![]() |
|
Şiirler | ANKA
Veda Ellerim titredi veda ederken Yalvarıp ‘dur gitme’ diyesim geldi Sen gittin karardı gözümde dünya O anda orada ölesim geldi! Ansızın kayboldun köşe başında Zamansız bir deprem koptu bağrımda Kendimi kaybettim işte o anda İnan ki dünyayı yıkasım geldi! Ardına bakmadan gittin o gidiş Kalbimi koparıp atasım geldi Bu veda gerçek mi inanamadım Başımı taşlara vurasım geldi!.. Ahmet Selçuk İlkan |
Cevap: Şiirler | ANKA
Yasak Aşk Bilmezdim böylesine uzun olduğunu gecelerin Umutsuz günlerin hüznünü duymamıştım hiç Uykumu böleceğini bu mutsuz düşüncelerin Bilmezdim sevda nedir tatmamıştım hiç Kederlerin en insafsızı benimle şimdi Suskunluğum öylesine ölümden zor ki... Çağırsan en uzak iklimlerden koşup geleceğim Bir gülüşün dünyamı aydınlatacak en azından Ve kucak açacağım en güzeline mutlulukların Bir duysam aşkımı gözlerinden, dudaklarından... Oysa sen de ben gibi mahzunsun biliyorum Biliyorum yasak aşkımız bizi böyle susturan Ne olur artık yeter bu idamlık hasretimiz Bin yıl seveceğim bir umut versen inan... Ahmet Selçuk İlkan |
Cevap: Şiirler | ANKA
Aşk Ve Acı Bana Hasretin acı veriyor bana Bu aşk acısı galiba Aşkı yokluğunda buluyorum Sana kavuşmaktan korkuyorum Yanımda olsan sanki bu aşk bitecek Teninin serinliği ateşimi söndürecek O ateş ki hayat veriyor bana Hayat, yani aşk… Ben aşk denizinde boğulmalı Aşk ateşinde yanmalıyım Acı bu aşkı olgunlaştıracak Ayrılık meyvesini verecek Ayrılığın acı meyvesini Ben o meyveyi yiyecek Tekrar acı çekeceğim Aşkın sefasını süreceğim Ben senin o masum bakışlarına Bir gülü andıran al yanaklarına vurulmadım sevgili Ben senin yokluğuna vuruldum Ben aşka vuruldum sevgili aşka vuruldum Cemil Meriç |
Cevap: Şiirler | ANKA
Özletiyor Seni Bu Yağmurlar Burada yağmur yağıyor Aralıksız yağıyor günlerdir Ama sen yine de şemsiyeni Almadan gel ilk otobüsle Buğulanan camlara usulca Yüzünü çiziyorum ki yüzün Bir yağmur damlası olup Düşüyor yapraklarına gülün Güller de bozamıyor bu uzun Karanlık sessizliğini kentin Anılarını yitiriyor sokaklar Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları Tarih de kekemeleşiyor bazan Ki o zaman aşktır tek bilici Aşksa yürümek gibi bir şey Duyabilmek kuşların gelişini Anısı bizsek eğer bu kentin Unuttuğu türküler bizsek Acıyı rehin bırakıp bir güle Anımsatmalıyız bunları bir bir Sonra yürümeliyiz seninle Sokaklara caddelere çıkmalıyız Belki bir aşktır bu kentin Belleğini geri getirecek olan Burada yağmur yağıyor ama sen Şemsiyeni almadan gel yine de Özletiyor bu çılgın sağanak seni Sırılsıklam özletiyor biliyor musun Ahmet Telli |
Cevap: Şiirler | ANKA
Sen Açtın Yarayı Sen Açtın Yarayı Sen Saramazsın Uzatma Elini Derman Olsa da Bir Daha Sineme Ok Vuramazsın Sultan Süleymandan Dostum Ferman Olsa da Yıllardır İnandım Tatlı Diline Yılanlar Sarılsın İnce Beline Hiç Selamlar Koyma Sabah Yeline Almam Selamını Ey Dost Bir An Olsa da Çiçek Olsan Yaprağına Erişmem Irmak Olsan Pınar Olup Karışmam Yemin Ettim Senin İle Barışmam Seksen Bayram Doksan Doksan Kurban Olsa da Ben Bir Mahzuniyim Sen Bir Filansın İsterim ki Yolun Sarpa Dolansın Allah Bir Desen De Yine Yalansın İnanmam Ki Küfrü Küfrü İman Olsa da Mahzuni Şerif |
Cevap: Şiirler | ANKA
Bence Şimdi Sen De Herkes Gibisin Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor Onlardan kalbime sevda geçmiyor Ben yordum ruhumu biraz da sen yor Çünkü bence şimdi herkes gibisin Yolunu beklerken daha dün gece Kaçıyorum bugün senden gizlice Kalbime baktım da işte iyice Anladım ki sen de herkes gibisin Büsbütün unuttum seni eminim Maziye karıştı şimdi yeminim Kalbimde senin için yok bile kinim Bence sen de şimdi herkes gibisin Nazım Hikmet |
Cevap: Şiirler | ANKA
Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir şey Var Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır Kopmaz kökler salmaktır oraya Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına İnsan balıklama dalmalı içine hayatın Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana Ataol Behramoğlu |
Cevap: Şiirler | ANKA
Ben Seni Sevdim Mi? Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne Tuttum, ta içime oturttum seni Aldım, okşadım saçlarını, öptüm İçtim yudum yudum güzelliğini Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette Bendeydi özlemlerin en korkuncu Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan, Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim Biri vardı ağlayan; gecelerce Biri vardı sana tutkun; o bendim Ben seni sevdim mi? Sevdim, en büyük En solmayan güller açtı içimde Ömrümü değerli kılan bir şeydin Sen benim bozbulanık gençliğimde Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya Bir çizgiye vardım seninle beraber Ve bir gün orada yitirdim seni Ben seni sevdim mi? Sevdim, Ya sen beni? Ümit Yaşar Oğuzcan |
Cevap: Şiirler | ANKA
Yine de Seviyorum Sevmek acı sevmek acı... Gözlerin ah..ne mazi kaldı ne fani... Hayatın tamamı acı..sevmek benim işim... Yine de seviyorumn seni yinede büyüyor göz bebeklerim.. İşte sevmek benim işim..işte sen işte ahh Nazım Hikmet Ran |
Cevap: Şiirler | ANKA
Anısı Biz Olalım Bu Sokakların Anısı biz olalım bu sokakların öpüşmediğimiz tek saçak altı hiçbir otobüs durağı kalmasın Biz yürüyelim kent güzelleşsin gürültüsüz sözcükler bulalım yeni sevinçlere benzeyen Biz gelince bir yağmur başlar yüzün çizilir buğulanan camlara bir uzun karatma biter akasyalar köpürür birdenbire ve her avluda adınla anılan çiçekler sulanır akşamüstleri Bir arkadaş evinde uğrarız yolüstü bir fincan kahve içeriz, ısıtır bizi başını sessizce omzuma koyarsın gülüreyhan olur soluğun Biz kalırız kuşlar dönüp gelir her balkonda bir menekşe sesi Belki yeniden güzelleştiririz adları değiştirilen parkları perdeleri hiç açılmayan evlerde ışıklar yanar çocuk sesleri duyulur tanıdık sevinçlerle dolar yeniden kendi sesini kemiren alanlar Anısı biz olalım bu sokakların ve hiç durmadan yağmur yağsın Biz gürültüsüz sözcükler bulalım sarmaşıklar fısıldaşsın yine Gidersek birlikte gideriz yeni sevinçler buluruz hüzne benzeyen AHMET TELLİ |
Cevap: Şiirler | ANKA
Bir Hüzün Mevsiminden Çıkarken Kalbim Ayrılıkların puslu aynasındadır bekleyişlerin solgun yüzü Bekleyişler ki demlenişidir sabrın damıtır sessizliği ve üzüncü damıtır gurbetin kavruk memesinden ve emzirir hasretin yanık yüzlü çoçuğunu Sen ey sabrın ve üzüncün dervişi başını zamanın göğsüne koy ve dinle yalnızlığın iç çekişlerini Yalnızlıklar ki suskun bir akşam üstüdür usulca örtülecektir gecenin sessiz tülünü ve düşecektir ince bir rüzgarla hüznün harmaniyesi Ey yenilgilerin bezgin kuşu suskunun sarı sıcağındasın bunca zaman bataklıklardan sızan sinsi ve pis bir kokudur içinde tortulaşan kuşku Ve bulutsu bir ağırlığın yüküdür gittikçe ağırlaşan gittikçe yüreğini zonklatan Sen ki şafağın göğü müsün imbikle göğsünde göğün sütünü ve emzir sönmekte olan yıldızları sonra başını solgun bir demet gibi hasretin kuru dallarına koy dinle köpüklü kıyıların çağlayanını imbatın serin elidir yüzünü okşayan Güneşi kopar dalından ellerine al ve durmadan canını yakan sözü bitir şiirin kalbine akıt artık umudun billur ırmağını kavruk çölüne yüzümün ve bir sevda gibi yanaş hayatın kıyılarına Yoksa ey kalbim tel bile olamazsın şiirin sazına AHMET TELLİ |
Cevap: Şiirler | ANKA
Kıvılcım Ama ben en çok şeyi En kısa zamanda sana söyledim. Yalnız sana. Özdemir Asaf |
Cevap: Şiirler | ANKA
PAZAR AKŞAMLARI Şimdi kılıksızım, fakat borçlarımı ödedikten sonra ihtimal bir kat da yeni esvabım olacak ve ihtimal sen yine beni sevmeyeceksin. bununla beraber pazar akşamları sizin mahalleden geçerken, süslenmiş olarak, zannediyor musun ki ben de sana şimdiki kadar kıymet vereceğim ? Orhan Veli Kanık |
Cevap: Şiirler | ANKA
ANLATAMIYORUM Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda; Dokunabilir misiniz, Gözyaşlarıma, ellerinizle? Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu Bu derde düşmeden önce. Bir yer var, biliyorum; Her şeyi söylemek mümkün; Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; Anlatamıyorum. Orhan Veli Kanık |
Cevap: Şiirler | ANKA
UZAKTAN SEVİYORUM SENİ Uzaktan seviyorum seni kokunu alamadan, boynuna sarılamadan yüzüne dokunamadan sadece seviyorum Öyle uzaktan seviyorum seni elini tutmadan yüreğine dokunmadan gözlerinde dalıp dalıp gitmeden şu üç günlük sevdalara inat serserice değil adam gibi seviyorum Öyle uzaktan seviyorum seni yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden en çılgın kahkahalarına ortak olmadan en sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan Öyle uzaktan seviyorum seni kırmadan dökmeden parçalamadan üzmeden ağlatmadan uzaktan seviyorum Öyle uzaktan seviyorum seni; sana söylemek istediğim her kelimeyi dilimde parçalayarak seviyorum damla damla dökülürken kelimelerim masum beyaz bir kağıtta seviyorum Cemal Süreya |
Cevap: Şiirler | ANKA
Ben Senden Önce Ölmek İsterim Ben senden önce ölmek isterim. Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun? Ben zannetmiyorum bunu. Iyisi mi,beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun içinde bir kavanozun. Kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni gorebilesin Fedakarliğimi anlıyorsun vazgeçtim toprak olmaktan, vazgeçtim çiçek olmaktan senin yanında kalabilmek için. Ve toz oluyorum yaşiyorum yanında senin. Sonra, sen de ölünce kavanozuma gelirsin. Ve orada beraber yaşarız külümün içinde külün ta ki bir savruk gelin yahut vefasız bir torun bizi ordan atana kadar... Ama biz o zamana kadar o kadar karışacağız ki birbirimize, atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz yan yana düşecek. Toprağa beraber dalacagız. Ve bir gün yabani bir çiçek bu toprak parçasndan nemlenip filizlenirse sapında muhakkak iki çiçek açacak : biri sen biri de ben. Ben daha ölümü düşünmüyorum. Ben daha bir çocuk doğuracağım Hayat taşıyor içimden. Kaynıyor kanım. Yaşayacağım, ama ,çok, pek çok, ama sen de beraber. Ama ölüm de korkutmuyor beni. Yalnız pek sevimsiz buluyorum bizim cenaze şeklini. Ben ölünceye kadar da Bu düzelir herhalde. Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde? Içimden bir şey : belki diyor. Nazım Hikmet |
Cevap: Şiirler | ANKA
NERDESİN Geceleyin bir ses böler uykumu, İçim ürpermeyle dolar:-Nerdesin? Arıyorum yıllar var ki ben onu, Âşıkıyım beni çağıran bu sesin. Gün olur sürüyüp beni derbeder, Bu ses rüzgârlara karışır gider. Gün olur peşimden yürür beraber, Ansızın haykırır bana:-Nerdesin? Bütün sevgileri atıp içimden, Varlığımı yalnız ona verdim ben. Elverir ki bir gün bana, derinden, Ta derinden, bir gün bana "Gel" desin. Ahmet Kutsi TECER |
Cevap: Şiirler | ANKA
Sen Varsın Orda Saklarım gözümde güzelliğini Her neye bakarsam sen varsın orda Kalbimde gizlerim muhabbetini Koymam yabancıyı sen varsın orda Aşkımın temeli sen bir alemsin Sevgi muhabbetsin dilde kelamsın Merhabasın dosttan gelen selamsın Duyarak alırım sen varsın orda Çeşitli çiçekler yeşil yapraklar Renklerin içinde nakşını saklar Karanlık geceler aydın şafaklar Uyanır cümlâlem sen varsın orda Mevcudatta olan kudreti kuvvet Senden hasıl oldu sen verdin hayat Yoktur senden başka ilânihayet İnanıp kanmışım sen varsın orda Hu çeker iniler çalınan sazlar Kükremiş dalgalar coşar denizler Güneş doğar perdelenir yıldızlar Saçar kıvılcımlar sen varsın orda Veysel’i söyleten sen oldun mutlak Gezer daldan dala yorulur ahmak Sen ağaç misali biz dalda yaprak Meyva çekirdeksin sen varsın orda Aşık Veysel Şatıroğlu |
Cevap: Şiirler | ANKA
Bitti O Sevda... Bitti o sevda kesildi çığlıkları martıların Su gibi bitti, suya karşıt gibi bitti İtti kıyıyı adına deniz dediğimiz şey Unuttuk ikimiz de her türlü yetinmezliği Kaybetti kumarda gözlerim Kaybetti kumarda gözleri. Bir koru rüzgarlandı göğüs boşluğumuzda sanki Uzaklaştı ağaçlar birbirlerinden Yakınlaştı ağaçlar birbirlerine Yani her soluk alıp verişimizde bizim Bir mekik gibi kalbin Bir mekiği gibi kalbim İşleyip durdu bu yitikliği yeniden. Ne kaldı Farkında mısın bilmem Gündüzler.. Gündüzler biraz azaldı. Edip Cansever |
Cevap: Şiirler | ANKA
Keşke Yalnız Bunun İçin Sevseydim Seni “kuşlar toplanmış göçüyorlar keşke yalnız bunun için sevseydim seni” “hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka keşke yalnız bunun için sevseydim seni” “seni o kadar yakından görünce, keşke yalnız bunun için sevseydim seni” “hızla geçen otobüslerin ardından benzeşmek… keşke yalnız bunun için sevseydim seni” “senaryocu bayanla bir bankta oturuyoruz keşke yalnız bunun için sevseydim seni” “iyi anlarında sesin kalınlaşıyor. keşke yalnız bunun için sevseydim seni” “baktım yeri toparlıyor ayak izleri keşke yalnız bunun için sevseydim seni” “eşiklere oturmuş bir dolu insan keşke yalnız bunun için sevseydim seni” “fazıl hüsnü diyor ki, ne diyor fazıl hüsnü?.. keşke yalnız bunun için sevseydim seni” “ortaoyunumuzun dekoru bir kağıt mendil keşke yalnız bunun için sevseydim seni” “ve konsolun üstünde noksan bir gümüş kutu keşke yalnız bunun için sevseydim seni” “uzaklardaydın, oracıkta öbür kıtada, keşke yalnız bunun için sevseydim seni” “ikinci bir parıltı var senin bakışlarında keşke yalnız bunun için sevseydim seni” “kehanet adlı kısacık bir şiir buldum keşke yalnız bunun için sevseydim seni” “yürüyoruz bütünlemeye kalmış bir sessizlikte keşke yalnız bunun için sevseydim seni” “iki çay söylemiştik orda, biri açık, keşke yalnız bunun için sevseydim seni” “uzaklara bir bakışın vardı kafeteryada keşke yalnız bunun için sevseydim seni” “bir şey var, ancak makilerin orda söyleyebilirim, keşke yalnız bunun için sevseydim seni” “an ki fıskiyesi sonsuzluğun keşke yalnız bunun için sevseydim seni” Cemal SÜREYA |
Cevap: Şiirler | ANKA
Senden Sonra Saat gecenin 1’yse ve uyuyamıyorsa bir insan, nedensiz değildir. Bir bildiği yoksa bile, bir çektiği vardır mutlaka… Sen hiç hayallerinden kırıldın mı? Hiç kestin mi umudunu bileklerinden? Sen… Hiç vazgeçtin mi? Ben hayallerimden yara aldım önce. Ufacık bir kız çocuğum olacaktı mesela. Kırmızı, küçük ayakkabıları olacaktı; minicik bir kızın giyebileceği en güzel elbiseleri giyecekti. Olmadı… Hiç doğmayacak bir kız çocuğunun babası olmak nasıl bir şey bilemezsin… Sonra umudumu kaybettim… Ama öyle sakladığım yeri bulamamış gibi değil; en sevdiğim insanın üzerine toprak atar gibi kaybettim. Ömür boyu matemini tutacağım birini yüreğime gömer gibi… Ve ben, Yoruldum beklemekten… Geceden korkuyorum… Korkum karanlıktan değil, bu şehrin tüm beton binalarını zangır zangır titreten gök gürültüsünden de değil… Ben gecelerden korkuyorum. Sen olmadan uyumak zorunda olmaktan… Aslında ben her gece seni düşünmekten, düşündükçe kahrolmaktan ve buna bir türlü alışamamaktan korkuyorum… Anlamıyorsun beni… Ne yazık ki hiçbir zaman da anlayamayacaksın. Göğüs kafesimin içinde sana uçmaya can atan bir barış güvercini taşıyorum. Her geçen gün biraz daha can çekişiyor. Bıraksam aldanacak sana, konacak avuçlarına… Biliyorum ki kanatlarını bir daha kıracaksın. Oysa sen özgürlük olmalıydın… Her gece sana bir şeyler söylememek için, yazmamak için kendimi zor tutuyorum. Seni düşünmeye o kadar çok zamanım var ki… Bir mesaj atsam iletilmeyecek kadar uzaksın, ya da iletilse bile cevap vermeyecek kadar yabancı… Kokun hala burnumda… Saçların, Ellerin… Öyle ezberlemişim ki sana ait olan her şeyi, bir türlü aklımdan çıkarıp atamıyorum. Bu yüzden kabullenemiyorum gittiğini, kendime bu yüzden yediremiyorum bittiğini… Ve inan bana öyle özledim ki, “akla zarar…” Ne olur, Beni kurtar… Ezgin KILIÇ |
Cevap: Şiirler | ANKA
Ağladım Ağladım Az önce seni özlediğimi fark ettim… Biliyorum bunu sana defalarca söylemişliğim var, ama bu defa çok daha başka özlemekteyim… Fotoğrafını izledim biraz, orada gülümsüyorsun, gözlerin ışıl ışıl.. Sanki canlanıp sarılacak gibisin boynuma. ‘Ben hiç gider miyim deli?’ der gibi bakıyorsun. Ağladım, ağladım… Az önce seni aramak istedim. Bunu yapıp yapmamam gerektiğini sorguladım. Birçok korkum oldu. Telefonunu değiştirmiş olabilirdin ve ulaşamayabilirdim sana. Ya da meşgul çalabilirdi. En kötüsü de tanımadığım bir adam çıkabilirdi telefona… Bunun beni nasıl incitebileceğini düşündüm. Kahroldum sonra. Ağladım, ağladım… Dünyadaki hiçbir şey senin sesindeki huzuru vermiyor… Başka hiçbir şey ruhuma iyi gelmiyor. Az önce aradım seni, ‘alo’ dedin. Saç uçlarımdan tırnak aralarıma kadar uyuştuğunu hissettim tenimin Göğsümün ortasında bir canlı bomba infilak etti o an. Bunun nasıl acı verdiğini bilemezsin. Bütün duygularım paramparça. Titreyerek gülümsedim az önce, ağlamaklı gülümsedim, acıyla yüzleşerek gülümsedim… Yüreğim acıdı o an, gözlerim dolu dolu sesini dinledim. Bunu yapmamam gerektiğini biliyordum… Seni bir daha aramanın bana acı vereceğini, eskisi gibi huzur vermeyeceğini, bunun bir şey değiştirmeyeceğini bile bile aradım. Seni dinleyerek düşündüm. Bunun artık uyanmam gereken bir kabus olmasını diledim. Ağladım, ağladım… Az önce arayan gizli numara bendim… Ezgin KILIÇ |
Cevap: Şiirler | ANKA
Helal Etmediğim Haklarım da Senin Olsun… Gördüm ki; yüzünü bile görmeye değmeyen insanlar varmış etrafta, Allah’ım değdirme yüzümü bir daha yüzlerine! Yalvarıyorum sana… Sevmekten canı yanar mı bir insanın? Düşün ki mahşer yerinde yalnızım, cehennem ateşi her yanım. Yüreğim, tenim, avuçlarım… Şimdi başını kaldır ve cevap ver bana. Bir uçurumun kenarındaysam, düşmemişsem ve hala tutunmaya çalışıyorsam hayata, Hayallerim kırılmışsa, Umudum kalmamışsa, Yıllar öncesinden isim koymuşsak doğmamış bir çocuğa, Ve sen onu aldırmışsan düşlerimizin rahminden, Giden sen isen ve öldüren sen, Şayet evlenmişsen, Söylesene nasıl, hangi şefkatle okşayacak doğmuş bir çocuğun saçlarını elerin, İçimdeki çocuk boynu bükük, “sen” özlemiyle yaşamaya çalışırken? Yüreğin varsa; gücün yetiyorsa değil, gücüne gidiyorsa, Elimi bıraktığın elin vicdanına uğruyorsa, dokunuyorsa insanlığına, Sevme beni önemi yok ama anla… Ey geçmişimi uğruna heba ettiğim, geleceğimi ziyan eden sen! Seni öylesine sevdim, öylesine kimsenin dokunamayacağı derinlerime yücelttim ki hep bu yüzden kaybettim. Bu yüzden sana olan bütün şefkatim, sevgim. Bu yüzden yoksun yanımda, Bu yüzden unutmayacağım seni asla. Yaşarken tutunamadım ellerinle hayata, aynı uykuya göz kapatamadım seninle, aynı sabaha uyanamadım. Sevgiyle ellerinde olmadı elim bu dünyada, tutamadım. Yeniden dirildiğimizde kinle, nefretle iki yakandan tutacağım. Hakkım helal değil sana… Ezgin KILIÇ |
Cevap: Şiirler | ANKA
Çok Sevdim Seni Affet Gitmeliyim artık, üzgünüm… Sen de üzülme ne olur, kıyamam ki yüzünün sahiline hüzün vurmasına. Gözyaşların dalgalanıp bir kere bile değse kirpiklerine, boğulurum… Üzgünüm… Kızma sakın kaçar gibi birkaç satırın ardına sığınışıma, ve ne olur sitem ediyorum da sanma. Kırılma bana. Küçücük omuzlarıma birkaç beden ağır geldi; küçük kaldı yüreğim, sığdıramadım yokluğunu. Yoruldum yalnızca… Ayrılıkla savaşmadığımı düşünme ne olur! Direndim. Karşı koydum ayak bileklerime dolanan gitmelere. Her gece göğsüme çöken tavana inat nefes alıp verdim sana. Şizofreni bir sevdaydı zaten seni uzun uzak sevişim, Duvarlardaki hayalinle sevişmem, Ve karanlık odada saat tik takını senin ayak sesin zannedip sevinişim.. Uyanışlarım, Ve kırılan hayallerim… Sensizliğin eksilttiği sen dahil ne varsa işte benden giden. Her birine gücümün yettiğince direndim. Çok sevdim seni, affet! Olmayışından çok aklıma yenildim… Ben gittiğim yerde de en çok seni biriktirip, Yine seni seveceğim. Üzülme… Kim bilir yine bahar gelir topraklarımıza, yapraklarımız rüzgarla sevişirken yeşeririz belki yeniden. Kim bilir… Belki de geç kalınmış bir vedadır bizimki. Her konuşmaya üzülerek başlamamız bundan değil midir sevgili? Cümlelerimizin yüklemsiz kalması çaresizliğimizden değil mi? Gözlerimiz sözlerimizden çok susuyor artık. Uyanırken hangi uykuda unuttuk biriktirdiğimiz düşleri. Aşka pusarken ayrılığa teslim olduk! Sustuk, sustuk, sustuk… Biz en çok susmaktan yorulduk… Ölüm, vedalaşmaya fırsat bırakmadığı için bir ayrılık olmazdı asla. Bu yüzden can çekişirken vedalaşıyorum seninle, Beyin ölümü çoktan gerçekleşmiş bitkisel hayatta bir aşktan nefes alıyoruz anlasana! Anla/sana… Ezgin KILIÇ |
Cevap: Şiirler | ANKA
HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM Sеni, аnlаtаbilmеk sеni. İyi çocuklаrа, kаhrаmаnlаrа, Sеni, аnlаtаbilmеk sеni, Nаmussuzа, hаldаn bilmеz, Kаhpе yаlаnа. Ard-аrdа kаç zеmhеri, Kurt uyur, kuş uyur, zindаn uyurdu. Dışаrdа gürül-gürül аkаn bir dünyа… Bir bеn uyumаdım, Kаç lеylim bаhаr, Hаsrеtindеn prаngаlаr еskittim. Sаçlаrınа kаn güllеri tаkаyım, Bir o yаnа, Bir bu yаnа… Sеni bаğırаbilsеm sеni, Dipsiz kuyulаrа, Akаn yıldızа. Bir kibrit çöpünе vаrаnа, Okyаnusun еn ıssız dаlgаsınа Düşmüş bir kibrit çöpünе. Yitirmiş tılsımını ilk sеvmеlеrin, Yitirmiş öpücüklеri, Pаyı yok, аpаnsız inеn аkşаmdаn, Bir kаdеh, bir cigаrа, dаlıp gidеnе, Sеni, аnlаtаbilsеm sеni… Yokluğun, cеhеnnеmin öbür аdıdır Üşüyorum, kаpаmа gözlеrini… Ahmеd ARİF |
Cevap: Şiirler | ANKA
ELİF GİBİ SEVMEK Sen yoktun o zamanlar Çocukluğumda en çok yağmuru severdim ben… Ne zaman bir dert gelse bana Yağmur yağar Dinler Dokunur Ve topraktan kalkan o kokuyu koklardım… Ateşim sönerdi.. Sonra büyüdüm.. Gözlerini gördüm Yandım Yağmur yağdı Ve ilk kez sönmedim… Ben yağmurdan daha fazla bi seni sevebildim. Hikmet Anıl ÖZTEKİN |
Cevap: Şiirler | ANKA
SİZ AŞKTAN N’ANLARSINIZ BAYIM
Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca Alt katında uyumayı bir ranzanın Üst katında çocukluğum… Kağıttan gemiler yaptım kalbimden Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı. Aşk diyorsunuz, Limanı olanın aşkı olmaz ki bayım! Allah’la samimi oldum geçen üç yıl boyunca Havı dökülmüş yerlerine yüzümün Büyük bir aşk yamadım Hayır Yüzüme nur inmedi, yüzüm nura indi bayım Gözyaşlarım bitse tesbih tanelerim vardı Tesbih tanelerim bitse göz yaşlarım… Saydım, insanın doksan dokuz tane yalnızlığı vardı. Aşk diyorsunuz ya Ben istemenin Allah’ını bilirim bayım Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca Balkona yorgun çamaşırlar asmayı Ki uçlarından çile damlardı. Güneşte nane kurutmayı Ben acılarımın başını Evcimen telaşlarla okşadım bayım. Bir pardösüm bile oldu içinde kaybolduğum. İnsan kaybolmayı ister mi? Ben işte istedim bayım. Uzaklɑra gittim Uzaklar sana gelmez, sen uzaklara gidersin Uzaklar seni ister, bak uzaklar da aşktan anlar bayım Süt içtim acım hafiflesin diye Çikolata yedim bir köşeye çekilip Zehrimi alsın diye Sizin hiç bilmediğiniz, bilmeyeceğiniz İlahiler öğrendim. Siz zehir nedir bilmezsiniz Zehir aşkı bilir oysa bayım! Ben işte miraç gecelerinde Bir peygamberin kanatlarında teselli aradım, Birlikte yere inebileceğim bir dost aradım, Uyuyan ve acılı yüzünde kardeşimin Bir şiir aradım. Geçen üç yıl boyunca Yüzü dövmeli kadınların yüzünde yüzümü aradım. Ülkem olmayan ülkemi Kayboluşumu aradım. Bulmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm. Bir ters bir yüz kazaklar ördüm Haroşa bir hayat bırakmak için. Bırakmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm. Kimi gün öylesine yalnızdım Derdimi annemin fotoğrafına anlattım. Annem Ki beyaz bir kadındır Ölüsünü şiirle yıkadım. Bir gölgeyi sevmek ne demektir bilmezsiniz siz bayım Öldüğü gece terliklerindeki izleri okşadım. Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca Acının ortasında acısız olmayı, Kalbim ucu kararmış bir tahta kaşık gibiydi bɑyım. Kendimin ucunu kenar mahallelere taşıdım. Aşk diyorsunuz ya, İşte ordɑ durun bɑyım Islak unutulmuş bir tɑş bezi gibi kɑlɑkɑldım Kendimin ucundɑ Öyle ıslɑk, Öyle kötü kokan, Yırtık ve perişan. Siz aşkı ne bilirsiniz bɑyım Aşkı aşk bilir yalnız! Didem Madak |
Cevap: Şiirler | ANKA
GÖĞE BAKMA DURAĞI İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım İnecek var deriz otobüs durur ineriz Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda Beni bırak göğe bakalım Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi Suların ısınsın diye bakıyorum ısınıyor Seni aldım bu sunturlu yere getirdim Sayısız penceren vardı bir bir kapattım Bana dönesin diye bir bir kapattım Şimdi otobüs gelir biner gideriz Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat Durma kendini hatırlat Durma göğe bakalım Turgut UYAR |
Cevap: Şiirler | ANKA
Çizik Geleceğim, bekle dedi, gitti.. Ben beklemedim, o da gelmedi. Ölüm gibi bir şey oldu.. Ama kimse ölmedi. Özdemir Asaf |
Cevap: Şiirler | ANKA
Düşüngü Hepsinin gelmesini bekleme; Bir kişi gelmeyecek. Sen alışmayasın diye, Korkmayasın diye, Düşünesin diye.. Kendine yetmen için.. Herkesin kendinden kaçacağı yerlerde Sen kaçmayasın diye. Gelenler gitmeyecekmiş gibi.. Doğumlarda ölümlerde Duyasın diye. Bildiğini bildirmek için Bilmeme'yi öğrenmelisin. Tam kalasın diye. Hepsinin gelmesini bekleme, Sen var olasın diye. Bir kişi gelmeyecek, Sen, bir olasın diye. Özdemir Asaf |
Cevap: Şiirler | ANKA
Hüzün Adres Deyiştirir Yakışmıyor cepheyi terk edişin, Mert dayanır, namert kaçar sevdiğim. Fazla sürmez hatanı fark edişin, Hasret eken hüsran biçer sevdiğim. Adet ettin aşk dersini asmayı, Hüner saydın sırra kadem basmayı, Yetti artık çok denedim susmayı, İsyan eden bayrak açar sevdiğim. Üzerime yar sevdiğim sahi mi? Kalp çalmakta senin gibi dahi mi? Ağlama der dosta aşık Daimi, Bu da gelir ,bu da geçer sevdiğim. Nice avcı bende silah sınadı, Geri tepti sineleri kanadı, Kırılsa da yüreğimin kanadı, Yine açar, yine uçar sevdiğim. Bir resmimiz bile yoksa başbaşa, Revamıdır ben yanayım, sen yaşa, Aşk sunacak sakimi yok sarhoşa, Yine bulur, yine içer sevdiğim. Aynaların farkı kalmaz düşmanla, Tanışırsın doğduğuna pişmanla, Hüzün adres değiştirir zamanla, Benden geçer ,sana göçer sevdiğim. Cemal SAFİ |
Cevap: Şiirler | ANKA
Bırakıp ta Gidene Burnu bir karış havada, gözü yükseklerdeydi ben onu sevdiğimde. Hele hele benim aşkımı yerden yere vurup, nasıl kırmıştı kalbimi zalim. Dudaklarından dökülen acı sözleri; öyle ki, bugün bile unutamadım. Ne tebessümdü o, zehirden beter. Her olayda içim paramparça, gözlerim ağlamaktan kıpkırmızı olurdu. Yorgun düşerdim onsuz geçen, onunla dolu, koyu siyah gecelerden. Pişmanlıktan kendime lanetler eder, sevgimi söylediğim günü düşündükçe, kaleme sarılıp yazardım ona nefretin aşkla kucaklaştığı o uzun mısralarımı. Derdim ki; alın yazımdı, onbeşimin çocuksu aşkıydı. Nasıl da gülerdi canı istedi mi… En anlamlı bakışlarıyla önce ümitlendirir, ardından bir uçurumun kenarına yapayalnız bırakır giderdi. Ben çaresiz, ben yorgun, ben bıkkın bu sevdadan. Ah bilirdi o insafsız, diri diri yanardım o böyle yaptıkça… Şubatın buz gibi kasvetli soğuğunda; onda ne bulduğumu bugün bile bilemem. Ama o günlerde hayatımın amacı, varolma gibi gelirdi bana. Çocukluk mu, yoksa gençliğimin safça tutkusu muydu bu kölesiye bağlanış, içten içe kopan fırtınalar, bu delice yakarış? Kimbilir, belki de sevilmeye muhtaç bir kalbin bitmek bilmeyen kaprisi… Ondan hiçbir şey istememiştim. Sadece sevgi… Evet, şimdi yıllar sonra ben, onu düşünüyorum ilk defa kucağımda resimler, hatıralarla. Hava yine soğuk, yine kasvetli gözleri gözlerimde yine sevgi, derin yüreğimde. Unuttum sanırdım, meğer aldanmışım, ağladım saatlerce. Bu onun "ölüm yıldönümü"dür. 17’sinde toprakla kucaklaşan, o zalimin hikayesidir anlatılan. Bir melodidir kırık, umutsuz… Doldururken sensizlik o an odayı gönlüm hala boş, kafam yine dumanlı. Bir feryat yankılanmıştı acı dolu tam 15 yıl önce bugün bomboş kırlarda. Deli gibi koştum sınıfa, sırası boştu. Benim kadar çaresizdi her köşe. Kendi kendime konuşarak yaklaştım sırasına; "Sen ölemezsin; canımsın, sevgimsin, emelimsin Dileğince nefret et, alay et duygularımla Kızmam sana Ama ne olur bir yalan olsun, acı bir şaka. Evet, evet beni üzmek için yapıyorsun. Herşeyini özledim… Allahım son defa göreyim yeter bana" Bu sensiz yakarış defalarca sürmüştü ta ki, ölümün o sinsi kokusunu içimde duyana kadar. Hıçkıra hıçkıra ağladım, sıraya kazıdığın ismini öptüm. Sonra, ona ait birşeyler bulmak için aradım her köşeyi… Yalnızca buruşturulmuş bir sayfa, rengi solmuş. Yazı, onun yazısı. Bir mektuptu, özenilerek yazılmış, belki de çok emek verilmiş her satırına… Çok şaşırdım, mektup bana hitabendi. Korkakça, kaybolmasından korkarak, acıyla okudum her cümleyi kalbimde büyüyen bir özlemle… Hele hele o ilk satırı… Öyle ki, bugün bile unutamam, okudukça ağlarım. "İnsan sevdiğini yerden yere vururmuş bir tanem, affet beni !!!…" ÖMER KÖROĞLU |
Cevap: Şiirler | ANKA
Gel Desemde Gelme Artık Sana yaldızlı bir yazıyla veda edip, ayrılık alış verişi yapmadan, gölgemi teninden yavaşça çekip, seni derin uykuların kraliçesiyken uyandırmadan ses tellerimi koparıp gidiyorum. Zor olanı, imkânsız zannettiğimi bu kez ben yapıyorum. Bana ilk sigarayı içmememe neden olduğun yerde anılarımı sana bırakıp gözyaşlarıma aldırmadan gidiyorum. Nerdesin, ne yapıyorsun, iyimisin, değimlisin sorularını hafızamdaki Türkçemden siliyorum. Sende benim gibi sil adımı. Beni artık düşünme. Çünkü ben düşünmek istemiyorum. Aldırışlarıma aldırmadan, yakarışlarıma yakınmadan yaşıyor olman bu bedeni her seferinde perçinleyip mevsimsiz göçlere zorladı. Ruhunun benden uzaklaşmasına,bana sarılacak bir beden bile bırakmamana tanık olmadan gitmem lazım. Ne İçimdeki sevginin ağır çekimde tekrarı nede başka bir yerde açılmış bir şubesi yoktu . Beni doyumsuzca tüketmenin bedelini bitmişliğimle ödemeden, ölmeden senden kurtulmayı ümid ederek gidiyorum. Hayatında bir kez olsun bana bir iylik yap ve seni unutmam için bana yardım et. Bundan sonra gizli numaradan açılan hiçbir telefona, attığım pişmanlık dolu mesajlara, kapına isimsiz bırakılan hiçbir mektuba cevap verme. Şarkımızı, resimlerimizi, adımı sildiğin gibi sil defterinden. Gel desemde artık gelme… Biliyorum bu gidişin dönüşü olucak. Yokluğun beni bir duman gibi savurup yollarına dökecek. Seni bir kez olsun görmek için çıldırırcasına kendimi parçalara ayırıp önüne atıcam. Bu yüzden geceleri odanın perdesini iyice kapat ve dışarı bakma. Sabahları aynı otobüs durağından okuluna gitme. Saçlarının sarılığını siyahlarla kapatıp sana aldığım montuda artık giyme. Seni unutmam için bana dua et ve ne olur karşıma çıkma.. ÖMER KÖROĞLU |
Cevap: Şiirler | ANKA
Demedim mi? Oraya gitme demedim mi sana, seni yalnız ben tanırım demedim mi? Demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi ben'im? Bir gün kızsan bana, alsan başını, yüz bin yıllık yere gitsen, dönüp kavuşacağın yer ben'im demedim mi? Demedim mi şu görünene razı olma, demedim mi sana yaraşır otağı kuran ben'im asıl, onu süsleyen, bezeyen ben'im demedim mi? Ben bir denizim demedim mi sana? Sen bir balıksın demedim mi? Demedim mi o kuru yerlere gitme sakın, senin duru denizin ben'im demedim mi? Kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi? Demedim mi senin uçmanı sağlayan ben'im, senin kolun kanadın ben'im demedim mi? Demedim mi yolunu vururlar senin, demedim mi soğuturlar seni. Oysa senin ateşin ben'im, sıcaklığın ben'im demedim mi? Türlü şeyler derler sana demedim mi? Kötü huylar edinirsin demedim mi? Ölmezlik kaynağını kaybedersin demedim mi? Yani beni kaybedersin demedim mi? Söyle, bunları sana hep demedim mi? Mevlana Celaleddin Rumi |
Cevap: Şiirler | ANKA
Balzamın Sen el kadar bir kadınsındır Sabahlara kadar beyaz ve kirpikli Bazı ağaçlara kapı komşu Bazı çiçeklerin andırdığı İş bu kadarla bitse iyi Bir insan edinmişsindir kendine Bir şarkı edinmişsindir,bir umut Güzelsindir de oldukça,çocuksundur da Saçlarınla beraber penceredeyken Besbelli arandığından haberli Gemiler eskirken,deniz eskirken limanda Sevgili Cemal Süreya |
Cevap: Şiirler | ANKA
ÇAKIL Seni düşünürken Bir çakıl taşı ısınır içimde Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar Bir gelincik açılır ansızın Bir gelincik sinsi sinsi kanar Seni düşünürken Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır Deliler gibi dönmeğe başlar Döndükçe yumak yumak çözülür Çözüldükçe ufalır küçülür Çekirdeği henüz süt bağlamış Masmavi bir erik kesilir ağzımda Dokundukça yanar dudaklarım Seni düşünürken Bir çakıl taşı ısınır içimde. Bedri Rahmi EYUBOĞLU |
Cevap: Şiirler | ANKA
MAVİ GEÇTİ… Öyle bir yazdı ki Sanki gökyüzünde oturuyorduk Seni öpmek gökyüzünü öpmek gibi Mavi bir şeydi Gençlik öyle bir yazdır ki Ne yurt ne ev ne oda Yalnızca gökyüzü Yeter insana Biz seninle gökyüzünde Çok oturduk Gençliğimiz Çok mavi geçti… çok! Haydar Ergülen |
Cevap: Şiirler | ANKA
GİDİŞİNİ ANLATIYORUM Sen gidiyorsun ya işine yetişmek için Saçlarını, gözlerini, ellerini Neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya Her seferinde bir şey unutuyorsun sıcak Termometrede yükselen çizgi çizgi Kim bilir nerelerde soğuyorsun Senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen İnsan insan bakan gözbebeklerin Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta Beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder Ne gelirse onlardan gelir bana Çalışma gücü yaşama direnci Mutluluk gibi kazanılması zor Mutluluk gibi yitirilmesi kolay Bir açarsın ki mutluyum Bir kaparsın her şey elimden gitmiş Rıfat ILGAZ |
Cevap: Şiirler | ANKA
Tentation Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç.. Sana diyeceklerim söylemekle bitmez Yıllardır yaşamamdan çaldığın zamanlar Adına düğümlendi Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç.. Başka şehirleri özleyelim orada seninle. Bu evler,bu sokaklar,bu meydanlar İkimize yetmez. Özdemir Asaf |
Cevap: Şiirler | ANKA
Sevgilim.. Sevgilim Elinden şekeri alınmış bir çocuk gibi kaldım Yokluğunda… Yağmur yağar, kar yağar Günler kısalır, geceler uzar On parmağımın üstüne on mum yaktım Gecesefalarının gündüz yalnızlığıydım Ateşböcekleri ışıtır gecemi. Hepsi bu Kanar bir yerlerim: Sevgilim Ufkunda bir yalnızlık aylasıyım Bir delta gibi genişleterek yokluğunu Sevgilim. Hep geceye sakladım sende bulduğumu… Ahmet Erhan |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:43. |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.