![]() |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Şimdi Yoksun
Şair: İsmail Uyaroğlu Bir zamanlar öyleydi Diyelim duruyordun bir ağacın yanında Kış oluyordu diyelim, tek yaprak olmuyordu dallarda Şimdi kimse inanmaz buna ama Çiçekle donanıyordu ağaç bir anda Kuşu bile oluyordu hatta Değdiriyordun diyelim parmağını Hüzne yavaşça Eriyip rengârenk bir uçurtma Oluyordu o an Hüzün dokunmanla Diyelim bakıyordun ağlayan bir çocuğa Donup kalıyordu gözyaşları çocuğun Akarken yanağında Bir zamanlar öyleydi Şimdi yoksun Mevsim kış, vakit hüzün Ve bütün çocuklar ağlıyor |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Uçurum
Şair: İsmail Uyaroğlu Şiir uçurumdur Ve çiçekten bir köprü Geçer üstünden Gerçeğin kıyısına uzanan Düş kıyısından Kimi ulaşır karşıya uçar gibi Kimi ulaşamaz, düşer Kimi de boşlukta asılı kalır Düşerken tutunabilirse Bir kelimeye eğer |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Uyku
Şair: İsmail Uyaroğlu Uykum gitti nereye Yıkanmaya dereye Dön gel uyku n'olursun Vücuduma geriye |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Yeşil Yağmur
Şair: İsmail Uyaroğlu Gözlerine baktınız mı hiç uzun uzun Yeşil gözlü bir kızın Çayır çimen ferahlığı doluyor içinize Ve ipince ıslanıyorsunuz Sanki yeşil bir yağmur Yağıyor usul usul üstünüze |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
İşkenceciye Bir Soru
Şair: İsmail Uyaroğlu Çocuğun var mı ey cellat? Öpebiliyor musun onu herkes gibi sen de Yüzün gölgelenmeden, lekesiz bir sevinçle Akşamları "iş"ten eve döndüğünde? |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Ölüm Hayatı Kuşatalı Beri
Şair: İsmail Uyaroğlu Kül yağıyor gökten Kül renginde güneş İki şey örtüyor kırları Kül ve leş Neye uzatsam elimi dağılıyor Bütün eşyalarda ölümün tozu Aynı anda yakıyor genizleri Öfkenin ve göz yaşının tuzu Kimi kanla besleniyor kelimelerin Kimi kelimeler paslı Ne kadar kafiyesi varsa hayatın Hepsi de ölümle cinaslı Ve ölüm hayatı kuşatalı beri İki şey yan yana gelişiyor evlerde Babalar bıçak biliyor Analar yaslı |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Ölüm Hayatı Kuşatalıberi
Şair: İsmail Uyaroğlu Kül yağıyordu gökten Kül renginde güneş İki şey örtüyor kırları Kül ve leş Nereye uzatsam elimi dağılıyor Bütün eşyalarda ölümün tozu Aynı anda yakıyor genizleri Öfkenin ve gözyaşının tuzu Kimi kanla besleniyor kelimelerin Kimi kelimeler paslı Ne kadar kafiyesi varsa hayatın Hepsi de ölümle cinaslı Ve ölüm hayatı kuşatalı beri İki şey yan yana gelişiyor evlerde Babalar bıçak biliyor Analar yaslı |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Ömrüm, Bana Bağışla Bu Şiiri
Şair: İsmail Uyaroğlu Büyük bir şiir yazmak istiyorum Patlayan bir fırtınanın ardından Kayalardan fışkıran hayat Gibi büyülü ve vahşi Ömrüm, bana bağışla bu şiiri Kumsalı döven denizlerden Nasıl beyaz ve ince Köpükler doğarsa, öyle Beyaz ve vahşi Vahşi ve ince Ömrüm, bana bağışla bu şiiri Bileğimden hışımla doğan Kelimelerin güneşi Aydınlatmalı birden yangın hızında Hayatın gölgeli, kuytu yerlerini Ömrüm, bana bağışla bu şiiri Ağlayan bir bebeğin sesi Buluşmalı vurulan bir gencin haykırışıyla Ve bir damla kan sıçramalı Bu buluşmada bebeğin alnına Sıçramalı ki... Ömrüm, bana bağışla bu şiiri Akan bir ırmak sessizce Girince o şiire Akan bir ırmak olmalı gene Ama bir farkla Kabarıp coşarak ve Sürükleyerek birlikte kayaları bile Ömrüm, bana bağışla bu şiiri Bir kelebek Küçük bir kelebek Kanatları koparılmış, ölüm renginde Uçabilir mi eski inceliğiyle Uçabilmeli o şiirde Kırlarda değil, ateşin üstünde hem de Ömrüm, bana bağışla bu şiiri Büyük bir şiir yazmak istiyorum Ağlayan bebek, vurulan genç kadar sahici Kelebek ve ölüm kadar güzel ve korkunç Hayat kadar, hayat kadar Büyülü, ince ve vahşi Ömrüm, bana bağışla bu şiiri |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Özlem
Şair: İsmail Uyaroğlu Usul, sessiz arkadaşım benim Özledik seni Susarak söylerdin çoğu şeyi Konuştuğunda da yeri gelip Usulca havalanır sözlerinden Yumuşacık konardı sohbetimize İçtenliğn sıcak kelebeği Özledik seni Ve biliyorum ki Sen de bizi özledin Kitapların ve hayatın gizini Ustalıkla çözmeyi bilen Hasan'ı Geveze ama güvenilir Nevzat'ı Yorulmak bilmez, çalışkan Musa'yı Kaytarıcı Ahmet'i, özverili Cahit'i Her işe gülümseyerek Olur diyen Süleyman'ı Hiçbir işe olur demeyen Sabahattin'i Erhan'ı, Mehmet'i, Ali'yi Bir yalnız seni, sen hepimizi, her şeyi özledin Sabahları işe giderken Köşedeki bakkala selam vermeyi İş dönüşü, bir tanıdıkla ayaküstü laflamayı Üst kattaki komşuların gürültüsünü hatta Yandaki yatalak kadının iniltisini Ve evini Akşamları bütün yorgunluğunu Eşiğinde bıraktığın Acılarını dindiren evini Evin de seni özledi Koltuğun, kitapların, terliklerin Bıraktığın gibi duruyor masan Dolapta rakın (Sahi hiç rakı İçmedik biz seninle değil mi Pek vaktimiz olmadı öyle şeylere Çık da bir gün içelim) Bıraktığın gibi duruyor tablada sigaran Sekseninci sayfadaki Gorki Ve penceredeki karın Seni bekliyorlar, dönmeni Seni bekliyoruz, dönmeni Usul, sessiz arkadaşım benim Özledik seni |
Cevap: İsmail Uyaroğlu Şiirleri
Şiirin Üç Kuralı
Şair: İsmail Uyaroğlu Hayatın bağrından Kanayarak kopan kelimelerle Kurulur şiir Bir Şiir sızlanmaz, haykırır Ama sızlayan yanını da Duyar insanın içindeki İki Ve şiir gelecek bildirir Ve gösterir gelecek kimin elinde Kimdedir güç Üç |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:24. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.