![]() |
|
İlhan Berk Şiirleri
https://i.hizliresim.com/Ac94AH.jpg 1919 Şair: İlhan Berk Ben dünyaya bir idare lambası altında geldim Yeryüzü Birinci Dünya Harbi'ni yaşıyordu Başımın üstünde mendil boyunda bulutlar vardı Yunan Harbi'nde yanan şehirlerimizi bir dağdan seyrettim O çadır çadır insanları askerleri esirleri Arkalarında bir gömlekle kaçan halkımızı İlk topu ilk tayyareyi gördüm Anam kardeşim ve ben ayaktaydık Kapanık dükkânlarıyla çarşılarımıza yağmur yağıyordu Her sınıf insanıyla şehrim dağlara taşınmıştı O yangından nehirlerimiz dağlarımız ve çeşmelerimiz kurtuldular Yanmış ve yakılmış şehrimize bir akşamüzeri askerlerimiz girdi Kursaklarında bir parça ekmekle insanlar ayaktaydı O gün dünyayı ve insanları tanıdım O gün ayağımın dibindeki şehirden ağlamayı öğrendim |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Acının Adı
Şair: İlhan Berk Yavaş sessiz senin buyruğunda toplanır altın yavaş sessiz Yavaş sessiz senin buyruğunda dağılır buğday yavaş sessiz Yavaş sessiz senin buyruğunda bölünür halkın ekmeği Seninle hızla kararır bozulur ipek seninle hızla Hızla düğümlenir bulanır su seninle Körlenir seninle hızla emeğin tarihi Ve seninle yavaş yavaş çıkar bakıra kuvarsa tunca yavaş yavaş Acının uzun uzun yazılan adı. |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Akşama Doğru
Şair: İlhan Berk ey güzel harf güzel kağıt güzel kalem. sana nehirlerden rüzgarlardan söz ediyorum benim için nehirleri eğit,su yolları aç. ben ki daha ağzı lekeli bir çocukken yürürken gördüm bir gün nehirleri nehirlerin rüzgarların sözü yaşar ben ağzının yaprağıyım,bir yere yaz bunu. ey güzel el yazısı güzel mürekkep güzel uç. beni küçük su birikintileri büyüttü. beni anlamak için su birikintilerine sor su unutmaz:daireler çizerek dikkatle çalışır. benim için yapraklar topla,yatağını lekele. ben bu akşam doğruyum,karıştır saçlarımı. |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Anlatılır Gibi Değil Yası Çiçeklerin
Şair: İlhan Berk Karanfil Adın her sabah uyandığımız gökyüzünün yerini aldı. Hangi su olursa olsun Yeşil sen bakınca. Her gün sen baktıktan sonra Bu kadar güzel Bu gökyüzü. Fesleğen Sen varken karanlık bilmez Hiçbir su. Hiçbir su Kaybolmaz. Sarı Çiğdem İlk biz geldik dünyaya Gelir gelmez Sevmeyi çalışmayı öğrendik Bir gün yası öğreneceğimizi Hiç bilmiyorduk. Defne Kimse ölümü övemez Seni gördükten sonra Kulluğu Savaşı Güzel gösteremez. Lale Yalan Ayvaz'ın laleyi sevmediği Doğru değil sonra İlk defa çiğdemin gördüğü dünyayı İlk Ayvaz geldi Bu manzara Ona bakarak geldi Hep ona bakarak geldik. Köroğlu |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Ayrılığın Yüreği
Şair: İlhan Berk Sessiz sedasız yaşayan bir ayrık otuydu Orta Anadolu’da Kıtlıktan önce. En küçük bir şeyden coşardı Mesela bir kuş uçmasın Kızılırmak ‘a doğru Köklerine su yürümüş gibi sevinirdi. Bir bulut geçsin üstünden Ayrılıktan çıkardı. Dünyayı, derdi, dünyayı Hiçbir şeylere değişmem. Şimdi yaşamak istemiyor. |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Aşk
Şair: İlhan Berk Sen varken kötü diye birşey bilmiyorduk Mutsuzluklar,bu karalar yaşamda yoktu Sensiz karanlığın çizgisine koymuşlar umudu Sensiz esenliğimizin üstünü çizmişler Nicedir bir pencereden deniz güzel değil Nicedir ışımayan insanlığımız sensizliğimizden. Sen gel bizi yeni vakitlere çıkar |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Aşıkane
Şair: İlhan Berk Geceye hey dedim Bir bulut beyaz aydınlık geçiyor ve ben görüyorum Belki yalnızlık Kâğıt gibi bir kadın sana bakıp gülüyor Demek sen daha güzelsin gökyüzünden artık Sokakları bembeyaz evleri geçiyorum Bir koşu bir rüzgârı alıyorum Karanlık Bir kenttesin ve var ta ne zamanlardan beri O zamandan trenler evler geçiyor Kapanık Aşkın ki hiç durup dinlenmek nedir bilmiyor Aşkın ki anlatılamaz ihtiyar ve yıkık Nice nice yaşamalara açılmışsındır Nice yaşamalar ki kalmıştır yarım buruk İşte Adakale Sokağındayım ve birden Benim işte dünya kadar güzel ağzın artık Durup bir yıkık aşk dedim İlhan Berk bir yıkık aşk Şimdi o şiirlerde senden kalan ancak |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Balad
Şair: İlhan Berk Ben böyle bir deniz görmedim ne kadar seni düşündüm Gittim ne kadar bilmezsiniz ne türlü karanlık Baktım ki biri yok o kentlerin, hiç olmamışlar gördüm S bir kadın balkonunda baksam ne zaman olurdu E sesinde yüzlerce trenler yürüdü Galile'de Sizi bilmem ben galiba olmadım o dünyalarda Salt bir it karalık akşam üstü denizlere doğru Durmuş nasıl bu gökle bu yalnızlıklar yaşamada Ne yaşanmışsa görmemişiz yaşanmış o kentlerde Gittik gittik bizi bu surlar tuttu böyle kaldık. Böyle güneşlere bayılıyorum çok güneşlere Hafif otlar yürüyor evlere pis İstanbul'lara Şey ile şeysiz geçiyorum o kapanık güneşlerde Siz bir durma benim karanlığımı yadsıyorsunuz Sokağa çıkmayın diyorum çıkmayın duymuyor musunuz Benimle gelen o büyük sıkıntıdan gelenlerdi Ta Galile içlerinden yürüyerek gelmişlerdi Biriniz beni görmediniz ne kadar bağırdımsa Denizler baktığın tüm o denizler gösterdi bana Bir yalnızlık yeryüzündeki kapılar, bir o gördüm. Sunu Ben bütün çizgilerde oldum bütün o çizgilerde Her sefer böyle geldi vurdu yaşamama bir deniz Aldı bir yaşamadan bir yaşamaya kodu nasıl Al bir çocuk vardı o korkularda o gecelerde Büyük ulu sular yudu beni çokum artık nasıl Bir deniz size de gelir vurur elbet anlarsınız |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Ben Senin Krallığın Ülkene Yetiştim
Şair: İlhan Berk Ben senin krallığın ülkene yetiştim Kaldım gölge tanımayan güzelliğinle. Her sabah büyüten denizimizi böyle Gülüşlerindi o ülkede bilmez miyim. Sen o çıktığım sularsın,zencim benim. Denize bakan evler gibiydim seninle. Dur, geliyorum ellerin ne güzel öyle. Beni şey et gülüşlerini bekleyeyim. Sen gittiğim o ülkesin varılmıyorsun Vurmuş sonrasız nasıl en güzel sulara Güzelliğin balıkları gibi İstanbulun. Şimdi her yerde ne güzeldiniz o kalmış Yankımış denizlere öbür kadınlara Dünyada sizinle İstanbul olmak varmış.. |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Ben Uyandım
Şair: İlhan Berk Ben uyandım bir aşk demekti bu dünyada -Sesin, bir gülü bırakmak gibi bir şeydi Karaydım, kağıt gibiydim yaşamalarda Adım görseniz her gün o denizlerdeydi Bin yıl bir M sesiydim aşağı Mısır'da. Ben vurdum sevilere belli değil miydi Bin yıl seni açtım işte yalnızlığımda. Ne zaman aydınlığında adım geçti miydi Bir aşk demekti bu dünyada. Bir zamanlar yalnızlık güzeldi Mısır'da Seninle yepyeni bir göktü gidilirdi Baktım mı, büyürdü bir zambaktı anımda Şimdi bir gölgedir uzar ovalarımda Böyle uyanırdım ya uyanmak değildi Bir aşk demekti bu dünyada. |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Bir Fenikeli
Şair: İlhan Berk 1 Denizde boğulan o ilk Fenikelilerdendi. 2 Vergi memurluğu yapardı ve köpekler saldırırdı hep. 3 Babası barbar akınlarını durdurmuştu. 4 Kırlangıcın geveze bir kuş olduğunu ilk ondan duyduk. 5 Ben o zamanlar çocuktum ve çok fakirdim. |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Bir Kıyı Kahvesinde
Şair: İlhan Berk . Adaçaylarımızı söylemiş miydik? Üç kişi bir köşede oturmuş ağ yamıyordu. Kimimiz aznif oynuyor, cıgara üstüne cıgara yakıyordu kimimiz. Sanki dünya durmuştu öyle dalmış gitmiştik. Kendi kendimizdik. Bir sürü kırlangıç dışarda camlara vuruyordu. Birden bir ses, yüzüne karışmış bıyıkları, -Deniz çekildi, dedi. Hepimize tutup denizde gezdirdiği gözlerini. Büyük bir boşluk bırakıp sonra da arkasında Kalktı. Biz işte o zaman gördük onu ve çekilen denizi. O zaman çıktık kendimizden. Dışarda bir dilim ekmek gibiydi gök |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Deniz Kitabı
Şair: İlhan Berk Doğabilim Bitkileri öğreniyorum.Otları, çiçekleri Bir taflanı alıyorum.Taflan bu diyorum. Başlıyorum incelemeye tutup iki ucundan. Bir pelin yaprağını koparıyorum sonra. Özsuyu çıkıyor elime.Bir dalı kanırtıyorum Yininden.Uzun, incecik bir söğüt dalını Damarlarını sayıyorum , bir suya bırakıyorum Dünyanın en güzel yeşili o zaman anlıyorum. Böyle bütün gün dolaşıp duruyorum Sonra birden kağıda kaleme sarılıyorum. |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Güneyde Bir İrmak
Şair: İlhan Berk Bir buğday büyüyorsa şimdi Türkiye'de Yeminle aşkla büyüyor. Yeminle lavanta çiçekleri, haşhaşlar, kekikler aşkla büyüyor. Koyunlar, keçiler, sığırlar Mısır, pirinç, yulaf Aşkla büyüyor dünyada. Binlerce senedir nehirler dünyayı görmeye çıkarlar Binlerce senedir böyle öğrendik dünyanın birçok yerinde akan ırmakları, büyüyen bitkileri. Bazı yosunlarla bazı eğreltiotlarıyla bazı balıklarla konuştum, Dünyayı görmeyen kalmamış. Şimdi güneyde bir yonca büyüyorsa benim gibi Daha iyi bir hayat için büyüyor. Gelincikler köklerimin yanısıra onun için büyüyor. Pamuklar daha beyaz açıyorlarsa Sebep aynı. Ben bütün ormanları düşünerek büyürüm, Bütün ormanları düşünerek büyürler Benim gibi bütün ormanlar Türkiye'de. Öyle bir vaktine eriştik ki dünyanın Şimdi kimse kimseden daha az sevmiyor dünyayı, Ben İngiltere'deki ormanlardan, nehirlerden, ovalardan daha az sevmiyorum yaşamayı, Amerika'dakilerden daha az sevmiyorum. Burada pamuklar, su içindeki pirinçler, tütünler daha az sevmiyor Şimdi sarmaşıklar, şimdi asmalar, şimdi fasulyeler birbirlerine daha sarılarak büyüyorlar Şimdi stepler, dağlar yalnızlıklarını sevmiyorlar. Şimdi dünyada yalnızlığı kimse sevmiyor. Şimdi İran'da, şimdi Mısır'da, şimdi Sudan'da ormanlar niçin büyüdüklerini biliyorlar Şimdi petrol damarları niçin aktıklarını biliyor Şimdi her şey dünyada niçin yaşadığını biliyor |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Güneşi Yakanların Selamı
Şair: İlhan Berk Bir zevk duyulmaz oldu, buranın rüzgârlarından Hayat soldu bir günün enginlerinde yine. Selâm! Sonsuzların yorgun gönüllerine Selâm: Güneşi içeren çocukların diyarından! ... Bir ateş yakalım ki geçmesin hatta bir an Ve sussun kurtlar, kuşlar bir gök gürültüsüyle; Bir ateş yakalım ki, tutuşsun gökler bile Ve Güneş içilsin o gün, kızıl çanaklardan! ... Varsın eskisin sesim kaybetsin ahengini Geceler kıskanmasın aydınlığa süsünü. Donatsın sonsuzluklar gibi gurubun rengini Söylesin ve uzaklar baharın türküsünü... Neler, neler beklenmez nihayetsiz bir yerden Güneşi içelim mor şafaklar gecesinden. Selâm! Sonsuzluklara, hasretli gönüllerden, Selâm, güneşi, göğü yakanlar bahçesinde! ... |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Güzel İrmak
Şair: İlhan Berk Küçüğüm, bu senin sesin, güzel ırmak Önce rüzgârın öptüğü, sonra benim öptüğüm Bu bitmemiş şiirler senin ayakbileklerin Soluğun, kokun, karnın, gölgeli gözlerin Bu böyle çözülü göğsün, enine boyuna dudakların Sabahlara kadar ki büyük gözlerin böyle Bu dal gibiliğin, saçların, kırmızı ağzın Bu üstünde onca seviştiğimiz yatak sonra Sonra bu benim anı artığı eski yüzüm Tüylerin, tay boynun, küçücük çocuk ellerin Böyle yukarıdan aşağı gidiyorum seni Karışıyor, korkunç, ellerimiz ayaklarımız Güzel Irmak |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Gökyüzü..
Şair: İlhan Berk Manzara uyanır doğrular kendini Neden sonra gökyüzü gelir Aynasını tutar |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Hacı Bektaş Veli
Şair: İlhan Berk Bir resimde bağdaş kurmuş oturuyor Hacı Bektaş Veli. Evi gibi yeryüzü. Bir bulut düşürmüş başını duruyor. Onunla gidip gelen. Uzakta bellibelirsiz. Beyaz, uzun kavuğu. Demek ki güneş var. Kucağına almış bir ceylanı, bir aslanı. Duruyorlar. Üç kişiler. Hayvanları mı severdi Hacı Bektaş Veli? Bilmiyoruz. Ama açıktı hep evinin kapısı. Çizgili mintanı. Yalın. Düz. Ta bileklerine değin uzuyor, uzayıp orda kalıyor. Yüzü? Uzun yüzü. Sakallı, virdi okur gibi de önüne bakıyor. Delik değil kulağı ve halkasız. Yanında yeryüzü: Ağaçlar, sular, gök. Her sabah okuduğu. |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Han Yü Yazıtı
Şair: İlhan Berk Bir Çin erkeni yaşadığım evin üstündeki gök. Hey, sıkıntının pencereleri! Beyazsakal. Sığınaklara girin! Benim ülkemin güney sınırına yakın bir deniz sık sık kabarmakta. Ölüyor musunuz, büyüyorum? Sabahın kuyruğunda sizi bekliyorum. İyi dedim az sonra sevgiye girdik. Kırmızı, rüzgârın elleri. Çoğu dukası beyaz. Hey, yağmur! Doğa, hey! Girin sığınaklarınıza! Baskıyı yazacağım. |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Haziran.
Şair: İlhan Berk My love is like a red, red rose (e.e.cummings) Kırmızı kırmızı bir güldür aşkım İnce yüzünüzde. Kırmızı. Korkunç. Kor sevişmemizden deli bir yalım Koyuna sevdanın. Kırmızı. Korkunç. Karanlık, büyür büyür benim aşkım Gecenizde sizin. Kırmızı. Korkunç. Vücudunuza, ağzınıza iner Gezer etinizi. Kırmızı. Korkunç. Kalır bir gün bir krallık olduğu Güzelliğinizin. Kırmızı. Korkunç |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Hikaye
Şair: İlhan Berk Her şey bir gece içinde oldu Sabahleyin her şey tamamdı. Bu gördüğünüz gökyüzü İlk defa gelip yerini aldı Gökyüzünün gelmesiyleydi Dünyada büyük bir değişiklik oldu Mesela, ovalar daha o gün Yalnızlıklarını unutuverdiler Bu şimdi elsiz ayaksız gibi duran gece O zaman ağaca yürüyen bir su gibi geliyordu Gökyüzünün hemen arkasındandı Denizleri gördük Baktım bir kuş ilk defa keyifli keyifli Baktım uçuyordu Akşama doğruydu Bitkilerle, hayvanlarla merhabalaştık Her şey yaşamaya hazırlanıyordu Her şey gelir gelmez hayatlarını Himalaya'lar, Ant'lar, Erciyeş'ler Bir daha kımıldamamak üzere yerleşiyorlardı Herkes aklından geçirdiği kadar bir yeri Dünyada kolayca bulmuştu Gökyüzünde, yerde Her ağacın, her taşın bir yeri vardı Hatırlarım küçük kirli bir bulut Durmuş olup bitenleri seyrediyordu Dünyaya niçin bu kadar geç geldiğini Elinde olsa tutup soracaktı Şimdi bu geceyi, bu yıldızları fevkalade buluyorsunuz ama Bu hiç de kolay olmadı En başta, başı boş atlar gibiydi nehirler Bu şiire girmeden önce Her şey yerini alıyordu sırası geldikçe İlhan Berk bütün bunları görüyordu. |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Ölü Bir Ozanın Sevgili Karısını Görmeye Gitmek
Şair: İlhan Berk Kağıtlar, kitaplar, dedi, nereye elimi atsam. Kiminde yarım kalmış, nasılsa bitmiş bir şiir Kiminde. Hem her şey şiirlerde değil miydi? Bir gök şiirde ağar, bir sokak şiirlerde Gider gelirdi. Böyle yaşayıp gidiyorduk.' Sesi, Sanki çok ötelerden gelirmiş gibi Ezik, suskun odaları dolaştı durdu. Masada açık duran bir kitabı gösterdi sonra Ölünün, son kez elini sürdüğü ve kaldığı. 'Burada işte oturmuş şu kitabı okuyordu, Elinden kitabın düştüğünü gördük sonra. Hepsi bu.' Böyle dedi, yüzüne kapayıp ellerini Alınmış gibi bir bulutun yer değiştirmesinden |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Yüz..
Şair: İlhan Berk Biliyor musun sen bir şiirde ilk satırsın ilk sözcük Beyaz bir gül Beyaz bir gül ne kadar beyaz olursa o kadar Ne kadar suysa bir su O kadar Ben en yakın yüzüm yüzüne Uyandığın sabaha, yatağına Birden bulup birden yitirdiğin bir şey olur ya,ona Bir dağ okulunda ilk derslere giren çocuklara İlk coğrafyacılara İlk harflerine bir alfabenin. Yüzün ki korkular verir bana ne zaman yüzümü tutsam yüzüne Ben ki ölüme hiç eğilmedim hiç girmedi sözlüğüme Belki sokağa ilk çıkan bir çocuktur ölüm Belki senin bazen topuz yaptığın saçın Bir yaban çiceği ya da ve daha ilk geliyordur dünyaya Bir demet maydanozu koparıp bırakmak belki de. Dedim ya hiç bilmiyorum arabı belki de benim sık sık çıkarıp Baktığım bir fotoğrafın Bıyıkları hep yüzüne düşen bir adama çektirdiğim Bir suya bakarken Bir suya Duru mu duru ve daha sessiz ölümün kendinden. Ben ki seninle aştım yasları Koydum çağıma adımı.Bir burukluğu yüzün gibi. |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
İstanbul Dan
Şair: İlhan Berk İşte kurşun kubbeler şehri İstanbul'dasın Havada kaçan bulutların hışırtısı Karaköy çarşısından geçen tramvayların camlarına yağmur yağıyor Yenicami Süleymaniye arkalarını kirli bir göğe vermişler Hiç kımıldamıyorlar Ayasofya elleriyle yüzünü kapamış bütün iştahıyla ağlıyor İnsanlar sokak sokak çarşı çarşı ev ev İnsanlar sırt sırta omuz omuza verip durmuşlar Boyunları bükük Yorgun asabi kederli kindar Yığın yığın olmuşlar hepsi köprünün açılmasını bekliyor Bir anda şehrin dört bucağına akacaklar Bir anda iki ayrı kıtadaki insanlar gibi Fatihliyle Beşiktaşlı sarmaş dolaş olacak Sarı uzun yüzlü cesur işçiler Dört köşe halinde veya dağınık bir şekilde durmuşlar Hiç konuşmuyorlar Benim onları birer birer çalıştıkları yerlere götürüp bıraktığım olmuştur Hepsi dar kapanık yerlerde, sıkıntılı işlerde çalışırlar Hepsi deli gibi severler yaşamayı Bu en önde giden grup Tophane'de Dikimevi'nde çalışır Sekiz kızdır ancak üçü evlenmiştir Bu saçları darmadağın asık suratlı delikanlılar Kömür işçisidir Bu üç kız, Beyoğlu'nda büyük bir mağazada tezgâhtar Bunlar yol amelesidir Bunlar vapur işçisi Öbürleri duvarcı hamal ırgat kayıkçı Hepsi bu gök altında sarmaş dolaş olmuş yürüyorlar Dünyada işlerine giden insanları görmek kadar güzel bir şey yoktur (Biliyorum artık akşama kadar onları hiç görmeyeceğim) Durduğun yerden İstanbul köprüsü tramvayları mavnalarıyla sanki yürüyor Bu sislerin ve bulutların arasından en sonra harekete geçen Kız Kulesi'dir Kayıkların direkleri insanların üzerinde Büyük bir bulut gelip durmuştur İşte karın karına vermiş motorlardaki balıkların üstlerine yağmur yağıyor Bir defa olsun akıllarına gelmemiştir Gözleri pırıl pırıl balıkların Bir İstanbul göğü altında ağlamak Hepsi denizde geçen hayatlarını düşünüyorlar Dokunsanız ağlayacaklardır İstanbul açları tokları hastalarıyla aynı kıta üzerinde bulunuyor |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Yoldan Geçen Biri
Şair: İlhan Berk Bir kırlangıç bir su birikintisi bir parça gök. Bir şiirden düşmüş olmalı bunlar. Böyle diyordu yoldan geçen biri. |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
İlya Avgirinin Karısının Acı Türküsü
Şair: İlhan Berk Benim günlerim Soğanağa'da geçti Bir pencere, avuç kadar bir gök Sevim Matilda Hayrünnisa Eleni Her Allahın günü daha bir sevmek Daha bir cumhuriyeti, İlya Avgiri'yi Benim gençliğim güzeldir bakın Her gün elele denizle rüzgârla Her şiirde seçme mısra güzelliğim Her evde yatakların andığı ben Mis gibi her gün hikâyem ağızlarda Ne Cumhuriyet ne İlya Avgiri umrumda Ben eskiden hayvan gibi yaşardım Bir karanfil iki memem arasında Gökyüzünü ayna yerine kordum da Geçer ayıp yerlerime bakardım Benim gençliğimde kimse ama kimse Ayla, güneşle, cumhuriyetle uğraşmazdı Gökyüzü, deniz dünyayı koyup gitmezdi İlk çıkıyor balıklar daha denizden Bunların biri olmazdı benim zamanımda |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
İhtiyarintiharırmak
Şair: İlhan Berk Kalıyordum artık ölümden konuşacaktık / Kalıyordu bir si- yah bir 3. Bir beyaza girdim. (İşittim bir vadiye rüzgâr iniyordu/ bir bedevi hisarlarını ateşe veriyordu/ sen gökleri sağ elin yapıyordun Ey Bayan F, - ve kasabalarda ses yoktu bir körfez ölümü büyütürdü) . Sen geçiyordun, nalınlarında deniz suyu bir ormanın saçlarını Uzatıyordun/ |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Üç Kez Seni Seviyorum Diye Uyandım
Şair: İlhan Berk Üç kez seni seviyorum diye uyandım Tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim Bir bulut almış başını gidiyordu görüyordum Sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün Sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim Sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum Taflanım! diyordu bir ses duyuyordum Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün Kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım Şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim Karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum Eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Yavaş Yavaş Geçtim Kalabalıkların Arasından
Şair: İlhan Berk Yavaş yavaş geçtim kalabalıkların arasından bir deniz çarpması gibi çoğalta çoğalta geçen geçtiği yeri yavaş yavaş çıktım içimden.Dokundum yavaş yavaş acıya,kuvarsa,şiire yavaş yavaş tarttım suyu,anladım nedir ağırlık kokular coğrafya. Eğildim sonra gövdeyi tanıdım ve düzenini gördüm sessizliğin dümdüzlüğünü gördüm yinelemedi gördüğüm hiçbir şey böyle yavaş yavaş geçtim insandan insana insanlaştırdım yavaş yavaş dışımı böyle karıştım kalabalıklara kalabalıklaştım böylece.. |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Karahisari
Şair: İlhan Berk Karahisari altınlı besmelesini yazıyor. Kamış bir kalemle. Yatık duruyor bir kalemtraş. Gümüş kakmalı, hattati ve imzalı. Hattı bozuk IV.Mehmet gibi eli titriyor. Ta uzakta miktası ve diviti - ki kuşağına sokar çıkar - Üst üste duruyor kağıtları: Ebru, Firuze, Jengar. Ve kağıt makası ve asılı mintanı - ki kendisi dikmiştir ve ek yerleri bulunamamıştır. İlk sayfasına mı çalışıyor bir Kur'an'ın? Sülüsle. Uzatarak bir S'yi vavlı ve üstünlü esreli. Yazar gibi kendi mezar taşını: diye. Nesih hattıyla |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Keçiyolu
Şair: İlhan Berk Bomboş oturdum rüzgarı dinledim (yay burcundan dönen) . Irmağın dediklerine geçtim sonra. Geçip gidiyordum beni görmüyordu ot yüklü bir akşam, yarım bir ay. Arkamdan başını kaldırıp bakmıştı yol. (dikenler, gri otlar) Kocamış bir suyum ben. Bana ormanın sesini anlat. Sesini çayırların. Sessizlik. Hep bu sessizlik. Keçiyoluna çıkarın beni. Burda ölemem. |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Ne Böyle Sevdalar Gördüm Ne Böyle Ayrılıklar
Şair: İlhan Berk Ne zaman seni düşünsem Bir ceylan su içmeye iner Çayırları büyürken görürüm Her akşam seninle Yeşil bir zeytin tanesi Bir parça mavi deniz Alır beni Seni düşündükçe Gül dikiyorum elimin değdiği yere Atlara su veriyorum Daha bir seviyorum dağları |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Nigari
Şair: İlhan Berk Nigâri, bir kâğıdı bir kalemi sevdi. Padişahları gördü Gala- ta'dan. II. Selim'le ava çıktı. I.François'yı, V.Charles'ı çizdi. Büyük dedesi gibi satranç oynadı. Bir deniz kitabı yazdı.Bu- lunamadı. Karanfili sevdi. Bunun için Barbaros'un, II. Selim'in eline karanfil verdi. Kanuni'yi I. François'ya yazacağı mektubu düşünürken gör- dü. Kanuni onun için düşüncelidir. Gezdiği yerde yeşil bir dal var- dır. Padişahların yüzünü sevdi.Yavuz Sultan Selim* önünde bir elma gibi durmasını bilmedi. İhtiyarlığında tanıdı Barbaros'u. Bu yüzden yeşil bir göğe bakar. Ummanı dolaştı. Şiir yazdı. Her sabah oturur kalemlerini sivriltirdi. Onun için eli hiç tit- remedi. Neden sonra yeryüzüne bir Nigâri tavrı çıktı. Artık Kanuni hep düşüncelidir. Doğan burunlu, seyrek diş- lidir. Resimdeki gibidir. II.Selim sarı pabuçlar giyer. Bir taşlığa basar. Ava çıksa bir adam sağ eliyle hedefi tutar. Barbaros ne zaman arkasına bir şey giyse açık mavidir. Eli- ni kaldırsa, otursa resimdeki gibi oturur. Bir kâğıt üstündedir artık V.Charles. Başka hiçbir yerde de olmayacaktır. Yavuz'un boyunu hiç bilmeyeceğiz. Şimdi bir kuşbaz dursa, bıyığını bursa, yürüse, Nigâri'nin tav- rında yürür. Şimdi Galata'da bir XV. Yüzyıl denizi Nigâri'nin boyalarına Giriyordur. Sıkılıyordur bir kalem bir fırça bir kâğıt. *Yavuz Sultan Selim sıkılgandı. İstanbul'a gizlice girdi. Okurken gözlük takardı. |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Otağ
Şair: İlhan Berk Sevgilim, işte eylül Ve işte senin usul usul seğiren yüzün. Zaman ki sonsuzdur Bitmemiş şiirler gibidir. Bazı hüzünleri Bazı nehirleri tutup anlatmak gibidir. Biz ki zamanı tırnak içine alıp yaşadık (İsteğin bulanık kıyısında). Bundan değil midir bizim aşkımızda Sürekli bir akşam hüznü vardır. |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Ozan ve Sesler
Şair: İlhan Berk Her gün böyle gelip dünyadaki yerini alıyor. 'Zor olan, diyor, şiirin hayatını yaşamaktır. Yazmak sonra gelir hep.' Bir bardak su ister Gibi kolay çıkıyor bu sözler ağzından. Kendiyle daha bir içli olmak için sonra Her zamanki eski koltuğuna gidip oturuyor. Göz göze geliyor ağaçlarla denizle gökle. Bir top Karanfilde gezdiriyor ellerini. Burnuna götürüyor. Sesleri dinliyor sonra. İyi akşamlar diyen Yoldan geçen bir sesi. Gürültülerle inen sabahı. Sessiz otları. Düşen günü. Sesleri. Böyle bütün gün sesleri dinleyip Çekiliyor sonra, dünyadaki yerine. Deniz Eskisi |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Peranın Eski Bir Sokağında
Şair: İlhan Berk Kuşlar kalkıyor Aya İrini üstünden Bir sap ot kulaklarının arkasında. Ben sonunda burdasın işte diyorum kendi kendime Burda eski bir atlasın kesiştiği yerde. Bir kedi gözlerini dikmiş sana bakıyor Ve aşağılarda gök ne kadar aşağılarda olursa. Ve karşıdan karşıya geçmeye çalışıyor bir kadın. Ben seni düşünüp korkunç ince diyorum görmediğim boynu. Önümden çerçiler askerler bıçak bileyiciler geçiyor Ve asık suratlı kazmacıları dünyamızın. Bir ses seninle aynı yarımadadayız diyor Ve yitiyor sonra Pera'nın eski bir sokağında. Pera'nın eski bir sokağını tepiyorum ben böyle her akşam Her akşam tabanımda senin çamurun. |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Rüzgar..
Şair: İlhan Berk Bir rüzgar ilk başında belli Gökyüzünü çocukları büyütmüş Denizle kuşlarla evlerle var Dünyaya aşk diye hürlük diye En yavuz gerçek tohumlar ekmiş Bir rüzgar yosunlar kadar eski O rüzgar nerde olursak olalım Ana eli gibi her zaman yanımızda Bir anda dolaşan yeryüzünü Tüm silip süpüren kötülüğü Aşkı kardeşliği asıl kılan Her gün bu gökyüzü genişliğinde Bir rüzgar dünyalar kadar eski Anaların çocukların gözlerinde Toprağa suya öyküsü işlemiş Dolaşmış nice insan yüreğini Köroğlu'nda asıl yerini bulmuş... |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Saınt-antonıe İn Güvercinleri
Şair: İlhan Berk I.Eleni'nin Elleri Bir gün Eleni'nin elleri geliyor Her şey değişiyor. İlk İstanbul şiirden çıkıp yerini alıyor Bir çocuk ilk gülüyor Bir ağaç çiçek açıyor. Eleni'den önce Daha ben çocuktum daha tütüne daha kahveye alışmamıştım Sabahları, akşamları bilmiyordum daha Bir gün bakıyorum akşam ellerimde gözlerimde Bir gün sabah her yanım. Eleni geliyor Dünyaya bakıyorum Dünya sanıldığı kadar küçük değil o gün anlıyorum Sanıldığı kadar üzgün değiliz dünyada O gün bütün şiirleri yakmalı yeniden yazmalı diyorum Brise Marine'i yeniden Yeniden Annabel Lee'yi. Eleni ile anlıyoruz Bu gökyüzü niçin kalkıp gelmiş Deniz niçin başını alıp gitmiş onunla anlıyoruz. Bir gün Eleni'nin elleri geliyor Bir sokaktan ilk defa deniz görünüyor. II.Gençlik Ruhum, İlhan Berk köprüden geçiyor duyuyor musun? Bir serçe yavaş yavaş uçuyor Bir balık başını suyun yüzüne çıkarmış bakıyor Düştü düşecek dalından bir yaprak. Lambodis raftan bir şişe aldı açtı Bir bulut durdu pencerede Lambodis işine devam etti Ellerini sildi, hıyar, domates doğradı Sonra oturup gençliğini düşündü. Bir evdeydi Eleni on sekizinde, İlyadis yirmi üç Eleni'nin şarkıları vardı İnsan akıl erdiremezdi İstanbul'un her tarafı kahve Kapalı kahve açık kahve Şarkılar ne kadar güzel olursa olsun Eleni'yi anlamazdı. O günler Lambodis'in ağzında bir cigara bir aşağı bir yukarı İstanbul'da Eleni'nin en güzel yerleri elleri sarımsak kokan ağzı Daha Lambodis meyhaneci değil Daha Lambodis hiçbir şey değil O günler her Pazar Saint-Antoine'a gidiyorlar Eleni'nin göğsü soyulmuş badem Güvercin gibi elleri Daha o zamandan Lambodis'in düşmanı çok Bütün İstanbul Eleni'nin arkasında. Evet Lambodis'in gençliği bir yaprak düştü düşecek Pencereye oturmuş gelip geçenlere bakıyor Sen de bak diyor bana Bak insanlar geçiyor Ben sıkıldım mı insanlara bakarım Hiçbir şeyim kalmaz Hiçbir şeyimiz kalmıyor. Her iş bunun gibi ruhum Bir kadın bir adam aynı şeyi yapıyor Ben birazdan kalkıp Sirkeci'ye gideceğim Sevgilim trene binip gidecek Bir zaman hiç güneş doğmayacak sabah olmayacak, bir zaman dünyada değilmişiz gibi korkacağız. Bunlar hep olacak ruhum Bir gün bakacağız İstanbul güzel Ondan sonra her gün İstanbul güzel. Eskiden çok eskiden bu dünya daha bir güzelmiş mesela Bu bulutlar bu gökyüzü uzanınca dokunacağımız bir yerdeymiş Şimdi şiirdeymiş bunlar Her şey bu hesap ruhum. Bu dünya güzel Gülhane ağaçlık |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Siz Dedim De ( F ) O Denizler Aldı Beni
Şair: İlhan Berk Siz dedim de f, o denizler aldı beni. Sabah haliniz o eski suları geçtim. Helene'nin baktığı denizlerde Paris'dim. Yeni sesler buldum, renkler, diller yeni Kral yalnızlıklarımda düşündüm sizi O çok günler Çin denizlerinde gittim Sular, güneşler onlardı, karşılaştırdım İstanbul gibiydiniz belki daha da yeni Bu denizler ne güzel böyle değil mi f, Hayır siz o denizlere bakıp geçtiniz Kaldı işte sünnet'lerimde olduğu gibi f Kaldı a'dan z'ye bütün baktıklarınız. Eski zamanda gelseydiniz ölümsüz olurdunuz. Benim zamanımda geldiniz ölümsüz oldunuz. |
Cevap: İlhan Berk Şiirleri
Siz Ne Güzeldiniz Benimle Bilemezsiniz
Şair: İlhan Berk Siz ne güzeldiniz benimle bilemezsiniz A harfinden bir çarşı güneşi yüzünüzde Hèlene uyruklu bir rüzgârdınız her şiirde Benimdi, Ronsard'ın bir ülkesiydi yeriniz. Şimdi kim bilir İstanbul'sunuz değilsiniz Bir f'diniz Önasya'larda o şey evlerde Şimdi nasıl bir yalnızlık eser yüzünüzde Uzun sular olur duymak gibi bir şeydiniz. Şimdi h, şimdi M sesi ilk nasıl karanlık İpek gibiydiniz iyisi mi anlatmamalı Ben yokum ya yoksunuz bakın nasıl artık. Şimdi bakın nasıl bir yalnızlık vuran benden Şimdi şiirlerde benim yazdığım sıkıntı Bayılırsınız bir rüzgâr oynatsam ülkemden. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:50. |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.