![]() |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Süheyla Değildi Adın
Şair: Attila İlhan hangi bulutlara niçin sarındın gözlerindeki mavi kimin gökyüzü süheyla değildi başkaydı adın gülüşlerin donuk neş'e öksüzü o erken sonbahar görüntüsü inceden inceye boyanmaz mıydın kirpiklerinin lacivert örtüsü süheyla değildi başkaydı adın ellerin buz gibi ağzının büzgüsü kaç yalnızlığın gizli üzüntüsü ne yapsan ne etsen anlaşılmadın belki sebep kendini aşmak dürtüsü süheyla değildi başkaydı adın nabızlarında pişmanlığın gürültüsü gülümsemen soğumuş çiçek ölüsü |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Süleyman
Şair: Attila İlhan Öbür ışıkları getir hadi süleyman Bulvarın ortasında dur bağırma Senin için bir yağmur hazırladım Hadi ışıkları getir yağdıracağım Al bu nisan akşamını benimkini ver Sual sorup durma sevmiyorum Öbür ışıkları getir hadi getir Karanlıktan korkuyorum karnım ağrıyor O kadını da getirsene portakal yiyen Porselen dişli kadını hani pantolon giyen Dur dolmabahçe saatini dinleyeceğim Onikiyi çalsın öyle getir hadi getir Deniz fenerinden mi çalarsın işte çal Kibrit mi tutarsın bilmem işte tut Öbür ışıkları getir hadi süleyman Sana yağmur hazırladım yağdıracağım Sen kimsin süleyman bir de bu var |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Söyler
Şair: Attila İlhan Zaman olmuştur ki Dumanlı havuzlarda soğuk nilüferler Bulutlara savrulmuş ateş kuşları Korkulu bir hicrani söyler Zaman olmuştur ki Dalgınlıkları hisarbuselik kızların Bildik şarkıları birden unutuşları Aynalarda solan gün Bilinmez hangi uğultulu Ahval-i perişanı söyler Zaman olmuştur ki Loş salonların heyhula büfelerinde O kristal fanuslu yorgun saat Fena halde durmuş görünse de Başka bir boyutta başka bir zamanı söyler Zaman olmuştur ki Falcının avucunda tuttuğu sihirli küre Aslında yaşanmamış belki hiç yaşanmayacak Ancak ne kadar renkli Ne kadar yanardöner bir ömr-i zerefşani söyler Zaman olmuştur ki Belki sonbahar belki akşam Tepeden tırnağa silme yıldız Belki haziran gecesi Sanki bir hayal oturmuş o tenha piyanoya Parmak uçlarında tatyos efendi'nin Herkesin unuttuğu bir bestesi Çalıyor doya doya O evçara beste ki Çevresinde avizelerden Gökkuşağı serpintileri Güllerdeki şuhu O serv-i hiramani söyler Zaman olmuştur ki Yanar mor zambaklar buğulu gece lambaları Bir katar kaybolur haydarpaşa garı'ndan Bırakıp gümüş çığlıklarını tel tel ardında Ağır ve cefakar bir marşandiz katarı Kıvamlı bir sessizliğe batmış ıhlamurlar Yalnız kuzguncuk'taki yalıda Karanlık bir gazelhan Yanık yanık bir aşk-i bi-amani söyler Zaman olmuştur ki Sızar gecenin suları simsiyah camlardan Havada ölüm parıltısı adeta çelik Fi bin dört yüz beş Dersaadet'te yazıldı işbu gazel Avuçları kan yüreği delik deşik Yaşlanmış ama uslanmamış Bir eski militanı Bir şair-i devranı söyler |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Tarz-ı Kadim
Şair: Attila İlhan -babam şair bedri ilhan'a...- olmuyor neyleyim olmuyor velinimetim efendim olmuyor yirminci asırda tarz-ı kadim üzre gazeller söylemek beşiktaş'a yakın hanesi yerle yeksan oldu nedim'in baki o enis-i dilden bir yahya kemal kaldı hal-i hazırda ayıptır efendim iç bade güzel sev demek var ise akl-u şuurun ayıptır bu zamanda yar deyip yar işitmek kıvılcımlar kaymalı insanlarım dedikçe şair kaleminden zaten ömrümüz rüzgarlı sular gibi dalgalı kimseler başlamaz medar-i maişet derdinden kim okur kim dinler siham-i kazayı? yalnız alıp verilir bir selam kalmıştır nabi efendi'den sen benim velinimetim efendim ben senin hayr-ul-halef sen vakt-i zamanında uyan derdin uyan ey mest-i habinaz uyan artık uyan bense uyandım hab-i gafletten uyan derim uyan ey esirler dünyası! |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Tatyosun Kahrı
Şair: Attila İlhan son yolcunun adı attila ilhan’dı miyoptu kısa boylu bir adamdı dostu yoktu yalnızlığı vardı yazı makinasıyla binmişti bizimle konuşmaktan çekinmişti gözlerini görseniz korkardınız polis’ten kaçıyordu derdiniz bir cinayet işlemişti derdiniz halbuki kendinden kaçıyordu tatyosyan’la arkadaş oldu güvertede birlikte gördük hırsızlama durduk dinledik ermeni sicim gibi ağlıyordu karısı marsilya’da kalmıştı çocuğu karısında kalmıştı anası istanbul’da bekliyordu palermo feneri parlıyordu tatyos’u iki polis getirdiler marsilya’daydık kıştı kıyametti rıhtıma kelepçeli getirdiler mistral zehir kusuyordu deniz bildiğiniz felaketti bölük pürçük akşam oluyordu tatyos’u göz hapsine koydular katiyen cigara içiyordu “dövülmüş süt gibi yorgunum geceleyin kapımı çalsalar öyle telaş telaş uyanıyorum iflahımı kesti fransızlar taşların üstünde yattım karımla konuşturmadılar üç günde bütün ihtiyarladım üç gün dua ettim küfrettim beni süreceklerdi biliyordum” tatyos’un camları kırılmıştı vapur ecel teri döküyordu gizli gizli şimşek çakıyordu haham levi dua ediyordu tatyos’un kahrını anlamıştı allah da anlasın istiyordu allah tatyos’u görmüyordu ellerini kana bulamıştı tatyos’un üç cigarası olursa ikisi mutlaka bizimdi iki göz gibi birbirimize yakındık aynı kahırla bakıyorduk aynı sancıyı çekiyorduk bindiğimiz bu gemi batsa çırpına çırpına boğulsak allah bilir ki sevinirdik yalnız çocuklardan utanırdık madem ki ölmemiz lazımdı “aşkale’de kel bir dağ vardı nefesimi keserdi tıkanırdım beni varlık vergisi yıktı üç sefer askerlik ettim gözüme kargalar konardı elimde değildi ne yapayım marsilya uzakta duruyordu macera beni çekiyordu istanbul’u sevmiyordum alıp başımı gidecektim” attila ilhan bir şiir yazacaktı herifin yüreği delinmişti içi taun gibi uğulduyordu tatyos’un kahrını yazacaktı sırılsıklam utanacaktık tatyos mutlaka mesut olmalıydı ömründe bir dakika olmalıydı o dakika mesut olmalıydı bunun çaresine bakmalıydık yoksa yüzümüz olmazdı doğru dürüst ölemezdik ölüler bizi ayıplardı |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Tut Ki Gecedir
Şair: Attila İlhan tut ki gecedir karanlık sıvaşır ellerine camlardan birden kırmızıya döner trafik ışıkları kükürtlü dumanlar yükselir korkuya batmış camkırığı adamlardan tehlikeye büyür sakalları tut ki gecedir ihbarlar birer sansar bir telefondan bir telefona atlar yeraltı örgütleri tetik üstünde adres değiştirmiş silah kaçakçıları fahişeler birbirinden kuşkulanıyor tut ki gecedir katiller huzursuz hırsızlar sinirli hainler ürkekçedir elleri telefona kendiliğinden uzanıyor ihanete gece müthiş bir gerekçedir ihbarlar birer sansar bir telefondan bir telefona atlar ihanet bir bilmecedir |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Tutuklunun Günlüğü
Şair: Attila İlhan ..salı gecesi.. kara bir balta buldu akşam vuracak noktayı hücreler doldu bir ıslık en yakın maçka tramvayı kim bırakmış yalnızlığıma bu hüzzâm şarkıyı kimin bu karanlık kimler sürgülemişler kapıyı insan olan bağlar her koptuğu yerden yaşamayı daktilolar camları bulutlu sorgu odalarında didiklemez mi özgürlüğünü sansaryan hanı'nda küflenir suyun bir bakır çalığı birikir ağzında kendini öldürmeyi belki bin kere tasarlarsın da bir kere aklından geçmez bitirmeden ölmek şarkıyı gönlünde büyüttüğün o müthiş ünlem içindir ki seni kapattıkları öyle rezil o kadar çirkindir ki çıplak bir lamba mısın dört duvar içindeki ne lambası/söndürülen bütün ilk gençliğindir ki gözlerin zehirlense de suç sayarsın ağlamayı görülmez dev böceklerdir sanki büyülü duyargalar uçaksavar ışıldakları gökyüzünde bir yanlış arar tophane rıhtımı'nda acı acı gemiler kalkar hücreleri akşam olur haydut öfkeleri kaplar ezerim sanırsın vurursan tek bir yumrukta dünyayı duruşma arası ( o varsa kırılır buzlu camları kışın anlamı yoğunlaşır anlamsız bir yaşayışın gerçi farkındayız adı belirsiz bir yanlışın acaba ben çok mu esmerim o çok mu sarışın yansımaz oldu aydınlığı yüzüme haftalardır yazdıklarında bile gizli bir uzaklık vardır eylem bir dağıldı mı bütün boğazlar daralır ben başka bir erkek olurum o başka bir kadın) |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Usturanın Ağzında
Şair: Attila İlhan yıllar var ki serçeleri unutmuşum üzerimden gökyüzünü almışlar gibi asfaltların karanlığında boğulmuşum ufacık oysa hep böyle uçuşurlarmış karlı ağaçların arasındaki alfabemdeki iyimserlikleri bir türlü anlaşılmamış yıllar var ki serçeleri unutmuşum kuruş kuruş beni vurmuş öldürmüşler boşa çıkmış başkaldırmam sarhoşluğum onlarsa benim için ışık biriktirirlermiş şafak kapılarında gülüşürmüşler çocuk zenginlikleri hiç bitmemiş |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Varsağı -2
Şair: Attila İlhan Destur bre gökkuşağı Hangi devin kılıcısın Sabah sabah kanın damlar Besbelli can alıcısın Akıl almaz bir kelepçe Anlaşılmaz hangi suça Kilitlenmiş gündüz gece Başımızda kalıcısın Öfkeyi sorduk sarından Korkuyu bildik morundan Azrail adında birinden Giyilmiş ölmek tacısın Karanlık çiçek açtı mı İlmik boynuna geçti mi Can kuşu tenden uçtu mu Bir özgürlük ağacısın |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Varsağı -3
Şair: Attila İlhan doğarsın sorgudur başlar doğmanın hesabı sorulur dünya bir bela sofrasıdır lokmanın hesabı sorulur acı bir dumandır köyleri çakaldır kurttur soyları gecenin kanlı beyleri dumanın hesabı sorulur kıvılcım çektiğin demirden canını oynadığın kumardan bıçağın oyduğu damardan akanın hesabı sorulur yürü attila ilhan yürü yaş da yanar yanarsa kuru günü gelir böyle doğru yazmanın hesabı sorulur !.. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:56. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.