![]() |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Harp İçinde
Şair: Cahit Külebi Babalar evlerine mahçup döndü her akşam Harp içinde. Anaların sütü kesildi, Çocuklar ağladı, Erkekler askere gitti. Kadınlar bir deri bir kemik. Harp içinde kızlar sarardı. Savaşanlardansa Ancak bir hatıra kaldı. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Hasret....
Şair: Cahit Külebi Şimdi tarlalarda güneş vardır. Karlar donmuştur otların uçlarında.. Artık akşamları dinlenemem Başım avuçlarında. İçi korku dolu kış gecesi Hiç yatağın yok mu sıcak Dağları dolduran kır çiçeği Hangi rüzgarlar seni koklayacak! Saçlarımı kesip rüzgara ataçağım! Ta ki haber götürsün bir gün sana! İçimde bir şeytan var, diyor ki Aklına ne gelirse yapsana. Ben bu şiiri yazdım atlı talimde Bulunduğum sehir İstanbul'du Ağır ağır kar yağıyordu Atımın yelesi bulut renginde. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Hikaye
Şair: Cahit Külebi Senin dudakların pembe Ellerin beyaz, Al tut ellerimi bebek Tut biraz! Benim doğduğum köylerde Ceviz ağaçları yoktu, Ben bu yüzden serinliğe hasretim Okşa biraz! Benim doğduğum köylerde Buğday tarlaları yoktu, Dağıt saçlarını bebek Savur biraz! Benim doğduğum köyleri Akşamları eşkıyalar basardı. Ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem Konuş biraz! Benim doğduğum köylerde Kuzey rüzgârları eserdi, Ve bu yüzden dudaklarım çatlaktır Öp biraz! Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin! Benim doğduğum köyler de güzeldi, Sen de anlat doğduğun yerleri, Anlat biraz! |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Kadınlar
Şair: Cahit Külebi Neden kadınlar böyle sıcak? Neden kadınlar böyle taze? Yaz gelince basmalar giyerler Sade. Ben yine çocukları severim Bütün kadınlardan ziyade. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Kadınlar, Ülkeler, Denizler
Şair: Cahit Külebi Gözlerin gözlerime değince Su katılıyor rakıya Denizler açılıyor önümde. Üç çeşit deniz var bildiğim: Birincisi süt liman deniz. İlkgünün özenle okşadığı, Gökyüzüyle kaynaşan deniz. İkincisi dalgalı oynak, Bir kedi gibi önce sokularak Sonra tozu dumana katan deniz. Balıklara beşik sallayan deniz. Üçüncüsü volkansı dağlar... Tüfek namlusundan menevişli, Baştan başa gövdesi köpek dişli, Kendi kendine savaşan deniz. Anadolu dağları gibi kıraç, Kış ortasında kurtlar gibi aç Karanlığa uluyan deniz. Senin gözlerin de öyle uzak, Üç türlü denizde balkıyarak Bütün yaşamımı alıp gitti. Türküler yitirdim dağlarda. Çiğdemleri rüzgar okşar ya, Sarkar ya söğütler ırmağa Rakıya su katılır gibi Gözlerin başlar yansımaya Gözlerin gözlerime değince su katılıyor rakıya, Ülkeler de kadınlara benziyor, Başlıyor yansımaya. İşte güvercin kemikli kız! Koca Fransa, Akdeniz... Ve Almanya ki lahana, tütün, Sokakları kan kokarken bir gün Gençliğimi orada bırakıp geldim. Oysa balık gibiydi Urzula Rayh Bir sarı çiğdem gibi severdim. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Kayıp Sevda
Şair: Cahit Külebi Bir yandan türkü söyler Bir yandan yürür ağlıyarak, Sevdası rüzgâr gibi iter Dere boyunca yalnayak. Nilüferler gibi solgun Ophelia! Yanaklarına yapışır saçları. Açılır etekleri suyun yüzünde, Seyrederdi söğüt ağaçları. İnsan kalbi o zamanlar da vardı Daha küçüktü, daha kırmızıydı ama şimdikinden Kopardılar kalbini Ophelia'nın Nilüferler gibi sarardı. Şimdi de kızlar sokaklarda, Minnacık eller, ayaklar, saçlar. Ama nerde onlar, nerde Ophelia Nerde evvel zaman içindeki aşklar. Sevdamız kayboldu zamanlarda. Dişi ceylânla erkek ceylân Ayrı yönlere koşar gider. Bir sevişmek kaldı romanlarda. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Kuşun Hikayesi
Şair: Cahit Külebi Evin önünde hark vardı, Harkın önünde alçacık köprü, Köprünün üstündeki çocuklar Hayalet gibi bir kuş gördü. Eğilip baktık tahtalar arasından Uzaklardan gelme bir garip kuş. Kuzgun gibi,balıkcıl gibi birşey, Köprünün altına yorğun düşmüş. Kutupların,denizlerin,romanların, Sihrini taşıyordu. Biz ona bakıyorduk, o bize Korkusuyla karanlık ormanların. Kimimiz deynekle dürte dürte... Kimimizde kaynar su döktük, İşedik bir güzelce üstüne, Garip kuşu öldürdük. Yaralı bir gemi gibi yüze yüze Köprünün dışına çıktı. Vura vura eğlendik, Attık birbirimize. Uzaklardan gelme garip kuş Mürekkep rengi gözlerinle Artık dünyamızı göremezsin! Bağrışmamız gitmez kulaklarına, Yaprakların arasında güneşe karşı Çiftleşemezsin. Dişiysen yumurtlayamazsında! Böyle deyip kuşun dört yanında Akşama kadar hora teptik İnsan olduğumuzu iyice Garip kuşa öğrettik |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Masaldaki Yalnızlık
Şair: Cahit Külebi Ben yalnızlığı Gökte uçar gördüm. Ben yalnızlığı Garip naçar gördüm. Ben yalnızlığı Gelir geçer gördüm. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Mehmet Ali
Şair: Cahit Külebi Mehmet Ali' yi anası İşe giderken doğurdu Savaş bitiminden üç ay önce. Az süt emdi Mehmet Ali, Az ışık gördü, Az ısındı, Duydu anasının yorgunluğunu, Bol bol uyudu Mehmet Ali Çocukların bedava uykusunu. Zeytinyağı ve ekmek kadar Kıttı özgürlük memlekette. Büyüdüğü zaman akranları Mehmet Ali' nin Her şey bol olur elbette. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Mustafa Kemal
Şair: Cahit Külebi Bir gemi yanaştı Samsun'a sabaha karşı Sel'am durdu kayığı, çaparı, takası Selam durdu tayfası. Bir duman tüterdi bu geminin bacasından, bir duman Duman değildi bu! Memleketin uçup giden kaygılarıydı. Samsun limanına bu gemiden atılan Demir değil! Sarılan anayurda Kemal Paşanın kollarıydı. Selâm vererek Anadolu çocuklarına Çıkarken yüce komutan Karadeniz'in halini bir görmeliydi. Kalkıp ayağa ardı sıra baktı dalgalar Kalktı takalar, İzin verseydi Kemal Paşa Ardından gürleyip giderlerdi Erzurum'a kadar. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:52. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.