![]() |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Pusudaki
Şair: Attila İlhan Gece bir anda yıldız Bahçe bir anda çiçek Uzaktan denizin kokusu Karanlıkta kımıldayan böcek İçimi bir anda Aydınlatır mimozalar Bir anda yaşamak yeniden güzel Yepyeni bir aşk Pusuda hazır |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Rast "zenci" Peşrevi
Şair: Attila İlhan 4. Sunturlu Bir Karanlık dudakları ateş aldı narçiçeği sonra tırnakları dikenli alev yer gök yangın sıcağı sarışın gümüş bir çil lira parlaklığı şehveti kristal gibi tınlıyor sunturlu bir karanlık edinmeli taşkömürü siyahlığında bir gece niye zenci bir herif olmasın bıyıkları masmavi mıknatıslanmış duman fışkırıyor erkekliğinden o kadar acıkmıştır ki aydınlığı doyurmaya bir gece yetmeyecek birkaç zenciyi kolayca içerebilir gözeneklerinden sızmalı karanlık bütün deliklerinden içine dolmalı 'Ayıp resimler' bölümünden... -5. epeyce yaşlı hantalca biraz kapılardan sığmaz erkek güzeli kadın omuzları geniştir bilekleri kalın gülmesi ısırmayı andırıyor ensesi tıraşlı kül rengi saçlarını 'erkek' kestirmiştir sık sık arkaya tarıyor balkonda rakı sofrası her akşam eski hovardalar gibi 'ahkâmla içer 'felekten kâm alıyor' radyoda hüzzam faslı çamlıca'da mehtap tamam arasıra çok fena dalıyor cigara paketinin arkasına hesap aybaşında emlak vergisi hisar'daki arsaya ne verirler bekir'e yaş günü hediyesi bakkala hesap beşer biner kıvırcık gece mavisi kirpikler bunlar göz müdür göl yansıması mı kadın güzeli erkek gizli aynalarda kaşlarını alıyor her defasında incelterek bulutlarda kaçıcı bir ışık mıdır şüpheli bir erkekliğe karışması mı tehlikeli bir kadınlığın zehirli bir sarmaşık mıdır yaprakları nemli salyası yapışkan bir türlü tutamadığın erkek güzeli kadın kadın güzeli erkek dibinde fosforlu bir karanlığın sabahlara kadar boğuluyorlar nefes nefese sevişerek |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Rinna-rinnan-nay
Şair: Attila İlhan melengecin dalında çifte sığırcık diley çifte sığırcık ciğerime ateş değdi öley diley öley gencecik zehir pamuk ırgatlığı gavur gündelikçilik rinna-rinnan-nay yüreğim bölündü lay damarlarım delindi kan gider kan gider melengecin dalında çifte saksağan diley çifte saksağan boynumda dönüp batır öley diley şol kahbe devran ağlarım bir yandan kan kusarım bir yandan rinna-rinnan-nay ellerim kırıldı lay gözüm seli duruldu kum gider kum gider melengecin dalında çifte güvercin diley çifte güvercin eğnimde göynek yok öley diley ayağım yalın ölürsem kahrımdan öldüğüm bilin rinna-rinnan-nay yollarım kapandı lay bulutlar parçalandı gün gider gün gider melengecin dalında çifte ispinoz diley çifte ispinoz azıktan yetimim öley diley katıktan öksüz dirliksiz düzensiz hanidir hürriyetsiz rinna-rinnan-nay künyemiz yazıldı lay kervanımız dizildi can gider can gider |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Rüzgar Gülü..
Şair: Attila İlhan Önümden çekilirsen İstanbul görünecek Nerede olduğumu bileceğim Sisler utanacak eğilecek Ağzının ucundan öpeceğim Saçına kalbimi takacağım Avcunda bir şiir büyüyecek Nerede olduğumu bileceğim Bu çıplak geceler yok mu Bu plak böyle ağlamıyor mu Camları kırmak işten değil Delirecek miyim neyim Kirpiklerimden mısra dökülüyor Kenya'da simsiyah yalnızım Yoksul bir şilepte gemiciyim Malezya'da yük bekliyorum Önümden çekilirsen İstanbul görünecek Nerede olduğumu bileceğim Gözlerini söndürme muhtacım Ben senin aydınlığına muhtacım Yepyeni bir ilkbahar harcayıp Bir yaz boğup bir sonbahar harcayıp Rüzgar gülünü arayacağım Oran'da Pernanbouc'ta Tombuktu'da Vinçler yine akşamları indirecekler Yine karanlığa bulaşacağım Gözlerin rüzgarda savrulacak İkimiz iki sap buğday olsak Sen benim olsan, ben senin olsam Bir gece vakti aklına gelsem Uykunu tutsam bırakmasam Seni kucaklasam, kucaklasam Birbirimizin kalbini dinlesek Dünyanın kalbini dinlesek Büyük ateşler yaksalar İki güvercin uçursalar Nerede olduğumuzu bilsek |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Saçların Örülmüş Olmalı
Şair: Attila İlhan Seni birden hatırlarım akşamlar içinde fevkalade tatlı bir sesin söylediği şöyle kolay dokunaklı aydınlık ve temiz gittikçe yakınlaşan bir melodi gibi kalbim artık ürperen bir mandoline benzer ne güzel şeydir seni hatırlamak saçların örülmüş örülmüş olsun ve beyaz ellerin geceye karşı çıplak porselen tabakta yıkanmış kayısılar yere düşmüş bir kitap bir şiir kitabı içinde hürriyetten bahseden mısralar insan bir düşünse ne çok şey bulabilir hatırlamak gülmek ve ağlamak için arzularımız nereye sürüklüyor bizi neredeydik hangi rüzgara karıştık ve şimdi ne tür manzaralar çekiyor karanlık içinde açılmış gözlerimizi saçların mutlaka örülmüş olmalı mektepli bir kıza benzemelisin aklında kimbilir kimden bir mısra gözlerin nur gibi parlasın saadetten |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Saklı Sevda
Şair: Attila İlhan cam yeşili bir kız çok kirpikli saçları nasıl karanlık bir kızıl örtülü bir güzellik benzeri olamaz dudaklarındaki kan etkiliyor asıl duyarlığı alıngan gönlü ikircikli ne yazsam ona tutsak / adı şehnaz belki kadın belki çocuk iyice kuşkulu hangi tutku buğulamış camlarını bazen ne çok var bazen ne kadar az kan kırmızı yaşayıp yaz akşamlarını okşaması boğulmak öpmesi uğultulu sabah olsam ona tutsak / adı şehnaz saklı sevda sevdaların en saklanmışı birbirimizde fena boğuluyoruz hiç kimse birbirimizin yerini tutamaz benimle yaşayamadığı ona uygunsuz hiçbir şeye değişmem onunla yaşanmışı uygunsam ona tutsak / adı şehnaz saklı bir sevdadır bulduk sığındık bu büyülü bir aşk çünkü yasak gizli bir mutluluk ki ne söylesem az bin yılda yaşasak hiç de yaşamasak varımız yoğumuz aşkımız artık hayatım ona tutsak / adı şehnaz |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Sakın Ha
Şair: Attila İlhan sabiha bu adamlar beni alıp götürecek sakın ha ağlamanı istemiyorum soracakları varmış yıllardır sorarlar anlaşılan bu sorgu daha yıllarca sürecek ilk götürülüşümü bak hatırlıyorum sendikaya yazıldığım günlerdi sanıyorum otomobil farlarına yağmur yağıyordu cıgaram ıslanmış sokaklar nedense dar bu defa aksi gibi zilzurna ilkbahar çocuğa bir şey söyleme sabiha belli olmaz sakın ha ağlamanı istemiyorum bakarsın çabuk biter akşama evdeyim uzayacak olursa git hüseyin'i bul eli kızıl kanda olsa bizi bırakmaz çantamı hazırlarsın pijamam terliklerim izin verirlerse seni de beklerim hani bir gülümsemen vardır sanki istanbul gözlerin gözlerimi bulur bulmaz içimde bütün şehir atlı karınca gibi döner ha döner ışık renk ve pul hay allah bu ilkbahar beni öldürecek rüzgardaki kokular dudaklarımdaki tuz bu adamlar sabiha beni alıp götürecek günlerden cuma sabah saat dokuz sakın ha ağlamanı istemiyorum paran var mı yok mu bilemiyorum al şu yüz lirayı yanında bulunsun yüz de bana kalıyor varımız yoğumuz çocuğa bir şeyler al onunla avunsun beyler ben hazırım haydi gidiyoruz sabiha unutma seni bekliyorum |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Salı Sabaha Karşı
Şair: Attila İlhan salı sabaha karşı telefonla sıçradım ay batıyor / aynalarda giyotin aydınlığı gecenin bu saatinde beni kim arayabilir dizimi uyku sersemi bir iskemleye çarptım kıvılcımlar dizi dizi her yanıma dağılıyor doktor sabiha desem yıllar var konuşmuyoruz kanser diye duymuştum sol göğsünü almışlar şu anda izmir'de midir ne yapıyor kimbilir son defa hastahanenin avlusunda konuşmuştuk steteskobu / beyaz gömleği / soğuk ecza kokusu sesi dargın söyledikleri yorgun ve umutsuz sakın mırç olmasın parmaklarıyla oynayan yerli yersiz aramak onun marifetidir olmayacak şeylerden birden heyecanlanıyor radyodaki parazit / asansörün uğultusu bütün gün korkusunu camlarda görmemek için traş aynasında bırakır gözlerini sabahtan o kadar yalnız ki yabancılarla selamlaşıyor tek başına ne tartışmalar sokaklarda geceleyin ben de tuhafım / nereden aklıma gelebilir mırç çoktan ölmedi mi / genç sayılırdı doğrusu içimdeki şehirlerde demek gizlice yaşıyor ister misin aramak aysel'in aklına essin plaj güzeli aysel'in / istanbul'da bir zamanlar küstah sarışınlığını kristal bir zırh gibi gururla taşırdı / dibinde şimdi rakı şişelerinin her gece olay çıkarıyor / arkasından karakollar tozlu ışıklarıyla karanlıkta bir gemidir polisleriyle küfür kıyamet bana telefon ettiği öksürükten boğularak / suratı bütün ter nerde eski aysel / nerde jeanne d'arc güzelliği içtiği için mi korkar korktuğu için mi içer salı sabaha karşı telefonla sıçradım ay batıyor / aynalarda giyotin aydınlığı gecenin bu saatinde beni kim arayabilir elektrik tozlarının iyice boğuklaştırdığı ses bildiğim bir ses / kimindir çıkaramadım ' -ben suat'ım / sizi terminal'den arıyorum iner inmez aradım / galiba izliyorlar istanbul çok değişmiş / yalnızım çok yabancıyım gidecek başka yerim yok / korkuyorum |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Sana Ne Yaptılar
Şair: Attila İlhan O sabah mı çıkmıştın, bir gün önce mi Bir bıçağın ağzında yürür gibiydin Demirlerin soğukluğu soluk dudaklarında Gözlerinde karanlığı dar hücrelerin Seni görür görmez özgürlüğümden utandım Söyle ne içersin, çay mı kahve mi Çok değişmişsin birden tanıyamadım. Saçların uzundu, omuzlarına akardı Gönlümüz şenlenirdi sarışınlığından Onlar mı kestiler, sen mi kısalttın Gülerdin, içimize aylar doğardı Görünmez dağların arkasından Eski gülümsemeni beyhude aradım O sabah mı çıkmıştın bir gün önce mi Çok değişmişsin birden tanıyamadım. Bir çay içer misin, yoksa kahve mi Kibritim yok, demek cigaraya başladın Ellerin de titriyor, bir şeyin mi var Böyle bir kız değildin sen eskiden Sana ne yaptılar, sana ne yaptılar? Kirpiklerin ıslanıyor durup dururken O sabah mı çıkmıştın, bir gün önce mi Çok değişmişsin birden tanıyamadım |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Sen Benim Hiçbir Şeyimsin
Şair: Attila İlhan Sen benim hiçbir şeyimsin Yazdıklarımdan çok daha az Hiç kimse misin bilmem ki nesin Lüzumundan fazla beyaz Sen benim hiçbir şeyimsin Varlığın yokluğun anlaşılmaz Galiba eski liman üzerindesin Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak Dudaklarınla cama çizdiğin En fazla sonbahar otellerinde Üniversiteli bir kız uykusu bulmak Yalnızlığı öldüresiye çirkin Sabaha karşı öldüresiye korkak Kulağı çabucak telefon zillerinde Sen benim hiçbir şeyimsin Hiçbir sevişmek yaşamışlığım Henüz boş bir roman sahifesinde Hiç kimse misin bilmem ki nesin Ne çok çığlıkların silemediği Zaten yok bir tren penceresinde Sen benim hiçbir şeyimsin Yabancı bir şarkı gibi yarım Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak Hiç kimse misin bilmem ki nesin Uykumun arasında çağırdığım Çocukluk sesimle ağlayarak Sen benim hiçbir şeyimsin |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:48. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.