![]() |
|
Cahit Külebi Şiirleri
https://cdn.islamansiklopedisi.org.t...ut-cahit-1.jpg Açık Şair: Cahit Külebi Biz hep açık konuştuk. Gökyüzünden maviydi sözlerimiz. Sığ bataklarda değildik, kuşlar gibiydik, Uçarıydık. Gözlerimizde Şavkıyan parıltılar gibiydik. Biz iyiye iyi, güzele güzel dedik. Masallardan çekerdik mısraları, tülbent gibi. Yalnız, şiirlerde yalan söylemezdik, Umutlarımızda, hayallerimizde de yalancı değildik. Biz buğday tarlalarında buğday, Ağu yeşili bahçelerde ot, Trenlerde düdük sesiydik. Yıldızlara çobandık, değirmenlere su, Bozkırlara bulut gölgesiydik. Seller aktı gitti. Biz kaldık. Bulutlar uçtu gökyüzünden. Rüzgarlar darmadağın etti. Ne bahçesinden hayır var, ne güzünden. Akıl da bulutlar gibi çekip gitti. Nerden bilirdik, çalışmaktan Kocayacağını sevgililerin, Yaşamanın güzelliği kadar Hoyratlığını, bezginliğini... Biz kaldık, koyup gitti bahar, Her şeyi nerden bilirdik. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Akşamlar Hey Akşamlar
Şair: Cahit Külebi Kim esir değildir Kendi içerisinde? Akşamlar hey akşamlar! Doğmasaydım eğer O küçük şehirde Kim böyle boş gezer, Yüzer gibi olur, Bir koca nehirde? Yorgunluk hey yorgunluk! İnatçı yorgunluk! Dalgın bir yüz kadar Tozlu ayakkabılar. Yorgunluk hey yorgunluk! |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Alacakaranlıkta
Şair: Cahit Külebi Akşam karanlıklarla sarmaş dolaş Sen de sarılmışsın yalnızlığına, Taksiler kurşun gibi gelir geçer Troleybüsler salına salına. Tek tük kadınlar aydınlatır caddeyi. Genç kızlar beyaz neonlar gibi. Ortancalar gül rengi ışık saçar, On beşine varmamışlar masmavi. Sen de yalnızlık saçarsın. İçmeye korkarsın, efkâr basar. Ağlayamazsın elâlem var. Şapkanı bile çıkaramazsın Saçlarını uçurur rüzgâr... Gittim deniz kıyısına oturdum. Akşam karanlıklarda sarmaş dolaş, Ben de denize akıyordum Irmaklar gibi yavaş, yavaş... |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Anlarsın
Şair: Cahit Külebi Bir gece habersiz bize gel Merdivenler gıcırdamasın Öyle yorgunum ki hiç sorma Sen halimden anlarsın Sabahlara kadar oturup konuşalım Kimse duymasın Mavi bir gökyüzümüz olsun Kanatlarımız dokunarak uçalım İnsanlardan buz gibi soğudum İşte yalnız sen varsın Öyle halsizim ki hiç sorma Anlarsın |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Bilinmeyen
Şair: Cahit Külebi O ki bardağa dökülen seraptır (Bal yoğunluğundadır, sıcaktır, ışıktır) O ki sabah erken bir bahçedir (Çayır kokusudur, serinliktir, umuttur) O ki esen yeldir kar erirken (Çiğdemdir, ağaç çiçeğidir, okşayıştır) O ki içilen sudur kana kana (Özlemdir, doymayıştır, kardeştir) O ki bir yüce ırmaktır akar (Ürküntüdür, baş dönmesidir, gidiştir) O ki maviliği belirsiz denizdir (Buğulanmadır, düştür, sevmekte ölümdür) O ki bir ince kızdır ak tenli (Yaşamdır, umuttur, gözyaşıdır) |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Bir Halin Var Özlüyorum
Şair: Cahit Külebi Bir halin var seviyorum Küçük ellerinden daha çok Bir halin var özlüyorum Sıcak dudaklarında yok Yıldızlı gözlerinde ayrı ufuk Bir halin var düşünüyorum Bir halin var gülüyorum Arsız burnunda çocuk Bir halin var özlüyorum |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Bizim Dağlar
Şair: Cahit Külebi Ararat dağı anamın pişirdiği Çocukluğumda yediğim nişastadır. Yıldız dağı bir ekilmiş tarladır Mevsim mevsim yıldızların bittiği. Sultan dağında ak kuzular meleşir Uzun yayla'da pehlivanlar güleşir Bingöl dağı çiğdem çiğdem yeşerir Belli olur abı hayat içtiği. Kaz dağından beyaz bulutlar uçar Keşiş dağında Kerem'in yolu geçer Çamlıbel'de Köroğlu kalmaz naçar Kop dağında öküzlerin çektiği. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
C-5
Şair: Cahit Külebi işkence, işkence, işkence fakat boşuna, fakat beyhude işkencenin acısı değil bizi inleten bizi inleten devletimizin bu işe alet edilmesidir. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Cebeci Köprüsü
Şair: Cahit Külebi Cebeci köprüsünün üstü Karınca yuvasına benziyor. Hamallar, körler, topallar Oturmuş nasibini bekliyor. Cebeci köprüsü yüksek, Altından tren geçiyor. Ya benim aklımdan geçenler? Kimse bilmiyor. Şu dünya güzelim dünya Tıkır tıkır işliyor, İnsanlar insanlar insanlar Neden böyle çekişir durur? Aklım ermiyor. Cebeci köprüsünün korkulukları Kara boyalı. Daha böyle köprülerden geçersin çok Cahit Külebi! |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Çiçekle Konuşma
Şair: Cahit Külebi Artık ne pencerem var seni koyacak Ne masam Sevgilim de yok bu şehirde Çiçek seni alıp ne yapsam |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Çürüyen Otlar
Şair: Cahit Külebi I Bilinmez hangi şehirde Yaşarsın aşktan habersiz, Küçük çakıl taşım, nasıl bulayım! Kaybolmuşsun bir kocaman nehirde. Bu kimin çocuğu, der, seni görenler. Benim çocuğum, diye, sesim gelir uzaktan. Bunca kötülüğü bağışlatır bakışın Yanakların kızarır ağlamaktan. Bir gün sokakta rastlasam, ellerini Alsam avuçlarıma okşasam. Sıcaklığını tanır da mısralarımdan Kız kardeşimsin sanırlar belki. Son orada, ben burada Birbirimizden habersiz Ayrı yaylalarda yeşeren otlar gibi Bekleye bekleye çürüyeceğiz. II Senin oturduğun şehirde Gökyüzü mavidir benimkinden, Çiçekler daha taze Kuşlar bile güzeldir birbirinden. Şarkılar daha neşeli, daha mahzun Akşamlar daha garipsi, Umut alabildiğine geniş, Umutsuzluksa denizler gibi; Trenler bile daha sevinçli Daha kederli gelir gider. Gençler bütün haşarı Yaşlılar büsbütün kederlidirler. Kadınların sütü daha gür, daha ak Çocukların iştahı, yerinde, Gemiciler bile daha sarhoştur Doğup büyüdüğün şehirde. Garibim! Nazlım! Öksüzüm Hayal rüzgarlarıyla emzir beni de Uzak ya, kokunu duyuyorum Gül gibi açıldığın şehirde. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Dişi
Şair: Cahit Külebi İstanbul boğazından beyaz Gemiler geçer, su kesimi mavi İnsanı gecelerce uyutmaz Benim sevdiğim de, bu gemiler misali |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Dost..
Şair: Cahit Külebi Bir gece habersiz bize gel Merdivenler gıcırdamasın Öyle yorgunum ki hiç sorma Sen halimden anlarsın Sabahlara kadar oturup konuşalım Kimse duymasın Mavi bir gökyüzümüz olsun kanatlarımız Dokunarak uçalım. insanlardan buz gibi soğudum, işte yalnız sen varsın Öyle halsizim ki hiç sorma Anlarsın. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Dostlara Türkü
Şair: Cahit Külebi Dostlar bilin ki burda Bir fakir Cahit Külebi Garaja çekilmiş hurda Paslanmış kamyonlar gibi Bekler durur Ankarada. Ne kadın, ne aşk, ne kumar Ne çalışmak, akşamadek; Yüz vermez oldu sokaklar Bir bardak su, biraz ekmek, Yaşa yaşadığın kadar! Gel be dünyalık hevesim Sokul bir parça yanıma! Toplasalar çıkmaz sesim Bütün kızları başıma, Gelmez elimi süresim. Hasreti yeşerten, ufak Ufak esen mavi rüzgâr Nerde rüyalı ve uzak Bıldır gezdığım tarlalar! Dul bir kadın kadar sıcak! |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Evvel Zaman
Şair: Cahit Külebi Asardın okulu her sabah Sen de aşıktın bir zamanlar, Geceleri sokak sokak gezerdin Ellerin ceplerinde, yıldızları sayarak. İnsanın sevdası on beşinde Horoz şekerlerine güneşlere benzer, Gülerdi tramvaylarda küçük bir kız Bekareti beyaz dişlerinde. İçi kadın çamaşırı doluydu vitrinlerin, Allık pudra, frenk altını küpeler, O tarihte dükkanların önünde Dalıp giderdin. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Gel Seninle Resim Yapalım
Şair: Cahit Külebi Gel seninle resim yapalım Bir yüz çizelim ince, Küçük nezleli bir burun Ve gözler zeytin iriliğinde. Sonra bir gelincik, ince bir boyun, Soyulmuş bademden daha ak bir ten, Öyle bir yüz ki seher vakti Mutluluk estirsin güneş doğarken Ve saçları çizelim, bulutlar, Türküler, masallar gibi, Hepsinin üztüne sonra Kocaman bir insan yüreği. Öyle bir yürek ki sevgiyle Arkadaşlıkla, mutlulukla dolsun, İsterse ondan sonra Bütün şairler ölsün. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Güneşli Çayır
Şair: Cahit Külebi Pınarlardan içiyorum seni İnce ve mavi bileklerinden, Kısrak memelerinin gürlüğünde Sabah bahçelerinin serinliğinden. Kaç yaşıma gelirsem geleyim Ölmem ben gencim uzun yıllar. Ayna gibi akan bir dere Ve dibinde beyaz çakıllar. Yaşamım böyle çağlar gider Cırcırböcekleri, ormanlar ötesinde, Sarı kokusuyla harmanların Ve düğenlerin ezip geçmesinde. Ayışığı uçuşsun gözlerinden, Teninden aklığı sabahların. Karanlık gecelerden çıktıkça Güneşli bir çayırsın sen. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Günler Bana Bir Hikaye Anlattı
Şair: Cahit Külebi Geçen gün bir kadın gördüm, Kucağında bir çocuk vardı. Yüzü kehribar rengindeydi. Ne oldu sana bebek dedim Noldu da böyle zayıfladın? Çocuk yüzüme bakıp güldü. Geçen gün bir çocuk gördüm Yüzü kehribar rengindeydi. Geçen gün bir gelin gördüm Gelinin yüzü gül rengindeydi. Kocasının koluna asılarak gider. Ne oldu gelin sana dedim, Noldu da böyle güzelleştin? Gelin yüzüme bakıp güldü. Gözleri zeytin rengindeydi. Çok güvenme haline gelin dedim Bir gün gelir sen de anlarsın. Dünya dediğin şeker şerbet İçi başka dışı başkadır. Bir gün şu kadına dönersin, Dönersin de sonra ağlarsın. Çok güvenme haline gelin dedim. Geçen gün bir adam gördüm Bir şeyden korkar gibiydi. Kim korkuttu adam seni dedim Herif yüzüme bakıp güldü, Geçen gün bir adam gördüm. Dayanamıyorum onların haline Yüreğime oklar saplanıyor. İstiyorum ki kadınlar her zaman Vefalı, iyi, sıcak, Erkekler sağlam yapılı, çalışkan, Çocuklar tosun gibi, İstiyorum ki pırıl pırıl olsun Dünyamızın günleri. Ne çare evdeki hesap Çarşıdakine uymuyor İnsanlar bol bol laf ediyor ya Yine de işlerine Akıl fikir ermiyor. Bizim bir dünyamız var ki İstesek güzel olur, Denize gisek balık gibi Yumuşar kemiklerimiz, Güneşin altında otursak Isınır dinleniriz. Bizimdir rüzgarı, ağacı, meyvesi Bizimdir dostluğu, kardeşliği, sevdası. Ama biz insanoğulları Babadan mirasa konmuşuz Her gün bir taşını söker atarız Hele bir işimize elversin Tozu dumana katarız. Ama biz insanoğulları Babadan mirasa konmuşuz. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Güz Yorumu
Şair: Cahit Külebi Hava bugün de bulutlu Rüzgâr daha serin esecek. Bütün insanlar umutlu, Şairler mahzun gezecek. Yağmur yağacak ince, Muşambalı kızlar görülecek. Ağaçlara, çocuklara gelince Bir karış büyüyecek. Şairlerin ateşi, âşıkların Belki bin dereceye yükselecek. Cahil kızlar, küçük kediler, Çocuklar üşüyecek. Bu şiiri yazan, caddelerde Seninle başbaşa yürüyecek. Gelip geçenler, yağmur altında Bu adam tek başına ne geziyor, diyecek. Yapraklar yollara dökülecek. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Güzelleme!!
Şair: Cahit Külebi Evinizin önünde dolaşsam Seni bulamazdım, Sen gözlerinde bahçeler olan Şimdi evimdeki karım. Senin kadar güzel olsun çocuklarım Gökyüzü bugün ne kadar da çok Yıldızlarla dolu avuçların |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Harp İçinde
Şair: Cahit Külebi Babalar evlerine mahçup döndü her akşam Harp içinde. Anaların sütü kesildi, Çocuklar ağladı, Erkekler askere gitti. Kadınlar bir deri bir kemik. Harp içinde kızlar sarardı. Savaşanlardansa Ancak bir hatıra kaldı. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Hasret....
Şair: Cahit Külebi Şimdi tarlalarda güneş vardır. Karlar donmuştur otların uçlarında.. Artık akşamları dinlenemem Başım avuçlarında. İçi korku dolu kış gecesi Hiç yatağın yok mu sıcak Dağları dolduran kır çiçeği Hangi rüzgarlar seni koklayacak! Saçlarımı kesip rüzgara ataçağım! Ta ki haber götürsün bir gün sana! İçimde bir şeytan var, diyor ki Aklına ne gelirse yapsana. Ben bu şiiri yazdım atlı talimde Bulunduğum sehir İstanbul'du Ağır ağır kar yağıyordu Atımın yelesi bulut renginde. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Hikaye
Şair: Cahit Külebi Senin dudakların pembe Ellerin beyaz, Al tut ellerimi bebek Tut biraz! Benim doğduğum köylerde Ceviz ağaçları yoktu, Ben bu yüzden serinliğe hasretim Okşa biraz! Benim doğduğum köylerde Buğday tarlaları yoktu, Dağıt saçlarını bebek Savur biraz! Benim doğduğum köyleri Akşamları eşkıyalar basardı. Ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem Konuş biraz! Benim doğduğum köylerde Kuzey rüzgârları eserdi, Ve bu yüzden dudaklarım çatlaktır Öp biraz! Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin! Benim doğduğum köyler de güzeldi, Sen de anlat doğduğun yerleri, Anlat biraz! |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Kadınlar
Şair: Cahit Külebi Neden kadınlar böyle sıcak? Neden kadınlar böyle taze? Yaz gelince basmalar giyerler Sade. Ben yine çocukları severim Bütün kadınlardan ziyade. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Kadınlar, Ülkeler, Denizler
Şair: Cahit Külebi Gözlerin gözlerime değince Su katılıyor rakıya Denizler açılıyor önümde. Üç çeşit deniz var bildiğim: Birincisi süt liman deniz. İlkgünün özenle okşadığı, Gökyüzüyle kaynaşan deniz. İkincisi dalgalı oynak, Bir kedi gibi önce sokularak Sonra tozu dumana katan deniz. Balıklara beşik sallayan deniz. Üçüncüsü volkansı dağlar... Tüfek namlusundan menevişli, Baştan başa gövdesi köpek dişli, Kendi kendine savaşan deniz. Anadolu dağları gibi kıraç, Kış ortasında kurtlar gibi aç Karanlığa uluyan deniz. Senin gözlerin de öyle uzak, Üç türlü denizde balkıyarak Bütün yaşamımı alıp gitti. Türküler yitirdim dağlarda. Çiğdemleri rüzgar okşar ya, Sarkar ya söğütler ırmağa Rakıya su katılır gibi Gözlerin başlar yansımaya Gözlerin gözlerime değince su katılıyor rakıya, Ülkeler de kadınlara benziyor, Başlıyor yansımaya. İşte güvercin kemikli kız! Koca Fransa, Akdeniz... Ve Almanya ki lahana, tütün, Sokakları kan kokarken bir gün Gençliğimi orada bırakıp geldim. Oysa balık gibiydi Urzula Rayh Bir sarı çiğdem gibi severdim. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Kayıp Sevda
Şair: Cahit Külebi Bir yandan türkü söyler Bir yandan yürür ağlıyarak, Sevdası rüzgâr gibi iter Dere boyunca yalnayak. Nilüferler gibi solgun Ophelia! Yanaklarına yapışır saçları. Açılır etekleri suyun yüzünde, Seyrederdi söğüt ağaçları. İnsan kalbi o zamanlar da vardı Daha küçüktü, daha kırmızıydı ama şimdikinden Kopardılar kalbini Ophelia'nın Nilüferler gibi sarardı. Şimdi de kızlar sokaklarda, Minnacık eller, ayaklar, saçlar. Ama nerde onlar, nerde Ophelia Nerde evvel zaman içindeki aşklar. Sevdamız kayboldu zamanlarda. Dişi ceylânla erkek ceylân Ayrı yönlere koşar gider. Bir sevişmek kaldı romanlarda. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Kuşun Hikayesi
Şair: Cahit Külebi Evin önünde hark vardı, Harkın önünde alçacık köprü, Köprünün üstündeki çocuklar Hayalet gibi bir kuş gördü. Eğilip baktık tahtalar arasından Uzaklardan gelme bir garip kuş. Kuzgun gibi,balıkcıl gibi birşey, Köprünün altına yorğun düşmüş. Kutupların,denizlerin,romanların, Sihrini taşıyordu. Biz ona bakıyorduk, o bize Korkusuyla karanlık ormanların. Kimimiz deynekle dürte dürte... Kimimizde kaynar su döktük, İşedik bir güzelce üstüne, Garip kuşu öldürdük. Yaralı bir gemi gibi yüze yüze Köprünün dışına çıktı. Vura vura eğlendik, Attık birbirimize. Uzaklardan gelme garip kuş Mürekkep rengi gözlerinle Artık dünyamızı göremezsin! Bağrışmamız gitmez kulaklarına, Yaprakların arasında güneşe karşı Çiftleşemezsin. Dişiysen yumurtlayamazsında! Böyle deyip kuşun dört yanında Akşama kadar hora teptik İnsan olduğumuzu iyice Garip kuşa öğrettik |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Masaldaki Yalnızlık
Şair: Cahit Külebi Ben yalnızlığı Gökte uçar gördüm. Ben yalnızlığı Garip naçar gördüm. Ben yalnızlığı Gelir geçer gördüm. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Mehmet Ali
Şair: Cahit Külebi Mehmet Ali' yi anası İşe giderken doğurdu Savaş bitiminden üç ay önce. Az süt emdi Mehmet Ali, Az ışık gördü, Az ısındı, Duydu anasının yorgunluğunu, Bol bol uyudu Mehmet Ali Çocukların bedava uykusunu. Zeytinyağı ve ekmek kadar Kıttı özgürlük memlekette. Büyüdüğü zaman akranları Mehmet Ali' nin Her şey bol olur elbette. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Mustafa Kemal
Şair: Cahit Külebi Bir gemi yanaştı Samsun'a sabaha karşı Sel'am durdu kayığı, çaparı, takası Selam durdu tayfası. Bir duman tüterdi bu geminin bacasından, bir duman Duman değildi bu! Memleketin uçup giden kaygılarıydı. Samsun limanına bu gemiden atılan Demir değil! Sarılan anayurda Kemal Paşanın kollarıydı. Selâm vererek Anadolu çocuklarına Çıkarken yüce komutan Karadeniz'in halini bir görmeliydi. Kalkıp ayağa ardı sıra baktı dalgalar Kalktı takalar, İzin verseydi Kemal Paşa Ardından gürleyip giderlerdi Erzurum'a kadar. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Rüzgar
Şair: Cahit Külebi Şimdi bir rüzgâr geçti buradan Koştum ama yetişemedim. Nerelerde gezmiş tozmuş Öğrenemedim. Besbelli denizden çıkıp Kıyılar boyunca gitmiştir. Tuz kokusu, katran kokusu, ter kokusu Yüreğini allak bullak etmiştir. Sonra başlamış tırmanmaya dağlara doğru Bulutları koyun gibi gütmüştür, Okşayıp otları yaylalarda Büyütmüştür. Köylere de uğradıysa eğer Islak, karanlık odalarda beşik sallamıştır Güneş altında çalışanlara İmdat eylemiştir. Sonra başlayıp alçalmaya ovalara doğru, Haşhaş tarlalarında eflatun, pembe, beyaz, Kıraçlarda mavi dikenler... Toz toprak gözlerine gitmiştir. Kentlere de uğramış ki yanımdan geçti, Haşhaş çiçeğine benzer kızlar görmüştür. Bir gülüş, bir tel saç, allık pudra Alıp gitmiştir. Şimdi bir rüzgâr geçti buradan Koştum ama yetişemedim. Soraydım söylerdi herhalde Soramadım. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Sabret
Şair: Cahit Külebi Sen petekte bir gömeç bal gibisin! Renksin yazdan kıştan, tazeliksin bahardan. Yapraklarda dolaşan serin bir rüzgarsın ki Her gün eser durursun hafızamdan. Ellerin var beyaz güller gibi küçücük, Mutlak kalbin tomurcuklardan pembe! Sanki yeşil yaylalardır gözlerin Alnımda ter ve kuvvetsin işimde. Ben kanadı kırık bir kuş değilim Döner birgün gurbet ellerde kalan Sabret neşem, sabret şarkım, sabret sevdiğim, Sabret kalbi tomurcuklardan pembe olan. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Sen Yokken
Şair: Cahit Külebi Sen yokken gittim Korkularımın üstüne Hiç ardıma bakmadım Gümüş şiirler yazdım sen yokken Çok yangın çıktı yüreğimde Küllerini bile savurmadım Irak denizlerin fırtınasıydım Uzak iklimlerin sert rüzgarları Kulaçlarken denizinde gurbeti Kanlı savaşlarım, Belalı sevdalarım olmadı hiç Ama hep sustum, Hep ağladım, hep yandım sen yokken. Bekliyorum dönüşünü yeniden, Bir gelsen, Hayatın önünden alsan beni Bir gelsen, Sellerin önünden alsan beni Bir gelsen, Ölümlü düşlerimden alsan beni. Çok durdum güneşe karşı bir başıma Savrulurdum rüzgarlarında sensizlik denizinin Sen yokken, Az dolaşmadım gönlümün kuytularında Üşüyen karanfilim şimdi buruşuk parmaklarda Bir kırağı ayazıydım gecenin kollarında Zifirlerinde sadece ben üşürdüm. Hiç aldırmadım esen rüzgara Hiç dinlenmiş bir yürekle çıkmadım ortaya Yinede hiç yıkılmadım giden trenlerin ardından Ama bütün yangınlar beni yaktı önce Hep ortasında kaldım vurgunların Vurgun nedir ki? deme Bir babanın serzenişi nasılsa öyle Bayrakları indirilmiş, Bozguna uğramış bir hisardım sen yokken Hep sustum, Hep yandım, hep ağladım sen yokken. Bir gelsen, Yangınlardan alsan beni, Bir gelsen, Dünyalarımdan alsan beni, Bir gelsen, Şafaksız gecelerden alsan beni, Ama ne zaman gelsen, Akşam kızılı gözlerimle bulacaksın beni. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Sevda
Şair: Cahit Külebi Bildim ki yalnız nasibim sen, Ekmeğim senden gelirmiş İnsan uyuyabilirmiş izin verirsen. Dolaşamıyorum sokakta Rüzgarlarla serinlenemiyorum Esneyip gerinemiyorum Upuzun yatamıyorum parkda Bir mavi balon mudur bu yaz İçi sevda dolu yolculuk Kurtar beni artık ey çocuk Dişleri papatyadan beyaz |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Sevda Bahçesi
Şair: Cahit Külebi Bir gül mahzun durur bahçede Yaprakları yorgun. Sen pembe güllerin en pembesi! Hasta solgun. Bir gül taze durur bahçede Yaprakları diri. Sen beyaz güllerin en beyazı Sabahlar kadar iri. Bir gül baygın durur bahçede Yaprakları serin. Sen sarı güllerin en sarısı Yağmur gibisin. Pembe gül hülyandır açılmış, Beyaz gül yanakların, Sarı gül dağınık saçlarındır, Ve mahzun kalbim ateş gibi Yanan dudaklarındır. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Sevda Peşinde
Şair: Cahit Külebi Kimsenin başına gelmemiştir Benim başıma gelenler. Hangi günüm sevinçli geçti? Elbette tadı var bu alemin Ağaçların çiçekleri var, Kadınların sıcak dudakları, Bin bir türlü hali var denizlerin. Evimdeyken bu saatte ben Çarşıya ekmek almaya giderdim, Şehirli bir kadın gibi kokardı Evlerin bahçeleri akşam serinliğinde. Vektiyle İzmir'e gitmiştim Ömrümde ilk defa Aşıklık yüzünden. Şehre girerken ışıklar uçuşuyor Rüzgar okşuyordu saçımı tren penceresinde, Kalbim bir bayrak gibi çırpınıyordu. O gün bugündür başıma gelenler Kimsenin başına gelmemiştir Ekmek peşinde. Geçmişten söz etmek neye yarar. İşte şu anda naçar kaldım Koca bir şehrin ortasında. Karanlık caddeler uzayıp gidiyor, Kar yağıyor ışıkların üstüne Bir kadın çorabını çekiyor. Çok sallanma küçük hanım, Gönlüm gitmez peşinden Birisi var yolumu bekler. Ömrüm günüm yanlız geçiyor Bir tek sevda peşinde. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Sıvas Yollarında
Şair: Cahit Külebi Sıvas yollarında geceleri Katar katar kağnılar gider Tekerleri meşeden. Ağız dil vermeyen köylüler Odun mu, tuz mu, hasta mı götürürler? Ağır ağır kağnılar gider Sıvas yollarında geceleri. Ne, yıldızlar kaynaşır gökyüzünde, ne sevdayla dolar taşar gönüller Bir rüzgar eser ki, bıçak gibi El ayak şişer. Sıvas yollarında geceleri Ağır ağır kağnılar gider. Kamyonlar gelir geçer, kamyonlar gider Toz duman içinde, Şavkı vurur yollara, Arabalar dağılır şöförler söğer, Sıvas yollarında geceleri Katar katar kağnılar gider. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Tabanca
Şair: Cahit Külebi Bir nagant tabancam olsa benim İnce bilekli yar! Dünyaya eyvallah etmem Altın yürekli yar! Çocuksun gülüp söylersin, Uçan kuşlara benzersin, Ben ölürsem eğer neylersin Telli duvaklı yar? |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Temmuz
Şair: Cahit Külebi Vücudun çıra gibi tutuştu tutuşacak Saat üçe doğru bir temmuz gününde, Yani beni düşüneceksin, ya da bir başkasını Gülecek, konuşacak, dinleyeceksin İncecik parmakların saçlarının içinde. O zaman kim bilir ben nerde olurum? Vücudum çıra gibi tutuştu tutuşacak. Bir kahveye de gidip oturamam Dost yüzünden, ağaç gölgesinden, senden uzak. Aklına eserse çık gel evinden Güneşin sıcaklığını, rüzgarın kokusunu Anasının memesi gibi emsin derin, Bacakların görünsün basma eteklerinden. Boş, dünyanın güzelliği de boş Arkadaşlar da, hayal kurmak da boş, düşünceler de Vücudun çıra gibi tutuştu tutuşacak, Gülecek, konuşacak, dinleyeceksin Saat üçe doğru bir temmuz gününde. |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri
Tereke
Şair: Cahit Külebi Daha ben ölmeden paylaşın Sabrım zamanım karımın olsun İşte boş cüzdanım cebimde Oğullarıma kalsın. Dostlara bıraktım türküleri, Gözlerimi delikanlılara. Hayallerim hepsine yeter, Bolca dağıtılsın kızlara. Gövdemi şölen ettim böceklere, Mezarıma milyonlarca dolsun. Özgürlüğü duyardı saçlarım Bütün şairlere selam olsun. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 16:21. |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.