![]() |
|
Cevap: Bedirhan Gökçe | Şiirleri
Sol Yanım
Merhaba anne, Yine ben geldim. Merak etme okuldan çıktımda geldim. Anneler de babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama Ali "Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder" demişti de Onun için söylüyorum. Geçen hafta öğretmen, Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte Öğretti sağımı solumu. Ben biliyorum artık anne ,sağım neresi, solum neresi Ağrıyan yanımın neresi olduğunu Şimdi iyi biliyorum anne. Hani geçen geldiğimde Şuram acıyor,şuram işte demiştim de , Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne Bak şimdi söylüyorum , Şuram işte, Sol yanım çok acıyor anne. Hem de her gün acıyor anne ,her gün. Dün sabah ,annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü. Elinden tutup okula getirdi. Yakası da danteldi. Zil çalınca öptü," hadi yavrum sınıfa" dedi. Bende ağladım, Ağladım hiç de utanmadım. Öğretmen "ne oldu "dedi. "Düştüm ,dizim çok acıyor" dedim. Yalan söyledim anne. Dizim acımıyordu ama ,sol yanım çok acıyordu anne. Bugün bende saçım örülsün istedim. Babam ördü ama onunki gibi olmadı, Dantel yaka istedim. Babam "Ben bilmem ki kızım" dedi. "Bari okula sen götür "dedim. "E kızım, iş" dedi. Bende banane dedim, ağladım. "kızım; ekmek" dedi babam. Sustum ama, okula giderken yine ağladım anne. Ha bide ,sol yanım yine çok acıdı anne. Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi. Zeynep "annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş" dedi. Babam hepsini birlikte yıkıyor. Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne? Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme. Üzülmesin diye söylemiyorum ama , Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor. Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne. Hava kararıyor, ben gideyim anne. Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi. Duyarsa kızmaz ama, çok üzülür biliyorum. Kim bozuyor toprağını, Çiçeklerini kim koparıyor. İzin verme anne ,ne olur toprağına el sürdürme. Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne. Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım. Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını Şu kavanozda biriktirdim. Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum. Her sabah onu öpüyor kokluyorum, Kimseye söyleme ama anne Bazen de konuşuyorum onunla. Ne yapayım ,seni çok özlüyorum anne. Ha unutmadan, Öğretmen ,yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi. Ben babama yazdıracağım. Öğretmen anlarsa çok kızar ama ,banane kızarsa kızsın, Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne. Senin adın geçince ,sol yanım acıyor anne. Hiç bir şey yutamıyorum. Bazen de dayanamayıp ağlıyorum. Kağıda da böyle yazamam ya anne. Ben gidiyorum anne, Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp. Mutlaka gel anne, Sen rüyama gelmeyince ,sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne. Sol yanım acıyor anne. İşte tam şurası, Sol yanım ,çok acıyor anne. Seni çok özledim anne çok... Anne |
Cevap: Bedirhan Gökçe | Şiirleri
Tut Ellerimden
Sırat'tan incedir sevda köprüsü Beraber geçelim tut ellerimden. Niyet ak güvercin, vuslat gök yüzü Beraber uçalım tut ellerimden Gönüldeki birlik kalkandır dışa Aldırma ayaza, yele, yağışa Giden ilk bahara, gelecek kışa Beraber göçelim tut ellerimden. Birleşmek üzeredir şafakla gurûp Korku beklenilmez kapıda durup İster zehir olsun, isterse şurup Beraber içelim tut ellerimden. Çağır hayallerin en ötesini Yakından duyarsın aşkın sesini Sonsuz mutluluğun penceresini Beraber açalım tut ellerimden. Hatırla kaybolan hatıraları Elmastan ışıklı, altundan sarı Zaman tortusundan işte onları Beraber seçelim tut ellerimden. Şüphe 'başlangıç'tır, karar 'nihayet Zamanı zamana etme şikayet Kaçmak kurtuluştur diyorsan şayet Beraber kaçalım tut ellerimden.. Tut ellerimden |
Cevap: Bedirhan Gökçe | Şiirleri
Uy Havar
Kahpe fakları, Korku çığları Ve irin selleri, aç yırtıcılar, Suyu zehir bıçaklar ortasındasın. Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay! Pusatsız, duldasız, üryan Bir cana bir de başa Seher vakti leylim -leylim Cellat nişangahlar aynasındasın. Oy sevmişim ben seni... Üsküdardan bu yan lo kimin yurdu! He canım... Çiçekdağı kıtlık, kıran, Gül açmaz, çağla dökmez. Vurur alnım şakına Vurur çakmaktaşı kayalarıyla Küfrünü, Medetsiz, Munzur. Şahmurat Suyu kan akar Ve ben şairim. Namus işçisiyim yani Yürek işçisi. Korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş, Ne salkım bir bakış Resmin çekeyim, Ne kınsız bir rüzgar Mısra dökeyim. Oy sevmişem ben seni... Ve sen daha demincek, Yıllar da geçse demincek, Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm, Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim, Yaran derine gitmiş, Fitil tutmaz, bilirim. Ama hesap dağlarladır, Umut, dağlarla. Düşün, uzay çağında bir ayağımız, Ham çarık, kıl çorapta olsa da biri Düşün, olasılık, atom fiziği Ve bizi biz eden amansız sevda, Atıp bir kıyıya iki zamın Yarının çocukları, gülleri için Herbirinin ayvatüyü, çilleri için, Koymuş postasını, Görmüş restini. He canım, Sen getir üstünü. Uy havar! Muhammed, İsa aşkına, Yattığın ranza aşkına, Deeey, dağları un eder Ferhadın gürzü! Benim de boş yanım hançer yalımı Ve zulamda kan-ter içinde, asi, He desem, koparacak dizginlerini Yediveren gül kardeşi bir arzu Oy sevmişem ben seni... |
Cevap: Bedirhan Gökçe | Şiirleri
Üşüme
Seni sevmek için ne kadar sebep varsa içimde, işte seni sevmemek içinde öyle Seni sevmek için ne kadar söz varsa dilimde, seni yermek için sana, ermek için yok işte yok işte Bir yalan uyduruyorum ben kendimce, kendime umutsuzluk, sana umut, yollarıma çaresizlik düşmüş eşkiya Ben sana zehir zembelek bir suskunluğum ben sana gözlerinden vurulmuşum Sana açılan kapıların üzerime kapanan sesinde ben seni değil kendimi kendimi unutmuşum Yaraların kanayan damarlarına uykusuz gecelerimden kör sokaklar sürmüşüm Ne mutlu bana ne mutlu en çok bir yıldız kayıyor biliyor musun? Bir dilek tutuyorum işte ellerin oluyor tutunuyorum sana Soluksuz bir sokak lambası altında şubata müebbet gözlerimi sunuyorum sana şubata müebbet gözlerimi anlasana anlasana Seni sevmek için ne kadar sebep varsa içimde işte o kadar yalan uyduruyorum kendime o kadar yalan kime ne Kendime yalanlarla tutunuyorsam kime ne Kendimi sende unutuyorsam kime ne Sende susuyor sende konuşuyorsam Sende uyuyor sende uyanıyorsam Vuruyorsam talan olan umudun mahzenine kendimi kime ne Kime ne kendimi kanatıyorsam senin düşünde Yalan ya da gerçek sen sen sakın gecesiz uykularında üşüme Sakın üşüme ben üşüyorsam kime ne ben üşüyorsam kime ne kime ne... |
Cevap: Bedirhan Gökçe | Şiirleri
Zigon Sehpa
Bugün ordaydım, Aynı yerde aynı evde. Aynı kapıdan girdim içeri, Tesadüf bu ya, Aynı anahtar kalmış bende. Sandalyede yeleğini unutmuşsun, Masada kahkahanı,mutfakta bardağını, Salon da duruşunu unutmuşsun. Sonra yan odada hıçkırığını, Koridorda göz yaşlarını Kapı da çarpıp çıkışını unutmuşsun. Bir çiçeğin zehri düşmüş Zigon sehpaya, Bir rujunun rengi düşmüş oval aynaya, O kavgadan arta kalan kırık vazoyla, İkimizin kalbi düşmüş tozlu balkona. Duvarda ki resmin de gülüşün kalmış Son içtiğin fincan da dudak izlerin Portmantonun yanın da gidişin Kapı da bıraktığın ayak izlerin kalmış. Yastığının üstün de saçını buldum Posta kutusun da mektuplarını, Teypte dinlediğin şarkını buldum O hicaz da kalmış göz yaşlarını. Yazan böyle yazmış demek ki Nasıl da anlam buldu Sen olmayınca. Ne eyleyim köşkü ne eyleyim sarayı için de salınan YAR olmayınca |
Cevap: Bedirhan Gökçe | Şiirleri
Zilan
Bu kara yazgıdır Zilan; Topraksız olmak, yetim kalmak yetmezmiş kimin Sensiz de olmak kara yazgıdır kurban... Bilisen Kaç gece kaç gündüz adını sayıklamışam İçimden atamamışam Köçelerde yolunu gözlemişem El etmişem, işmar etmişem Sen gülmüş geçmişsen Zilan... Ne zaman büyümüşsen farketmemişem Ne zaman ellerin büyümüş Ne zaman gözlerin büyümüş Ne zaman bürünmüşsen kara çarşafa Bir gözlerin görmüşem ceylan kimin vurulmuşam. Sen gülmüş geçmişsen Zilan... Daracık köçelere sığmamış sevdam Seni Halilrahman'da sormuşam Anzılha'da Urfa kalasında Nemrut köşküne adını kazımışam Sen gülmüş geçmişsen Zilan... Şimdi gelin olisen telli duvaklı Yine gülü misen biye? Kara Şar'dan gelen deli oğlan deyi misen? Sevdanı içime gömdüm bilesen Bu kentin hampara taşlarına sır sakladım. Üç kuruşluk başlık parasına değer miydi Zilan... Bilirem dahlin yoktur bu işde. Töreler böyle demiş, yazgılar böyle çizmiş. Kim karşı gelmiş ki sen de gelesen. Atalar boynumuz kıldan incedir demiş... Her şafak seninle sökerdi Zilan. Sıcak yaz geceleri seninle eserdi. Ben siye şiirler okurdum. Sen biye Urfa türkülerini... Yediveren gülleri kimin açılırdın baharla Karakoyun deresinden çiçekler getirirdin. Önceleri inanmamıştım sevdiğine. Fakat anladım zamanla. Seni yitirmek kor kimin yaktı yüreğimi; Acımı anla... Kar ender yağardı Urfa'ya Sevdamız yağan kar kimin aktı. Hatırlı misen bir de tutkumuz Yağmurda "çömçe gelin" oynamaktı... Şimdi sen mi gelin olisen Zilan? Sevgin bir yanda Töreler diğer yanda Duydum ki "KUMA" olmişsen Akar suda saman çöpü gibi çaresiz Ve de köle kimin itaatkar, sessiz gidisen Oldu mu ya?... Kaçıncı asrını yaşamakta Harran'da toprak? Bu kenti terkediyem Zilan. Anzılha'da kutsal balıklar şahidim olsun ki, Bu kenti terkediyem... Yasak mayın tarlalarını, Kaçakda kol verenleri, Can verenleri terkediyem... Efsunlu akrepleri, çıyanları Urfa kalasında kenetlenen efsane şahmaranı Kümbetlerde barınan sahipsiz insanları, terkediyem. Körpecik bedenine uzanan hoyrat elleri itmediğin için Yıllardır söylenen ninniyi yazgı bellidiğin için Bu kenti terkediyem... Bu sana son satırlarım Zilan... Biliyem unutacaksan beni. "Unutmam" deme biye Davullar uranda unutmalısan. Yoksa nasıl yaşayabilir insan... Hani ağaçları çiçek açardı ya Hani Urfa divanı çalınırdı sıra gecelerinde. İşte ben Her çiçek açanda nar ağaçları Ve söylenende Urfa türküleri Seni ve gülüşünü hatırlayacağam... Bundan böyle cigaramda dumansın Kaçak tütünden sarılmış... Her içime çekişde ağun yakacak beni. Kendini düşünmedin, beni düşünmedin Sevdanı düşünmedin, çocuklarını düşün. Seni tutsak, beni esrik eden töreler; Çocuklarını da yakacak bir gün... Bu kara yazgı değildir ZİLAN... Topraksız olmak, yetim kalmak yetmezmiş kimin Sensiz olmak da kara yazgı değildir kurban... Bu çağlar boyu insanları kul eden Bağnazlıktır ki, yıkılacak. Bilisen ZİLAN. Sen görmesen de Ben görmesem de Ceylan gözlü çocukların görecek ZİLAN... |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:46. |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.