ForumDenizi.Com
  • Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan
  • 1
  • 2

ForumDenizi.Com (https://www.forumdenizi.com/)
-   Aşk - Şiir Dünyası (https://www.forumdenizi.com/ask-siir-dunyasi/)
-   -   Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri (https://www.forumdenizi.com/ask-siir-dunyasi/53456-fazil-husnu-daglarca-siirleri.html)

Jön TüRk 01 June 2020 16:40

Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
https://i.sozcu.com.tr/wp-content/up...1/fazil1-1.jpg

Ağır Hasta
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Üfleme bana anneciğim korkuyorum
Dua edip edip, geceleri.
Hastayım ama ne kadar güzel
Gidiyor yüzer gibi, vücudumun bir yeri.

Niçin böyle örtmüşler üstümü
Çok muntazam, ki bana hüzün verir.
Ağarırken uzak rüzgarlar içinde
Oyuncaklar gibi şehir.

Gözlerim örtük fakat yüzümle görüyorum
Ağlıyorsun, nur gibi.
Beraber duyuyoruz yavaş ve tenha
Duvardaki resimlerle, nasibi.

Anneciğim, büyüyorum ben şimdi,
Büyüyor göllerde kamış.
Fakat değnekten atım nerde
Kardeşim su versin ona, susamış.


Jön TüRk 01 June 2020 16:41

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Af Akşamı
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Af buyruğuyla açılmıştı hapishane kapısı
Taşıyordu koca burunlar tıraşlı enseler kara çeneler
Dizleri eğri omuzları çarpılmış sırtlar çıkık dökülüyordu
Vakitlere kapanmış büyük karanlıklardan
Taşıyordu vay dökülüyordu vay
Yırtık pis bitli çirkin
Sokağı dolduruyordu terli can uğultusu

Geçiriyordu avucunu şaşkınlıkla saçından saçından
9 yıl yatmış

Kolunda anası kucağında yavrusu
Doldurmustu kapının önünü kalabalık
Kimi ta dağ köylerinden koşmuş
Kimi ta denizlerden
Bir özlem sarmış bağrı ölümden yüce
Sevgiyle arıyorlar parçalarını
Heybelerinde ekmek destilerinde su

Bir türlü inanamıyordu sokaklara sokaklara
20 yıl yatmış

Gönüllere sığmaz olmuş kavuşmak duygusu
Öyle sarılır ki geçmişe
Erir göğsü göğsünde tutuklunun
Pişmanlık kavaklar tarlalar davarlar için
Pişmanlık gemilere düğünlere ırmaklara
Pişmanlık beşiklerden kağnılardan sessiz
Yerce gökçe değil insan dolusu

Çılgınca kucaklıyordu hepimizi hepimizi
5 buçuk yıl yatmış

Taşar içerde kalanların sorusu
Çubuk demirler arkasından maviliğe
Hem esenliğe ermiş hem yaşlı yelcek
Bir yurt türküsü yeniler karanlığı
Zaman yeğnik değildir yeğniktir
Dön de gör ananı belleyecek
Boş koğuşlar kurmuş pusu

Sönük gözü aydınlıkla büyüyordu büyüyordu
8 yıl yatmış

Çıkınlarda gecenin binlerce gecenin uyunmamış uykusu
Bir yorgunluk çökünce yürünmüş yeryüzünden
Kalabalıkta dağılır birer ikişer özgür
Doğuya batıya kuzeye güneye özgür
Yüreklerinde bir çığ
Yaşamak sevinci vay
Yaşamak korkusu

İnmeli yani sıçrıyordu havaya havaya
17 yıl yatmış

Jön TüRk 01 June 2020 16:42

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Akdeniz Acılıydı Xı
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Denizin sakladığı bir şey var
Sevmek der kimi,
Kimi unutulmak.

Peki neden üşütür hep
Bu ağustos gecesinde
Karanlığın büyüklüğü?

Beni düşünme, dedindi ayrılırken
Düşünmüyorum ki
Düşüncem sende kalmış.

Jön TüRk 01 June 2020 16:42

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Akdeniz Acılıydı Xıx
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


De bana nasıl öldürebilir kişi kendini
Sevgiyçin.
Sonra nasıl düşünebilir deniz deniz
Sonra nasıl sever?

Güzellikle çirkinlikle ilgin yok
Büyüksün
Ve varsın her oluda
Buğdaydan yalıma dek.

Duy gecenin üstünden
Seni düşündükçe
Öyle yaslıyım ki
Yeryüzünün bütün sevgilerine gülüyorum.

Jön TüRk 01 June 2020 16:42

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Akdeniz Şiirleri
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Sen Deniz Gök,
Bir an dursanız uykuda
Büyür bir yosun geceye karşı.

Tedirgin olur ölüler
Bir an yaslansanız karanlığa,
Sen Deniz Gök.
---------------------
Dalarım engine
Ki yaşadığım
Anladığımdır.

Roma'yla Kartaca'nın arasında
Yüzer, sevgi sevgi
İstanbul.

Böler bir kuş düşüncemi ikiye
Maviden
Yarıda kalır içki.
---------------------
Dersin ki
Ellerimize değecek
Yıldızlar
Büyüyecek büyüyecek de.

Dersin ki
Bir aydınlığı var
Sevgililer için,
Karanlık sessiz de.

Dersin ki
Uyuyamıyorum
Yalnızız
Gece, mavi de.
---------------------
Sessizdi yeryüzü
Yeryüzünde biricik Akdeniz vardı
Akdenizde
Yalnız ikimiz.

Beni seviyor musun dedim,
Yumdu gözlerini uzaklığa,
Tam sorulacak an, diye gülümsedi,
Tam sorulacak yer.
---------------------
Bir kocaman yeşil bir kocaman boz
Yellerde
Çarpar birbirine çarpar enginlere dek.

Dalgaların ucunda yıldızların ucu
Her köpük bir fırtına
Her köpük bir evren.

Su deniz su gök gizlenebilir
Seni sevdiğim
Gizlenemez.
---------------------
Havaya da yalıma da ağaca da benzer ama
En çok suya benzer
Sevgimiz.

Morluğun acısı var sonu yok
Karışır yaşamımıza
Kendiliğinden.

Herkes ölünce toprak olurmuş
Hayır hayır
Bizim su olacağımız besbelli.
---------------------
Akdeniz enginlerde kararmaktadır
Ama
Ben
Öyle maviyim ki.

Akdeniz bir gitmişlikle eski, uzak,
Ama
Ben
Sahibi gibiyim yıldızların.

Akdeniz seni bir daha yaratamaz
Ama
Ben
Seni bir daha sevebilirim.
---------------------
Deli gibi bir gürültu, ansızın,
Yırtılırcasına yarılır sessizlik,
Düşünür Akdeniz.

İşte uçaklar geçer havalarından
Kalır mavilik üstünde apak izleri,
Akdeniz anlar ve sever.
---------------------
Denizdir,
Her akşam üstü
Bütün düşüncelerde
Gelip gider.

Seninle
Acısı
Uzunluğu
Aksi.

Ve gece yarısıdır bu masmavi şey,
Senin
Uzaklarda
Unuttuğun sessizlik.
---------------------
Duymuştun
Bu türküyü
Çok eskiden de.

Bu türküyle anlarsın yelden
Yeşilden
Kadırgaların dibindeki sessiz yosunları.

Bu Akdeniz dalgalarında bu türküde sen
Varsın ışıl ışıl
Ve yoksun biraz.
---------------------
İyice düşün bu bütün yaşamamızdır.

Jön TüRk 01 June 2020 16:45

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Allaha ve Bize Dair
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Allah ne kadar büyüktür,
Ekinlere güneş verir çocuğum.
Beni mavi sabahlara devreder,
Mavi güller gibi uykum.

Allah ne kadar büyüktür,
Kuşlar gönderir dallarımıza.
Karanlıklar kalbe dolduğu vakit,
Nasibi terk ederiz bir yıldıza.

Allah ne kadar büyüktür,
Yol verir gemimize denizler üstünden.
Garip sonsuzluklar duyarız
Sular akarken, bulutlar yürürken.

Ve Allah ne kadar büyüktür çocuğum,
Şükrolsun ruhumuz şimdi.
Nihayetsiz asırları içinde
Bizi tesadüf ettirdi.

Jön TüRk 01 June 2020 16:45

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Bir Memet Daha
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Topraktan mı çıktı yarı toprak bir yaratık,
Gökten mi indi yarı gök bir kartal.
Bir Memet daha var oldu o sıra,
Tepenin doruğunda kalpağı al.

Bir Memet olduğu besbelli,
Saçları başakta, gözleri çiçekte.
Elleri ayakları öylesin kocaman,
Yüzü altı Memet'in yüzüne öylesin benzemekte.

Vardı üç adımda masalcana,
Ağzi duman tüten makineliye, dev.
Kabzeyi kavrar kavramaz basti tetiğe
Fışkırdı namludan sonsuz bir alev.

Allah Allah, şaştı bütün dağlar, bütün gök,
Şaştı dost düşman.
Bu kimdir, bu kaçıncı Memet'tir,
Ölülerde dirilerde dondu kan.

Görsen efsane, görmesen efsane,
Duysan efsane.
Uzak mıdır bayraktan düşen,
Yakın mıdır ne?

Bir parıltı bir parırıtı tarihten,
Tanrıca dik.
Yurdun ulusun kutsal gücü,
Bu yedinci Memet, Memetçik.

Jön TüRk 01 June 2020 16:45

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Boyalar
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Yeşil çalışkandır,
Kırmızı yaramaz,
Sarı uykucu,
Ak yıkanmış,
Kara korkak.

Ben erkenden
Anaokuluna giderken
Yeşil gibiyim.

Jön TüRk 01 June 2020 16:45

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Bu Eller Miydi?
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Bu eller miydi masallar arasından
Rüyalara uzattığım bu eller miydi.
Arzu dolu, yaşamak dolu,
Bu eller miydi resimleri tutarken uyuyan.

Bilyaların aydınlık dünyacıkları
Bu eller miydi hayatı o dünyaların.
Altın bir oyun gibi eserdi
Altın tüylerinden mevsimin rüzgarı.

Topraktan evler yapan bu eller miydi
Ki şimdi değmekte toprak olan evlere.
El işi vazifelerin önünde
Tırnaklarını yiyerek düşünmek ne iyiydi.

Kaybolmus o çizgilerden
Falcının saadet dedikleri.
O köylü çakısının kestiği yer
Söğüt dallarından düdük yaparken...

Bu eller miydi kesen mavi serçeyi
Birkaç damla kan ki zafer ve kahramanlık.
Yorganın altına saklanarak
Bu eller miydi sevmeyen geceyi.

Ayrılmış sevgili oyuncaklardan
Kırmış küçücük şişelerini.
Ve her şeyden ve her şeyden sonra
Bu eller miydi Allaha açılan !

Jön TüRk 01 June 2020 16:46

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Çakırın Destanından
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


- Vuzuh, el ve ayak halinde
onu rahatsız ediyordu.

Karar vermişim, öleceğim,
Büyük sular arasında, korkusuz.
Nur ile, uzak yazılar ile,
Bir muska gibi boynumda kalacak,
Bu husus.

Senelerce evvel, tohumların mavi zamanından evvel,
Karar vermişim, gece kuşlarının müsaadesinde,
Etrafıma boş ve büyük kadehler dizeceğim.
Ve seyredeceğim onları sultanlar gibi;
Kurumuş ölülerin içmek hevesinde.

Havadan hafif ve bazı kadınlardan daha eski,
Çırılçıplak doğduğumuza dair;
Cihan boyunca, şehirlerle, dağlarla devam eden,
Vaktin nebatlarla sallanan güzelliği,
Bir yadigarlik ki bilinir.

Aklın zina olduğu yerde,
Taşlar, odunlar gibi yavaş.
Tarihin beyaz ve aydınlık havasından,
Karar vermişim, öleceğim,
Büyük hayvan iskeletleriyle sırdaş.

Jön TüRk 01 June 2020 16:46

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Çanakkalede Ölüm
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Sen ölüm,
Evlerde pissin ama,
Dağlarda iğrençsin.

Sen ölüm,
Birinin adı silinir de,
Adın geçer ancak.

Sen ölüm,
Eli tutmaz olur da, gözü görmez olur da
Tutarsın, görürsün oralarda ancak.

Sen ölüm,
Ülkelerde kötüsün ya
Ülkelerarasıi daha çirkinsin.

Sen ölüm,
Sayrılıklardan sonra gelirsin peki,
Şu dev gibi, su dipdiri gençlerle işin nedir?

Jön TüRk 01 June 2020 16:47

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Cezayir Türküsü
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Ya Allah
Ya Allah derim ki
Titrerim
Kara sesimden
Ya Allah.

Ya su
Akar da aydınlığın uzak anılarımdan
Şırıldar yüreğimde ünlü korsanların dalgaları.
Yüce sultanlarin kılıçları parlar yüzümde
Ya su, anlıyor musun?

Burası Cezayir, ya çöl,
Develerin binlerce yıl taşıdığı, atalardan,
Sevgi,
Us,
Kişiliğim ya çıngırak.

Yıldızlar kötü olacakların üçgenlerinde
Yok etmiş üç yönü.
Yedi yönü var etmiş mutsuz kişiliginde yıldızlar,
Ama uyukluyorum işte
Ya dönence, ağlamak dururken.

Ya hurma, tadın yok gayri,
Nice saklasan yalnızlığı
Koyu yeşilliğini büyütsen nice,
Yitmiş güzelliğimiz
Ya hurma, elim ayağım acı.

Nasıl haykırıyor çiğnenmis kumlar, duyuyor musun?
Ya ana kalk
Ya kadın yürü
Ya oğul koş
Bir anlamın gereken kurtuluşuna.

Kurt iskeletlerince çirkindirler şimdi,
Ölülerim vurulmuşlar alınlarından,
Düşmüşler Akdenize doğru.
Özgürlükleri kalmamış artık
Al benim ölülerimi, ya gece.

Ya toprak ko beni gideyim gideyim,
Varmışların ardına öcül öcül.
Ve küçücük ve eski ve yırtık bayraklar arasından,
Ya gök
Al beni.

Jön TüRk 01 June 2020 16:47

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Çirkin
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Çirkin, yavrum, dudaklarındaki kızıllık,
Kansız doğaya karşı.
Uyurken memleket ve evren uzaktan,
Uyurken bir hücre, hücreler içinde,
Eksi.

Çirkin, bu satışlar,
Yüzde yirmi, yüzde otuz.
Geçer anların tadı içerden ;
Anılar ve sevgiler, çarşılar üstünde, uçar.
Yeniden var oluruz.

Sürünür ovalar yaslı ve boşuna,
Çirkin şimdi, yükselmiş güzellik.
Ve kaçar yaşamanın ölçülerinde; yeni, uzun;
Bir avuçluk, bütün dokunduklarımız,
Bir ellik.

Okulumuz, bahçelere, hesaplara dönmüş,
Çirkin.
Sonsuz ormanlığı rahatlığın, yüce uzamışlığı erdemliliğin,
Dağlarda ve sokaklarda.
Tedirgin.

Yalanla, gerçeklerin sırrına varmış,
Oyunla karışmış, ölmüşlerin akıllarına;
Çirkin, mahkemelerde bir avukat.
Gelir bilinmeyen yönlerin namussuz hoşluğu,
Körlerden ve topallardan daha sakat.

Çirkindir, uzayan erkek vakitlere göre,
Gece yarısı.
Ağrıyan kemiklerle, uzaklıklara gizlenmiş,
Acımakla değil, korkunçluğuyla büyük,
Yıldızlar yıldızlar ve yukarısı.

Çirkin değil midir, dolarken nesillerin hayırsızlığına,
Yavaş yavaş.
Ninelerin çarpılmış yüzünde,
Kabul edilmemiş duasında gelinlerin,
Tarihlerden bir savaş?

Bir ekmek kavgası duyulur ta böceklerden,
Uluyan ağaçlar, susan makineler sesi.
İgrenç hendeseleri gövdenin, bürünür düşlere;
Gezegenler arasindaki uygarliga karsi,
Çirkin, doymuşların ve doymamışların nefesi.

Jön TüRk 01 June 2020 16:47

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Çocuk Kuş
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Bir kuştu,
Allı allı bir kuş.
Her tüyüne bir çiçek bağladılar
Uçmadı o.
Bir kuştu,
Mavili mavili bir kuş.
Her tüyüne bir boncuk bağladılar
Uçmadı o.
Bir kuştu,
Yeşilli yeşilli bir kuş.
Her tüyüne bir çocuk kordelası bağladılar
Uçtu o.

Jön TüRk 01 June 2020 16:47

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Çocuklar Korkunç
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Çocuklar korkunç Allah'ım,
Elleri,yüzleri,saçları.
Uyurlar bütün gece
Yok sana ihtiyaçları.


Çocuklar korkunç Allah'ım,
Bebek yaparlar haçları.
Aşina değiller hatıramıza
Severken aynı ağaçları.

Jön TüRk 01 June 2020 16:47

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Çocuksuz Geceler
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Bu gece beni terk ettin çocuğum
Ki hala ellerimde bir şafak.
Herkes ölürken son anda
Bir gece hatırlayacak.

Birikti serçeler saçaklara
Davetler gibi uzaklardan.
Ülkeler midir ki varılmaz
Uykular içre kalan.

Vaktin saadetiyle durmuş
Kağıt gemilerim ve rüzgar.
Seyretsin sonsuz hudutları,
Harap kalelerinde krallar.

Çocuğum tarlalar sarardı,
Nur gibi olgun başak.
Herkes ölürken son anda
Bir çocuk hatırlayacak.

Jön TüRk 01 June 2020 16:48

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Daha Us
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Taş atar aylara günlere gezegenlerden o,
Avuçlarında en bağnaz inanış, soyunuk.

Ver sen bir ölçek, bir ölçek daha, bin yıl ötesinden,
Aç gömüleri Dara'nin soyunuk.

Emmez ki bebe, dolmaz ki bebenin annesi,
Nice emse emdirse, anlam soyunuk.

Bir kurt ulumaz, ama kılları delice büyür,
Bakımsız ormanlara, mağaralara, soyunuk.

Yetmiyor, yetmiyor bana bu yeryüzü yalnızlığı,
Burda bütün sevdiklerim soyunuk.

Jön TüRk 01 June 2020 16:48

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Dal
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Dağ uzanır gökyüzüne,
Ölüler karanlığa uzanır.

Nerelerden nerelere varır yaşamak,
Acıdan, iğde sarılığından, düşünüden uzanır.

Sever misin, öpüler ardı boş,
İşte biraktığı güzelin, bir çirkin uzanır.

Yankılar, gezegenlerden ağrı gelip gider,
Başı kopmuş gök mamurlarıindan bir uzanır.

Uzandığımız, belki de bu gece, belki de bu yatakta
En bilinmeze uzanır.

Jön TüRk 01 June 2020 16:48

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Davet..
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Namaza gidiyorum, alay dizilmiş,
İhtişamımla uzuyor yollar.
Bazen davet eder kölelerim hayata vücudumu:
'Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var...'

Vakti altın gibi serpiyorum,
Kapışıyor, genç, ihtiyar.
Suların ve kuşlarin sesleri yanım sıra:
'Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var...'

Ben ki kıtalar keşfetmişim, nesillerden,
Ben ki cihan kadar.
Gündüzün bittiği yerler karanlık:
'Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var...'

Jön TüRk 01 June 2020 16:49

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Dayak
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


İster misin ellerimizi birleştirelim,
Sen iki vur, ben iki daha,
Çalmış mı,
Emmiş mi alın terini ulusunun,
Sen dört vur, ben dört daha.

Gemi seçmeye mi gitmiş 20 kişi, çay bulmaya mı yollanmış
30 kişi,
Dışbakan olmuş da yüzde mi almış.
- Saçı bitmedik çocuklarım aç iken kerpiç köylerde,
Bebek kızlarım gecelerce aklığını satarken-
Sen yedi vur, ben yedi daha.

Ha, ister misin ellerimizi birleştirelim,
Değeri 8 iken, 208'e mi vermiş bir tabak fasulyeyi,
Dilekçeni görür görmez deve boynunu sallamış, 500 mü
koparmış senden,
Saylav seçilmis de geleceğine yatırım mı yapmış,
devrimi çiğneyerek,
Sen dokuz vur, ben dokuz daha.

Jön TüRk 01 June 2020 16:49

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Deniz Feneri
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca

Uzanmış koca burun açık denize doğru,
Lacivert ve gri gecenin değerinde.
Karanlıkla başlar bir dünya sevgisi,
Deniz feneri parlar,
Talihe aldırmadan kayalar üzerinde.

Bulutlar birleşir alaca düzlüklerde,
Çöker uzak limanlardan bir sis.
Bir sıkıntı başlar karanlığında kaderin,
Bildirir, yanınca yanınca,
Ömrün neresindesiniz, aşkın neresindesiniz?

Yüreğin mi daralıyor, yıldız ışığında,
Bırak anılar gitsin biraz daha geri.
Ruhu götürmeden vakit yürüyebilir,
Düşün nasıl durmuş sabırla yüzlerce yıl,
Hep bu benekte bu deniz feneri.

Bak deniz savaşlarına, yaşlı korsanlara,
Uçan dalgalara, uyuyan rüzgara bakmış,
Bir tek göz kadar kara ve mavi,
Enginle boş,
Kısmetsiz balıkçılara bakmış.

Saçlarında tuz kokan, ölü kokan bir serinlik,
Yüzünde bir fırtına tadı.
Durursun yorgun, umutsuz,
Birden bir daha yanıp söner, sevinçle titrersin,
Bir şey, belki de yaşaman uzadı.

Jön TüRk 01 June 2020 16:49

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Destan Önü
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


İşte zamanın karanlığı, gece gibi,
Geçer bir gölge komadan.
İşte Tanrı nefesli sahiller,
İşte Bizans kopmuş Romadan.
Sakalları uzamış keşişler sırtında,
Bahar halinde bir yük:
Sur örülmüs kıyılarda yokluğa taraf,
Taşlarla, kiskançlıkla ağır ve büyük.

Eski Istanbul, ruh kadar eski,
İnsan daha fazla eskiyemez ki.

Bir boşluk ki göller tadında uzun,
Ya hiçe uzanmış vaktimiz, ya hepe.
Yedi meçhul üstüne açılmış,
Yedi tepe.
Haliç, dünya öküzünün boynuzu, hiç kımıldamaz,
Kımıldar bir kapalı su.
Geçer, asırlar gövdesine, aydınlık,
Uyumayanların uykusu.

Eski İstanbul, hatıralardan eski,
Göresin usul usul gez ki.

Tarümar olmuş,
Daradan, Sardanapaldan anlar.
Gemilerle, kervanlarla dolmuş, çırılçıplak,
Aşkı kaybedenler, bulanlar.
Devir devir kapılarında durmuş,
Nesilleri Asyanın, bu bakış ahu diye.
Sormuş sıcak rüyasını,
Peygamberin orduları, Hu, diye.

Eski İstanbul, eski,
Geçmiş günleri kimse söyletemez ki.

Saz nameleri gelir, din uğruna çarmıha gerileceklerden,
Belki çarmıhsınız, belki sazsınız.
Ölümlerden hangisi gerçek,
Anlıyamazsınız.
Farkedilmez Doğu ve Batı.
Hayaller dolusu cenaze, düşüncelerden.
Ayaklarınızın, ayaklarınızın,
Ayrılışı yerden.

Eski İstanbul, yakın ve eski
Öyle bir ses ki.

Jön TüRk 01 June 2020 16:49

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Dolu Sokak
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Ne korkuyorsun
Uyanıp geceleri
Ölüm yaşayacağını yokedebilir
Yaşadığını değil

Jön TüRk 01 June 2020 16:50

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Dosdoğru
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Iki kişi birbirini aldatır
Köy olur oraları
Uluslar yalan söyler birbirine
Ülkelerde dolar yeryüzümüz

Jön TüRk 01 June 2020 16:50

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Dönüş
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Askerler dönüyor ihtiyar askerler,
Sulhun mavi dağlarından.
Kalbimize ne kadar aşina
Adımlarında kalan.

Türküler dönüyor nurdan türküler
Kağni arabalarından söylenmişti.
Karşı bahçeler ki ayna mıdır
Nasibi devreder şimdi.

Kuşlar dönüyor sadık kuşlar,
Bahar için değil, saçaklarımız için.
Dönen mesafesiyle var oluruz
Mevsimler arkası güzelliğin.

Gemiler dönüyor garip ve zengin.
Garip ve sonsuz sular üzerinde.
Gemilerle beraber gelen şey
Aydınlıklar gibi yüzer, derinde.

ve bunlar değil de ey gecem,
Sen dönüyorsun ellerime, sen.
Aşka ve hayata dönüyorum
Toprağın bütün ölülerinden

Jön TüRk 01 June 2020 16:50

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Dört Yapraklı Yonca
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Çıkamaz çocukluğundan dışarı
Kimse.
Oynamamız bundandır.
Kara toprakla binlerce yıl.

Çıkamaz çocukluğundan dışarı
Kimse.
Bundandır sevmemiz
kiraz ağaçlarını.

Çıkamaz çocukluğundan dışarı
Kimse.
Kardeşliğimiz bundandır
Mavi sularla binlerce yıl.

Çıkamaz çocukluğundan dışarı
Kimse
Bundandır inanmamamız
Kocaman bombalara.

Jön TüRk 01 June 2020 16:51

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Eski Kapı
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Kadınların istediği
Mavilik midir
Gece midir
Kocalar yaşlanır da anlayamaz.

Jön TüRk 01 June 2020 16:51

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Geçen Şey
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Kocaman yıldızlar altında ufacık dünyamız,
Ve minnacık bir ``hane'':
Kokar kır çiçekleri gün ağarmadan,
Anısız, uykusuz,
Kokar nane.

Ta öncelerden beri mestolmuş herkes,
Bir bakıma her şey ``mestane''.
Hayal edilir nazlı yar yönlerden,
Aşk ile kuşlar süzülür,
Değisir gökler şahane.

Farkında değil gönül,
Sanki hepten divane;
İçimizden, dışımızdan
Geçer vakit
Zalim, zalimane !

Jön TüRk 01 June 2020 16:51

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Geceye Karşı Müdafaa
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Bu adam ölmüştür ama,
Düşmedi toprağa henüz vakit.
Hayatını devrettik ağaçlara
Kalbi kimlere ait.

Bu adam ölmüştür ama,
Başucundan ayrılamadık.
Sonsuz kederinde gecelerimizin
Nedendir hala bu beyazlık.

Bu adam ölmüştür ama,
Henüz durmadı nehir.
Ve nasibi muhteşem kuşlar gibi
Onu götürebilir.

Jön TüRk 01 June 2020 16:56

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Geri Verin
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Peki alınız sizin
Daha istemiyorum
Bu el bu ayak
Bu duyu bu düşünce
Sizin
Daha istemiyorum
Dallarda göklerde sularda
Açılarım bir denklemle uykusuz
Belki anlarlar beni
Sevindirirler umdururlar ama
Sizin
Daha istemiyorum

Ta çocukluğumdan beri
Yanım sıra yürüyen
Sevince acıkınca
Konuşunca yazınca duyduğum şey
Sizin
Daha istemiyorum

Gece koyu karanlıklar büyür
Alır tasalarımı yollarda
Alır güzelliğimi dağlardan
Peki sizin bu doldurduğum boşluk
Sizin
daha istemiyorum

Hepsi taş toprak orman deniz
Işıksızlığını yaşadığım varlık
Yokluğunda ağrıdığım ölüler
Hepsi hepsi
Sizin
Daha istemiyorum

Jön TüRk 01 June 2020 16:57

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Günlerde
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Geçip gideceksin
Karanlığın
Nereye götürdüğünü bilmeden hiç

Analar kızlar nineler oğullar
Daha da üzülürken sızlarken
Güzelleşirken daha da

Dönerdi değil mi her akşam
Kurdu andıran dağ doruğunda
Kuzey yıldızı

Verirdi ya
Anılarındaki kırmızıyı
Ağaçlar her kirazında

Sevmez miydi oğlanın esmerliğini
İnince perdeler
Kız geceleyin

Emekli nasılda bomboştu kahvede
Anlatırdı gözleri ıslak
Elleri uykulu

Bir çağrısı yokmuydu ha
Gün doğar doğmaz
Yeni otomobillerin

Kötüydü biliyorsun
Gazetedeki yazılar
Savaşlardan ekmekten kiralardan ötürü

Sen geçip gideceksin
Bütün aydınlığı
Böylece bırakıp

Jön TüRk 01 June 2020 16:57

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Gönlümün İntihar Arzusu
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Yaprak kokularında akşamı duyuyorum
Ki beni yokluk denen yere yaklaştıracak.
Yaprak kokularında akşamı duyuyorum
Ki alnımda sulardan şarkılardan bir şafak.

Sükûn bir gemi olur, gece bir deniz şimdi
Ki yelken gibi açmış yasını gençliğimin.
Sükûn bir gemi olur, gece bir deniz şimdi
Ki geçer dalgaları içimden serin serin.

Rüzgâr istiyorum ben ruhumun güllerine
Ki bir anda yaşasın iç içe rüyalarım.
Rüzgâr istiyorum ben ruhumun güllerine
Ki dökülsün, dağılsın, yok olsun hülyalarım.

Jön TüRk 01 June 2020 16:57

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Göre
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Bana göre dağ
Yalnızdır
Uykusuzumdur
Dağa göre ben

Ben
Dağa
Göre
Deliyim

Dağ
Bana
Göre


Dağa göre ben
Uzanamam
Ulaşamaz
Dağ bana göre

Jön TüRk 01 June 2020 16:57

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Hasret
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Sevgimi unutmak için seyrederim bir tabloyu, bir mermeri,
Ki ne kadar dalsa ruhum yeniden döner geriye:
Okurum düşüne düşüne okuduğun şiirleri,
Senin düşüncen geçerken üzerlerinde bir sıcaklık kalmıştır
diye

Jön TüRk 01 June 2020 16:57

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Kara Çizgiler
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


doğada ilk kirlenmedir
ülkelere
bölünmesi
yeryüzünün

Jön TüRk 01 June 2020 16:58

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Karanlık Yapı
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Vurmus dağlara dağlara ışığı
Belli olmuş uzağı yitmişliğinden
Düşünür bizi
Gece aşağıda

Üstlerden büyür samanyolu
Bir sevgiye benzer
Başka bir sevgiye benzerken
Gece aşağıda

Bağışlar öldürmüşü
Çalanı yalan söyleyeni kaçanı
Topraga çiğ düşmeden
Gece aşağıda

Bir eski savaş alanında korkunç
Bir ayrılıkta upuzun
Neler soyunur neler
Gece aşağıda

Nice yorgun olursa olsun yercek
Yükünden yeşilinden
Uyutur böceği otu
Gece aşağıda

Jön TüRk 01 June 2020 16:58

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Korku..
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Korkuyorum anneciğim, nerde ellerin
Bu gecelerden ki kalbe aşina
Havalarda büyük misafirlikler dolaşıyor.
Korkuyorum değerken karanlığın hayatına.

Korkuyorum anneciğim, nerde ellerin;
Bu adamlar ki çalışmakta
Sabahın temiz şarkıları,
Yükselmiş bayraklar uzakta.

Korkuyorum anneciğim ellerin nerde
Okşa benim saçlarımı rüyaya bedel.
garip ninnilerle uyut beni,
Korkuyorum yaşamaktan ki, çok güzel.

Jön TüRk 01 June 2020 16:58

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Korkuluğun Korkusu
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Sen korkutursun
Küçücük kuşları
Bahçelerde sabahtan akşama dek

Ama gelince kocaman gökler geceleyin
Üstüne doğru
Senin korktuğunu duyarım.

Jön TüRk 01 June 2020 16:58

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Kızılırmak Kıyıları
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Kardaş, senin dediklerin yok,
Halay çekilen toprak bu toprak değil.
Çık hele Anadoluya,
Kamyonlarla gel, kağnılarla gel gayrı,
O kadar uzak değil.

Çamı bitmiş, kavağı azalmış,
Gamla örtülü bayırlar, çıplak değil.
Yedi ay kıştan sonra,
Yeşeren senin yaşamındır,
Yaprak değil.

Yersin, içersin sofrasından, üç yüz senedir,
Kuvvetlisin ama kuvvet hak değil.
Bakımsızlıklarla göçüp gitmiş bir cihan,
Mevsimler soğumus, sular azalmış,
Buğday, Selçuklulardan kalan başak değil.

Parça parça yarılmış öküz ardında,
Parmağı üç pare, tırnağı ak değil.
Utanır elin ayağın,
Korkarsın yakından görsen,
Eli el değil, ayağı ayak değil.

Gün doğar, tarla kuşları uçuşurlar,
Ağır bir aydınlık, bildiğin şafak değil.
Öyle dalmış ki yüzyıllar süren uykusuna,
Uyandırmazsan,
Uyanacak değil.

Dertle, sefaletle yüklü,
Siyah leşlerle kararmış, berrak değil.
Çağlayan ne,
Akan kim,
Kızılırmak değil.

Kardaş, görmüyorum ama hala duyabiliyorum,
Geçmiş zamanlar gelecek zamanlardan parlak değil.
Vakte şahadet edercesine yükselmiş,
Akşam parıltısından, bütün zaferler üzerine,
Dağlar dalgalanmakta, bayrak değil.

Jön TüRk 01 June 2020 16:58

Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
 
Mavi.
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca


Ağaç taşı anlamaz
Gökyüzü MAVİ iken
Ağaç susuzluğu anlamaz
Gökyüzü MAVİ iken
Ben seni
Çok sevdiğimi anlarım
Gökyüzü MAVİ iken


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:39.
  • Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan
  • 1
  • 2

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.