamaklı oluyorum Her şey bana seni hatırlatıyor Gökyüzüne baksam Gözlerinin binlercesini görürüm Bir rüzgar değse yüzüme Ellerini düşünmeden edemem Yaktığım bütün sigaraların dumanları sana benzer Tadı senden gelir Yediğim yemişlerin İçtiğim içkilerin Ve içimdeki bu dayanılmaz sıkıntı Bu emsalsiz hüzün Seni beklediğim içindir Resmine bakamaz oldum Uykulardan korkuyorum artık Utanıyorum odamdaki bütün eşyalardan Şu sedir hala gelip oturmanı bekliyor Şu ayna karşısında güzelliğini seyretmeni Şu kadeh dudaklarına değebilmek için duruyor masada Ve şu saat geldiğin anda Durabilir sevincinden Zaman çıldırabilir Çünkü benim dünyamda Ölümsüzlük, seni sevmek demektir. Bir çocuk doğmayı bekler Bir ağır hasta ölmeyi Bitkiler yağmur ve güneşi bekler Yalnız bir kadın sevilmeyi Ve düşün ki bir adam İçinde bütün bekleyenlerin korkusu ve ümidi Seni bekler Asılmayı bekleyen bir idam mahkumu gibi Sen gelinceye kadar Pencerem kapalı duracak Rüzgar gelmesin diye Artık perdeleri açmayacağım Gün ışığı girmesin diye Sonra kahrolacağım Bu karanlıkta, bu derin yalnızlıkta Ve günlerce gecelerce haykıracağım Nerdesin diye, nerdesin diye Bir gün bu kapıdan sen gireceksin Biliyorum Ergeç bu bekleyişin bir sonu gelecek Yıllarca sonra Öldüğüm gün bile gelsen Bütün bu bekleyişlerimi ve öldüğümü unutup Çocuklar gibi sevineceğim Kalkıp sarılacağım ellerine Uzun uzun ağlayacağım Ümit Yaşar OĞUZCAN |
Cevap: Şiirler | ANKA
Seni Sevmek Seni sevmek..Evet haklısın,kötü kızım. Suçluyum seni sevdiğim için Gece gündüz benim olman için ettiğim dualar Bir gecede olsa,rüyama girmen için Dilek ağacına bağladığım umutlar Döktüğüm gözyaşları sana olduğu için suçluyum ben...Hep terkedildiğim için İstenmesemde senden kopamadığım. Her türlü sözlere maruz kaldığım Ve sana güvendiğim için suçluyum ben... Doğru..zaten sen hep doğruyu söylersin Bir çocuk ne anlar sevmekten? Ne anlarki sevgi uğruna ölmekten Ne anlar yaşam nedir,dünya ne? Herşey tozpembedir onun gözünde Hep umut vardır o küçük yüreğinde... Karanlıkta aydınlık hisseder Olmayacak sevdaya olur der.. Ben de çocuğum ve cezalıyım... cezam sevilmemek Tek suçum ise seni be canım seni sevmek.... Orhan Veli Kanık |
Cevap: Şiirler | ANKA
Düşüncelerimin Başucunda Hasretimin yıllardan beri bel bağladığı... İste odur düşüncelerimin başucunda. O, göğsünun taşkın hareketi avlucunda, Gözlerinde rüyaların gülüp ağladığı. Kendi bahçesidir onun içinde gördüğüm. Yollar yine her günkü gibi yaz uykusunda Ve yaban çiçeklerinin buruk kokusunda Her ikindi günlük rüyasını gören mürdüm. Onun da dudaklarında bir eskiye dönüş, O da yüzmede bir ses yığını üzerinde. Bin hatırayı bir anda duyan gözlerinde İnsana ruhlar dolusu haz veren düşünüş. Sonra kızlık kadar temiz, aydın bir açılma: Evine giden toprak yolda o yine çocuk, Yine uykuyla başlayan alemde yolculuk Ve taptaze sabahlar kayısı dallarında. Hasretimin yıllardan beri bel bağladığı... İste odur düşüncelerimin başucunda. O, göğsünun taşkın hareketi avlucunda, Gözlerinde rüyaların gülüp ağladığı. Orhan Veli Kanık |
Cevap: Şiirler | ANKA
Biliyorum Sana Giden... Biliyorum sana giden yollar kapalı Üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni Ne kadar yakından ve arada uçurum; İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi Uyandım uyandım, hep seni düşündüm Yalnız seni, yalnız senin gözlerini Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım Ben artık adam olmam bu derde düşeli Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda; Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu; Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım Bu böyle pek de kolay değil gerçi... Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya; Bunun verdiği mutluluk da az değil ki Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa, Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem, Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi: Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri. Cemal Süreya |
Cevap: Şiirler | ANKA
Sen Tanrı'ya Ayıp Ettin Sana yıldızları indiremezdim ama gösterirdim. Hikayelerini öğrenirdim. Hikayeler uydururdum her yıldız için. Adını verirdim içlerinden birine, en güzeline. Belki seni kurtaramazdım ama denerdim. Suç işlerdim seninle. Biriyle suç işlemeyi göze almak gözü kapalı güvenmektir o'na. Parklar da uyurduk. Şikayet etmezdim. Sarhoş olurduk cebimizdeki bütün parayla. Yürürdük. Belki güldüremezdim seni ama ağlardık. Kızardık dünyanın bu kadar çirkin oluşuna. Fidan ekerdik, betondan üşüyen dar sokaklara. Kaldırım taşlarını sökerdik gece yarıları. Kaçardık. İki bilet alırdık kalkacak olan ilk otobüsten, sen omzumda uyuyabilirdin. Belki efsane olmazdı ama, şiir yazardım sana. Senin olurdu, sen olurdu. Sana yağmurlardan gömlek yapamazdım ama, tenimin rengi atana dek ıslanırdım. Belki merdiven dayayamazdım Ay'a ama, sarılırdım her ay doğduğunda. Zamanı durduramazdım ama zaman kaybederdim seninle. Dünya telaşına kapılmadan. Değişmeden seni dünya işlerine. Belki sana veremezdim ömrümün bir kısmını ama isterdim. Sen, Seni, Vereme yakalansan, Kötü huylu bir kansere tutulsan Kör kalsan, Yatalak olsan, Sevebilecek birini kaybettin. Sen, Tanrı'nın sana o muhteşem elleriyle uzattığı armağanı, Tuttun, Duvara vurdun. Sen, Tanrı'ya ayıp ettin. Nursen Yıldırım |
Cevap: Şiirler | ANKA
Mucize Olan Benim Mucizeyim.. Kendimden önce doğarım, Bana yazılan hayatta, Yağmurdan önce ıslanırım, Bulut olmadan gökyüzü,. Üşürüm… Yüzleşirim üşümenin her haliyle. Üşenmem canım o kadar tatlı değil.. Soğuk, donuk, titrek ve ürkek..!! Yüreğim o ürkek haliyle, Sevdi seni sevmeyi,.. Gördüm… Gece ile gündüzün, Ortaklığında aşkı.. Aşık oldum.. Güneşin ışımasından sana. Öğlen vakti oldum ikindide sevdaya, Akşamla aktım sana.. Elimde aşk.. Aklımda yaşam.. İnsan olduğumu böyle anladım.. Her aşktan…! Mucize olan benim.. Yağmurla rahmet yağmaz güzelim.. Yağmaz aşk ıslak ıslak. Sonradan ıslanır aşkın elinde toprak. Islanmış her toprakta var kurak, Her toprak aşkı saklayamaz.. Yüreğimde ıslaklık salkım saçak.. Üşüyorum… Yüreğim üşümenin her halinde.. Aşk ıslanmış. Hem gizlimde hemde saklımda… Mucize benim.. Efsanelerde sevdim seni güzelim. Aşkı tartacak terazi olmaz.! Sorma bana aşkın halini, Varsa sende yürek.. Aşkın büyüktür demek.. Büyüktür aşk güzelim. Bu yüreğin sabahlarından… Mucize olan benim.. İmkansızlıklarda severim. İmkanı beklemez bulut.. Kendini efsanelerde saklayamaz yağmur, Mucizeyim yağmurla yağarım üstüne, Saçlarına değince damlalarım, O zaman aşk olurum, Fanine de ahiretine de.. Mucizeyim… Yağmurdan önceki doğanın. Bulutsuz gözyaşında, ıslandım aşka. Aşkın üstüne yağarsa yağmur, imkansız değil.. Aşkı ıslatan benim..! Ben mucizeyim… Suya can veririm.. Su nerde uyursa. Ben orda sevdalanırım.. Mucizeliğimde imkansızlıklar yok. Kahramanı değilim hiç bir masalın. Başıma da efsane kuş konmaz. Ne yaparsam o kadarını severım. Bir yürekle aşka mucizeyim. Toprağa can veririm..! Nefesim kesilmez soğuklarda. Ne zaman. İhanetleri görürsem. İşte o zaman.. Milyon yerimden bölünürüm, Kalmaz mucizeliğim, Yok olurum… Hasan Selcuk BİRDAL.. |
Cevap: Şiirler | ANKA
En Güzel Senaryom Sen benim devrimin En mükemmel yanlarının sahibiyken Şiirler sarkardı gamzelerinden Şarkılar vardı, Bir yudum umut için yazılmış, Sokak çocuklarının ellerinden. Devrin, En mis kokan devrimiydin Bunalımların arasında Doğan bir güneş gibi. Işığını üzerimden çektiğin gün Büyük bir gürültüyle devrildim. Rüzgâr gülü kokardı, Şimdilerde kandan, pastan Başka bir şey kokmayan ağzımda. Çünkü sen vardın Çünkü mutluluk vardı İhanet yoktu çünkü. Yalan, Boynu kırılmış bir lanet kadar Tekerlekli sandalyeye mahkum İstenmeyen şeylerin olmaması kadar makuldu. Bir gün, Hiç beklenilmedik bir anda Ellerimi ellerinden çektin Ve böylece Birbirinden ırak olan Biri yarım olmak üzere İki ayrı kelebeği konu alan Gerizekalıca öykümüz başlamış oldu. Ki ben seni, Şiir yazılamayacak kadar çok sevdim, Şiirlerin karşılamayacağı kadar çok. Sen belki de, Daha çok bir film senaryosuydun Tarzı belli olmayan, Güldürülü bir sahnesinde Ansızın içinden ejderhalar fırlayan Tutarsız bir senaryo Tutarlı bir hasret Atarlı bir yalnızlık, Bir başka eli tutmaya cesaretlendiğimde Beni dizlerimden, Beni dizelerimden yaralayan… Başıboş replikleri avcuma bırakıp Başkalarının filmi olmaya gittiğin günden beri, Başkalaşmaya çalıştım ben de Başka senaryolar, başka kadınlar Ve kaçınılmaz olanı, Benzer acılar. Bir filme sahip olmak hariç, Diğer ikisini başardım. İhanet eden kadınların tadına baktım, Yalancı kadınların tadına baktım, O bilindik, tanıdık acıların tadına baktım vs. Sonra oturup şiyir yazdım Kanun namına yokluğuna kelepçe vurmak isteyen kelimeler kullandım hep Ne zaman, Bir senaryoya bulaştırsam adını, Sabahında kapımın önünde Başı kesik duygusal sahneler buluyorum, Ellerinin ellerimi terk ettiği güne benziyor, Böylece kendi yaşamıma karşı Daha saldırgan tavırlar sergiliyorum, En sevdiğimiz şarkı çıkıyor mesela Ölümcül bir süpriz gibi. Bu şarkıyı tek başıma dinlemek Tekrar omuzlarında ağlamayı çağrıştırıyor diye Gözlerimi beynimden muaf tutuyorum Bu geceden itibaren. Oturup bir şiyir daha karalıyorum, Sihirli bir kağıda, origamiye başvurarak… Alnımdan vurulduğum gün Bu katlanmış şiyiri aç, İçinden adını taşıyan bir senaryo çıkacak… Batuhan dedde |
Cevap: Şiirler | ANKA
Yağmurcu bir yağmur mevsimi sevişmeliyiz seninle o kapkara o deliniş gökkubbenin altında çılgınlar gibi ıslak çimenlerin üstünde boyluboyunca yağmur altında saatlerce günlerce hep benim olmalısın böyle serin, böyle soğuk baksana çıplak atlar üşüyor mu ne boyunlarında atkı ne üstlerinde yağmurluk bir yaz elbisesi giy öyle gel benimle yağmur altına ayakların çamurlu elbise tenine yapışmış olsun hep böyle kadın hep böyle istekli ve gözyaşların yağmura ıslanmış olsun. Ümit Yaşar Oğuzcan |
Cevap: Şiirler | ANKA
Mavi, Maviydi Gökyüzü Mavi, maviydi gökyüzü Bulutlar beyaz, beyazdı Boşluğu ve üzüntüsü İçinde ne garip yazdı… Garip, güzel, sonra mahzun Işıkla yağmur beraber, Bir türkü ki gamlı, uzun, Ve sen gülünce açan güller, Beyaz, beyazdı bulutlar, Gölgeler buğulu, derin; Ah o hiç dinmeyen rüzgâr Ve uykusu çiçeklerin. Mor aydınlıkta bir çınar Veya kestane dibinde; Mahmur süzülen bakışlar İkindi saatlerinde… Birden gülümseyen yüzün Sabahların aynasında Ve beni çıldırtan hüzün İki bakış arasında. Ahmet Hamdi Tanpınar |
Cevap: Şiirler | ANKA
-Dost-
Bir gece habersiz bize gel Merdivenler gıcırdamasın Öyle yorgunum ki hiç sorma Sen halimden anlarsın Sabahlara kadar oturup konuşalım Kimse duymasın Mavi bir gökyüzümüz olsun kanatlarımız Dokunarak uçalım. İnsanlardan buz gibi soğudum, İşte yalnız sen varsın Öyle halsizim ki hiç sorma Sen Anlarsın. CAHİT KÜLEBİ |
Cevap: Şiirler | ANKA
"Tek Hece(Aşk)
Var mı beni içinizde tanıyan Yaşanmadan çözülmeyen sır benim Kalmasa da şöhretimi duymayan Kimliğimi tarif etmek zor benim Bülbül benim lisanımla ötüştü Bir gül için can evinden tutuştu Yüreğine Toroslar’ dan çığ düştü Yangınımı söndürmedi kar benim Niceler sultandı, kraldı, şahtı Benimle değişti talihi, bahtı Yerle bir eyledim taç ile tahtı Akıl almaz hünerlerim var benim Kamil iken cahil ettim alimi Vahşi iken yahşi ettim zalimi Yavuz iken zebun ettim Selimi Her oyunu bozan gizli zor benim Yeryüzünde ben ürettim veremi Lokman Hekim bulamadı çaremi Aslı için kül eyledim Keremi İbrahim’in atıldığı kor benim Sebep bazı Leyla bazı Şirindi Hatırım için yüce dağlar delindi Bilek gücüm Ferhat ile bilindi Kuvvet benim, kudret benim, fer benim İlahimle Mevlana’yı döndürdüm Yunusumla öfkeleri dindirdim Günahımla çok ocaklar söndürdüm Mevladanım hayır benim, şer benim Benim için yaratıldı Muhammed Benim için yağdırıldı o rahmet Evliyanın sözündeki muhabbet Enbiyanın yüzündeki nur benim Kimsesizim hısmım da yok hasmımda Görünmezim cismimde yok resmimde Dil üzmezim tek hece var ismimde Barınağım gönül denen yer benim Benim adım aşk!" |
Cevap: Şiirler | ANKA
"Vurgun
Gözlerim uykuyla barıştı sanma Sen gittin gideli dargın sayılır Ben de bir zamanlar sevildim amma Seninki düpedüz vurgun sayılır Yalan mı söyledin göz göre göre Ne zaman dolacak verdiğin süre Gönülden gördüğüm takvime göre Aldığım her nefes birgün sayılır Armağan ettiğin kutsal mendile Akarken içimi dağlayan çile Manavgat denilen çağlayan bile Benim gözyaşımdan durgun sayılır Ne kadar zulmetsen ah etmem sana Her iki cihanda gül kana kana Seninle cehennem ödüldür bana Sensiz cennet bile sürgün sayılır" |
Cevap: Şiirler | ANKA
İç Benim İçin
Kapını çalarsa mazinin eli Ne olur bir şişe aç benim için Ben hiç ayıkmadım gittin gideli Sen de birkaç kadeh iç benim için Bir gece veda et tatlı uykuna Girdiğim günahı sarhoşken kına Yarıda bırakma Allah aşkına Bu gece kendinden geç benim için Nasıl bir yanlışa ben adım attım Nasıl bu günahın zehrini tattım Sana nasıl kıydım, nasıl aldattım Anlatmak o kadar güç benim için Hoş görme, affetme yaptıklarımı Kaldır yeryüzünden artıklarımı Tutuştur resmimi, mektuplarımı Savur küllerini saç benim için Tek ondan söz etme, canımı dile Sorsan hatırlamam adını bile Değişmek olur mu dikeni güle O senin yanında hiç benim için Maziden eserse hasretin yeli Ne olur bir şişe aç benim için Ben hiç ayıkmadım gittin gideli Sende bir kaç kadeh iç benim için Cemal Safi |
Cevap: Şiirler | ANKA
Gerçekten Sevmek O durmadan kaçıyor; sen ardından gitmiyorsan; o günün her saatinde saklanıyor, sen yollara düşüp deli divane aramıyorsan; o sana acıların en büyüğünü tattırıyor, sen bundan en yüce hazzı duymuyorsan; boşuna aldatma kendini, onu sevmiyorsun demektir. Elindeki içki kadehinde, dudağındaki sigarada , okuduğun kitapta, mırıldandığın şarkıda, söylediğin şiirde, gördüğün rüyada ve yaşaman için ciğerlerine doldurduğun havada o yoksa; Onun vazgeçilmezliğini anlamamışsan; onu sevmiyorsun demektir. Renkler onunla değerlenmiyorsa, örneğin onsuz kırmızı kırmızılığının, mavi maviliğinin farkında değilse, beyaz yalnız o giydiği zaman güzelliğini haykırmıyorsa, sabahları onu görünceye kadar güneş doğmuyorsa ve onsuz gökyüzü geceleri aya, yıldızlara hasret değilse onu sevmiyorsun demektir. Sokakta gördüğün her yüzde ondan birşeyler aramıyorsan, güzel bir manzara, hüzünlü bir musiki onu hatırlatmıyorsa, uykudan uyandığın zaman yaşamakta olduğundan önce onu hatırlamıyorsan, omuzlarına dökülmüş saçları, bir sis perdesinin ardında her zaman gülen, ışık saçan gözleri aklına gelmiyorsa, durup durup avuçlarının sıcaklığını özlemiyorsan; Onu sevmiyorsun demektir. Dünyada yaşıyan öteki insanların senin için hala bir değeri varsa, ona karşı tutumunu toplumun köhne ve manasız kurallarına göre ayarlıyorsan ve açık açık sanki var olduğunu haykırırcasına sevgini söylemiyorsan; Onu sevmiyorsun demektir. Yok o senin için herşeyden değerliyse, gözünü yumduğun anda onu görebiliyorsan, o bütün şarkılarda, bütün şiirlerde, bütün resimlerde ise, ona muhtaç olduğunu söylemekten utanmıyorsan, senin içten ve büyük sevgine karşılık vermiyeceğinden korkmuyorsan, bütün bencil duygularından sıyrılabilmişsen onun için herşeyi, ama herşeyi yapacak gücü kendinde buluyorsan, her hali sana ayrı ayrı güzel geliyorsa, karşısında kendini bir çocuk gibi hissediyorsan, istediği anda onun için ölebileceksen, onun için yaşıyorsan ve yine onun için bildiğin bilmediğin bütün düşmanlıklara karşı koyabileceksen, o her geçen dakika sende biraz daha büyüyorsa ve kendi kendine bile çok sevdiğini bütün samimiyetinle, inanmışlığınla itiraf edebiliyorsan, bir gün o seni hiç, ama hiç sevmediğini söylese bile, senin sevginde azalma olmayacaksa ve ölünceye kadar onu aşkların en ölümsüzü ile sevebileceksen; işte o zaman onu seviyorsun demektir. O sana sevmeyi, gerçek aşkı öğretti. Sen onu hep sevecek ve sevilmenin mutluluğunu tattıracaksın. O, hiç sen olmasan bile, seni bir parça sevmese bile... Ümit Yaşar Oğuzcan |
Cevap: Şiirler | ANKA
Çehrenden o azgın maskeyi dök O evleri kedere boğ Nasıl olsa her kucaklandığın dalgada Bir gemi kadavrası gibi ikiyüz yıl parçalandın Mahşerinde uyanacaksın Ağzının Korkuyorum o nedenle Başım eğik Dilim kapalı Cahit Zarifoğlu |
Cevap: Şiirler | ANKA
Öyle günler gördüm ki, aydın gökler kararıp Bahtım bir bulut gibi üstüme çöker oldu, Her gözümü yumunca tanıdık yüzler görüp, Hayaller alev alev beynimi yakar oldu. Ümitsizlik, gariplik dört tarafımı sarıp Yüzüm sırıtsa bile, içim yaş döker oldu. Her sabah ilk ışiklar gözlerimi oyardı, Uyanan taş duvarlar iniltimi duyardı. Öyle günler gördum ki, duvarlar gelir dile, Gözumde canlanırdı eşkiya masalları. Varlığımı sarardı, hain bir isteyişle Görmediğim yumuşak bir düşmanın elleri Kafada çelik gibi fikirler dursa bile Kalplerin eksik olmaz böyle zayıf halleri: Bazen kendi kendimin elinden kurtulurdum, Kalbimi bir çamurda çırpınırken bulurdum. Öyle günler gördüm ki, dost dediğim insanlar Ben yanına varınca dudağını kıvırdı. Bir zamanlar yanımda ağız açmayanlar Sırtımı sıvazladı, bana oğüt savurdu. Silahsız gördüğüne saldıran kahramanlar En alçak tekmelerle beni yere devirdi. Ruhum bir heykel gibi düşüp parcalanırdı. Bu sesleri duyanlar gülüyorum sanırdı. Öyle günler gördüm ki, tabanca sakağımda Tasarladım aydınlık dünyayı bırakmayı Gönlüm acıklı buldu, en ateşli çağımda Sönük bir yıldız gibi boşluklara akmayı Tabancanın namlusu ısındı yanagımda, Parmagım istemedi tetiğini çekmeyi Bir sonbahar yağmuru gibi içim ağlardı Bir şeyler fakat beni yaşamağa bağlardı. Ey bir tane sevgilim, ben bugün yaşıyorsam Sanma ki hayat tatlı, insanlar hoş olmustur, Dağ başında bir kaya gibiyim şöyle dursam Etrafım eskisinden daha bomboş olmuştur Yalnız sana borçluyum bugün dünyada varsam: Seni her andığımda gözlerim yaş olmuştur Yaşlar ki bir ırmaktır, dertleri sürür gider, Gözyaşları içinde seneler yürür gider. Yok olmak isteğiyle kalbim attığı zaman, Bana: Yaşa der gibi gülen senin yüzündü. Dizlerim bir batakta yorgun yattığı zaman Bacaklarıma kuvvet veren senin hızındı. Yaşaran gözlerimde, güneş battığı zaman Sıcak bir yuva gibi tüten senin dizindi. Sen aklıma gelince her şey gülümserdi. Ağaçlar sarkı söyler, rüzgar tatlı eserdi. Ey sevgilim, bilirsin benim ne çektiğimi: Garip başimın derdi bir yürek taşıyorum. Anlarsın niçin uzak yerlere baktığımı: İçinde yaşanmaz bir dünyada yaşıyorum. Görünce gülme sakın çırpınıp aktıgımı: Ilık ve aydınlık bir denize koşuyorum. Sen benim sevgilimsin, sevsen de, sevmesen de, Aradığım yerlere benzeyiş buldum sende. Sabahattin Ali |
Cevap: Şiirler | ANKA
Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı Gittiler akşam olmadan ortalık karardı Bitmez sazların özlemi daha sonra daha sonra Sonranın bilinmezliği bir boyut katar ki onlara Simsiyah bir teselli olur belki kalanlara Geceler uzar hazırlık sonbahara Atilla İlhan |
Cevap: Şiirler | ANKA
Ben, birlikte kıyıya sürüklediğimiz kayıktan saflığımı ve sabrımı aldım tek kalanları kumsala göm sen de yaz boyunca nasılsa her keder eksilir kendini doldurarak sardunyalarla konuşarak çoğalttım aramızdaki ayrılığı sayarak çoğalttığım günleri tamamladım kirpiklerimin arasına çektiğim tülde yağmur durdu ve şimdi kış bitiyor oysa kimse yokmuş dışarda içim dışıma vuruyorsardunyalara su vermekle unutamadığımız şeymiş aşk: alnından bir günaydın gibi düşürdüğün sabah, sağ yanımda unuttuğun keder. Birhan Keskin |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:51. |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.