![]() |
|
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Hüzünlü Pazar
Şair: Ataol Behramoğlu Hüzünlü pazar, beyaz meleklerin ilahiler söylediği Aşkın güzelce yıkandığı, sımsıkı kefenlendiği Yaz geçmiş, gelip çatmış bağbozumu vakti Genç kızların mutluluğu bir mevsim daha ertelediği Hüzünlü pazar, geçmiş pazarların anısıyla kavuniçi Çocukların hep kursaklarında kalan sevinci |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Şu Yoksul, İşıksız Sokaklardan
Şair: Ataol Behramoğlu Şu yoksul ,ışıksız sokaklardan geçerken akşamüstleri Elimde yiyecek filesi,evime doğru Siliniyor sanki zihnimin yorgunluğu Isıtıyor halkımın ozanı olmak duygusu içimi Yıpranmış ellerinde bir sokak çiçekçisinin Bir kırmızı gül gibi.. |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Öğrendim Ki
Şair: Ataol Behramoğlu Öğrendim ki... Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız. Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz, Gerisini karşı tarafa bırakırsınız. Öğrendim ki... Güveni geliştirmek yıllar alıyor, Yıkmak bir dakika. Öğrendim ki... Hayatında nelere sahip olduğun değil Kiminle olduğun önemli. Öğrendim ki... Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün Ama sonrası için bir şeyler bilmek gerek. Öğrendim ki... Kendini en iyilerle kıyaslamak değil Kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir. Öğrendim ki... İnsanların başına ne geldiği değil O durumda ne yaptıkları önemli. Öğrendim ki... Ne kadar küçük dilimlersen dilimle Her işin iki yüzü var. Öğrendim ki... Olmak istediğim insan olabilmem Çok vakit alıyor. Öğrendim ki... Karşılık vermek Düşünmekten çok daha basit. Öğrendim ki... Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek Hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun. Öğrendim ki... 'Bittim' dediğin andan itibaren Pilinin bitmesine daha çok var. Öğrendim ki... Sen tepkilerini kontrol edemezsen Tepkilerin hayatını kontrol eder. Öğrendim ki... Kahraman dediğimiz insanlar Bir şey yapılması gerektiğinde Yapılması gerekeni Şartlar ne olursa olsun yapanlar. Öğrendim ki... Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor. Öğrendim ki... Bazı insanlar sizi çok seviyor Ama bunu nasıl göstereceğini bilemiyor. Öğrendim ki... Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterseniz Bazıları hiç karşılık vermiyor. Öğrendim ki... Para ucuz bir başarı. Öğrendim ki... En iyi arkadaşla sıkıcı an olmaz. Öğrendim ki... Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları Kaldırmak için elini uzatır. Öğrendim ki... İki insan aynı şeye bakıp Tamamen farklı şeyler görebilir. Öğrendim ki... Aşık olmanın ve aşkı yaşamanın çok çeşidi vardır. Öğrendim ki... Her şartta kendisiyle dürüst kalanlar Daha uzun yol yürüyor. Öğrendim ki... Hiç tanımadığın insanlar, iki saat içinde, senin hayatını değiştirir. Öğrendim ki... Anlatmak ve yazmak ruhu rahatlatır. Öğrendim ki... Duvarda asılı diplomalar İnsanı insan yapmaya yetmez. Öğrendim ki... Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır. Öğrendim ki... Karşısındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zor. Öğrendim ki... Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gerçek aşkların da! Öğrendim ki... Tecrübenin kaç yaşgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok, Ne tür deneyimler yaşadığınızla var. Öğrendim ki... Aile hep insanın yanında olmuyor. Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz. Aile her zaman biyolojik değil. Öğrendim ki... Ne kadar yakın olursa olsunlar En iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir. Onları affetmek gerekir. Öğrendim ki... Bazen başkalarını affetmek yetmiyor. Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor. Öğrendim ki... Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın Dünya sizin için dönmesini durdurmuyor. Öğrendim ki... Şartlar ve olaylar, Kim olduğumuzu etkilemiş olabilir. Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz. Öğrendim ki... İki kişi münakaşa ediyorsa, Bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez. Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez. Öğrendim ki... Her problem kendi içinde bir fırsat saklar. Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır. Öğrendim ki... Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor. |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
İşte Bir Şiir
Şair: Ataol Behramoğlu Bir akşamüstüne doğrunun melankolisini sonsuzlaştırmak istiyorum yaşadığıma tanık olun Bu bireysel çırpınışları asmak istiyorum, tanık olun Ama bir aralıkta yaşıyoruz sanki, yeryüzü ayaklarımızın altından kayıyor ve kimse bunun farkında değil Heryerde benciller ve ukalalar kendi ölçülerine zorluyorlar hayatı Ve hiç kimse denizin nasıl büyük ve derin birşey olduğunun farkında değil Ve hiç kimse bir karpuz kabuğundaki çıldırtıcı, taze ve derin yeşilliğin farkında değil Ve hiç kimse çocukların neden mahzun olduğunun farkında değil Ve onları nasıl bir dünyaya hazırladığımızın Hafifçe başım ağrıyor, bir çocuk ağlayışı, geçen bir tren, vakitsiz bir horoz Birazdan televizyon sesi yükselir, hayatımızı karartmak ve zapt u rapt altına almak için Hiçbir şairi kıskanmıyorum ve hiçbir şaire özenmiyorum, istiyorum ki kendi çırpınışları, kendi savruk davranışları içinde bir disiplin yaratsın şiirim İşte durup dururken uzak semtlerinde Ankara'nın geniş ve soğuk bir gecekondu akşamının izlenimi geliyor aklıma Ve tereddütsüz geçiyorum şiirime bunu Mutlu olmayı bir kez yitirdim sonsuzca belki de Üzüntüyle ayrılıyorum bu şiirden |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
İşim Nedir Ki
Şair: Ataol Behramoğlu İşim nedir ki Bulutlara yazılır geçer Yüzüm nedir ki Akar suya çizilir geçer Ömür nedir ki Kurulur bozulur geçer Sevda nedir ki Dokunursun süzülür geçer Şiir nedir ki Sezilir geçer İnsan nedir ki Bir şeylere sevinir üzülür geçer |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
İstanbul..
Şair: Ataol Behramoğlu Göğsüme bir İstanbul çiziyorum Başparmağımla, kelebek biçiminde Çocukmuşum gibi aynanın önünde Yüzümü saçlarımı okşuyorum Kadıköyden herhangi bir deniz Tenha bir tramvay Şişliden Samatyadan belki Sultanahmetten İncir ağaçları anmsıyorum Göğsüme bir İstanbul çiziyorum Başparmağımla, kelebek biçiminde Biraz umutsuzum, biraz yorgun işte En çok gözlerimi seviyorum |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
İnsanlar...
Şair: Ataol Behramoğlu İnsanlar da ülkelere benziyor Sınırları var, yüzölçümleri Yasaları var Bayrakları, ilkeleri Kimi dağlık bir arazidir. Kimi kıraç Kimi bereketli Kimi dardır Kimi engin gözalabildiğince Kiminin sınırlarından sıkı pasaport denetimiyle girilebilir. Elini kolunu sallayarak girersin kiminden içeri Sonuçta ne küçümse insanları kızım Ne de önemse gereğinden çok Ama anlamaya çalış Nedir ve ne kadar genişleyebilir yüzölçümleri |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
İlkbahar
Şair: Ataol Behramoğlu Yüzümü bulutlara kaldırıp Dua eder gibi mırıldanıyorum Kuşlarla, otlarla yıkanıyorum Rüzgarla, ilkbaharla Güneş gözkapaklarımı ısıtıyor Ah! Güvenilmez ilkbahar güneşi Rüyada mıyım, gerçek mi bu Hem var gibiyim, hem yok gibi Bir güney kentinde, bir kıyı kahvesinde Başakların sonsuz salınışı Burada, kendimle başbaşa Ömrümü böylece tamamlayabilirim Bir kuşu dilinden hiç öpmedim Belki bir gün öpebilirim Belki bir gün rüzgar olurum ben de Eserim başakların üzerinden Kalbim bir yaz gününe karışsın isterim Bir kuş cıvıltısında doğmak için yeniden |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Yeniden Hüzünle..
Şair: Ataol Behramoğlu İşte yine can sıkıntısı bana bir şiir yazdıracak. Tırnaklarım uzamış, İçimde yaralı bir aşk. İçimde yaralı bir aşk ve birkaç piyes ölüsü, birkaç gözyaşı kırıntısı, intihar gelgiti birkaç. Sırtüstü uzandım dünyaya, odamın ampülüne bakıyordum, ampulün bağlı olduğu borunun tavanda kıvrılışına. Tavanda kıvrılışına birkaç damla gözyaşının birkaç damla tentürdiyot, kalbim ağrıyordu, bir yaz- günü düştüm sokaklara, karanlık sokaklara düştüm, bir yaz gecesiydi galiba, ürpererek indikçe bayırlardan, kimsesiz ve boş alanlara, çaresiz, bomboş bir cesettim, bir suyla dolu bir kova olarak kalmışım dünyada. Herkes kim bilir nerdedir- şimdi? sevgilim...Kim bilir- nerdesin? Kalbim -ki bir gün durur- var mıydı acaba? Ölümü ve tuzlu fıstıkları unutmadım, bayat tuzlu fıstıkları. Sarhoşlar kusardı bir de ben varken orda. Dünya'da. 1965 yılında. Bir savaş ve hüzün korkusuyla kahvelere dolardı insanlar Sevgilim! Sevgilim! "Kanayan yerim benim" çürük yumurta, bayat pastırma ve bamya yenilen bir lokantada mareşal fevzi çakmak, koca yusuf dünya güzeli fatma dostumdular. Ben o şehirde yalnızdım bunu kimseler bilemez gidip gidip rıhtıma dururdum. Kör bir dilenci vardı, o da- dostumdu, beni- evlendirmek isterdi kızıyla. Ben içimde bir acıyla boyna bir resim yapardım. Sarı kurdeleli kızlara- hikayeler anlatırdım hatta uzak dünyalar ve albert aynştayn hakkında. Onlar uzun uzun susarlardı. Güzelim kızlari Hürriyet- gaztesi okurlardı Ses ve Hafta. Her şey o kadar birbirinin aynıydı, hayat- akıp gidiyordu sıkıntıyla. Domino taşlarına ve bir nehrin akışına benzeyen cesur ve genç hayat. Akıp giden. Kitapçı vitrinlerini ve alanları hızla eskiten- hayat, bazen- beni heyecanlandırırdı. Yağmurlu, ıhlamur ağaçlı bir yolda kocaman, eflatun, bir güneş tıkanırdı gırtlağıma onu karnıma sokardım. Güneşi, göğsüme ve karnıma. Akşam- beni bulurdu bir koyda. Kırlara doğru koşardım bir bağırtıyla. Az önce ıslanmış kırlara, serin ve bereketli, her zaman bağışlayan, o taze, ve hüzün- anası kırlara... Sevgilim! Sevgilim Gece- yürüyor, Dünya- yürüyor ordularla. Kitaplarla ve matbaacı- çıraklarıyla. İçimde- bir dağ çeşmesi akıyor... Sabah oldu oluyor anında- eski, külüstür, kömür- yüklü sarı bir kamyonla yanında durmuştuk, orman- battaniyeliydi hala. Bir hastane odasında- sabaha karşı, yaralı- bir onbaşı gibi uyuyordu. Sabaha- karşı bir hastane odasında- aklıma çanlar geliyor. Bir adam- kesik çocuk başları satıyor. Yeniden hüzünle başlıyorum bir romana... |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var
Şair: Ataol Behramoğlu Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır Kopmaz kökler salmaktır oraya Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına İnsan balıklama dalmalı içine hayatın Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın Değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana. |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Yaz Sonu
Şair: Ataol Behramoğlu Ayvalar ve güneş sarardı Yıldızlar daha parlak Ve ay daha soğuk şimdiden Güz denizi yutkunuyor Ardısıra yitik bir aşkın Kıyıya çarpıp geriye çekilirken. Kağıttan taşan mürekkep gibi Taşıyor içimden Özlemi geçmiş yazın. |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Yaz
Şair: Ataol Behramoğlu Seni seviyorum ve bir şey söylemiş olmuyorum bunu söylemekle Ben bu yaz kokusunu bir başka zamandan anımsıyorum ben bu yaz tadını biliyorum, terleyen aşkı terleyen kasıkları ve şakaları biliyorum kendimi yokluyorum, burnumu çekiyorum, yaz geçiyor Yaz geçmeyecekmiş gibi, havada asılı duran sesler Tembelce ulaşıyorlar hedeflerine Yazın derin uykusu, uyuşukluğun yazı Kaşınmanın, uzak iklimlere doğru Yaz büyük ve ayıp bir çiçeğe benziyor (Ben bu benzetmeyi anımsıyorum) Dolunay çırılçıplak (Bu benzetmeyi de) Yaz, mezar taşları ısınıyor Ve kertenkelelerin kanı Saçlarımdan otlar ve kertenkeleler fışkırıyor Yaz, bakımsız bahçler Bakımsız havuzlar Yaz günleri dilimde tüy bitiyor Ve aşkın ısırgan otu İpekten sözler üretiyorum, geleceksen gel Sözler yorgun düşüp kalıyor yarı yolda Aşk, ve gecenin kadifesine yazılan sözcükler Yaz beni derin yatağına çekiyor Ağlıyorum ve diriliyorum yeniden Yaz bir ölüm uykusu ve bir gece dürtüsüdür Serin yıldızlar kuşandığımız Sözcükler derin sulara batıp çıkıyor Yaz budur ve roman budur Yaz beni yaralıyor |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Unuttum Nasıldı Annemin Yüzü
Şair: Ataol Behramoğlu Unuttum, nasıldı annemin yüzü Unuttum, sesi nasıldı annemin. Gece bir örtü olsun anılardan Kara yüreğime örtüneyim. Unuttum, nasıldı annemin gülüşü Unuttum, nasıldı ağlarken annem. Yaşam sallasın kollarında beni Küçücük oğluyum onun ben. Unuttum, elleri nasıldı annemin Unuttum, gözleri nasıldı bakarken. Kuru ot kokusu getirsin rüzgar Yağmur usulcacık yağarken. |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Uğur A Ağıt Değil Övgü
Şair: Ataol Behramoğlu Günümüzde insan olmanın Çok ağır bedeli var Ya parçası olacaksın alçaklığın Ya seni parçalarlar Oysa insan olmak Çoğalabilmektir başkalarıyla İnsansın, birinin canı yanarken Seninde canın yanıyorsa Bir bombayla canına kıyılan Çoğalmasını bilen biriydi Daha az Uğur Mumcu'yduk dün Daha çok Uğur Mumcu'yuz şimdi |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Türkiye; Üzgün Yurdum, Güzel Yurdum
Şair: Ataol Behramoğlu Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum Boynu bükük ay çiçeği Şiirin ve aşkın geleceği Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum Dağ rüzgarı, portakal balı Alçak gönüllü, hünerli, sevdalı Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum Yazgısı kara yazılmış gelin Kurumuş sütü memelerinin Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum Harlı bir ateş gibi derinde yanan Haramilerin elinde bulunan Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum Güngörmüş, bilge toprağım Yunus, Pir Sultan ve Nazım Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum Bozlat, ağıt, halay ve zeybek Dumanı üstünde ekmek Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum Yüzü kırış kırış anam Ağlayan narım, gülen ayvam Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum Asmaların üstünde gün ışığı En güzel geleceğin yakışığı Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum Zinciri altında kımıldayan Bitecek sanıldığı yerde başlayan |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Toprağa Düşen
Şair: Ataol Behramoğlu Ona 'Haydi Savaşa' dediler Başkaca birşey Söylemediler Aldılar köyünden Davulla zurnayla Geride üç çocuk Bir eş ve bir ana Eline bir silah Tutuşturdular Ve karşılaştı Düşman ordular Vurulup düştü İlk çatışmada Göğsünde bir oyuk Üç delik alnında 'Ey bu topraklar için Toprağa düşen' Bir karış toprağın Var mıydı yaşarken? |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Tek Başınalık
Şair: Ataol Behramoğlu Ben tek başına ne yapabilirim Diye düşündü biri Ve hiçbirşey yapmamaya karar verdi Ben tek başına ne yapabilirim Diye düşündü bir öteki Ve yalnızlığının kuytuluğuna çekildi Ben tek başına ne yapabilirim Diye düşündü bir üçüncü Ve tek başına düşünmeyi sürdürdü Ben tek başına ne yapabilirim Diye düşündü yüzbinler Ve tek başınalıklarını sürdürdüler Ben tek başına ne yapabilirim Diye düşündü milyonlar Milyonlarcaydılar Ve tek başınaydılar Bu arada birileri Onlar adına Karar vermekteydi Tek başına olduklarını sananlar Topluca ortadan kaldırıldılar.... |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Sıradan Akşamlar
Şair: Ataol Behramoğlu Her gündüze uyandığımda Yeni bir hayat derdim içimden Gece ölümün soğukluğu Ve bende acının korkusu Sözler verdim... Tutamadım. Bir zaman sonra ben oldum Gündüze bakıp ağlayan Gecenin karanlığında Dünyayı sarmalayan. |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Sevginin Önünde
Şair: Ataol Behramoğlu Bütün insanları dostun bil, kardeşin bil kızım Sevincin ürünüdür insan, nefretin değil Zulmün önünde dimdik tut onurunu Sevginin önünde eğil kızım.. |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Sevgilimsin
Şair: Ataol Behramoğlu Sevgilimsin, kim olduğunu düşünmeye vaktin yok, yapacak işleri düşünmekten Kalabalığın içinde kalabalıktan biri Gecenin içinde bir yıldız, yitip gitmiş çocukluk gibi Sevgilimsin, ak dişlerini öpüyorum, aralarında bir mısra gizli Dün geceki tamamlanmamış sevişmeden Sevgilimsin, boğuk aşkım, kanayan gençliğim Uçuruyorum seni çocukluğuna doğru Kanatların yorulur, ter içinde kalıyorsun Gece yanıbaşımda bağırarak uyanıyorsun Her sabah el sallıyorum metalle karışmana Sevgilimsin, arasıra bir kağıt koyup erteliyoruz aşkı Otobüslerde ve trende kaçamak yaşanan Ve bedenlerimiz kana kana kanayamadan yan yana |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Sesler...
Şair: Ataol Behramoğlu İnsan seslerine tutunarak ilerliyorum Kollarım alabildiğine açık Yuvarlanmamak için uçuruma İnsan seslerine tutunarak ilerliyorum Yolumu yitirmemek için Boğucu karanlıkta Kızımın sesi 'anne' diyen 'i' gibi incelterek 'e' sesini Babacığım derken kırık dökük Ve öğrendiği ilk fiilleri sıralarken O henüz dalında ham bir meyve gibi ses Tutkulu,güvensiz,birden tizleşen Karımın sesi,gülümseyiş gibi umutlu Ve bir kızkardeş sesi gibi sevecenlikle dolu Telefondaki sesi babamın Kısık,uzakta,ama can kadar yakın Gurbetteki kardeşlerimin sesleri Ansızın bir selam gibi ulaşan Çocukluğu Ve daha nice şeyleri ışıldatan Unuttuğum sesi annemin Bazen düşlerimde çınlayan Ve dostların sesi,bunaldığımda Dokunurcasına duymak istediğim Yolumu yitirmemek için Yitip gitmemek için boğuntuda 'Kendine iyi bak' diyen sesler 'Nasılsın' diyen sesler Kaygılı,dostça çınıltılı,ince kalın,boğuk ya da tiz Kendimi en kötü duyumsadığım zamanlarda Duymak istediğim o sesler Tutunarak güven duyduğum Birlikte bir karanlığı geçtiğimiz... |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Seni Elinden Tutmuştum
Şair: Ataol Behramoğlu Seni elinden tutmuştum...yaz geçiyordu Yaz geçiyordu, biz geçiyorduk Yazı elinden tutmuştuk Birazdan geleceksin, bakışacağız Bakışacağız, hem var hem yok gibi Hem var hem yok gibi öpüşeceğiz Aramızda söylenmemiş sözlerin uzaklığı Aramızda yaşanmamış şeylerin uzaklığı Yakın ayrılıkların sezgisi tenimizde Hayat geçiyor biz geçiyorduk Bir denizin üzgün kıyısında Güz bir hastalık gibi ilerliyordu Olgun ışığıyla güz Ve biz yaklaşan ayrılıkların önünde Kış duygularına bürünmüşüz Dışardan ağlayışı geliyor çocuğumuzun |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Sana Seslenmek İçin
Şair: Ataol Behramoğlu Gece sessizce başlıyor ve ırmağın Öte yakasına geçiyor atlılar. Bir papatyanın acısını dinliyorum. Gökyüzü gitgide genişliyor. Islak yaprakların derin yeşilliği Islak dağların uyandırdığı keder. Kendime bir demet çiçek topluyorum Öğretmenimin iliklediği göğsüm Ne kadar genç Ağzımda taptaze bir tütün kokusu Ve taze ceviz kabuklarının kararttığı parmaklarımda Bir ağız mızıkası. Öğrendiğim ilk şarkılar Yollar yollar yollar boyunca Söylediğim ilk şarkılar Sevgilim olan bütün kızlar Siyah önlükleri ve Kaçamak bakışlarıyla geçip gittiler İlk fotoğraflarımdaki yakışıklı saçım... Ey akşam, ey bir aşkın Başlaması ve bitmesi Ey turuncu akşam, bütün akşamların akşamı Ey mor akşam, dudaklarım gibi moraran. Gece evleri sardığında Ve bahçeleri Işıklar içinde kaçıp giden Bir tavşan gibi yalnızım. Yolun iki yanında kalan Karanlık dağların ötesinde Neler olup biter Ve girdiğimiz uykulu kasabada Lokantadaki uykulu çocuk Olgun ışıklı lokantada Olgun patatesler. Bir adamın Doğması ve ölmesi Ve bazı işlemeler yapması hayatında Bazı bağlardan Üzüm toplaması Bazı sinemalara gitmesi Bazı kızları sevmesi Ve ölesiye yalnızlık çekmesi Bazı şehirlerde. Ey akşam, turuncu ve mor akşam Ey gökyüzü, ey benim Gittikçe esmerleşen kalbim. Şimdi beyaz bir kızın Yanında olabilmek için Bazı çılgınlıklar yapabilirim Onu boynundan öpsem ve onunla Dönyada olup bitenleri konuşsak İngiliz birahanelerinde Damalı kasketleri Ve şaşılacak kadar yorgun yüzleriyle Ve bütün emekçiler gibi Çocuksu gözleri Partal elleriyle oturan İşçilerden konuşsak Zencilerden konuşsak sonra Gülünce bütün yüzleriyle gülen Yakışıklı ve hazin Zencilerden. Gece dünyanın her yerinde Geliyor ve her yerde Aynı duygu uyanıyor kalbimizde. Sen şimdi Duvarına bir şiirimi asmışsındır Uyuyorsundur Belki düşünüyorsundur Sonuncu kattaki odandan Yıldızlara bakarak. Ve yıldızlar her zaman Eski ve tanıdıktır. Özellikle bir tren penceresinden bakıldığında. İçimiz nedensiz bir hüzünle dolduğunda Sırtüstü uzanıp toprağa Baktığımız yıldızlar. Bir harman yerinde ya da Düz bir damda. Uzaktan Bütün türküler gibi Yanık bir türkü gelirken Sıcaktan bunalırken Evler ve yollar; Ve yaşlı kadınlar Uyuklar gibi büzülüp minderlerine Düşünürlerken eskisini Olağanüstü günlerini Gece sesizce başlıyor ve ırmağın Öte yakasına geçiyor atlılar Çalıların hışırtısını dinliyorum. Sana seslenmek için Yeni şiirler tasarlıyorum.. |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Parkta Rastladığım Adam
Şair: Ataol Behramoğlu Parkta rastladığım adamın Bir kolu kesikti bileğinden Çiftçiymiş Tekirdağ' ın köylüklerinden Bir kızı veremden ölmüş Bu şehri İstanbul' da Karısı tutturmuş: Kızımın mezarı nerde ben orda Satmış savmış ihtiyarcık Varını yoğunu Feriköy' de bir evceğize Sokmuşlar başcağızlarını İkinci kız desen Kibarca: Akıl hastası Anaya babaya Vermez bir rahat yüzü Oğlanlardan büyüğü Dört çocuklu bir şoför Küçük oğlan Bir tamirhanede ömür çürütür Fayda yok anlayacağın Ne oğlanlardan, ne kızlardan Bir fabrikada iş bulmuş Kaçak işçi çalıştıran Kırk yılın köylüsü Ne yapsın işçi olursa Daha yılı dolmadan Kaptırıvermiş elini çarka Gerisi bilinen hikaye Patrondan imdat görmez Evde karı ağlar Deli kız vermez rahat Kendisine rastladığımda Düşünüp duruyordu bir kanepede Ben sordum o anlattı Güzelim Tekirdağ şivesiyle... |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Paristi
Şair: Ataol Behramoğlu Paristi , geceydi , gençtim Koyu simsiyah akıyordu Seine Sarhoştum , ıslaktım , esriktim Aşktan ,şiirden , kederden Paristi , binbir surat paris Bir zaman benimde sevgilim olan Kanatır gibi bir akşamüstü Öpünce eylül dudaklarımdan Paristi , hüzünlerden hüzün beğen Orada ölmek istiyordum Yazılmamış şiirlerimi Ardımsıra sürüklüyordum Paristi , akşamın paris'i Her gülüş , her söz bir sır küpüydü Tepeden tırnağa bir kalptim sanki Özleyişlerle örtülü Paristi hangi zamanın paris'i Uçup giden yaşamla uçarak Anıya dönüştü her şey birden Anıya dönüştü aşk Paristi , gecenin hüznün paris'i Yağmurun ve gençliğin Teşekkürler , esirgediğin Ve sunduğun her şey için |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Paris Şiirleri -4
Şair: Ataol Behramoğlu Arıyordum özgürlüğe giden yolu İnsan yüzlerinde değil gökyüzünde Arıyordum küçük beyaz bir bulutu Boğularak uyandığım o saatte Beni avutan o küçük bulut muydu Bir aşk bile yoktu yıkan ve onaran Bir aşk pırıl pırıl yağmur sularından Paylaştığım bir şey yoktu bu şehirde Şiirin bittiği yerde başlayan ne Çocukluğum muydu içimde sızlayan Ve hayatın artık geçip gittiğini Anlıyordum derin akan sular gibi Kopmuş köklerimden çarparken rüzgarda Gece bir uçurum gibi başlayınca Boğuntulardan çıkardım bu şiiride Kimse yok Akdeniz ağlıyor sadece Garip ve yitik bir sonbahar gününde Anlamların hızı biçimi aşarken Ağlamaz kendi uçurumuna düşen Boğulan kendinin labirentlerinde |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
On Ayrılık Şiiri -6
Şair: Ataol Behramoğlu Geçmiş zaman Anımsanıyorsa,şimdidir; Koparılıp atılır ya da Bir yaprak gibi bir defterden Koparılıp atılan Çırpınan bir yürek olabilir, Ya da bir yaz gecesi, Yıldızları can çekişen |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
On Ayrılık Şiiri -4
Şair: Ataol Behramoğlu Başka biri olacaksın istemesen de Tenine başka bir ten dokunduğunda Gövden buluştuğunda başka bir gövdeyle Başka bir nefesle karıştığında nefesin Başka biri olacaksın istemesen de Gece uykunda ya da gün ortasında İrkileceksin apansız bir duyguyla Bir uçurum kıyısında sendelemiş gibi Başka biri olacaksın istemesen de Bakışlarımın izini taşıyan giysilerin Tüketecek ömürlerini birer birer Değişecek yeri bir dolabın,pencerede bir çiçeğin Başka biri olacaksın istemesen de Dudaklarında benden sonraki bir çizgi Tanımadığım bir ton gülüşünde Ve artık beni unutmaya başlayan gözlerin Sonra,sonra başka birisin.. |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
On Ayrılık Şiiri -2
Şair: Ataol Behramoğlu Sadece ikimize değil Bütün hayata üzgünüm Fotoğraflarda Bir gece hatırası Öylesine yalnızım ki Sanki yokum Eriyor eski ben Ve yeni biri olamıyorum Keder sokulgan adımlarıyla Gelip kıvrılıyor yüreğime Hayat sakin Şafakta evler gibi Sanki hiç bir şey olmadı İkimiz yokuz sadece Biz olan ikimiz yokuz Deniz hep orada Ve ağaçlar aynı düşlerinde |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
On Ayrılık Şiiri -1
Şair: Ataol Behramoğlu Hayatta ve ölümde ayrıldık Ayrıldı iki beden Gönüllerimiz ayrıldı Seslerimiz ayrıldı birbirinden Ellerimiz ayrıldı Kokularımız Aynı yatakta uyanmalarımız Gülüşlerimiz Gözyaşlarımız Düşlerimiz ayrıldı birbirinden Ruhun içindeki gece Kapladı her şeyi birden |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Kapının Önünde Duran Çocuğa Gazel
Şair: Ataol Behramoğlu Kapının önünde duran çocuk Bir kır görünümünü andırıyor Güneş tütüyor saçlarında Gözlerinde bir deniz kımıldanıyor Kapının önünde duran çocukta Bütünleşiyor bütün zamanlar Dağlar doğuyor çatırdayarak Derinleşiyor okyanuslar Aşklar başlıyor ve bitiyor Dünya sürdürüyor dönmesini İzliyor şaşmaz düzeninde Gece ve gündüz birbirini Kapının önünde duran çocuk Habersiz bütün bunlardan Hayat akıyor durmaksızın Onun içinden ve dışından |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
O Kadar Güzel Bir Yüzdü Ki
Şair: Ataol Behramoğlu O kadar güzel bir yüzdü ki Gelip geçici olamazdı Ya da bir resimdi çizilmiş yastığıma Onunla hep Bir uçurum kıyısında gibi seviştik Kanatlanıp Birbirimizin uçurumuna Sevişmek bir şiir Bir uçurum dengesidir Yer çekiminin Ve akıl çekiminin dışında |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Nicedir Özlemişim
Şair: Ataol Behramoğlu Nicedir özlemişim Bu rüzgarı Hani Doğu'da eser Bahar akşamları Nicedir özlemişim Bir elma ağacının Dibine oturmayı Nicedir özlemişim Şoseleri,dağları Nicedir özlemişim Bir dosta sarılıp Ağlamayı |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Ne Yağmur Ne Şiirler..
Şair: Ataol Behramoğlu Soruyorum sevgilime - Darağacından Notlar’ı okudun mu? Bu bizim hayatımız. Gece doluyor içeri Yıldızlarıyla. Üç ilde Sıkıyönetim var. “Askeri savcı” Sözü Yer alıyor Günlük bir sözcük olarak Hayatımızın sözlüğünde. Aşklar kelepçeli Güney Amerika’da. Kederden Geberiyorum. Herkes hayatını anlatıyor. Deli anneler Yıkık binalar Paramparça Bir gençlik Yaşadığımız. Hayatımızın kanadığını görmüyor musun? - Darağacından notları’ı okudun mu? İşkence Ve umut Şiiri fışkırtır. Ruhumun yaralarını saracak Şafağın sözcüklerini Arıyorum. “Kalın devrimci romanların Sonundaki keder” Kalın Devrimci Bir roman olarak hayatımız. - Darağacından Notlar’ı okudun mu? Sevgilim Seni Öpüyorum. Her gün Geçtiğim denize Yabancılaşmasam Bütün hayatları Anlatabilsem. Ölüme karşı Dururken bir adam Tek bir mısra halinde Hayatını Okuyor. Çıldırasıya Boğuntuluyum. Çıldırasıya Bir özlem Günler ve Prag Ve trenler Ve alıp beni Götüren keder. Günleri zincire Vuruyorlar. Aşklar kelepçelidir. Güney Amerika Çe Guevara. Her şeyi bir bir Anımsıyorum. Kalın Devrimci romanları. Hayat Dolduruyor beni Nasıl Yıkık bir binayı Gökyüzü doldurursa. - Darağacından Notları’ı okudun mu? Prag’da Bir sevgilim var. Ve ikinci dünya savaşı Ve tanklar Ve ellerim Sana son kez dokunduğunda Artık Senin Olmayacağını bilmek; Artık Olmayacağımız. Çünkü Çıkış yok buradan. Silah sesleri Bir bahar. Ey uçuşan Güvercinleri kalbimin. Ey bir imkanı Yaşamak duygusu. Ey içime Sindirdiğim sevgin. Prag’daki Sevgilim. Karlı gecelerde Anımsarım seni Yağmurlar altında Dolaştığımız Litvanya’yı. “Kanal”ı Seyrederken Bütün Slav Ve Slavak güzellikleri. Kalın sesli Kadınlar. Ortodoks Hüznü. Ve “Tütün”ü Okurken Ve Fuçiği. Kanımızla Yazılmıştır Hayatın destanı Toprakta Dudaklarımızın İzi var. Ve donup kaldığımız Cephelerde Buruşuk Mektuplar Ve yerlerine Ulaşmamış. Savaş Ve keder Ve şiirler Korkunç bir Aşk özlemi. İnsanlara Duyduğum sevgiden Boğulurcasına Kalbimi Çatlatırcasına İmgeler Ve trenler boyunca Taşıdığım. Şehirlerden Geçerek Ve her bir insanın Bakışlarında Köyler ve uzak Duygular. Sonsuzca seninle Sevişme özlemi Ve erkek olduğumun Bilincinde olarak Ve idama Giden bir adamın Karısına Bıraktığı Mektup kadar Çağdaş ve anlaşılır. Ekmek kadar Kederli. Vaptzarov’un Şiirleri kadar. Sevgilim, binlerce kilometreye Yayılan kalbim Ve gözyaşlarım Ve her şeye Yetişme duygusu. Bütün romanları Yutarak Bütün aşkları Yaşayarak Ve çağdaş ve sarsak Kalbimi Avutamaz Ne yağmur... Ne şiirler... |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Mızıka
Şair: Ataol Behramoğlu Karlı gecelerde küçük istasyonlarda Düdük çalan trenlere bayılıyorum Tül perdeler ardında kadınlar gülüyor Tutup pencerelere tırmanıyorum Bir şiir söylüyorum sonra bir şarkı Sonra oturup ağlıyorum Sonra bir güzel çiçeklenip Sokaklarda mızıka çalıyorum Bu kente her gece yağmur yağıyor Ve ben her gece yeniden ölüyorum Bu tren oraya gidecek gizlemeyin Ne derseniz deyin ben biniyorum. |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Melankoli
Şair: Ataol Behramoğlu Ey sokaklarında yıllarca avare dolaştığım İçinde ilk aşkımı yaşadığım küçük şehir Umutsuz akamlarımda sesini duyduğum lir Sihrinde ilk acıyı tattığım Ey sarhoş akşamlarımın biricik tesellisi İlk şiirlerimdeki biricik dert ortağım fener Soğuk kış geceleri ısındığım kalorifer Gitgide uzaklaşan tren sesi ey en masum arzularımı gizleyen oda Yıldızlarla dost eden küçük pencere Her akşam gönlümün dilediği yere Götüren sihirli araba Ey en içli en yanık türkülerimi duymayan rüzgarı saçlarımı dağıtan sokak Ve ey saçı ak gönlü ak Anneciğim pencerede ağlayan Ah biliorum güç gelecek sizlere Ama artık gitmek geliyor içimden Bir sabah masmavi bir bulutun peşinden Dönüşü olmayan yerlere |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Limanda İkinci Uykusuz Adam
Şair: Ataol Behramoğlu Örneğin bir tohum yeşerdi ansızın Büyüdü erkin ortamlarda bir fidan Sonra bir rüzgar esti, amanın Silindi tomurcuk yaşamdan Ölümsüz ne var kahrolası evrende Limanda ikinci uykusuz adam elleri gemili Korsan şarkıları kadınlı bıçaklı gecede Bir duvar ördü ağlamadan Oysa seviler vardı görkemli, tutkular vardı Büyüdü nedenli bakışlar göksel karanlığa Düşünceler kopuk parmaklar gibiydi Anılar çığlık çığlığa Filmler yarım, öyküler yarım, bitse de Limanda ikinci uykusuz adam elleri gemili Korsan şarkıları kadınlı bıçaklı gecede Demir attı şaraplı yalnızlığa Demek bu göğü, doğayı, yıldızları Kişinin alınyazısını o yarattı Peki İsa’yı çarmıha geren kim Yusuf’u kuyuya kim attı Ve peki neden bütün suç Kabil’de Limanda ikinci uykusuz adam elleri gemili Korsan şarkıları kadınlı bıçaklı gecede Kalbini koparıp denize fırlattı. SİTE GENEL Yeni Şiirler (RSS) DOST SİTELER Sevgi Sözleri Aşk Sözleri Aşk Şiirleri Sevgi Sitesi Aşk Hikayeleri Seni Seviyorum |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Kırk Yaşın Eşiğinde Şiir
Şair: Ataol Behramoğlu Küçük heyecanlara paydos Çünkü rüzgarla aynı yaştayım Çünkü güneş kardeşim Bir ırmakla sevişmekteyim Bana artık dingin olmak Bana yalınlık yaraşır İçimde şiirin güzelliği Yaşamak sevinciyle yarışır Güzeller güzeli ömrüm Sana gitgide sevdalanıştayım Nice emeklerle dokunmuş Bir ince, bir nazlı nakıştayım Küçük tasalara, tutkulara paydos Çünkü evrenle aynı yaştayım Başsız sonsuz doyumsuz Bir başdöndürücü akıştayım |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Kuşatmada
Şair: Ataol Behramoğlu Kuşatma altında vermem gerekiyor Ömrümü etkileyecek kararları. Kuytu bahçelerde değil Sarsak odalarda yaşıyorum aşkı. En güzel dizeyi buluyorum derken Bozuyor düşümü bir klakson sesi Aklımda hayatım üstüne düşünceler Ve pantolonumdaki yağ lekesi. Sırıtkan, sırnaşık bir reklam spotu Ekleniyor sonuna duygulu bir filmin Sevgi yitiriyor anlamını Kaypaklaşıyor kin. Bir çocuk ölüsüyle yan yana Yaşıyor içimde gülen çocuk. Katıksız sevinç duymayı Ve üzülmeyi artık unuttuk. Gök diye bir şey vardı bir zaman Sonsuz, engin, mavi Şimdi sünepe bulutların Hasta köpekler gibi gezindiği Ve dalgakıranlarla zincirlenmiş deniz Gitgide çürüyen bir su olmada artık Akıtmada zehrini doğaya İçimizdeki bataklık... Kuşatma altında vermem gerekiyor Ömrümü etkileyecek kararları, Fakat hiçbir sey kurutamayacak Çorak topraklarda yeşerttiğim aşkı… |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Karşılıklar
Şair: Ataol Behramoğlu -Yaşıyor muyum,yoksa öldüm mü Diye sordu biri ötekine -Ben neden yaşadığımı sormaktayım Yıllardır kendime -Beni gerçekten seviyor musun Diye sordu ilk yaz kırlangıca -Bir gün kendimi öldüreceğim Dedi adam yargıca -Öğleye ne yemek pişireyim Diye sordu kadın kocasına -Tüm okyanuslarda yüzmek isterdim Kahrolası sınırlar olmasa -Adamı neden öldürdünüz Diye sordu yargıç katillere -Seviyorum seni ey yaşam Bütün hücrelerimle.. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:08. |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.