![]() |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Sonraları Sanskiritçe
Şair: Ece Ayhan Sanskritçeye çekilmiş atlar gibi geceleri o geceleri soyutlanmış uykular ağıyor parmaklarından Ve ıtır çiçekleri tükenirlerdi çivit rengi sokaklarında şarkıları delinirler çarşambaları ırmakta boğulurlardı Sonraları benares'in tüm eski orospuları gibi bayramlarda sanskritçe ölümlere çarpıp şarkılara şarkılara düşerlerdi. |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Usta İşi
Şair: Ece Ayhan Kollarında eski balık dövmeleri teodor kasap perhiz ahali içmez ay türkçe rakı çıkmıştır kapalı ve geniş muhlis sabahattin'den ayşe opereti ne güzel bir hiç Üç yıllar var ki minyatürlere mahkûm teodor'un o eski balık dövmeleri ay osmanlılaşmış abi tüfekçi olmuş ve korkunç taş gülmekler muhlis'te gibi merdivenli bir sokaklar uzatmış çiçek bahçelerine kaçabilsin ayşe atlı tramvaylarla ne güzel bir hiç İşte o biçim gecelerde kucaklamış getirir enflasyon arkadaşlarını kova abdülhamit akşam gazeteleri dağlar gibi yalnızlık ne güzel bir hiç. |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Ut..
Şair: Ece Ayhan Üner Birkan'a Rakı içilir mi hiç çiçeksiz çiçeksiz ölürüm dükkanları hem kim olsa ölür ispatinin ebesi zulmü ilan edilmiş sokağa çıkar yalnızlığının ut sesi bir fonograf tanzimat fermanında unutulmuş hacivat gelip kahkahalar tarafından iğne ister Yalnız belki çocuklar için atlı gülen tramvayı ölümün cumhuriyete enflasyonu sekiz memeli bir zenne o çirkinim tasviri efkar bir zindan vakitlere açıktır kepengi aşkı memnu ölü teyzesine yazlığa giden kim çocuk pire kasketini deve kimler giyer acaba zehir dükkanları çiçek çiçekçi pera'da Benim ut teyzem de öldü galiba hacivat şimdi şu rakıdan ne diye vergi alırlar sanki. |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Vedhaların Birinde
Şair: Ece Ayhan -Kumarcı Musa Vedha'lardan birinde Musa kumar oynuyor Peygamberlik bir meslek oldu Bozuk radyo ne demişti ağustosta (Ben karımın fotoğrafını isterim sizden) Dördüncü duvarda ben bulunuyorum Vedha'lardan birinde bir küçük tanrı Küçük işler için (Ben görmemiş olayım) Nasılsa tanımadığım bir toprakta öleceğim Burada sakal uzatıp Taranmış saçlarıyla (Siz kendinizin kaçıncı peygamber olduğunu sanıyorsunuz) Hangi rejim için (O kadar çabuk değişiyorlar ki) Birinci katları dinamitlenmiş evlere benzer yıkılıveririz Sokak başlarında görür ve fotoğraflarını çekeriz (Vedha sana ne dedi) (Dedi ki) II- Amatörler ve Profesyoneller (Kaçıncı Vedha'da vardı bu) Bir ay vardı Ay çıkınca gitmeliydim oysa Gidin unutun diyorlardı Vrangel'in orduları bile unutuldu masaların başında Viski bize bir profesyonel orospu kadar pahalı geliyor Sokakta şapkalarımı çıkarıp selam veriyordum (Numarasını bilmediğim Vedha'lardan birinde) Artık kendilerini bir eşya ile karıştırmaya başlayan orospular Çok iğreti duruyorlardı düşecek gibi oluyordum Bunlar da bizim Vedha'larımız Vedha belki hiç doğmamıştı Ne denebilir belki hiç doğmamıştı III- Got'lar ve Genç Vedha Bir Got sürüsü için Genç Vedha anlamsız bir Vedha'ydı Vizigot Kralı Alerik - takma adıyla - Ayıların ayısı tütün sarar (Çağının en kötü tütün saran kralı) IV- Duba'dan Laternacı Hiç bakmasa bu kadar dikkatli Laternacı geçiyor azınlıklardan arta kalanı Çaldığı havayı ne tanır ne sever benim gibi Adamlar geldi denizden ölmüş Kimin şansı yoksa bırakmış ellerini dubadan İşe yaramayanların felsefesi bunlar Bir uşak üçüncü katın balkonundan aşağı attı kendini (Çocukluğumu saklasaydım benim de ellerim olurdu dubada) V- Ayşe Dolley'in Bulunmadığı Bölge Kim bu adamlar ayakları üzerinde duruyorlar Başlangıçta dinleniyorlardı Sonraları hiç yorulmadılar (Vedha çok gençti) Deniz tuzu kokan saçlarını yıka sararıyorlar Bir takım unutulmuş yüzler gibi Sigara içiyorlar çok ve ölümü kullanıyorlar Artık onları ben bile tanımıyorum Romanyalı pembe gözlü şeytan - Yahudi soyundandır biraz - Harita bilmeyen bir Vedha'yı Bir ağacı yakıp içer gibi öpüyordu Eski takvimleri seve seve kullanır Ben ikinci gözümü bir kurşunla değiştim Ne denebilir benim gözüm maviydi VI- Vedha Vedha Vedha Denizden uzaklaşmaksızın birbuçuk ama değişen birbuçuk İnançlarını nerede bırakmıştın sen Aradığın şehirleri taşıdı trenler Pabucumun bir teki ırmağa düşmüştü Göğün ta kendisi o zaman geldi Gel biz gidelim buralardan yalınayak (Vedha'm gitmiş) Vedha Vedha Vedha ne diyordu (diyordu ki) . |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Vişneçürüğü Şiirler
Şair: Ece Ayhan 1. Kapkaragümrüklü ölçüsüz ayaksız Ali çocuklar Asılmak bilirsiniz kesin tehlikeli ve yasaktır Edirnekapı - Bahçekapı sarı kamu tramvaylarına Haramiler Durağı'ndan Beyoğlanları öne alır Ve delip geçer yedi kenti saatlerin en köründe Halk kipiyle voyvooo! Ölüm! - Ölüm! tramvayları Ardınca siz vişneçürüğü şiirlerimi bırakmıştır 2. Duyduk duymadık demeyin ha altıparmak çocuklar Tam da kalfalığa giderken lekelenir çıraklar Uyurlarken dahi o parmaklarındadır yüksükleri Parça başı dikişler çıkabilir diye düşlerde Kim bilir kaç şiirdir kamburu göğsünde bir çocuk Bir silkinecek ve bütün askeri okullara girecek Karartma benizli bir roman çocuğu arkadaşı da Demirkapı dolaylarında asker - sivil terzisi olur 3. Ali Korna kağıdına basılmış parlak çocuklar ise İstanbul padişahlarına çıkartırlar beş numara - iyi mi? |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Yalınayak Şiirdir
Şair: Ece Ayhan 1. Biz tüzüklerle çarpışarak büyüdük kardeşim Emrazı Zühreviye Hastanesi'ne kapatıldı anamız Adıyla çalışan ermiş Sirkeci kadınlarındandır Şeker atar hâlâ mazgallardan Cankurtaran'da Acı Bacı'nın acı bilmez uçurtma çocuklarına Yıl sonu müsamerelerine kimler çıkarılmaz? 2. Velhasıl onlar vurdu biz büyüdük kardeşim Babamız dövüldü güllabici odunlarla tımarhanede Acaba halk nedir diye düşünür arada işittiği Dudullu'dan tâ Salacak'a koşarak alkışlayalım Fazla babalarıyla dondurma yiyen çocukları Hangi çocukların neye imrenmesi yalınayak şiirdir? |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Üç Gencin Kalbi
Şair: Ece Ayhan Bir gemici tanırım Kalbini bir limanda bırakmış Ya kaybolursa? Ağlar çocukluğundaki gibi Kalbini almaya gidecek hâlâ Bir oğlan tanırım Derin yeşil gözlü Gönlü güney denizlerinin dibi Kalbi ise yerinde Birine vermeye gidecek Bir gemi arar durur Bulutlardan. Bir şair tanırım Onunki içler acısı Kalbini asla vermemiş Çalmışlar Kalbi eski bir efsanede saklı. |
Cevap: Ece Ayhan Şiirleri
Zambaklı Padişah
Şair: Ece Ayhan Ne zaman elleri zambaklı padişah olursam Sana uzun heceli bir kent vereceğim Girilince kapıları yitecek ve boş! Azizim, güzel atlar da güzel şiirler gibidirler Öldükten sonra da tersine yarışırlar, vesselam! |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:29. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.