ForumDenizi.Com

ForumDenizi.Com (https://www.forumdenizi.com/)
-   Aşk - Şiir Dünyası (https://www.forumdenizi.com/ask-siir-dunyasi/)
-   -   Özel Arabul Şiirleri (https://www.forumdenizi.com/ask-siir-dunyasi/54024-ozel-arabul-siirleri.html)

Jön TüRk 10 June 2020 00:24

Cevap: Özel Arabul Şiirleri
 
Kuşluk Vakti
Şair: Özel Arabul


Bir sal üstünde gecelediğim
Bir kuşluk zamanı
Ansızın duragelir
Suçlu olsam, uzakları
Yaşmak olsam, akşamları
Devşirir

Nerdeyse dün değil, yıllar öncesi
Demir parçalar gibi dağıttığımız
Güneş körü bir zaman
Üstümüzden yavaşca
Gölgemize devrilir

Uzun saçlı bir ateşte
Sevmiş gibi, yanmış gibi
Uslu, ağır, yorgun değil
Rüzgarından hızla dönen
Sapsarı bir su çevrilir

Jön TüRk 10 June 2020 00:24

Cevap: Özel Arabul Şiirleri
 
Kımıldar Uykum
Şair: Özel Arabul


Kımıldar uykum
Uykumda sesim kımıldar
Ve boşlukta açan
Korkulu bir gözdür o

Büyüyen ağrısıyla usul usul
Düşlerimiz çekilir
Bir yerde gece çekilir
Orada öyle vurgun, öyle acımasız
Hiç kullanılmamış
Hiç soluk almamış gibi
Uzanıp yatar kimliğimiz

Jön TüRk 10 June 2020 00:25

Cevap: Özel Arabul Şiirleri
 
Kırgın
Şair: Özel Arabul


Bütün gün asılı durdu o güneş
Çekinceye dek anılardan zamanı
Bakır bir tepsi gibi yansıdı içimizde


Gider yine geri döner yollarım
Sularıma yavaşca, yavaşca sularıma
Şimdi değil bir önceden belki de
Bir düş sıçramasıydı bu kuşkularım


Sürgün bekleyişi üstümüzde gerilen
Yorgun uykusunda en yeşil
Asılı kalmışız tutkuya
Orman içimizde, gövdemiz yaprak kesilmiş
Biraz ötemizde umut
İklimler değişir de
Biz neden geçemeyiz
Bir günden ötekine

Jön TüRk 10 June 2020 00:25

Cevap: Özel Arabul Şiirleri
 
Kış Dönencesi
Şair: Özel Arabul


Kalın gövdesinden tutuşmuş tomruk gibi
Rüzgarda acısını tanırım onun
Hiç bu kadar yakına gelmemişti
Gökyüzünün gergin göğüslerinden
Toprağa kar olup sağıldı hüzün
Öyle şeyler gördük ki
Utandık sıcaklığımızdan
Işık olmanın aydınlığında ölüm

Kim bıraktı bizden önce bu korkuyu
Yüzlerimiz duvara dağlanmış gibi
Kitap içyüzlerinde soyadımız tutuklu
Daha kaç dilde susacağız
Kaç yaşamın üstümüzde yalınkat gücü

Bütün akşamlar biraz da seni taşır
Kurşun gibi inerler bulut üstünde
Bir sandalın akarsuya duruşu gibi
Gölgen ayrı yüzer, bedenin ayrı
Diyeti acımasız duyarlığının

Jön TüRk 10 June 2020 00:26

Cevap: Özel Arabul Şiirleri
 
Masal
Şair: Özel Arabul


Masal bu..
Seni sevmek bir masal
Bütün düşler seninle
Sebebim sensin
Ey Sevgili
Kalbim güller içinde

Saklamadım
Hiçbir zaman
Ne nefreti ne de aşkı
Böylesine bir zamanda
Sevgililer düş masalı

Bir ormanda yasaklı
Kurtlarla kuşlar yaşar
En içinde, en derinde
Küskün bir peri saklar

Güller açar ipekte
Masallarda buluşur
Yıldızlar düşer suya
Gizli bir aşk dokunur

Sana aşık olmaktır
Böyle masal anlatmak


Bu yüzdendir hem aşkı
Hem de eski masalları
Tek başına
Yaşamaktır

Jön TüRk 10 June 2020 00:27

Cevap: Özel Arabul Şiirleri
 
Mayıs Çiçeği
Şair: Özel Arabul


Bana balını göster mayıs çiçeği
Arka bulup güçleneyim
Biraz zamanı geçirsem
Ansızın açılmış duman gibi
Sürekli umutsuzluk içinde
Uçup gider kuş
Kaybolur sözlerim

Parmakların dokunduğu acı
Gökçe ışık
Altın iğnelere vurulmuş
Göğüs kafesine çarpıyorum
Özüne çarpıyorum
Bir şimşekle ansızın
Bana balını göster mayıs çiçeği
Onulmaz günlerin közündeyim
Yeni aya dolanıyorum

Jön TüRk 10 June 2020 00:27

Cevap: Özel Arabul Şiirleri
 
Mektup 1
Şair: Özel Arabul


Sen gideli bu akşam
-Bu pazartesi ayazında
Bana destan dolusu
Anıları tokat gibi çarpan
Kapkaranlık rüzgarla-
Tam bir hafta oluyor

Dinledim radyoda
Gönlü tok, sevinci bol türküsünü Silike'nin
'Kekliği düz ovada avladım
Kanadını çam dalına bağladım'
Boyası dökülmüş kırmızı saksıdaki menekşelerim
Elimi kapı tokmağına yapıştıran
Camda buzdan çiçekleri
Ürpererek seyrettiğim
Bu şubat sefaletinde
Penceremden ağırlığı ve dumanı
Ve karanlığı sevgilim
İncecik yalayıp geçti
Mektubundaki çağırışın lezzeti
Ben, Ne tül perdelerdeki düşsel görüntülerde
Ne bol leylaklı
Bol sevdalı
Bahar sevinçlerinde
Böyle sıcak
Ve böyle sarsılarak
Aranmamıştım

Aynanın önündeydim
Beş dilimli sandalyemde
Odamı
Bozacının kalın sesi
Sımsıcak yorgun sesi
Dumanı tüten tarçın gibi
Dolduruverdi.

Gözlerimi kapattım
Bir akşamdan
Seni bu akşamlara
Hazırladığım
Mavi pijamalı
Ağır ve tutkulu güzelliğini
Bir resim gibi geceme serdim

Yalnızdım
Çok mutlu, çok yalnızdım
Artık camdan incecik uçuşuyla
Saatini yutmuş timsahı
Ve 'Mıççırığıyla'
Gelebilir Peter Pan'ım.

Sana söz vermiyorum
Bir daha ki kış
Bu yüreğin
Benden ağır basacağına
Emin değilim.
Belki biraz kesintili, belki birden
Üzüntü dolu yumuşaklığımla
Seni de
Bütün savrukluğumla
Geçebilirim.
Ama inan,
Her dönemecinde,
Yalnızlığın
Ve umarsızlığında
Seninleyim.

Jön TüRk 10 June 2020 00:27

Cevap: Özel Arabul Şiirleri
 
Mektup 2
Şair: Özel Arabul


Öldükten sonra da
İnce bir yağmur gibi çiseliyecek
Sevgilimle kardeşimin ihaneti
Toprağımın üstüne

(Geniş bir bostanın saz kaplı çatısından gece yıldızları seyrettiğimiz bağ evindeyim. Toprağa uzanıp toz yüklü çınardan güneşi izliyorum. Kuyuda serinleyen karpuzdan daha körpe yüreğim. Başımın altında toprak çıtırdıyor, toprağın verdiği en güzel eser üzümler çıtırdıyor, esen rüzgarla yüreğim çıtırdıyor. Gözlerimi kapatıp sabahı yaşıyorum.)

Ben artık
Yazışmalardaen bıktım
Bir süvari atını ister çeksin
Yol kenarına,
İsterse poyrazdan korunmuş
O serin kayalarda
Seni düşleyim.
Böyle bozuk havalarda
Gelir, Koyu kızıl akşamlara
Sonbahar düştü düşecek diyeyim.

(İzmir'de akşam oluyor. Bir pencere açılıp kapanıyor ansızın. Zayıf, küçümencik bir adam altın damlaları gibi yüreğime akıyor. O mu, başkası mı belli değil, sızlayan bir taş sonunda, yüreğim.. Saçları simsiyah ve gittikçe başımda örülüyor.)

Ben artık,
Yazışmalardan bıktım
Ağzımda kestanelerin keskin tadı
Ellerimde sabun kokuları
Her saniye seni yaşamaktan
Ve bahardan
Şaşkına döndüm.

(Taze bir süt gibi beyaz yüreğim. İnanç dolu, güven dolu dumanlı başım. Kendimi suyun ortasına bırakıyorum. En değerlinin kolları bağlı arkasından Bütün yasalar sırtından bıçaklanmış. Karanlık perde perde ıslanıyor. Yağmur esmerce gözlerimde..)

Ben artık,
Vurgun ağzı
Tipinin birdenbire bastırdığı
Çorak topraklara bile
Özenir oldum.

(Yaldızlı kumlara uzanıp, utanç dolu bir türküyü çağırıyoruz. Bir otobüste ya da yatakta, Bir tanrı Pan ki keçi ayaklı, gözlerimizi kapatıp aşk sanıyoruz. Gizi esrarlaştırıp avutarak kendimizi. Oysa her zaman tek, her zaman tek..
Biraz daha zorlayabilsem kendimi, gözlerim bulanmasa, ellerim titremese dursa, acıkan bir gövde, bir yürek olmasa.. kendi çizdiğim çelebime tutkum büyümezdi.)

Çifte su verilmiş çelikten olsa
Bölünür ortasından
Bu denli acıya dayanmaz yürek.
En yumuşak, en sert
Ve en edepsizi yeryüzünün
Yapışmış elleriyle
İki ucu keskin bir bıçağa
Antika mozaiği oyar gibi
Kazır gibi onu lahitten
Bozuyor günün rengini

(Bu kadar yanıbaşımda, bu kadar yakınımda bir ceza taşımak, ömürlerce.. Havada görünmez kuşlar uçuyor, karanlık.. Bir o kadar karanlık ağıyor kanatlarından.. Birçok ağaç aynı anda baltalanıyor.. Sesi çığlık yaprakların.. Bir çiçek gibi dağılıyor sular.. Ah aptal çiçek yüreğim, tutkun niye ölmüyor. Esmer teninden daha ılık, kurt ağzından daha keskin bir tırpan biçiyor düşlerimi.. umut dolu özlemimi)

Sana
Verdiklerim değil
Geri alacaklarım
Susadığım zaman yalnızca
Sevmek en güzel tutku
Bilinmese de, düşülse de
En yüksekten
Kafamdan ışıklı geceyle
En büyük durak diye sende yaşamak
Bir yaz boyu, bir güz boyu
Ömür boyu

(Sıska bir söğüt altında azıklarımızı çıkardık. Birkaç zeytin tanesi, kızarmış somun, içi is dolu ayran bakracı. Ayaklarımızı uzatıp dinlendik sonra. Uyandıgğımda yine yalnızdım. Kırbamı, kadınımı, amacımı çaldırmış..)

Günlerim benziyor
Son kaçırdığı treni
Hala bekleyen
İstasyonda
Gözleri dumanlı
Başı sevdalı
Yaşlı yolcuya
-Usu öyle karışık-

(Her susuş bir yalnızlığa karşıdır. Mutlak yalnızlığa. Şayet önceden başkaldırmamışsa.. Sevebilmişse insanı tüm kaypaklığıyla.. Tehlikeli civa gibi aydınlıktır gelecek.
Bilmiş ol ki bu ne acıdır, ne katı bir mutsuzluk. Bir su gibi insandan insana akan, gizemli, kocaman, her dönemeçte sarsılan.. hepsinden ilginci değişen insan.
Korkuyla tutuşup, telaşla yanıp, hızla geçti yanımdan. 'Dur' diyemeden, 'Sus' diyemeden...)

Sus
Masmavi bir ay açıyor
Bak yörene
Yeniden doğabilirsin

Jön TüRk 10 June 2020 00:27

Cevap: Özel Arabul Şiirleri
 
Mektup 3
Şair: Özel Arabul


Sen daha gelmeden
Sevincim
Masanın örtüsüyle
Koyu yeşil camların üstündeydi
Kafamdan şimşek gibi bir umut geçiverdi
İlk kez nedensiz, keyif için bir yüreğe dokundum
Düşünmek dengeyi ölçeğinde tartmak mıdır
Düşünmeyi kaskatı vurdum.
Artık hem uygar hem ilkelim

Yıllardır böyle zorlu olmamıştı kış
İçimde soğuğun ve yalnızlığın acısı
Bir buzdağı gibi serpilmeden Titreyerek bahar
İlk yağmurunu dün gece
Toprağa döküverdi.
Bir dostun yolladığı
Mor menekşeleriyle de
Bu kez
Utanarak çiçeğini gönderdi.

(Atların toynaklarında, meydanlarda değil savaş.Bir sele zeytin gibi yemyeşil, insana sunuyor onu doğa. İlk çekirdek insanda. Kanla dolu, avutulması olanaksız yüreğimiz. Ağaç tomurcuğa kesiyor. En ilkeliyle, biz çekirdeğiz.)

Burada bütün kuşkularımla
Bilmem kaçıncı ağırlığında gecenin
Yüzündeki benleri sayar gibi
Yanlışlıklar güzele durdu, güzelim.

(Gizlemek mi istiyordun? Uzun trenlerin uzun camlarından kardan çiçeklere dek.. Neşeyle ıslık çalan bir kamyonete ve iki dağın arasındaki kıvrılan şoseye dek..Konuşmaktan daha tehlikeli değildir susmak. Düşünmemek için konuş. Düşünmemek için ver tutamadığın sevgini.Ben ilk kez böylesine yumuşacık ve edilgenim.)

Bütün hızıyla koşuyordu önceden
Ayrılık senin yanındayken de..
Akşam birden bastırdı.


Ne aynaya yapışmış
Senin çingene karanfilin
Ne benim elverir diyemediğim
Yaklaşan, tutsaklıktan beter
Korkum geçebildi
haykırışını gençliğimin.

(Unutmayı öne aldık. Korkmadık unutmaktan. Dinsel törene girercesine, avuçlarımızdan gözlerimize onarılmaz gücü serptik. Bu beden yaşlılık, bu beden hastalık ve bu beden ölümken, inanç doruğuna yine onunla sıçradık.)

Uyuyor yaşam
Rüzgarsız.
En çukurdaki
Ağaç gibi
Onu bol ışığıyla yaşamın
Biz uyandırdık.

Jön TüRk 10 June 2020 00:28

Cevap: Özel Arabul Şiirleri
 
Mektup 4
Şair: Özel Arabul


Gece denizin uysal bedenini yırtan
Ve bana acı çektiren umudum
Göz kapaklarımı zorluyor bir kez daha
Bir kez daha yokluğun eşiğini geçmek için

İo'nun başına sardığı
O uğursuz sineği Hera
Çağlar boyu bir değirmen taşı gibi
Bırakıvermiş gökyüzünün karanlık boşluğuna

Yıldızların soğuk sessizliğinde zeytin ağaçları
Hafifçe okşuyorum başlarınızı
Hiç usanmadan
Yalnızca bir tek yürek kıpırtısı
Bir tek umut soluğu
Bu Çınarlı toprağına uzanan

Canlı ve altın sarısı güneş
Kimse yok seninle aramıza girecek
İçime çektiğim sıcak soluğundan başka
Yardımsız ve güçlü temizliğinen başka
Benim umarsızlığımdan başka

Bilmem ki nasıl olacak
O aydınlık sevgiyi yeryüzü kabuğunda
Beklenmedik renkleriyle zorlamak
Unutmayı her çağırış
Biraz daha ertelemektir öteye
Boğazıma sarılan ellerin ağırlığı
Gözlerini görmesem de bilirim sendendir
Sendendir bana geçen acımasız duyarlığın

Yanlış bir ardıç kuşunun dağlardan
Denize süzülüşü
Her akşamüstü aynı rüzgarın
Aynı kayığı belli bir yere götürüşü gibi
Sallanır zaman içinde inançsız yüreğim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:41.

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.