![]() |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Hikaye
Şair: İlhan Berk Her şey bir gece içinde oldu Sabahleyin her şey tamamdı. Bu gördüğünüz gökyüzü İlk defa gelip yerini aldı Gökyüzünün gelmesiyleydi Dünyada büyük bir değişiklik oldu Mesela, ovalar daha o gün Yalnızlıklarını unutuverdiler Bu şimdi elsiz ayaksız gibi duran gece O zaman ağaca yürüyen bir su gibi geliyordu Gökyüzünün hemen arkasındandı Denizleri gördük Baktım bir kuş ilk defa keyifli keyifli Baktım uçuyordu Akşama doğruydu Bitkilerle, hayvanlarla merhabalaştık Her şey yaşamaya hazırlanıyordu Her şey gelir gelmez hayatlarını Himalaya'lar, Ant'lar, Erciyeş'ler Bir daha kımıldamamak üzere yerleşiyorlardı Herkes aklından geçirdiği kadar bir yeri Dünyada kolayca bulmuştu Gökyüzünde, yerde Her ağacın, her taşın bir yeri vardı Hatırlarım küçük kirli bir bulut Durmuş olup bitenleri seyrediyordu Dünyaya niçin bu kadar geç geldiğini Elinde olsa tutup soracaktı Şimdi bu geceyi, bu yıldızları fevkalade buluyorsunuz ama Bu hiç de kolay olmadı En başta, başı boş atlar gibiydi nehirler Bu şiire girmeden önce Her şey yerini alıyordu sırası geldikçe İlhan Berk bütün bunları görüyordu. |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Ölü Bir Ozanın Sevgili Karısını Görmeye Gitmek
Şair: İlhan Berk Kağıtlar, kitaplar, dedi, nereye elimi atsam. Kiminde yarım kalmış, nasılsa bitmiş bir şiir Kiminde. Hem her şey şiirlerde değil miydi? Bir gök şiirde ağar, bir sokak şiirlerde Gider gelirdi. Böyle yaşayıp gidiyorduk.' Sesi, Sanki çok ötelerden gelirmiş gibi Ezik, suskun odaları dolaştı durdu. Masada açık duran bir kitabı gösterdi sonra Ölünün, son kez elini sürdüğü ve kaldığı. 'Burada işte oturmuş şu kitabı okuyordu, Elinden kitabın düştüğünü gördük sonra. Hepsi bu.' Böyle dedi, yüzüne kapayıp ellerini Alınmış gibi bir bulutun yer değiştirmesinden |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Yüz..
Şair: İlhan Berk Biliyor musun sen bir şiirde ilk satırsın ilk sözcük Beyaz bir gül Beyaz bir gül ne kadar beyaz olursa o kadar Ne kadar suysa bir su O kadar Ben en yakın yüzüm yüzüne Uyandığın sabaha, yatağına Birden bulup birden yitirdiğin bir şey olur ya,ona Bir dağ okulunda ilk derslere giren çocuklara İlk coğrafyacılara İlk harflerine bir alfabenin. Yüzün ki korkular verir bana ne zaman yüzümü tutsam yüzüne Ben ki ölüme hiç eğilmedim hiç girmedi sözlüğüme Belki sokağa ilk çıkan bir çocuktur ölüm Belki senin bazen topuz yaptığın saçın Bir yaban çiceği ya da ve daha ilk geliyordur dünyaya Bir demet maydanozu koparıp bırakmak belki de. Dedim ya hiç bilmiyorum arabı belki de benim sık sık çıkarıp Baktığım bir fotoğrafın Bıyıkları hep yüzüne düşen bir adama çektirdiğim Bir suya bakarken Bir suya Duru mu duru ve daha sessiz ölümün kendinden. Ben ki seninle aştım yasları Koydum çağıma adımı.Bir burukluğu yüzün gibi. |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
İstanbul Dan
Şair: İlhan Berk İşte kurşun kubbeler şehri İstanbul'dasın Havada kaçan bulutların hışırtısı Karaköy çarşısından geçen tramvayların camlarına yağmur yağıyor Yenicami Süleymaniye arkalarını kirli bir göğe vermişler Hiç kımıldamıyorlar Ayasofya elleriyle yüzünü kapamış bütün iştahıyla ağlıyor İnsanlar sokak sokak çarşı çarşı ev ev İnsanlar sırt sırta omuz omuza verip durmuşlar Boyunları bükük Yorgun asabi kederli kindar Yığın yığın olmuşlar hepsi köprünün açılmasını bekliyor Bir anda şehrin dört bucağına akacaklar Bir anda iki ayrı kıtadaki insanlar gibi Fatihliyle Beşiktaşlı sarmaş dolaş olacak Sarı uzun yüzlü cesur işçiler Dört köşe halinde veya dağınık bir şekilde durmuşlar Hiç konuşmuyorlar Benim onları birer birer çalıştıkları yerlere götürüp bıraktığım olmuştur Hepsi dar kapanık yerlerde, sıkıntılı işlerde çalışırlar Hepsi deli gibi severler yaşamayı Bu en önde giden grup Tophane'de Dikimevi'nde çalışır Sekiz kızdır ancak üçü evlenmiştir Bu saçları darmadağın asık suratlı delikanlılar Kömür işçisidir Bu üç kız, Beyoğlu'nda büyük bir mağazada tezgâhtar Bunlar yol amelesidir Bunlar vapur işçisi Öbürleri duvarcı hamal ırgat kayıkçı Hepsi bu gök altında sarmaş dolaş olmuş yürüyorlar Dünyada işlerine giden insanları görmek kadar güzel bir şey yoktur (Biliyorum artık akşama kadar onları hiç görmeyeceğim) Durduğun yerden İstanbul köprüsü tramvayları mavnalarıyla sanki yürüyor Bu sislerin ve bulutların arasından en sonra harekete geçen Kız Kulesi'dir Kayıkların direkleri insanların üzerinde Büyük bir bulut gelip durmuştur İşte karın karına vermiş motorlardaki balıkların üstlerine yağmur yağıyor Bir defa olsun akıllarına gelmemiştir Gözleri pırıl pırıl balıkların Bir İstanbul göğü altında ağlamak Hepsi denizde geçen hayatlarını düşünüyorlar Dokunsanız ağlayacaklardır İstanbul açları tokları hastalarıyla aynı kıta üzerinde bulunuyor |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Yoldan Geçen Biri
Şair: İlhan Berk Bir kırlangıç bir su birikintisi bir parça gök. Bir şiirden düşmüş olmalı bunlar. Böyle diyordu yoldan geçen biri. |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
İlya Avgirinin Karısının Acı Türküsü
Şair: İlhan Berk Benim günlerim Soğanağa'da geçti Bir pencere, avuç kadar bir gök Sevim Matilda Hayrünnisa Eleni Her Allahın günü daha bir sevmek Daha bir cumhuriyeti, İlya Avgiri'yi Benim gençliğim güzeldir bakın Her gün elele denizle rüzgârla Her şiirde seçme mısra güzelliğim Her evde yatakların andığı ben Mis gibi her gün hikâyem ağızlarda Ne Cumhuriyet ne İlya Avgiri umrumda Ben eskiden hayvan gibi yaşardım Bir karanfil iki memem arasında Gökyüzünü ayna yerine kordum da Geçer ayıp yerlerime bakardım Benim gençliğimde kimse ama kimse Ayla, güneşle, cumhuriyetle uğraşmazdı Gökyüzü, deniz dünyayı koyup gitmezdi İlk çıkıyor balıklar daha denizden Bunların biri olmazdı benim zamanımda |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
İhtiyarintiharırmak
Şair: İlhan Berk Kalıyordum artık ölümden konuşacaktık / Kalıyordu bir si- yah bir 3. Bir beyaza girdim. (İşittim bir vadiye rüzgâr iniyordu/ bir bedevi hisarlarını ateşe veriyordu/ sen gökleri sağ elin yapıyordun Ey Bayan F, - ve kasabalarda ses yoktu bir körfez ölümü büyütürdü) . Sen geçiyordun, nalınlarında deniz suyu bir ormanın saçlarını Uzatıyordun/ |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Üç Kez Seni Seviyorum Diye Uyandım
Şair: İlhan Berk Üç kez seni seviyorum diye uyandım Tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim Bir bulut almış başını gidiyordu görüyordum Sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün Sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim Sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum Taflanım! diyordu bir ses duyuyordum Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün Kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım Şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim Karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum Eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Yavaş Yavaş Geçtim Kalabalıkların Arasından
Şair: İlhan Berk Yavaş yavaş geçtim kalabalıkların arasından bir deniz çarpması gibi çoğalta çoğalta geçen geçtiği yeri yavaş yavaş çıktım içimden.Dokundum yavaş yavaş acıya,kuvarsa,şiire yavaş yavaş tarttım suyu,anladım nedir ağırlık kokular coğrafya. Eğildim sonra gövdeyi tanıdım ve düzenini gördüm sessizliğin dümdüzlüğünü gördüm yinelemedi gördüğüm hiçbir şey böyle yavaş yavaş geçtim insandan insana insanlaştırdım yavaş yavaş dışımı böyle karıştım kalabalıklara kalabalıklaştım böylece.. |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Karahisari
Şair: İlhan Berk Karahisari altınlı besmelesini yazıyor. Kamış bir kalemle. Yatık duruyor bir kalemtraş. Gümüş kakmalı, hattati ve imzalı. Hattı bozuk IV.Mehmet gibi eli titriyor. Ta uzakta miktası ve diviti - ki kuşağına sokar çıkar - Üst üste duruyor kağıtları: Ebru, Firuze, Jengar. Ve kağıt makası ve asılı mintanı - ki kendisi dikmiştir ve ek yerleri bulunamamıştır. İlk sayfasına mı çalışıyor bir Kur'an'ın? Sülüsle. Uzatarak bir S'yi vavlı ve üstünlü esreli. Yazar gibi kendi mezar taşını: diye. Nesih hattıyla |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:07. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.