Dün gece eski evimizdeydim rüyamda...özledim sanırım...Leyla'nın fırından yeni çıkmış sıcacık portakallı kurabiyelerini alıp gelmesini, karşı komşunun sardunyalarını, Alt kattaki minik Burcu'nun okuldan gelişini dönüp dönüp el sallamasını...özledim.
Eski zamanları işte...Ahmet Kaya şarkılarını Leyla ile beraber dinlediğimiz zamanları çok özledim sanırım...
Beni vur dilime dolanmışken bu sabah, hava buz gibi soğukken, küçücük üşüyen bir serçe gibi titriyorken özlemekten, içimdekileri yazamıyorken, ağlamak istiyorken...işte ben böyle böyle ölüyorken..
''Beni vur, beni onlara verme' titreyen çenemle, ağladı ağlayacak sesimle ve içime akan ılık ılık özlemle..











Ağaç şeklinde