• Şüphemin dalgaları her dini boğdu, aştı, gönlümün yolları gittikçe karanlıklaştı.
  • Hayat üç buçukla dört arasındadır; ya üç buçuk atarsın ya da dört dörtlük yaşarsın.
  • Cehaletten serîr-i hakimiyyet çöktü alçaldı, hulasa mülk-ü milletten kuru bir iskelet kaldı.
  • Sen takıl da peşine bir sürü ehl-i tarabın, korkmadan gir kanına hikmetin, aşkın şarabın!
  • Göbekler perçin olmuş, hava geçmez aradan, bozulmayacak kız mı var, sen haber ver paradan.
  • İnanmaz ilme, takdire, kulak asmaz tedabire, pes-ü belasını görmek gelir güç çünkü hınzire.
  • Boş kafa gezdiren seyyahlar gibi, keşkülünün delik çıkmasın dibi, ariften anlasın seçsin garibi, hakikat yolunda yorulmuş olsun.
  • İyi bak kabına, olmasın delik, boşuna taşırsın, gider gündelik. Anında olmalı, ettiğin iyilik, alem duysun diye, inayet etme.
  • Yüz bin leyla doğar alemde her gün, senin aradığın zevk, sefa düğün. Tutacağın işi önceden düşün; daha ilk adımda nedamet etme.
  • Felsefemdir kitab-ı imanım, taparım kendi ruhumun sesine. Secde eyler hakikatim her an, kalbimin ateş-i mukaddesine.
  • Kapılmışım ak oduna bir kere, katlanırım her bir cefaya, cevre uğraya uğraya devirden devre bütün kainatı aşarak geldim.
  • Gözünü aç daha meydan var iken, dizginin cambaz elinde neyzen! Girmedim ya kapısından baktım, cenneti at pazarı sandım ben.
  • Rakı, şarap içiyorsam sana ne? Yoksa sana bir zararı içerim. İkimizde gelsek kıldan köprüye, ben dürüstsem sarhoşken de geçerim.
  • Duysun aşkın elindeki rebabı, okusun alnında çile kitabı, neyzen gibi günahının hesabı, mezara girmeden sorulmuş olsun.
  • Kapılmışım ak oduna bir kere, katlanırım her bir cefaya, cevre uğraya uğraya devirden devre bütün kâinatı aşarak geldim.
  • Sevdanın oduna pek güvenilmez, tutuşursan eğer kolay sönülmez. Bu yolun hükmüdür geri dönülmez, canına kıymazsan seyahat etme.
  • Be soysuz! Namaza durduğun yönü bilirsin de, kıble diye, secde edip alnını koyduğun toprağı neden söylemezsin vatan diye?
  • Dudağında yangın varmış dediler, ta ezelden yayan koşarak geldim. Alev yanaklara sarmış dediler, sevda seli oldum; taşarak geldim.
  • Hayat, çatlak bardaktaki suya benzer içsen de tükenir içmesen de, bu yüzden hayattan tat almaya bak: Çünkü yaşasan da bitecek yaşamasan da.
  • Sanma ki ciddiyet ile sarf ederim sanatımı, ney elimde suyu durmuş kuru musluk gibidir. Bezmi meyde sühefanın saza meftun oluşu, nazarımda su içen eşeğe ıslık gibidir.
  • Bi-namaz deyip beni Hak’tan uzak gören, sığmaz senin hayaline mihrap ü mübrem. Sen sade beş vakitte ararsın Allah’ını, ben her zaman onunla emin ol beraberim.
  • Neyzen, çalarken mi neşelenirsin, yoksa neşeli olduğun zaman mı çalarsın? Maliye bakanı hakkında yolsuzluk dedikodularının dolaştığı bir dönemidir. Neyzen: “Maliye vekili değilim ki, çalarken zevk alayım.
  • Kime sordumsa seni doğru cevap vermediler; kimi alçak, kimi hırsız, kimi deyyus! Dediler. Künyeni almak için, partiye ettim telefon; bizdeki kayda göre, şimdi o mebus dediler…
  • Yapmak, yıkmak senin bu gamlı ömrü. Ben gönlümü sana verdim götürü. Sana meftun olduğumdan ötürü sarhoş oldum neyzen, coşarak geldim.
  • Çıkmıyor bir an ciğerden, geldi sevda hançeri. Hakkın aşkına esir ol, doğum günlerden beri zikreylerim ismini ben gal-u beladan beri. O kadar yandım yakıldım unuttum her yeri.
  • Bu tecelli-i hayat aşk ile büktü belimi, çağlayan gözyaşı mı, yoksa ki hicran seli mi? İnleyen saz-ı kazanın acaba bam teli mi? Çevrilir dest-i kaderle bu şu’unun fili mi?
  • Yurdu şahane cehalet yeni baştan bürüdü. Hayliden hayli kalınlaştı yobazlık yeniden, softalık zorlu anırtı ile aldı yürüdü. Kara bir kinle taassub pusudan çıktı yine, yurdu şahane cehalet yeni baştan bürüdü.
  • Ne şeriat, ne tarikat, ne hakikat, ne türe, süremez hükmünü bunlar yaşadıkça bu küre cahilin korku kokan defterini tanrı düre! Marifet mahkemesinde verilen hükme göre, cennet iflas eder, efsane-i adem de geçer.
  • Bir günahkâr insanım ben, yok yüzüm Peygambere. İstemem bir türlü gitmek, böyle huzur mahşere. Tesadüf eylerim derken, belki bir gün rehbere, düşmüşem elsiz ayaksız, bak aslan-ı haybere.
  • Göründü memleketin iç yüzü, çöktüyse temel. Şimdilik harice karşı yüzümüz olsa dahi yüzümüz yok bakacak kabrine ecdadımızın. Tükürür zannederim çehremize, vatanın tarihi.
  • Kim demiştir kanun alınmıştır ayakaltına, böyle bir halin vukuunda hamiyyet çiğnenir. Devleti yolsuz görenler halt eder bir beldede, kaldırım olmazsa kanun-ı hükûmet çiğnenir.
  • Yamansın her zaman aldattın beni, kâh düşürdün kahi kaldırdın felek! Mecnun’sun diyerek Leyla peşinden, ıssız vadilere saldırdın felek!
  • Istırabın sonu yok sanma, bu alem de geçer, ömr-i fani gibidir, gün de geçer, dem de geçer, gam karar eyliyemez hande-i hurrem de geçer, devr-i şadi de geçer, gussa-i matem de geçer, gece gündüz yok olur, an-ı dem adem de geçer.
  • Ney susar, mey dökülür, gulgule-i cem de geçer, ibret aldın, okudunsa şu yaman dünyadan, nefsini kurtara gör masyad-ı mafihadan.niyyet-i hilkatı bul aşk-ı cihan aradan, önü yoktan, sonu boktan, bu kuru da’vadanutanır gayret-i gufranla cehennem de geçer.