![]() |
|
Ataol Behramoğlu Şiirleri
https://i.hizliresim.com/jiKeW3.jpg Ağustos Konuğu Şair: Ataol Behramoğlu Odama bir an giren uçucu bir böcek -Arıdan irice, kanatları renkli- Dolaştı bir süre, vızıldamadan. Sonra bulup yolunu pencerenin Çıkıp gitti Bir öykü çeviriyordum Çehov'dan Masamda bira bardağı -Odam, kitaplarım,olağan dünyam- Tül perdede ağustos ışınları Tanık oldu yaşamıma Bu uçucu böcek, sadece bir an Çıkıp gitti sonra Tıpkı yaşamıma bir an katılan Sonra yitip giden bir sevgili gibi |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Akşamüstü Bir Kahvede
Şair: Ataol Behramoğlu Akşamüstü bir kahvede Bira içtim birkaç bardak Gazeteden yoruldukça Gelip geçene bakarak Kahvenin müşterileri İçerdeydi daha fazla Camlı terasta idim ben Çıkıntı yapan sokağa Sevimsiz bir kocakarı Torununu azarladı Bir köpek geldi içerden Camdan dışarıya baktı Salınarak geçip gitti Genç bir anne çocuğuyla Kasketli iki müşteri Bir şey konuştu patronla Biraz sonra geldi köpek Baktı yine aynı yere Tıraş edilmiş yüzünde Kederle ve ciddiyetle Kocakarı torununu Azarladı bir kez daha Karıştı iki kasketli Akşamın ıssızlığına Köpek yine gelip baktı Camdan ve hep aynı yere Yüzünde aynı ciddiyet Ve gözlerinde kederle Kocakarı içkisini Bitirmiş olmalıydı ki Çıkıp gitti torunuyla Biri bir kahve söyledi Az önceki anne çocuk Döndüler elde ekmekle Köpek yine gelip baktı Camdan ve hep aynı yere Bakıyor birkaç saniye İçeriye dönüyor ve Geliyordu çok geçmeden Bakmak için aynı yere Koyulaşırken gitgide Usul ve yumuşak akşam Eğildim ben de yavaşça Baktım köpeğin ardından Uzuyordu bomboş sokak Gelip giden azalmıştı Parketmiş birkaç araba Ve akşamın ıssızlığı Eğilip bir daha baktım Belirgin hiçbir şey yoktu Köpek ise arada bir Gelip bakıp dönüyordu Ben de bu notları aldım Bir şiir yazarım diye Yaşamın anlamsızlığı Ve ciddiyeti üstüne |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Annem Yok Artık
Şair: Ataol Behramoğlu Annem yok artık.Beni düşünen kalbi yok.Bitti. Umutsuz olmak istemiyorum. Umutsuzluğun bir çıkar yol olmadığını biliyorum. Annem yok artık,yeryüzü çok gördü onu, Kalabalığın arasında kuş gibi çırpınan varlığını Çok gördü Dalgın yüreğini çok gördü Bizim için çarpan,kaygılarla dolu yüreğini. Annem yok artık.Bu kesin.Gelinecek bir yere gitmedi. İşte geldim çocuklar demeyecek Nasılsın yavrum demeyecek Sobanın yanında oturup uzatmayacak yorgun ayaklarını, Sabah kahvaltılarının masası olmayacak artık, Yine gel demeyecek, Çıkarken ben kapıdan, çıkıp karanlığa karışırken Yeni bir dönemi başladı ömrümün, Annemin olmadığı dönemi, Onu yüreğimin üstüne nasıl bastırmak İstediğimi bilemeyecek artık. Gençlik dönemleri birşey anlatmıyor bana, Aklımda hep son dönemlerinin annemi Hayatım sürüp gidecek,annem olmadan, Çocuklarım olduğunda onlara annemi anlatabileceğim Sadece. Fotoğraflarına bakacaklar, Ufarak,biraz mahsunca bir kadın Küçücük tozlu pabuçlarıyla merdivenleri tırmanıp Kapımı açıp girmeyecek Yüreği dopdolu,trafikten insanlardan şaşkın, Kocasına sığınan biraz bütün fotoğraflarında Hayatım rüzgar gibi akıp geçiyor, Uğultulu bir rüzgar gibi akıp geçiyor hayatım.. |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Annem Yok Artık -2
Şair: Ataol Behramoğlu Anne diyemeyeceğim artık bir başkasına, Sesimin anneme seslenirkenki tonuyla Tatil dönüşlerinde annemin uğrayacagım evi yok, Beni seven birileri olacak mı yine de Gidip koşulsuz uzanacağım bir yatak, Saçlarımı okşayacak bir el Ama ben anneme de bütün bütüne Bırakamadım kendimi Saçlarımı okşarken,yorulur şimdi Bırakır şimdi diye düşünürdüm Ve çılgınca yaramaz,beyni boş Denecek kadar yaramaz, Ve hastalıklı denecek kadar duyarlıklı Bir çocuktum çocukluğumda Dizlerine oturduğum birgün,indim utanarak, Kısa pantolonumdan fırlayan Ve bana artık büyümüş gelen dizlerimle Oysa ilkokul ikide ya var ya yoktum daha O zaman tanıdım sonsuz geniş caddelerini Kars'ın, Sonsuz geniş göğünü ve o zamanlardan kaldı Yüreğimde sonsuz bir uçurum duygusu Annem hiçbir zaman bilmedi bunları Yüreği büyümüş bir çocuktum ben Gizli gizli ne kadar çok ağladım Bir gün öleceğini düşünerek onun Annem yok artık, Onun yüreğindeki ben de yokum, Yani annemle tanımlanan ben de öldüm onunla Şimdi, Yeni bir tanıma alıştırmalıyım kendimi, Şimdi , Ben kendimi düşünmezken bile Kim düşünür beni.. |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Annem Yok Artık -3
Şair: Ataol Behramoğlu Umutsuz olmamak gerektiğini biliyorum, Bu acımasız gecede Yazgı diye birşey yok İçinde yaşadığımız bu toplum öldürdü annemi Çarpıntılarla hırpalanan yüreği Dayanamayıp parçalandı sonunda Şimdi toprak dolar gözlerine, Artık istese de kımıldayamaz, Yokluk esir aldı onu Bağladı ellerini,kollarını sessizlik, Çaresiz bile değil artık Bir çocuk gibi korunmasız, Karıştı bin yılın ölüsüne Ama onun umutları Benim de umutlarım olacak bundan böyle, Çaresizleri korurken Annemi de korumuş olacağım biraz O dilediğince yaşayamadı ömrünü, Varlığını özgürce geliştiremedi Ama bütün insanlar, Varlıklarını özgürce geliştirecekler birgün Ve annemi hiçbir zaman unutmayacağım Her ölüm kahramancadır, Annem hepimizden önce yaşadı Bu kahramanlığı Eyy benim yüreğim,güç ver bana Eyy hayat güç ver bana Anneme yaraşan şiirler söyleyim Boşuna yaşamış olmasın o, Sonsuzlaşsın İçten,pürüzsüz dizelerimle.. |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Annem Yok Artık -4
Şair: Ataol Behramoğlu Nasıl acı duyarsa bir mağara adamı, Nasıl çıkarsa ölçüsüz haykırışlar gırtlağından Öyle bağırayım ben de,sonsuzlaşsın yüreğim, Bütün insanlara sevgiler taşıyacak kadar Ve öylesine güzelleşsin ki her şey, Öylesine erisin ki yumuşak bir ışıkta Öylesine bilgileşeyim, Öylesine sevgiyle dolsun ki kalbim, Ölürken annemleşeyim Biliyorum var olmaz bir daha yok olan şeyler Umurumda değil Biçim değiştirdiği maddenin, Ruh diye birşey de yok Ama gizli sevgiler bulunup çıkarılırsa Yüreklerinden insanların Çıkarılırsa karanlığından unutuşun Yaşanmış olan şeyler Ve tek bir insan yüreği gibi çarparsa Bir günlük insanlık, Hiçbir şey yok olmamış olacaktır, Dönüşerek sonsuz,büyük ve Bütün zamanları birleştiren bir sevgiye.. |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Annemin Mezarına Gittik Bugün
Şair: Ataol Behramoğlu Annemin mezarına gittik bugün Babam,Namık,Nihat,Defne ve ben Namık'ın arabasıyla geçtik Yollardan ve mezarlığın içinden Çiçekler serptik üstüne mezarın Durduk orda sessizce Birbirine bakmadan herkes Ağladı,ya da birşeyler düşündü kendince Annemin mezarının yanındaki Bir başka mezarın önünde bir kadın ağlıyordu Kocasıydı sanırım toprağın altındaki Kısa bir zaman önce yitirmiş olduğu Bayram ziyaretçileriyle doluydu mezarlık Herkes ölüsüyle birlikte olmaya gelmişti Ağlanacak,bir an anımsanacaktı geçmiş Sonra yine hayatın hırgürüne dönülecekti Saçma olduğunu bildiğimiz halde gelişimizin Hiçbirimiz bir başka dünyaya inanmadığımız halde Durduk mezarı önünde annemin Annem oradaymışcasına; Babam,ben,Namık,Nihat,Defne Dönerken sessiz bir anlaşma vardı aramızda hepimizin Saçma da olsa gelişimiz,bir başka dünyaya inanmasak da Birlikte ya da yalnız,gelip duracağız önünde bu mezarın Bir daha dönülmez şeyleri düşünüp ağlamaya.. |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Arada
Şair: Ataol Behramoğlu Güz güneşi benzeşiyor bahar güneşiyle Biri kışa girerken biri kıştan çıkarken Biri yeni bir aşk öncesinde bir kederden sonra Biri biten bir aşktan sonra kedere girerken |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Ayrılan
Şair: Ataol Behramoğlu Aşkı doğuran şey nedir; O yakınlığı, iki can arasında? Ve kopuş ne zaman başlar? Ne zaman biter bir sevda? Bir kurt gibi içten içe Gelişip büyür çürüme Bir an gelir ki aynı mekandasınızdır Ayrı duygusal zamanlarda |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Aşk
Şair: Ataol Behramoğlu Hayatın hızıyla yaşadık o aşkı Her şey bir anda başladı Yaşandı Ve bitti... Yan yana gidip de bir süre Ayrı yönlerde uzaklaşan İki tren gibi... |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Aşk İki Kişiliktir
Şair: Ataol Behramoğlu Değişir rüzgarın yönü Solar ansızın yapraklar; Şaşırır yolunu denizde gemi Boşuna bir liman arar; Gülüşü bir yabancının Çalmıştır senden sevdiğini; İçinde biriken zehir Sadece kendini öldürecektir; Ölümdür yaşanan tek başına Aşk iki kişiliktir. Bir anı bile kalmamıştır Geceler boyu sevişmelerden; Binlerce yıl uzaklardadır Binlerce kez dokunduğun ten; Yazabileceğin şiirler Çoktan yazılıp bitmiştir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. Avutamaz olur artık Seni bildiğin şarkılar; Boşanır keder zincirlerinden Sular tersin tersin akar; Bir hançer gibi çeksen de sevgini Onu ancak öldürmeye yarar: Uçarı kuşu sevdanın Alıp başını gitmiştir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. Yitik bir ezgisin sadece, Tüketilmiş ve düşmüş, gözden. Düşlerinde bir çocuk hıçkırır Gece camlara sürtünürken; Çünkü hiç bir kelebek Tek başına yaşayamaz sevdasını, Severken hiçbir böcek Hiç bir kuş yalnız değildir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Bahar Şiiri
Şair: Ataol Behramoğlu Bu sabah mutluluğa aç pencereni Bir güzel arın dünkü kederinden Bahar geldi bahar geldi güneşin doğduğu yerden Çocuğum uzat ellerini Şu güzelim bulut gözlü buzağıyı Duy böyle koşturan sevinci Dinle nasıl telaş telaş çarpıyor Toprak ananın kalbi Şöyle yanıbaşıma çimenlere uzan Kulak ver gümbürtüsüne dünyanın Baharın gençliğin ve aşkın Türküsünü söyliyelim bir ağızdan |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Bebeklerin Ulusu Yok
Şair: Ataol Behramoğlu İlk kez yurdumdan uzakta yaşadım bu duyguyu Bebeklerin ulusu yok Başlarını tutuşları aynı Bakarken gözlerinde aynı merak Ağlarken aynı seslerinin tonu Bebekler çiçeği insanlığımızın Güllerin en hası,en goncası Sarışın bir ışık parçası kimi Kimi kapkara üzüm tanesi Babalar,çıkarmayın onları akıldan Analar,koruyun bebeklerinizi Susturun,susturun söyletmeyin, Savaştan,yıkımdan söz ederse biri. Bırakalım sevdayla büyüsünler Serpilip gelişsinler fidan gibi Senin,benim,hiç kimsenin değil Bütün bir yer yüzünündür onlar Bütün insanlığın gözbebeği İlk kez yurdumdan uzakta yaşadım bu duyguyu Bebeklerin ulusu yok Bebekler çiçeği insanlığımızın Ve geleceğimizin biricik umudu. |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Bellum Omnıum Cantra Omnes
Şair: Ataol Behramoğlu 'İnsan insanın Kurdudur' diyor Bir düşünür Ve ekliyor: 'Bellum omnium cantra omnes' Yani Yatkındır savaşa Birbiriyle herkes... Şu sonuç çıkar Bu saptamadan: Doğası gereği Savaşçıdır insan... Doğruluk payı Var mı bu görüşte? Yanlışlık var mı? Varsa nerde?... İnsan insanın Kurduydu belki Gerçek kurttan Yokken farkı... Onu kurttan Ayıran özellik Akıl olmalı Ve üretkenlik Ürününü Emeğinin Alırsan, sevinçle Dolar yüreğin Ve hele ortak bir Yaratıysa bu Daha da büyür Mutluluğu Oturursun Aynı sofraya Emektaş olmanın Mutluluğuyla Şimdi sormak Gerekir yeniden İnsan insanın kurdu mu gerçekten? İnsan insanın Kurduydu belki Gerçekten kurttan Yokken farkı Ama gelişen Bir şey var onda Sevgiye, iyiye Doğruluğa Yaratırken Emeğiyle Yaratır çünkü Kendini de... Soruyu yeniden Ve şöyle sormalı: Sevgiye, iyiye Barışa kim karşı? Emeğinin Hakkını alan Ne çıkar umar Savaştan? Dünyayı ortakça Kardeşçe üreten Ne yarar umar Kötülükten? Şimdi değiştirip Bu kavramları Yeniden ve şöyle Söylemek olası: Emekçi insan var, barıştan yana Dünyayı kardeşçe yaratan, üreten.. Ve kurtlar - savaşta çıkarları... Vurarak, kırarak, ezerek sömüren |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Ben Mi ? Evet..
Şair: Ataol Behramoğlu ben mi? evet... bir gün çıkıp gideceğim kapıları, evleri, dergileri, hüzünler bırakarak... bir çiçek merhaba diyecek... hoşgeldin diyecek dağ... orman gülümseyecek... anımsayışların, bekleyişlerin, ümitlerin ya da ümitsizliklerin hırsların, yarışların, tasaların kalktığı yerde tam anlatının, salt anlatının kaldığı yerde başlayacak şiir... hiç kimseye seslenmeyen, kendi kendine yeten sadece... kendi mantığı; kendi güzelliği içinde tutarlı... ama halkın yaşantısı girecektir oraya, çünkü yaşayan büyük bir şeydir halk... deniz ve ufuk girecek, karınca yuvaları, gökyüzü, kozalaklar ve kopuk ve artık hasetsiz bir aşk... yani sevişmek denizle, koşulsuz, önyargısız, hesapsız... yani uzanmak ve düşünmek binlerce yıl.. doğan, ölen ve yaşayan şeyleri... doğumu, ölümü ve yaşamayı yani dingin ve büyük olan herşeyi anlatmak... ben mi?evet. çıkıp gideceğim bir gün... tasasız, gözyaşsız, geride birşey bırakmadan ve birşey beklemeden ilerde... sadece yağmur sularından pırıl pırıl bir yürek artık kendi kendinin anlamı ve nedeni olan bir yürekle... |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Ben Ölürsem Akşamüstü Ölürüm
Şair: Ataol Behramoğlu Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Şehre simsiyah bir kar yağar Yollar kalbimle örtülür Parmaklarımın arasından Gecenin geldiğini görürüm Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Çocuklar sinemaya gider Yüzümü bir çiçeğe gömüp Ağlamak gibi isterim Derinden bir tren geçer Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Alıp başımı gitmek isterim Bir akam bir kente girerim Kayısı ağaçları arasından Gidip denize bakarım Bir tiyatro seyrederim Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Uzaktan bir bulut geçer Karanlık bir çocukluk bulutu Gerçeküstü bir ressam Dünyayı değiştirmeye başlar Kuş sesleri, haykırışlar Denizin ve kırların Rengi birdenbire karışır Sana bir şiir getiririm Sözler rüyamdan fışkırır Dünya bölümlere ayrılır Birinde bir pazar sabahı Birinde sararmış yapraklar Birinde bir adam Her şeye yeniden başlar |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Beni Bir Yaza Gömdülerdi Bir Zaman
Şair: Ataol Behramoğlu Beni bir yaza gömdülerdi bir zaman Her yer olabilecek bir kuytulukta Bir kadın vardı bir balkonda Sesinde yaralı bir gül olan Hayat ve mevsimler aynı şeydi Uyku kadar derin bir suda boğulurken İlkbahar kekeleyerek geldi Kırık çocuk gülüşlerinden Deniz oracıktaydı ve buğusu Eriyorken havada sesler Herşeyin bir büyü oluşturduğu Gizemli kokular ve gülüşler Beni bir yaza gömdülerdi bir zaman Annem olan bir sessizlikte Belki de onun kalbidir açan Derin bir gülün içinde |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Beyaz, İpek Gibi Yağdı Kar
Şair: Ataol Behramoğlu Beyaz, ipek gibi yağdı kar Bir kız kardan hafif adımlarıyla yürüyüp geçti hayal içinde Arkadaşlarımı düşündüm, sevgili şeyleri Sanki her şey bizimle var ve bizimle olacak Şarkılar çaldı odalarda Bütün insanları sevmek gerektiğini düşündüm Düşmanlarımız dışında Düşmanlarımız çünkü Sevgiyi yok ettikleri için Düşmanımız oldular. Beyaz ipek gibi yağdı kar Bir kız kardan hafif yüreğiyle Geçip gitti güvercinleri anımsatarak. Uzaktaki şehir Uykuya dalmıştır şimdi. Düşündüm bir bir Kardeşlerimin ne yaptıklarını Nihat Uyumuyor olmalı. -Nefis bir şarkı Söylüyor yandaki odadaki kız Bir Rus Halk şarkısı. Ve şimdi koroyla Başladılar- Nihat düşünüyordur Karanlıkta. -Sanırım Bir saatten sonra Hapishanede Dışardan söndürüyorlar ışıkları- Beyaz ipek gibi yağdı kar Bir kız kelebek adımlarıyla Geçip gitti karın üzerinden. İnsanlar kendi şarkılarını Kendi hayallerini taşıyorlar. Çağdaş şarkılar Gerekli onlara Hem hayatlarının Derinliklerinden söz eden Gerçekleştirilmiş Gerçekleştirilmemiş duygularından, Hem Kavgayı ateşleyen Somut Anlaşılır Akıllı şarkılar. Beyaz, ipek gibi yağdı kar Acılarla dolu bu dünyaya. İnsafsızlık Vahşet Hala güçlü Ve hala iktidarda. İnsanlar Ölüyorlar. Gepgenç Sımsıcak Ölüyorlar Sanki Ölmüyorlarmış gibi. Bir yandan sürüp gidiyor Hayat; Bir yanda tel örgüler Parmaklıklar. Beyaz, ipek gibi yağdı kar Yağdı kirpiklerine bir kızın Yağdı mavi bir nehre Saçlarıma yağdı Otobüslere Ağaçlara Evlere. İçimden okşadım onu. Kelebek adımlarını Yanımdan geçen kızın. Herhangi bir kız Hayalleri olan. İstedim ki Daha güzel Olsun şu dünya. İstedim ki Beyaz İpek gibi yağan karın altında Bitsin artık Bu sürüp giden alçaklıklar. Bir bebek Ölüm tehdidi altında yaşamasın Beşiğinde. Ve paramparça olmasın Sımsıcak Capcanlı Yaşayıp giderken insanlar. Bırakın, beyaz İpek gibi yağan karın altında Hayallerimiz olsun. Yaşayalım Özgür Güzel Düşünceli. Anlatalım Düşündüklerimizi birbirimize. Sevinç egemen olsun her yerde İnsanca Bir kaygı. Beyaz, ipek gibi yağdı kar. Yağsın. Dünya daha güzel olacak İnanıyorum buna. Bir insan kalbinin güzelliğine Çocukluğuna Sonsuz cesaretine, olanaklılığına İnandığım kadar. |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Bir Ermeni General
Şair: Ataol Behramoğlu Usanıp sevişmekten bir ermeni general Atıvermiş kendini senmişel kulesinden Bir çocuk ki öperken uzanır annesinden O çocuğu boynundan asıvermeli derhal Çünkü sığmıyor çocuk koskocaman adama Çünkü tuhaftır biraz, çocuk olmak eskiden Sahi, civcivler vardı-bazen anlatır annem Ne güzel bükermişim boyunlarını ama Ve ben o dar büyücü -upuzun kara şapkam Yeniden doğururken alışkın bir tavşanı Kendime iğretiyim-yani bir kasabalı Yani her direnişi çağda kızla sonlanan En yeni senaryoda en eski esas oğlan Bir ermeni general -yakası madalyalı |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Bir Gün Mutlaka..
Şair: Ataol Behramoğlu Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel, düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz! Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam! Sevgilim on sekizinde bir kız, yürüyoruz bulvarda, sandviç yiyoruz, dünyadan konuşuyoruz. Çiçekler açıyor durmadan, savaşlar oluyor, her şey nasıl bitebilir bir bombayla, nasıl kazanabilir o kirli adamlar Uzun uzun düşünüyor, sularla yıkıyorum yüzümü temiz bir gömlek giyiyorum Bitecek bir gün bu zulüm, bitecek bu hân-ı yağma Ama yorgunum, şimdi, çok sigara içiyorum, sırtımda kirli bir pardesü Kalorifer dumanları çıkıyor göğe, cebimde Vietnamca şiir kitapları Dünyanın öbür ucundaki dostları düşünüyorum öbür ucundaki ırmakları Bir kız sessizce ölüyor, sessizce ölüyor orda Köprülerden geçiyorum, karanlık yağmurlu bir gün, yürüyorum istasyona Bu evler hüzünlendiriyor beni, bu derme çatma dünya İnsanlar, motor sesleri, sis, akıp giden su Ne yapsam... ne yapsam... her yerde bir hüzün tortusu Alnımı soğuk bir demire dayıyorum, o eski günler geliyor aklıma Ben de çocuktum, sevgilerim olacaktı elbette Sinema dönüşlerini düşünüyorum, annemi, her şey nasıl ölebilir, nasıl unutulur insan Ey gök! senin altında sessizce yatardım, ey pırıl pırıl tarlalar Ne yapsam... ne yapsam... Dekart oluyorum sonradan... Sakallarım uzuyor, ben bu kızı seviyorum, ufak bir yürüyüş Çankaya'ya Bir pazar, güneşli bir pazar, nasıl coşuyor yüreğim, nasıl karışıyorum insanlara Bir çocuk bakıyor pencereden, hülyalı kocaman gözlü nefis bir çocuk Lermontov'un çocukluk fotoğraflarına benzeyen kardeşi bakıyor sonra Ben şiir yazıyorum daktiloda, gazeteleri merak ediyorum, kuş sesleri geliyor kulağıma Ben mütevazı bir şairim, sevgilim, her şey coşkulandırıyor beni Sanki ağlayacak ne var bakarken bir halk adamına Bakıyorum adamın kulaklarına, boynuna, gözlerine, kaşlarına, yüzünün oynamasına Ey halk diyorum, ey çocuk, derken bende bir ağlama İlençleniyorum bütün bireyci şairleri, hale gidiyorum portakal almaya İlençleniyorum o laf kalabalıklarını, kurumuş yürekleri, bireyin kurtuluşunu filan İlençliyorum o kitap kurtlarını, bağışlıyorum sonradan Uzun kış gecelerinden sonra, masallarda anlatılan Durup durup bunları düşünüyorum, bir sevinci bir hüzün izliyor arkadan Yüreğim ipesapa gelmez bir bahar göğü, Türkçe bir yürek kısaca Beklemek usandırıyor, telaşlı telaşlı bir şeyler anlatıyorum sağda solda Bir otobüse biniyorum, inceliyorum bir böceği tutarak kanatlarından merakla Yürürdüm eskiden baharda, o yıkıntıların ve çayırların olduğu alanlara Aklıma şiiri gelirdi o yaşlı Amerikalının sonbaharı anlatan şiiri Çayırlar vardı o şiirde, baharı anımsatan ne de olsa Böylece yeniden hazırlanıyorum bir coşkuya, yeniden sokaklara fırlamaya Kendimi atmak bir uçurumdan balıklama Büyük ve mavi bir şey izlenimi var bende, gördüğüm filmlerden mi ne Bir şapka, telaşlı bir gök, sıcak yapay bir dünya Anlat anlat bitmiyor, bitmiyor bendeki daüssıla Bütün sevgilerimi harcayabilirim bir çırpıda, yağmurlu o yollar geliyor aklıma Benzin kokuları, ıslak direkler, babamın esmer bir somun gibi tombul ve sıcak elleri Uyurdum. Bir de bakmışsın yeni bir filim sinemada, şehirde yeni bir kız, kahvede yeni bir garson O üzgün ve sabahlıklı dururdu balkonda... Şimdi ne var hüzünlenecek bunda, nedir bu çatlatan yüreğimi bu telaş Sanki yarın ölecek gibiyim, birazdan polisler gelecek ya da Gelip alacaklar kitaplarımı, daktilomu, bu şiiri, sevgilimin fotoğrafını duvarda Soracaklar babanın adı ne, nerde doğdun, teşrif eder misiniz karakola Dünyanın öbür ucundaki dostları düşünüyorum, öbür ucundaki ırmakları Bir kız sessizce ölüyor, sessizce ölüyor Vietnam'da Ağlayarak bir yürek resmi çiziyorum havaya Uyanıyorum ağlayarak, bir gün mutlaka yeneceğiz! Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey ithalatçılar, ihracatçılar, ey şeyhülislâm! Bir gün mutlaka yeneceğiz! Bir gün mutlaka yeneceğiz! bunu söyleyeceğiz bin defa! Sonra bin defa daha, sonra bin defa daha, çoğaltacağız marşlarla Ben ve sevgilim ve arkadaşlar yürüyeceğiz bulvarda Yürüyeceğiz yeniden yaratılmanın coşkusuyla Yürüyeceğiz çoğala çoğala... |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Bir Kadını Beklemek
Şair: Ataol Behramoğlu Bir kadının bana gelecek olması, bir rüzgarı geçerek Bir şarkıyı geçerek, saçlarının uçuşunda Bir kadının bana gelecek olması, bir ömür geçecek Aşkın buruk tadında, buluşması iki yalnızlığın Bir akşamı geçecek Belki de dağılan sesleri hüznün ve akşamın belki de Bir kadını geçecek Bir kadını bekliyorum Eteklerini ve saçlarını uçurarak gelecek… |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Bir Mavi Çiçek
Şair: Ataol Behramoğlu Önce top mermileriyle dövüldü alan Tarandı sonra mitralyözlerle Sonra boğaz boğaza dövüşüldü Ve sonra usulca indi gece BİR MAVİ ÇİÇEK KALMIŞTI SADECE AMA YOKTU KOKLAYACAK KİMSE Sabaha karşı dindi iniltiler Yan yana, üst üste yığılı ölüler Ağaçlar devrilmiş, kavrulmuş çimenler Boğulmuş yaşayan ne varsa bu yerde BİR MAVİ ÇİÇEK KALMIŞTI SADECE AMA YOKTU KOKLAYACAK KİMSE O sabah yine maviydi gökyüzü Başladı az sonra kuşların türküsü Sabah rüzgarı ne bilsin ölümü Esti durdu kırlarda keyfince BİR MAVİ ÇİÇEK KALMIŞTI SADECE AMA YOKTU KOKLAYACAK KİMSE |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Bir Sabah Tanıdık Bir Şehre Girerken
Şair: Ataol Behramoğlu Bir sabah tanıdık bir şehre girerken Sıcak ve dost şeyler düşünür insan Tanıdık bir yatak bekler sizi Bir çocuk yüzü gülümser anılardan Dost şehirler, sevgili, anne şehirler Nice anılar, nice mutluluklar yaşadım her birinizde Delikanlı bir sevinçle sokaklarınızdan geçtiğim oldu Kederli günlerim oldu aklımı yitiresiye Sonsuz kareli bir film gibi Yaşamım geçiyor belleğimden Tekrar etmek duygusu Her şeyi yeniden, yeniden... Bir sabah tanıdık bir şehre girerken Hüzünlü, tuhaf şeyler düşünür insan Sadece o şehrin değil Kendisinin de değiştiği duygusundan... |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Bir Şehit Kızına
Şair: Ataol Behramoğlu -Türküler Ve Alaz İçin- Güzelim,sevdiğim,çocuğum,gülüm Bir şehit kızısın sen. Acılı, buruk bir türkü gibisin Bu acımasız günlerin içinden Tuhaf bir sıkıntıyla daralır şimdi Küçücük,kuş kanadı yüreğin: 'Babam nerede,niye gelmiyor Babama küstüm ben anneciğim...' Baban artık hiç olmayacak yavrum Sana çocuğum diyemeyecek bir daha Güçlü,baba kucağının sıcaklığını Duyamayacaksın minik vücudunda Baban yiğit bir oğluydu halkının Onun için öldürdüler Sana halkımızdan armağan olsun Getirdiğim kırmızı güller Yıllar geçecek,alışacaksın Bir ince sızı kalacak ondan, Senin gözlerin gibi ışıltılı Çiçekler fışkıracak babanın mezarından Ve tıpkı serpilen bir çiçek gibi Gelişip ışırken bilincin gitgide Babanı yeniden kavrayacaksın Baban yeniden doğacak seninle Güzelim,sevdiğim,çocuğum,gülüm Bir şehit kızısın sen Acılı,buruk bir türkü gibisin Bu acımasız günlerin içinden |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Bu Aşk Burada Biter
Şair: Ataol Behramoğlu Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider Bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir Solarken albümlerde çocuklar ve askerler Yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner Uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir Yanyana uzanırdık ve ıslaktı çimenler Ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı! Bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı Geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Bu Yangın Yerinde
Şair: Ataol Behramoğlu Yaşamak bu yangın yerinde Her gün yeniden ölerek Zalimin elinde tutsak Cahile kurban olarak Yalanla kirli havada Güçlükle soluk alarak Savunmak gerçeği, çoğu kez Yalnızlığını bilerek Korkağı, döneği, suskunu Görüp de öfkeyle dolarak Toplanıyor ölü arkadaşlar Her biri bir yerden gelerek Kiminin boynunda ilmeği Kimi kanını silerek Kucaklıyor beni Metin Altıok "Aldırma" diyor gülerek "Yaşamak görevdir bu yangın yerinde Yaşamak, insan kalarak" |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Çerkez Ali
Şair: Ataol Behramoğlu Çerkez Ali'yle bir akşam Göl kıyısı lokantada Gürcü şarapları içtik Mezemiz "çahohbili" ydi Babası Kırımlı Tatar Annesi istanbullu Türk Kökü derinlerde çınar Şair dostum çerkez ali Gerçeği düşe çeviren Duygu nereden geliyor Şu karşıki dağlardan mı Akşam sisinde eriyen Bakışları bir ışık su Çerkez Ali anlatıyor Darağaçları kurulu Sultan Hamit ağır hasta Canı kayısı istemiş Kar yağıyor İstanbul 'a Beşiktaş'ta çerkez Ahmet -Yörenin ünlü bakkalı- Gidiyor yurdu kırım'a Bulup geliyor kayısı'yı Veriyor Çerkez Ahmet'e Bacısı Melek Filsan'ı Yaverlerden ihsan paşa O sırada İstanbul'a Kim gelirse kafkasya'dan Çerkez diye anılıyor Çerkez Ali'ye Çerkez'lik Babası Çerkez Ahmet'ten Böylece miras kalıyor Düşü gerçeğe çeviren Duygu nereden geliyor Yanımızdaki gölden mi Mavi bir tüle bürünen Dişleri bir apak umut Çerkez Ali anlatıyor Beşiktaşlı Çerkez Ahmet -kaytan bıyıklı delikanlı- Onbeş yaşında Filsan'ı Alıp gidiyor Kırım'a Osmanlıda meşrutiyet Rusyada bolşevik devrimi Ölüyor genç yaşta Ahmet Kalıyor Ali'si yetim Düşleri Çerkez Ali'nin Her gece dolu bunlarla Aklı fikri İstanbul'da Siliniyor çizgileri Göç günü ölen annenin Buğulanıyor gözleri Yağmur yağıyor kırım'a Kırk yıldır Özbekistan'da Yaşar Çerkez Ali sürgün Dönecek mi yurtlarına Kırımlı Tatarlar birgün Beşiktaş'ı İstanbul'u Vatanını annesinin Görmek kısmet olacak mı "Anneciğim İstanbul'a gidebileceğiz miyiz?" diyor annesine kızım karşı dağa bakıyorum Bir ağırlık yüreğimde Sırılsıklam ter içinde Uykumdan uyanıyorum |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Çocuk Gibi Tiril Tirilliğinle
Şair: Ataol Behramoğlu Çocuk gibi tiril tirilliğinle kucaklardım seni.. Yazlar ve unutuşlar geçerdi. Günlerin güneşini içerdim. Sessizce aşkın teri dolardı kucağıma... Fıçılarda damıtılmış şarap renginde şafak... Ayaklarının bastığı kumlara basardı ayaklarım... İnce güzelliğin senin seni kuşatan gökyüzü kadar sadeydi... İnsan güzelliğin senin.. Katıksız merakın.. Katıksız şehvetin ve sevincin.. Dünyaya bir güzelliğin../.. narinliğini anlatmak için gelmiş gibiyim.. Denizin çarptığı kumsal ve bunaltıcı yaz gecesi.. Dünyaya bir yaz gecesinin bunaltısını anlatmaya gelmiş gibiyim. Ey bırakıp gitmek... Yıldızlar ve taptaze bir şey... Bir aşkın pırıl pırıl edişi seni... Boynunun ve omuzlarının narinliği.. Dudaklarının üstündeki ter damlası... Kayar gibi uzanışı kollarımda vücudunun.. Beyaz bir ırmak gibi... Yaşanmış ve yaşanacak bütün aşkların baygınlığını yaşamak seninle... Vücudun üstüne yazdığım bu şiir senin bir zamanki güzelliğinin tanıtı gibi kalmalıdır.. Sevgilim, gövden sinerdi gövdeme.. Çocuk ve günahkâr başın dinlenirdi omzumda... Her şey bitiyor ve yorulduğumu düşünüyorum Akşama yemek hazırlıyor bir kadın.. Kocası, gömleğinin kollarını kıvırmış camdan bakıyor... Terzi kızlar atelyeden çıktılar. Akşam hazırlığı. hüzün. Bir odada beni beklediğini düşünüyorum.. Seninle dolu bir oda.. Seslerimiz tanıdığında birbirini ve gülüşlerimiz.. Ve hüzünlerimizin anlaşıldığında kardeş olduğu.. Boynunu yeniden sevgiyle öperim parmaklarının ucunu... Gençliklerimizin birbirine karıştığı düşüncesiyle çoğalarak... |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Çok Sevdim Bir Zamanlar
Şair: Ataol Behramoğlu Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de Alıp başımı gitmeyi yollar boyunca Seyretmek bir bozkır akşamını camından bir otobüsün Masal şehirlerini geçerken hızla Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de Ürpertili, sımsıcak tenini kadınların Salmak serin sulara gövdemi Düşüp gitmek ardına şiirin ve aşkın Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de Varolduğumu düşünmeyi, ürpererek... Karanlık bir odada küçük bir çocuk gibi Yağmurdan ve yalnızlıktan ürkek Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de Düşüncemi geniş ve sonsuz olanla birleştirmeyi Hırçın ve ele geçmezce atılgan Uysal ve usulcacık benim olan şeyi... Çok sevdim birzamanlar, seviyorum yine de Ve hep seveceğim beynim ve tenim varoldukça bu dünyada Pırıl pırıl olanı, her zaman bir güz diriliğinde Değişmez ve değişken olanı sonsuzca... |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Çığlık..
Şair: Ataol Behramoğlu Bir adamı öldürmenin tam sırası kurşunlarla Çocuğunu öpüp kapıya çıktığında Ey kanatılmış çiğnenmiş bahar günü Birden bir çığlıkla kapatır yüzünü Ezik bir gül gibi çığlık, yitik bir umut gibi Boğmak boğma bir telle bir insan olmanın sevincini Kederli yağmur, usulca düşen akşama Çığlık. Bir çocuk yüzü. Dayalı cama... |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Düşmek
Şair: Ataol Behramoğlu "Uçak şimdi Düşüyor" Dedi yanımdaki. Düşmenin bilmesem İnmek olduğunu Azerice'de Herhalde o saat Yüreğime inerdi. |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Eski Nisan
Şair: Ataol Behramoğlu Canımın yongası, sevdiğim, Bir kaç gün çaldık ilkbahardan Geçtik yıllardır özlediğim Erguvan ışıklı kıyılardan Aşkı sessizlik tanımlar Gençken tersini düşünürdüm Akşamla dönerken geriye dalgalar Yalnızlığı çırılçıplak gördüm Durduktu önünde Ege Denizi'nin Gözleri mayıs bulanığı, Kuytuluğunda eski evlerin Dolaştıktı Ayvalığı Eski nisan, her şey gibi, Kalbim de, rüzgar da eski, Çırpınıp duruyor havada Yitik anıların kelebeği |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Eski Şiirlerim
Şair: Ataol Behramoğlu Kapılarını yıllardır çalmadığım Eski dost evleri gibi Eski şiirlerim Kitaplarda Bekler beni... Girip dinlendiğim olur İçlerinde Bir kahve içimi Çıkıp giderim sonra Buruk bir hüzün Bırakıp geride... |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Eylül Sabahının Serinliğini
Şair: Ataol Behramoğlu eylül sabahının serinliğini Yaprakların serinliğini Ciğerlerime dolduruyorum Sessizlik ve serinlik Birleşiyor Yıkanmış güvercinler Ve çok uzakta bir tren sesi Her zaman yeniden başlamak duygusu Doğuyor içimde Her uyanışımda Düşmanlarımı bağışlıyorum Daha çok seviyorum dostlarımı Her uyanışımda Eylül sabahının serinliğini Yaprakların serinliğini Yüreğime dolduruyorum |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Gece Vakti Kapıyı Kimdir Çalıp Gelen
Şair: Ataol Behramoğlu Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen Yitirdiğim bir mutluluk mu Habercisi mi gelecekteki bir mutluluğun Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen İçimde bağıran acılar mı Serseri, başıboş bir rüzgar mı Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen Ansızın çıkıp gelen bahar mı Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen Yüreğim mi,damarlarımda hışırdayan kan mı Bağırarak bu kansız evlerin suratına Bağırarak bu kansız sokakların suratına Bağırarak bu kansız insanların suratına Bağırarak yüreğimdeki kanı Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Geçmiş Yaz
Şair: Ataol Behramoğlu Gövdemden sızan sular gibi Akıp gitti bir yaz daha Sevişmelerle gündüz vakti Ve beyaz öğle uykularıyla Bir yazdı artık geçmiş olan Oysa hala tenimde tuz tadı Aynı ağlardan çıkardığımız Bir akşam güneşiyle balıkları Bir yazdı uzak Gürcistan'da Kıyısında kartal dağların Mavi gözlü bir göl bırakan Düşlerine çocukların Bir yazdı yaşanan her saniyesi Ve şimdi kumsaldan eserken rüzgar Üşür bir deniz kabuğu belki Ve küçük bir kızı anımsar |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Gizlice Sevgilim
Şair: Ataol Behramoğlu Rüyalar bile geceleri bekler Gizlice görünmek için Yüreğimdesin, saklısında içimin Gizlice sevgilim Kimse bilmesin üzgünlüğümü Taşırım ölümüm gibi bu duyguyu En gizli kuytularında ömrümün Bir yer var gizlice sevgilimin uyuduğu Gizlice sevgilim, yaşam kadar acı Canımı tutuşturan özlem gibi Özlüyorum derin yokoluşta Gizlice sevgilimi |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Göre..
Şair: Ataol Behramoğlu Gözlerimiz birbirine göre Ellerimiz, dudaklarımız Ve aşk bize göredir Gece tam aşka göre Rüzgar geceye göre Ve yağmur rüzgara göredir Öpüşmelerimiz yağmura göre Odamız öpüşlerimize göre Ve dünya odamıza göredir Ve biz dünyaya göreyiz |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Hemingway İn Bir Hikayesinden Çağrışımlarla
Şair: Ataol Behramoğlu Kadın ve adam oturuyorlardı Uzakta beyaz dağlar vardı Gara girmek üzereyken Barselona-Madrid treni Kadın üzgündü, üzgündü, üzgündü Adam düşündü, düşündü, düşündü Aşkımız bitmesin isterim dedi Biralar içildi ve başka içkiler Kadın ve adam kederliydiler Ne birleşiyor, ne ayrılıyor elleri Neden, neden sönüp gider bir aşk Acının silinmez tortusunu bırakarak Onulmazca inciterek yürekleri Kadın daha gerçek bir acıyla yaralıydı belki de Tasalı bir sevecenlikle baktı erkeğine Gözyaşları içinde gülümsedi Kadın ve adam oturuyorlardı Aralarında bir masa vardı Ve hüznün aşılmaz engelleri |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Herşey Şiirdir
Şair: Ataol Behramoğlu Her şey şiirdir, uğultusu rüzgarın Bir ırmağa usulcacık yağan kar Her gece okunan bir dua çocuklukta Gökyüzünde bölük bölük turnalar Her şey şiirdir, sevinç ve kader Dünyada olmak duygusu... Kıyıda, ıssız kayalarda Kendi başına ışıldayan su Her şey şiirdir, şimdi, şu anda Ak kağıt üstünde dolanan elim Karşıki avluda salınan söğüt Yandaki odada uyuyan bebeğim Her şey şiirdir, çağrısı aşkın Bahar toprağından yükselen tütsü Umut ve acı, başlayan ve biten, Yağmurun ve akıp giden hayatın türküsü Her şey şiirdir ve bir gün belki İlk aşkım, ilk göz ağrım şiir Koynunda ona yazdığım mektuplar Bir yerlerden çıkıp gelecektir... |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:18. |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.