![]() |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Sesler...
Şair: Ataol Behramoğlu İnsan seslerine tutunarak ilerliyorum Kollarım alabildiğine açık Yuvarlanmamak için uçuruma İnsan seslerine tutunarak ilerliyorum Yolumu yitirmemek için Boğucu karanlıkta Kızımın sesi 'anne' diyen 'i' gibi incelterek 'e' sesini Babacığım derken kırık dökük Ve öğrendiği ilk fiilleri sıralarken O henüz dalında ham bir meyve gibi ses Tutkulu,güvensiz,birden tizleşen Karımın sesi,gülümseyiş gibi umutlu Ve bir kızkardeş sesi gibi sevecenlikle dolu Telefondaki sesi babamın Kısık,uzakta,ama can kadar yakın Gurbetteki kardeşlerimin sesleri Ansızın bir selam gibi ulaşan Çocukluğu Ve daha nice şeyleri ışıldatan Unuttuğum sesi annemin Bazen düşlerimde çınlayan Ve dostların sesi,bunaldığımda Dokunurcasına duymak istediğim Yolumu yitirmemek için Yitip gitmemek için boğuntuda 'Kendine iyi bak' diyen sesler 'Nasılsın' diyen sesler Kaygılı,dostça çınıltılı,ince kalın,boğuk ya da tiz Kendimi en kötü duyumsadığım zamanlarda Duymak istediğim o sesler Tutunarak güven duyduğum Birlikte bir karanlığı geçtiğimiz... |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Seni Elinden Tutmuştum
Şair: Ataol Behramoğlu Seni elinden tutmuştum...yaz geçiyordu Yaz geçiyordu, biz geçiyorduk Yazı elinden tutmuştuk Birazdan geleceksin, bakışacağız Bakışacağız, hem var hem yok gibi Hem var hem yok gibi öpüşeceğiz Aramızda söylenmemiş sözlerin uzaklığı Aramızda yaşanmamış şeylerin uzaklığı Yakın ayrılıkların sezgisi tenimizde Hayat geçiyor biz geçiyorduk Bir denizin üzgün kıyısında Güz bir hastalık gibi ilerliyordu Olgun ışığıyla güz Ve biz yaklaşan ayrılıkların önünde Kış duygularına bürünmüşüz Dışardan ağlayışı geliyor çocuğumuzun |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Sana Seslenmek İçin
Şair: Ataol Behramoğlu Gece sessizce başlıyor ve ırmağın Öte yakasına geçiyor atlılar. Bir papatyanın acısını dinliyorum. Gökyüzü gitgide genişliyor. Islak yaprakların derin yeşilliği Islak dağların uyandırdığı keder. Kendime bir demet çiçek topluyorum Öğretmenimin iliklediği göğsüm Ne kadar genç Ağzımda taptaze bir tütün kokusu Ve taze ceviz kabuklarının kararttığı parmaklarımda Bir ağız mızıkası. Öğrendiğim ilk şarkılar Yollar yollar yollar boyunca Söylediğim ilk şarkılar Sevgilim olan bütün kızlar Siyah önlükleri ve Kaçamak bakışlarıyla geçip gittiler İlk fotoğraflarımdaki yakışıklı saçım... Ey akşam, ey bir aşkın Başlaması ve bitmesi Ey turuncu akşam, bütün akşamların akşamı Ey mor akşam, dudaklarım gibi moraran. Gece evleri sardığında Ve bahçeleri Işıklar içinde kaçıp giden Bir tavşan gibi yalnızım. Yolun iki yanında kalan Karanlık dağların ötesinde Neler olup biter Ve girdiğimiz uykulu kasabada Lokantadaki uykulu çocuk Olgun ışıklı lokantada Olgun patatesler. Bir adamın Doğması ve ölmesi Ve bazı işlemeler yapması hayatında Bazı bağlardan Üzüm toplaması Bazı sinemalara gitmesi Bazı kızları sevmesi Ve ölesiye yalnızlık çekmesi Bazı şehirlerde. Ey akşam, turuncu ve mor akşam Ey gökyüzü, ey benim Gittikçe esmerleşen kalbim. Şimdi beyaz bir kızın Yanında olabilmek için Bazı çılgınlıklar yapabilirim Onu boynundan öpsem ve onunla Dönyada olup bitenleri konuşsak İngiliz birahanelerinde Damalı kasketleri Ve şaşılacak kadar yorgun yüzleriyle Ve bütün emekçiler gibi Çocuksu gözleri Partal elleriyle oturan İşçilerden konuşsak Zencilerden konuşsak sonra Gülünce bütün yüzleriyle gülen Yakışıklı ve hazin Zencilerden. Gece dünyanın her yerinde Geliyor ve her yerde Aynı duygu uyanıyor kalbimizde. Sen şimdi Duvarına bir şiirimi asmışsındır Uyuyorsundur Belki düşünüyorsundur Sonuncu kattaki odandan Yıldızlara bakarak. Ve yıldızlar her zaman Eski ve tanıdıktır. Özellikle bir tren penceresinden bakıldığında. İçimiz nedensiz bir hüzünle dolduğunda Sırtüstü uzanıp toprağa Baktığımız yıldızlar. Bir harman yerinde ya da Düz bir damda. Uzaktan Bütün türküler gibi Yanık bir türkü gelirken Sıcaktan bunalırken Evler ve yollar; Ve yaşlı kadınlar Uyuklar gibi büzülüp minderlerine Düşünürlerken eskisini Olağanüstü günlerini Gece sesizce başlıyor ve ırmağın Öte yakasına geçiyor atlılar Çalıların hışırtısını dinliyorum. Sana seslenmek için Yeni şiirler tasarlıyorum.. |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Parkta Rastladığım Adam
Şair: Ataol Behramoğlu Parkta rastladığım adamın Bir kolu kesikti bileğinden Çiftçiymiş Tekirdağ' ın köylüklerinden Bir kızı veremden ölmüş Bu şehri İstanbul' da Karısı tutturmuş: Kızımın mezarı nerde ben orda Satmış savmış ihtiyarcık Varını yoğunu Feriköy' de bir evceğize Sokmuşlar başcağızlarını İkinci kız desen Kibarca: Akıl hastası Anaya babaya Vermez bir rahat yüzü Oğlanlardan büyüğü Dört çocuklu bir şoför Küçük oğlan Bir tamirhanede ömür çürütür Fayda yok anlayacağın Ne oğlanlardan, ne kızlardan Bir fabrikada iş bulmuş Kaçak işçi çalıştıran Kırk yılın köylüsü Ne yapsın işçi olursa Daha yılı dolmadan Kaptırıvermiş elini çarka Gerisi bilinen hikaye Patrondan imdat görmez Evde karı ağlar Deli kız vermez rahat Kendisine rastladığımda Düşünüp duruyordu bir kanepede Ben sordum o anlattı Güzelim Tekirdağ şivesiyle... |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Paristi
Şair: Ataol Behramoğlu Paristi , geceydi , gençtim Koyu simsiyah akıyordu Seine Sarhoştum , ıslaktım , esriktim Aşktan ,şiirden , kederden Paristi , binbir surat paris Bir zaman benimde sevgilim olan Kanatır gibi bir akşamüstü Öpünce eylül dudaklarımdan Paristi , hüzünlerden hüzün beğen Orada ölmek istiyordum Yazılmamış şiirlerimi Ardımsıra sürüklüyordum Paristi , akşamın paris'i Her gülüş , her söz bir sır küpüydü Tepeden tırnağa bir kalptim sanki Özleyişlerle örtülü Paristi hangi zamanın paris'i Uçup giden yaşamla uçarak Anıya dönüştü her şey birden Anıya dönüştü aşk Paristi , gecenin hüznün paris'i Yağmurun ve gençliğin Teşekkürler , esirgediğin Ve sunduğun her şey için |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
Paris Şiirleri -4
Şair: Ataol Behramoğlu Arıyordum özgürlüğe giden yolu İnsan yüzlerinde değil gökyüzünde Arıyordum küçük beyaz bir bulutu Boğularak uyandığım o saatte Beni avutan o küçük bulut muydu Bir aşk bile yoktu yıkan ve onaran Bir aşk pırıl pırıl yağmur sularından Paylaştığım bir şey yoktu bu şehirde Şiirin bittiği yerde başlayan ne Çocukluğum muydu içimde sızlayan Ve hayatın artık geçip gittiğini Anlıyordum derin akan sular gibi Kopmuş köklerimden çarparken rüzgarda Gece bir uçurum gibi başlayınca Boğuntulardan çıkardım bu şiiride Kimse yok Akdeniz ağlıyor sadece Garip ve yitik bir sonbahar gününde Anlamların hızı biçimi aşarken Ağlamaz kendi uçurumuna düşen Boğulan kendinin labirentlerinde |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
On Ayrılık Şiiri -6
Şair: Ataol Behramoğlu Geçmiş zaman Anımsanıyorsa,şimdidir; Koparılıp atılır ya da Bir yaprak gibi bir defterden Koparılıp atılan Çırpınan bir yürek olabilir, Ya da bir yaz gecesi, Yıldızları can çekişen |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
On Ayrılık Şiiri -4
Şair: Ataol Behramoğlu Başka biri olacaksın istemesen de Tenine başka bir ten dokunduğunda Gövden buluştuğunda başka bir gövdeyle Başka bir nefesle karıştığında nefesin Başka biri olacaksın istemesen de Gece uykunda ya da gün ortasında İrkileceksin apansız bir duyguyla Bir uçurum kıyısında sendelemiş gibi Başka biri olacaksın istemesen de Bakışlarımın izini taşıyan giysilerin Tüketecek ömürlerini birer birer Değişecek yeri bir dolabın,pencerede bir çiçeğin Başka biri olacaksın istemesen de Dudaklarında benden sonraki bir çizgi Tanımadığım bir ton gülüşünde Ve artık beni unutmaya başlayan gözlerin Sonra,sonra başka birisin.. |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
On Ayrılık Şiiri -2
Şair: Ataol Behramoğlu Sadece ikimize değil Bütün hayata üzgünüm Fotoğraflarda Bir gece hatırası Öylesine yalnızım ki Sanki yokum Eriyor eski ben Ve yeni biri olamıyorum Keder sokulgan adımlarıyla Gelip kıvrılıyor yüreğime Hayat sakin Şafakta evler gibi Sanki hiç bir şey olmadı İkimiz yokuz sadece Biz olan ikimiz yokuz Deniz hep orada Ve ağaçlar aynı düşlerinde |
Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri
On Ayrılık Şiiri -1
Şair: Ataol Behramoğlu Hayatta ve ölümde ayrıldık Ayrıldı iki beden Gönüllerimiz ayrıldı Seslerimiz ayrıldı birbirinden Ellerimiz ayrıldı Kokularımız Aynı yatakta uyanmalarımız Gülüşlerimiz Gözyaşlarımız Düşlerimiz ayrıldı birbirinden Ruhun içindeki gece Kapladı her şeyi birden |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:05. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.