![]() |
Cevap: Abdurrahim Karakoç Şiirleri
Dua
Senin ak alnından gök gözlerinden Önce dallar sonra yapraklar öpsün. Eğilsin yıldızlar tutsun elinden Gecelerden sonra şafaklar öpsün. Aşk diyorlar en mukaddes hayale Ve sen de düşesin o sonsuz hale Hazdan dudakların olsun bir lale Güller, karanfiller, zambaklar öpsün. Sende kemal bulmuş renk, şekil, biçim Yaşamanın öz suyusun bir içim Olanca suların sağlığı için Seni her gün göller, ırmaklar öpsün. Kumral saçlarında nisan yağmuru Yazın ak yüzünden gölgenin moru Ağzından en serin, hem de en duru Kayalardan akan kaynaklar öpsün. Çimenler okşasın ayaklarını Çiçekler koklasın parmaklarını Ben öpmeden önce yanaklarını Varsın teller, tüller, duvaklar öpsün. Kıskançlık çakılı kazıktır serde Bölünsün bu rüya en tatlı yerde Seni canlı kullar öpmesinler de Kefenler sarılsın, topraklar öpsün. |
Cevap: Abdurrahim Karakoç Şiirleri
Dün Gece
Çelik testereyle kestim suları Yıkadım duvara astım suları... Düşümde düşüme girdim dün gece Buluta yaslandım ışığı tuttum. Seni hatırladım, seni unutdum Kendimi kendime sordum dün gece Topladım yolları eyledim yumak Musalladan gayri görmedim durak... Durmadan düşünüp durdum dün gece Toprağı boyadım otlar ağladı Oturdum kalkmadım atlar ağladı... Tuttum yorgunlğu yordum dün gece Dertler gecikince gidip yokladım Yırtık bohçalarda umut sakladım Kırgınlık bağını kırdım dün gece Şişelerde mahkum çiçek kokusu Yağdı yüreğime renk renk korkusu... Yok yere yokluğu vurdum dün gece Ay doğdu gölgeler çöktü üstüme Hicran alev alev aktı üstüme. Gözümü yollarda gördüm dün gece Aydınlığa koştum karanlık çıktı Her sevgi, her vefa bir anlık çıktı... Güç-bela ben bana vardım dün gece Dosta şiir yazdım 'hatıra' dedim Belki bir dost gele otura dedim Gönlümü toprağa serdim dün gece |
Cevap: Abdurrahim Karakoç Şiirleri
Dönüş.. ..
Bunca yıldır bir hiçliğe Gittim sana geliyorum Yeter artık döne döne Bittim sana geliyorum Durdum ve düşündüm demin Baktım bu yol daha emin Ayrılmamaya bin yemin Ettim sana geliyorum Gözüm yaşlı gönlüm garip Yalvarayım dedim varıp Benliği benden çıkarıp Attım sana geliyorum Aşk tokmağı değdi örse Durmam gayri dünya dursa Dünden kalma neyim varsa Sattım sana geliyorum Bıraktım öfkeyi kini Oldum bir rahmet ekini Seni sevmenin zevkini Tattım sana geliyorum |
Cevap: Abdurrahim Karakoç Şiirleri
Duydun Mu?
Karagözlüm, kavuşmayı beklerken, Ayrılığın vakti geldi, duydun mu? Beraberce diktiğimiz çiçekler Açılmadan önce soldu, duydun mu? İçimde acıdan ırmaklar çağlar; Gözlerim yaş dolu, gönlüm kan ağlar. Tatlı hatıralar, sıcak sevdalar Hakikatsiz rüya oldu, duydun mu? Kara talih ile olunmaz yarış; Eğer küskün isen gitmeden barış Belki son ayrılık, belki son görüş Kavlimiz yarıda kaldı, duydun mu? Çok olur dağların karı-kıcısı, Böyle imiş alnımızın yazısı Bu mevsimsiz ayrılığın acısı... Ok vurdu sinemi deldi, duydun mu? KARAKOÇ’um, kalbim yara, dilim lâl... Ömrümün ufkunu sardı bir melâl Beslediğim umut, kurduğum hayal İçime ateşler saldı, duydun mu? |
Cevap: Abdurrahim Karakoç Şiirleri
Dörtgen
Kul o ki, nefsini yularla güde Mal o ki, bekçisin muazzez ede Dil o ki, her yerde hakkı konuşa Yol o ki, dosdoğru Allah(c.c.) ’a gide. |
Cevap: Abdurrahim Karakoç Şiirleri
Ellinci Yıl Hesabı
Bağladım nefsimi zincir yulara Dünyayı duvara astım gel de gör Rahatı huzuru attım kenara Çileyi bağrıma bastım gel de gör Yürüdüm sel oldum, durdum göl oldum Mazluma, mağdura kıvrak dil oldum Zulüm sıcağında serin yel oldum Yürekten yürege estim gel de gör. Sonu hatırladım, ilki duyunca, Kula kul olmadım ömür boyunca! Hakkın zehirini içtim doyunca Batılın balına küstüm gel de gör. Ülfetim olmadı iriler ile Ağıla girmedim sürüler ile; Ölümden korkmayan diriler ile Selamı, sabahı kestim gel de gör. Aşk ceylanı emzirince sütünü Taşa çalıp, kırdım benlik putunu Düşmanımdır inkarcının bütünü Allah dostlarıdır dostum gel de gör. Bazı kötülüğü kovdum elimle Bazı kötülüğü yerdim dilimle Gücüm yetmeyince kendi halimle Haksıza buğzettim, küstüm gel de gör. Çıkar için laf davulu çalmadım Hiçbir yerden makam, rütbe almadım Bildimse söyledim, korkak olmadım Bilmediğim yerde sustum gel de gör. |
Cevap: Abdurrahim Karakoç Şiirleri
Erzincan Depremi
Bir kara haberki zor konur adı Duyanın kırılır kolu kanadı Felek ikide bir atar tokadı Yazım der sineye çeker Erzincan Yazım der göz yaşı döker Erzincan Erzincan'da dağlar gökle öpüşür Yiğitleri ecel ile kapışır Çok katlı binalar yere yapışır Çöküntüde kalan candır Erzincan Toprağın emdiği kandır Erzincan Çok konuğun oldum içinden geçtim Ekmeğinden yedim, suyundan içtim Gönlüme ben seni bir mesken seçtim Şimdi o meskenin mezar Erzincan Dilim konuşmaktan bizar Erzincan Karakoç bu kırım bir gün yıkılır mı Hasletde vuslatda kurşun erir mi Sormayın rengini mor mu sarımı Al yeşilken şimdi kara Erzincan Almış yüreğinden yara Erzincan |
Cevap: Abdurrahim Karakoç Şiirleri
Ey Can
Ben sabit şeyleri sevmem ey can Sen Eğer beni dinlersen Çağlayan ırmak ol.. Ve gönül gönderine çekilmiş Nazlı nazlı dalgalanan Bayrak ol.. Ben karanlığı hiç sevmem ey can Vaktin her saatinde Her zaman Ağaran şafak ol.. Güneş ışıklarıyla ürperen çiçek Seher yeliyle ırgalanan Yaprak ol.. Ben bulanıklığı sevmem ey can Sen Yayla pınarlarından akan Sulardan berrak ol.. Göl olma, gölet olma, baraj olma Kanak ol.. Ben uykuları da sevmem ey can Uykulardan uzak ol.. Kış günü karları yarıp çıkan Beyaz bir gül Mavi bir zambak ol.. Ben zaafları da sevmem ey can Hakikatleri sarıp-sarmalayan Zaaflardan ırak ol.. Geri dur geri dur ey can Nefret sarayındaki sultanlıktan İlim ocağında çırak ol.. Sana tavsiyemdir ey can Zalimlerin boynunda süslü kravat olacağına Var bir garip ölünün üstünde Kefen ol Kimsesiz gelinlerin yüzünde Duvak ol.. |
Cevap: Abdurrahim Karakoç Şiirleri
Şiire Dair
Şiir bir cennet bahçesi Girmeyene anlatılmaz. Cennet nedir, bahçe nasıl? Görmeyene anlatılmaz. Şair gülü, şükür gülü Yaprak yaprak dokur gülü Her mısradan fikir gülü Dermeyene anlatılmaz. İne gönül, kalka gönül Hep doğruya baka gönül Hak vergisi.. Hakk’a gönül Vermeyene anlatılmaz. Şiir toprak kokusudur Şiir damla damla sudur Ermişlerin duygusudur Ermeyene anlatılmaz. Şairler sultanı Yunus Her sözü yüz defa yumuş Aşk bağına dergâh kurmuş Varmayana anlatılmaz. |
Cevap: Abdurrahim Karakoç Şiirleri
Şikayet
Yıldırımlar sağdım umut bahçeme Hasretimi yangınlarla süsledim Depremleri dost eyledim geceme Yüreğimde fırtınalar besledim Bekledim ki sen gelesin yanıma Gelmiyorsun yetti gayri canıma Kokuştu, acıdı, gazlaştı sular Bozuldu, değişti, yozlaştı sular Kurudu, savruldu, tozlaştı sular Bekledim ki sen gelesin yardıma Gelmiyorsun, ortağım yok derdime Boş dergahta tek dervişim, gerçek bu Yalnızlığa boş vermişim gerçek bu Sabır, sebat benim işim gerçek bu Silahımı kalemime yasladım Bekledim ki sen gelesin muradım Gelme gayri, kapıları kapadım |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:34. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.