![]() |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Kuşluk Vakti
Şair: Özel Arabul Bir sal üstünde gecelediğim Bir kuşluk zamanı Ansızın duragelir Suçlu olsam, uzakları Yaşmak olsam, akşamları Devşirir Nerdeyse dün değil, yıllar öncesi Demir parçalar gibi dağıttığımız Güneş körü bir zaman Üstümüzden yavaşca Gölgemize devrilir Uzun saçlı bir ateşte Sevmiş gibi, yanmış gibi Uslu, ağır, yorgun değil Rüzgarından hızla dönen Sapsarı bir su çevrilir |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Kımıldar Uykum
Şair: Özel Arabul Kımıldar uykum Uykumda sesim kımıldar Ve boşlukta açan Korkulu bir gözdür o Büyüyen ağrısıyla usul usul Düşlerimiz çekilir Bir yerde gece çekilir Orada öyle vurgun, öyle acımasız Hiç kullanılmamış Hiç soluk almamış gibi Uzanıp yatar kimliğimiz |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Kırgın
Şair: Özel Arabul Bütün gün asılı durdu o güneş Çekinceye dek anılardan zamanı Bakır bir tepsi gibi yansıdı içimizde Gider yine geri döner yollarım Sularıma yavaşca, yavaşca sularıma Şimdi değil bir önceden belki de Bir düş sıçramasıydı bu kuşkularım Sürgün bekleyişi üstümüzde gerilen Yorgun uykusunda en yeşil Asılı kalmışız tutkuya Orman içimizde, gövdemiz yaprak kesilmiş Biraz ötemizde umut İklimler değişir de Biz neden geçemeyiz Bir günden ötekine |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Kış Dönencesi
Şair: Özel Arabul Kalın gövdesinden tutuşmuş tomruk gibi Rüzgarda acısını tanırım onun Hiç bu kadar yakına gelmemişti Gökyüzünün gergin göğüslerinden Toprağa kar olup sağıldı hüzün Öyle şeyler gördük ki Utandık sıcaklığımızdan Işık olmanın aydınlığında ölüm Kim bıraktı bizden önce bu korkuyu Yüzlerimiz duvara dağlanmış gibi Kitap içyüzlerinde soyadımız tutuklu Daha kaç dilde susacağız Kaç yaşamın üstümüzde yalınkat gücü Bütün akşamlar biraz da seni taşır Kurşun gibi inerler bulut üstünde Bir sandalın akarsuya duruşu gibi Gölgen ayrı yüzer, bedenin ayrı Diyeti acımasız duyarlığının |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Masal
Şair: Özel Arabul Masal bu.. Seni sevmek bir masal Bütün düşler seninle Sebebim sensin Ey Sevgili Kalbim güller içinde Saklamadım Hiçbir zaman Ne nefreti ne de aşkı Böylesine bir zamanda Sevgililer düş masalı Bir ormanda yasaklı Kurtlarla kuşlar yaşar En içinde, en derinde Küskün bir peri saklar Güller açar ipekte Masallarda buluşur Yıldızlar düşer suya Gizli bir aşk dokunur Sana aşık olmaktır Böyle masal anlatmak Bu yüzdendir hem aşkı Hem de eski masalları Tek başına Yaşamaktır |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Mayıs Çiçeği
Şair: Özel Arabul Bana balını göster mayıs çiçeği Arka bulup güçleneyim Biraz zamanı geçirsem Ansızın açılmış duman gibi Sürekli umutsuzluk içinde Uçup gider kuş Kaybolur sözlerim Parmakların dokunduğu acı Gökçe ışık Altın iğnelere vurulmuş Göğüs kafesine çarpıyorum Özüne çarpıyorum Bir şimşekle ansızın Bana balını göster mayıs çiçeği Onulmaz günlerin közündeyim Yeni aya dolanıyorum |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Mektup 1
Şair: Özel Arabul Sen gideli bu akşam -Bu pazartesi ayazında Bana destan dolusu Anıları tokat gibi çarpan Kapkaranlık rüzgarla- Tam bir hafta oluyor Dinledim radyoda Gönlü tok, sevinci bol türküsünü Silike'nin 'Kekliği düz ovada avladım Kanadını çam dalına bağladım' Boyası dökülmüş kırmızı saksıdaki menekşelerim Elimi kapı tokmağına yapıştıran Camda buzdan çiçekleri Ürpererek seyrettiğim Bu şubat sefaletinde Penceremden ağırlığı ve dumanı Ve karanlığı sevgilim İncecik yalayıp geçti Mektubundaki çağırışın lezzeti Ben, Ne tül perdelerdeki düşsel görüntülerde Ne bol leylaklı Bol sevdalı Bahar sevinçlerinde Böyle sıcak Ve böyle sarsılarak Aranmamıştım Aynanın önündeydim Beş dilimli sandalyemde Odamı Bozacının kalın sesi Sımsıcak yorgun sesi Dumanı tüten tarçın gibi Dolduruverdi. Gözlerimi kapattım Bir akşamdan Seni bu akşamlara Hazırladığım Mavi pijamalı Ağır ve tutkulu güzelliğini Bir resim gibi geceme serdim Yalnızdım Çok mutlu, çok yalnızdım Artık camdan incecik uçuşuyla Saatini yutmuş timsahı Ve 'Mıççırığıyla' Gelebilir Peter Pan'ım. Sana söz vermiyorum Bir daha ki kış Bu yüreğin Benden ağır basacağına Emin değilim. Belki biraz kesintili, belki birden Üzüntü dolu yumuşaklığımla Seni de Bütün savrukluğumla Geçebilirim. Ama inan, Her dönemecinde, Yalnızlığın Ve umarsızlığında Seninleyim. |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Mektup 2
Şair: Özel Arabul Öldükten sonra da İnce bir yağmur gibi çiseliyecek Sevgilimle kardeşimin ihaneti Toprağımın üstüne (Geniş bir bostanın saz kaplı çatısından gece yıldızları seyrettiğimiz bağ evindeyim. Toprağa uzanıp toz yüklü çınardan güneşi izliyorum. Kuyuda serinleyen karpuzdan daha körpe yüreğim. Başımın altında toprak çıtırdıyor, toprağın verdiği en güzel eser üzümler çıtırdıyor, esen rüzgarla yüreğim çıtırdıyor. Gözlerimi kapatıp sabahı yaşıyorum.) Ben artık Yazışmalardaen bıktım Bir süvari atını ister çeksin Yol kenarına, İsterse poyrazdan korunmuş O serin kayalarda Seni düşleyim. Böyle bozuk havalarda Gelir, Koyu kızıl akşamlara Sonbahar düştü düşecek diyeyim. (İzmir'de akşam oluyor. Bir pencere açılıp kapanıyor ansızın. Zayıf, küçümencik bir adam altın damlaları gibi yüreğime akıyor. O mu, başkası mı belli değil, sızlayan bir taş sonunda, yüreğim.. Saçları simsiyah ve gittikçe başımda örülüyor.) Ben artık, Yazışmalardan bıktım Ağzımda kestanelerin keskin tadı Ellerimde sabun kokuları Her saniye seni yaşamaktan Ve bahardan Şaşkına döndüm. (Taze bir süt gibi beyaz yüreğim. İnanç dolu, güven dolu dumanlı başım. Kendimi suyun ortasına bırakıyorum. En değerlinin kolları bağlı arkasından Bütün yasalar sırtından bıçaklanmış. Karanlık perde perde ıslanıyor. Yağmur esmerce gözlerimde..) Ben artık, Vurgun ağzı Tipinin birdenbire bastırdığı Çorak topraklara bile Özenir oldum. (Yaldızlı kumlara uzanıp, utanç dolu bir türküyü çağırıyoruz. Bir otobüste ya da yatakta, Bir tanrı Pan ki keçi ayaklı, gözlerimizi kapatıp aşk sanıyoruz. Gizi esrarlaştırıp avutarak kendimizi. Oysa her zaman tek, her zaman tek.. Biraz daha zorlayabilsem kendimi, gözlerim bulanmasa, ellerim titremese dursa, acıkan bir gövde, bir yürek olmasa.. kendi çizdiğim çelebime tutkum büyümezdi.) Çifte su verilmiş çelikten olsa Bölünür ortasından Bu denli acıya dayanmaz yürek. En yumuşak, en sert Ve en edepsizi yeryüzünün Yapışmış elleriyle İki ucu keskin bir bıçağa Antika mozaiği oyar gibi Kazır gibi onu lahitten Bozuyor günün rengini (Bu kadar yanıbaşımda, bu kadar yakınımda bir ceza taşımak, ömürlerce.. Havada görünmez kuşlar uçuyor, karanlık.. Bir o kadar karanlık ağıyor kanatlarından.. Birçok ağaç aynı anda baltalanıyor.. Sesi çığlık yaprakların.. Bir çiçek gibi dağılıyor sular.. Ah aptal çiçek yüreğim, tutkun niye ölmüyor. Esmer teninden daha ılık, kurt ağzından daha keskin bir tırpan biçiyor düşlerimi.. umut dolu özlemimi) Sana Verdiklerim değil Geri alacaklarım Susadığım zaman yalnızca Sevmek en güzel tutku Bilinmese de, düşülse de En yüksekten Kafamdan ışıklı geceyle En büyük durak diye sende yaşamak Bir yaz boyu, bir güz boyu Ömür boyu (Sıska bir söğüt altında azıklarımızı çıkardık. Birkaç zeytin tanesi, kızarmış somun, içi is dolu ayran bakracı. Ayaklarımızı uzatıp dinlendik sonra. Uyandıgğımda yine yalnızdım. Kırbamı, kadınımı, amacımı çaldırmış..) Günlerim benziyor Son kaçırdığı treni Hala bekleyen İstasyonda Gözleri dumanlı Başı sevdalı Yaşlı yolcuya -Usu öyle karışık- (Her susuş bir yalnızlığa karşıdır. Mutlak yalnızlığa. Şayet önceden başkaldırmamışsa.. Sevebilmişse insanı tüm kaypaklığıyla.. Tehlikeli civa gibi aydınlıktır gelecek. Bilmiş ol ki bu ne acıdır, ne katı bir mutsuzluk. Bir su gibi insandan insana akan, gizemli, kocaman, her dönemeçte sarsılan.. hepsinden ilginci değişen insan. Korkuyla tutuşup, telaşla yanıp, hızla geçti yanımdan. 'Dur' diyemeden, 'Sus' diyemeden...) Sus Masmavi bir ay açıyor Bak yörene Yeniden doğabilirsin |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Mektup 3
Şair: Özel Arabul Sen daha gelmeden Sevincim Masanın örtüsüyle Koyu yeşil camların üstündeydi Kafamdan şimşek gibi bir umut geçiverdi İlk kez nedensiz, keyif için bir yüreğe dokundum Düşünmek dengeyi ölçeğinde tartmak mıdır Düşünmeyi kaskatı vurdum. Artık hem uygar hem ilkelim Yıllardır böyle zorlu olmamıştı kış İçimde soğuğun ve yalnızlığın acısı Bir buzdağı gibi serpilmeden Titreyerek bahar İlk yağmurunu dün gece Toprağa döküverdi. Bir dostun yolladığı Mor menekşeleriyle de Bu kez Utanarak çiçeğini gönderdi. (Atların toynaklarında, meydanlarda değil savaş.Bir sele zeytin gibi yemyeşil, insana sunuyor onu doğa. İlk çekirdek insanda. Kanla dolu, avutulması olanaksız yüreğimiz. Ağaç tomurcuğa kesiyor. En ilkeliyle, biz çekirdeğiz.) Burada bütün kuşkularımla Bilmem kaçıncı ağırlığında gecenin Yüzündeki benleri sayar gibi Yanlışlıklar güzele durdu, güzelim. (Gizlemek mi istiyordun? Uzun trenlerin uzun camlarından kardan çiçeklere dek.. Neşeyle ıslık çalan bir kamyonete ve iki dağın arasındaki kıvrılan şoseye dek..Konuşmaktan daha tehlikeli değildir susmak. Düşünmemek için konuş. Düşünmemek için ver tutamadığın sevgini.Ben ilk kez böylesine yumuşacık ve edilgenim.) Bütün hızıyla koşuyordu önceden Ayrılık senin yanındayken de.. Akşam birden bastırdı. Ne aynaya yapışmış Senin çingene karanfilin Ne benim elverir diyemediğim Yaklaşan, tutsaklıktan beter Korkum geçebildi haykırışını gençliğimin. (Unutmayı öne aldık. Korkmadık unutmaktan. Dinsel törene girercesine, avuçlarımızdan gözlerimize onarılmaz gücü serptik. Bu beden yaşlılık, bu beden hastalık ve bu beden ölümken, inanç doruğuna yine onunla sıçradık.) Uyuyor yaşam Rüzgarsız. En çukurdaki Ağaç gibi Onu bol ışığıyla yaşamın Biz uyandırdık. |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Mektup 4
Şair: Özel Arabul Gece denizin uysal bedenini yırtan Ve bana acı çektiren umudum Göz kapaklarımı zorluyor bir kez daha Bir kez daha yokluğun eşiğini geçmek için İo'nun başına sardığı O uğursuz sineği Hera Çağlar boyu bir değirmen taşı gibi Bırakıvermiş gökyüzünün karanlık boşluğuna Yıldızların soğuk sessizliğinde zeytin ağaçları Hafifçe okşuyorum başlarınızı Hiç usanmadan Yalnızca bir tek yürek kıpırtısı Bir tek umut soluğu Bu Çınarlı toprağına uzanan Canlı ve altın sarısı güneş Kimse yok seninle aramıza girecek İçime çektiğim sıcak soluğundan başka Yardımsız ve güçlü temizliğinen başka Benim umarsızlığımdan başka Bilmem ki nasıl olacak O aydınlık sevgiyi yeryüzü kabuğunda Beklenmedik renkleriyle zorlamak Unutmayı her çağırış Biraz daha ertelemektir öteye Boğazıma sarılan ellerin ağırlığı Gözlerini görmesem de bilirim sendendir Sendendir bana geçen acımasız duyarlığın Yanlış bir ardıç kuşunun dağlardan Denize süzülüşü Her akşamüstü aynı rüzgarın Aynı kayığı belli bir yere götürüşü gibi Sallanır zaman içinde inançsız yüreğim |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:41. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.