![]() |
Özel Arabul Şiirleri
Akşam Şair: Özel Arabul Bir akşamı atlamadan yazabilirim Bir tas su içer gibi Kendi sevgilerimize vurgunluğumuzdan Yıldırım düşer suya, buharlaşır özlemin Esmeriyle gelir, yağmuruyla gelir -Bütün akşamlar biraz da yağmurdur zaten- Yaprağında titreşen canıyla gelir Güneşsiz, bulutsuz bir gökyüzü kalsa da Hasta yatağına saplanmış uyku gibi Bir akşam çıkarırım sancılarımdan Dağlarda çoban yalnızlığıyla Kum saati boşalır, kum saati benden önce Gün olur yankı verir sesime Gün olur çıkarsız sevdalarımdan Bir can kalmış, bir can az yakınmadığım Akşamı zamanında taşımadıkça. |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
5. Peron
Şair: Özel Arabul -Hüseyin’e- 5. Peron’da seni bekledim Gelseydin alize rüzgarlarını verecektim Hani kimi zaman bir şarkı çalar ya uzaklarda Bir başka garip olur akşamüstleri İşte öylesine sana tutkun 5. Peron’da seni bekledim. O cumartesilerin artanıydı dün Tanıdım ellerimde yağmurlu aşkım Acı sarı çiçekler istasyon saatinde Öyle yalnız öyle karanlık yüreğim Karanfil yanığı gecelerde 5. Peron’da seni bekledim Yıldızlar yağmur uçlarındaydı Mızrak mızraktı lacivert gökyüzü Geceler boyu İzmir’de, Basmane’de Her gece ama her gece Kaç tren kalktıysa bir o kadar 5. Peron’da seni bekledim. Büyük kapıyı geçerken bilirdim Seninle başlayıp seninle biteceğini Anılar, solan aşklar ve uzun rüyalarla İnce mavi bir kızın düş yeriydi orası Ama sen hiç görmedin, duymanı istemedim 5. Peron’da seni bekledim. |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Akşam İner
Şair: Özel Arabul Sokaklarda düş gibiyim Ne içerde bir karanlık Ne dışarda yalnızlığım Küçük çocuk elleriyle Bir sele çakıldakta Pamuk sağar aydınlığım Ağaçlarda sıcak iğde Çekirdeği kıpkırmızı Yılan gözü akar sanki Akşam iner yüreğime |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Akşamlar Sonbahar
Şair: Özel Arabul fotoğrafta sonbahara düşüyor gölgem kesilmiş yüzümden ne kaldıysa bir makas izi.. eski bir aşk, ki bütün aşklar eskidir, akşamlarsa sonbahar.. doğanın ve kalbimin minesi çatlıyor.. |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Al Basmasın
Şair: Özel Arabul Al basmasın yanaklarını Yasemin gülüşlü sevdiğim Çekiverdin mi kapısını yasağın İncecik yağmur Tatlılıkla saracak sonsuzluğu Rüzgar, Kavak ağaçlarına uysal karanlığı sürükledikçe |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Alaca Bir İş Günü
Şair: Özel Arabul Alaca bir iş günü Sıcacık ışık tozu serpilir yaz sonlarına Duvardaki çatlak yosun kesilir Sızan ve pek yakında artacak sulardan -Çobanın sırtında tutuşan aba Tutsak pazarlarında artışa çıkan utanç değildir Yaşamın iletkeni bilgiyse Soluk alıp vermeyen dinazor Ya da esrik bir ağaçkakan Neden çoğu yapıtlarda gözdedir- Dokur gergeflerde incecik hüznü Ayrılışı, özlemi, tutkuyu, yanlışına Çok aç kavruk dualarıyla Devinimli, nesnel öyküsü Alaca bir iş günü Güçsüz insanın yazgısı diye bilinir |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Ardından
Şair: Özel Arabul -İsmail Kayatürk’e- Hergün böyle hergün Bir şeyler kaydı üstünden Aramızda bir şeyler unutmak korkusuyla Soluğun geri çekti kendini Nerelerde eksildin sen usulca Soğuk kış geceleri ayın tam ortasından Ellerin geçer ince geyikler gibi Gökyüzüne bırakılmış yalnızlığın Süzülür aramıza Çözülmüşsün, dağılmışsın, burada değilsin Yokluğun nice çoğaltır seni Gölgeli, boyutsuz dinginliğinde Yok olmaman için yas tutmaz yüreğim |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Artık Veda Vakti
Şair: Özel Arabul Havada nemli ve tuzlu bir serinlik Karanfil yağları damacanayla Gül yağları, bergamut, lavanta Akşam güneşine bulandı Limanda boydan boya Ne dedilerse yaptım bavullar hazır Geçmişi sığdırdım içine Ağır değilmiş o kadar Geçiştirmişiz zamanı Ateş ve su ve güzelim deniz Buluşmuşlar arasıra Her yerden akıyor gün Suyun üstünde esintiler Bir yolculuk vaktidir şimdi Köklerinden koparak yolculuk Yerinde sayarak yolculuk Rüzgarlara karışıyor kalbim Yamaçların, yarların en ucunda Kızıl kuşlar gibi titreyerek Ey benim güzel aşkım Sen hiç kış görmedin ki Poyraz nedir, kar, tipi bilmezsin Yalnızlık bile Ağzının kenarında Açıveren çiçekti Bütün gece limanlarda Beni alacak tekneyi aradım Yabancı yıldızların altında Bir göktaşı gibiydim Işığım gitgide eksildi Unutmazsın beni bilirim Pencerene yine Beyaz bir gül bıraktım |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Aşk
Şair: Özel Arabul Koydum seni suyun yerine Dağıldı yüzün Bir bataklık otu gibiydi ellerin Kavradı taşların altında yıkanan günü Yerinden kaldırıp bir ağacı Uyuttum seni Habersiz benden Çevirdi ağzın nehirlerini Yulardan boşanmış bir tay gibi Devrildi gök üstümüze Öptüm seni Biraz yana döndü güneş o kadar |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Bahar
Şair: Özel Arabul Bahar dediğin bir top sarı mı Yeşil mi, yoksa vurgun mu Hiç mi hiç, geldi mi hep Bir olasılık dönenir durur Ölmeden dirimi hiç yaşamadık ki Bırakırım, suları şimdi akmayan Boş bir köprüden Demir köprüden Ağusunu üstüne yüreğimin Biraz umut mu ne, biraz acı mı ne Zamana ayarlı mı bilemediğim Ve akıp geçen bir şey var yanımızdan Ter basar gecemizi |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Bahar Dediğin
Şair: Özel Arabul Bahar dediğin bir top sarı mı Yeşil mi, yoksa vurgun mu Hiç mi hiç, geldi mi hep Bir olasılık dönenir durur Ölmeden dirimi hiç yaşamadık ki Bırakırım, suları şimdi akmayan Boş bir köprüden Demir köprüden Ağusunu üstüne yüreğimin Biraz umut mu ne, biraz acı mı ne Zamana ayarlı mı bilemediğim Ve akıp geçen bir şey var yanımızdan Ter basar gecemizi |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Başkası
Şair: Özel Arabul Akşamları geçerim ara sokaklardan Kaybolmak için yürüdükçe Her yolağzında rastladım kendime Ne çok kuş duman gibi dağılan Hepsi alaca, hepsi ürkek Gövdeleri baştanaşağı püren Bir acıyı tutmak gerek yerliyerinde Bu yüzden kapalı bütün perdeler Bastırıp göğsüne karanlığını Ne varsa unutulmuş yol kenarında Rüzgardan, ayak izlerinden artakalan Kimi istediysem gelen başkası Gittiğim her yerde bendim bekleyen |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Bekliyor Yaşam
Şair: Özel Arabul -Hep aynı şiiri söylerim Şimdi de bir öncekinin benzeri- Ormanda yukarı dal sürdü ağaç Kökleri sıvama ayrık otu Korkusunu gizler kendi kendinden Yüzük geçmiş gibi parmaklarına Işık içinde mineli bir yüzük Dokunur gökyüzüne umutla Geceyle birlikte yorgun bir rüzgar Doğum öncesinden yalnız Yükünü boşaltır artık sabaha Daha yaprak dalda uyanmadan Açmadan kuşlar kanatlarını Eksik bir çiçektir orada bahar. O bahar ki hiç bilmez, Yanmıştır suda gövdesi Yırtılmış kayaların bıçaklarıyla Üşüyünce nasıl tüy değiştirmiş Nasıl acıyla kıvranmış ağaç. O tepede açmadan başını daha Ay kuşağı dolanır karanlığına Bir salkım kuştur ağaç Karışır ona sesim İlk ateş düştüğünde, o gidenlerin ilk ateşi Sıyrılır gövdesinden Başsız ve sonsuz bir ırmak artık Çarpa çarpa döver kıyılarını Yaprağa gömülmüş duyarlığımız Çözülmemiş bir yazıt ahşap gövdesinde Sanki bir kozalak patladı patlayacak İncecik damarlarıyla yaşam Yapayalnız bir sözcük Bekliyor ağzımızda |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Beni Kor Gider
Şair: Özel Arabul Uzak uzak çarpar benim yüreğim Az yaşarsın, sevgim doğurur seni Bilirim ki düştük tanrı gözünden Bir kez bile olsun gülmedim seni O gün geldi, sesim senden dağıldı Sanırım bedenim dağılıp gider Dost diye, insan diye gönül verdiğim Dayanamaz bana, beni kor gider |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Bilemiyorum
Şair: Özel Arabul İnsan gücünün nereye vardığını bilemiyorum Hala dünyaya bağlıyım, hala Gece gündüz içimde kapanmayan göz Bir damla yaşı esirgiyor Zincir yapıp boynuma astığım tüm yanlışa Tutku içinde bocalayan bu yırtıcı ruh Nasıl kurtaracaksa Sessizce seken keklik gibi Geliyor korkularım ama yüreğim kavruluyor da Daha fazla sevebilir miydim Daha fazla mı güçlenirdi kanatlarım Yakında bal olacak acı süt akıtan incirlerim Yaşam minik bir kuş gibi açılacak avuçlarımda Her sabah doğması kadar olağan güneşin Hiçbir şeye sahip olmamak örneğin Yine de hiçbir şeyden vazgeçmek zor geliyor Kötü haberlere yaslı sevinçlerimden Gerçeği hangi efsaneyle büyütürsek Onunla öldürürüz çoğu zaman Güzellik ve acı aynı uçurumda Ben ise ne veririm Payıma ne düşer ölümsüzlükten |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Binlerce Güneş
Şair: Özel Arabul - Sühendan Fırat'a- Binlerce güneş olacak, binlerce güneş Yılgının izlerini, yılgıyla sildiğimizde Yaşamın mora dönük aydınlığından Evcilleşmemiş uygarlığın bakışı Kendi ortasından kıvrılınca Nice yıldır unuttuk dinlemeyi Seslerimiz dalgalandı perçemlerimizle Ölümü ve yaşamı görüyorum Sürüp giden ölümü, sürüp giden yaşamı Yıllardır kullanmadığımız gözlerimizi Koparmalıyız şimdi tutsaklığından Her kımıldanışın kazandığı yoğunlukla Bozguna uğradı çok dostlarımız Yeniden biçimlenmiş Titan'ların ağzıyla |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Bir Açımlık
Şair: Özel Arabul Uzakta devşirir denizimi kuş Ay gibi akan kanadı Usuldan kaydıkça suya Ağır kolonu keser ellerim Yeni düşmüş bir teleği Tutup kaldırabilse İşlemeli bir gömlek gibi gecenin Süt ipeğinden ışığına Pirinç tarlasında çıplak akşam beyazı Ve hüzün öylece durur Gizli köpüğünde yaprağın Ayakların kaç kez bir yazma gibi Unutulur arıkların çekme sularında Keten çiçeğidir sevda bir açımlık Ya da çatal cama uzayan gölge Belki bir kök gelinciktir çizdiğin Çıkarıp yıkanan dolaklarında Uzakta devşirir denizimi kuş Ay gibi akan kanadı Usuldan kaydıkça suya |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Bir Dilim Ay
Şair: Özel Arabul Bir dilim ay, kıpkırmızı bir dilim ay İstemli bir dilim ay, yanıp sönesi Vapur olsam varasım gelir Onca gecenin içinde Hem de sümbülsü mavi Bir dilim ay Oldukça puslu hem de Bir bardak su gibi İçip kanasım gelir Şarkıları asarız da Yediveren gülleri gibi baharımıza Nedense hem İsa öncesi hem İsa sonrası Camgöbeğinden bir dilim ay Renk değiştirir durmadan akşamımıza İnce bir bıçak çıkarır Yorgun bir ses gibi dağılmasından Okyanusa yağan karın yüzüne Senin yüzüne, benim yüzüme Bir dilim ay kılıç gibi Üstüne kapanasım gelir |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Bir Güvercin Uçtu
Şair: Özel Arabul Nasıl görmezsin, bir güvercin uçtu Bir tek dalına kanadı değmeden ağacımızın Düşlerin içinde belli belirsiz Senin yaban yüreğini aldı götürdü Usulca yastığına gecemizin. Yalnız esintisi bereketli yaşamın Yaprak kımıldamayan sıcak yaz günlerde Ruhunu taşıyacak kadar güçlenmen için Yeşil zebercet taşlarıyla Tozlu yapıtlara kapanan ürkek bedenin Aldatıcı ışık oyunlarına sığındı. Bu son öpüşlerin yalnızlığında Gölgelerden hafif, gün batımına yakın anılar Kanat çırpınışıyla silkelendi Nasıl görmezsin, bir güvercin uçtu |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Bir Kuş Düşer
Şair: Özel Arabul İndi dağdan gün ışığı Uzaklara bir yere Özlemi bekler beni Gidemem sevi vurur başıma Yıldız dolu yaprak uçlarından Keskince uzatmış yalnızlığını Su çeker beni Ateşimi burada yaktım Obam burada kuruldu Kollarım uzar da uzar yoluna Korkarım çığlığından Ses tutar beni Sıcak süt kokusu içinde Bir kuş düşer maviliğine Işığı yutar beni |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Bir İrmak
Şair: Özel Arabul Bir tepede açmadan başını ağaç Aykuşağı gecenin içinde sesi Bir salkım kuştur sonbahar onda O ağaç mıydı ilk ateş düştüğünde Sıyrılır sıyrılmaz gövdesinden Başsız ve sonsuz bir ırmak Çarpa çarpa döven kıyılarını Bir yerlerden akıyor şimdi içime Yüreğim ona göre biçildi |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Buğday Dumanı
Şair: Özel Arabul Uzadı bir dal gibi üzerimde gün Toprağın yaş derisine Düşüp açılana dek Nereye gitsem buğday dumanı İçimde, dışımda, yolumda konuk Ürperir mavi kuş ağzı Başakta esen yelin Başaklar öfkeli çocuk Bir yerlerdeyim her an Her yaprağım bir sonraya genç filiz Yüreğim yaz ovasında bolluk |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Çapraz
Şair: Özel Arabul Biliyorum dedim, baktım, baktınız Zaman hiç geçmez mi Sordum, sorguladınız Camlara yapışmış çiçek ölüleri Yüzleriniz Sokaklar boydanboya Adresimi sildiniz Beklemek böyle bir şey Islıkla bir korkuyu geri çevirmek Ucu keskin bıçakla Bir bulutu kesmek Duman gibiydi, kadın gibiydi bulut Gölün üstüne dağıldı Yarasında koyu bir gece Ağdı suya Üstüne fotoğraflar çektiniz Unutulmus kadınlarin dalgın ve agırdır Anıları Sevmeyi bilseydiniz Define avcısıydım Bundan önceleri Haritasız dedektörsüz Pusulam yosun tutmus Ağaç gövdesi.. Gizli dehlizlerden geçmek kolay Toprak kökleri Bir geyik çalımıyla biçmişim Kendim soymuşum gizlerini En büyük aşk orda gömülü Toprağı elemişim Bedelini ödeyemezsiniz Üste bir ömür sürdüm Ödüllü bir yalnızlık benimkisi Var varanın Git gidenin Bir rüyayi getirenin Nereye kadardır becerisi Aralıktan rüzgar giriyor Ya tam açın Ya kapatın artık pencerenizi |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Çizelge
Şair: Özel Arabul Benim işim bu Denize bıçak atmak bodoslamadan Yaşlı bir fener ustası gibi Geldim ya, Bakır çalığı bir acıdan Herşeyler bir çizgide Sanki bir yerlerden tanıdığım Sanki kızıl damgalı Her an sıçramaya hazır Canlı ve biçimli bir yarış atı Suyun yüzünde açan kan Ateş gibi saydam kırmızı Benim işim bu Yamaçtaki asmaların Yeşertirim üzümünü. Bilirim, belleğimde Kaç arı, kaç çiçek dalı Ayışığında kanat çırpar Geldim ya, dumanlı bir su başından Bulut hummasıydı Umudu umutsuzluğu bir çizgide Korkuyla seyiren bir çizgide Ve susmak kırgınlıktı Bu soğuk yalnızlıkta Susmak, ölümü anmaktı Benim işim bu Seni nasıl yaşatsam eskiteceğim Ala tüylerinin çekirdeğinden |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Çıkarsama
Şair: Özel Arabul seni sevmek ne kadar kolay akıp giden bulutları izlemek kaynak başında köpüren suyu yerden fışkıran ışığı yani eğilip içmek binbir alaşımlı sevdayı rahatça üstüne giymek daha da uzuyor öpünce daha da kalın ve beyaz boynun gecenin içinde gizli bir yol açıyor bir ırmak, puslu beyaz içe akan, yansıyan, balkıran yukarı dönen bir el gibi bileğinden çevrilerek ah benim ölümü susturan aşkım seni sevmek ezberlemek oluyor yabansı bir koku var havada döne döne yükselen fundalıkların çalılıkların defne kokusu, ıtır kokusu ölü taşlar, boz yosunlar, kuru otlar anılar yani sürekli anılar heybetlı bir akşam sarısı alınlık oldu ne yazık başucumuzda duruyor sesin yontulmuş akik dudaklarının arasında bir yağmur telaşı sesin ay altında yaprak denizi ağır aksak geçen zamanın geçmeyen yalnızlığı utangaç, tutungan, ve çok narin sesin bu yüzden ellerine benziyor Seni sen yapan bunlar mı Gözlerin mi hani demiştim ya Her zaman ormanaltı bitkisi Hiç vurmaz üstüne güneş hep serin her zaman nemli Seni sevmek sevgilim bir insanın ansızın bir zambağa dönüşmesi |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Deniz Bastı
Şair: Özel Arabul Gökyüzünde ay söndü Fildişi renginde bir kadın Açtı yüzünü Kim olduğunu bilmiyor Yıllardır küçük bir avluda Her sabah çiçek açıp Her gece döküyor Al ipekten bir akşamdı, yazsonu Uğultusu doldu önce denizin Arnavut kaldırımlı dar sokağın Yıkıldı duvarları Taraçalara bacalara tırmandı Oluk oluk aktı evlere Küçük kadınların yatak odalarına Deniz bastı Titreyen dudağından öptüm suyu Deniz yağmur ormanlarına dönüştü Mercanları saf sarıdan, yakut kırmızı Su yosunlarıyla örtüştü Aşk ordaydı Diplerin altın gülü Biz yanyanaydık, tanığıydık Kendi sevdamızın Ama korkuyorduk Birbirimizin yüzüne bakmaya Mavi büklümüyle dalgalar Aştı üstümüzden Yandı kavruldu göğsüm Eğri bir bıçak yarası Zaten nerde yanlış vardı Nerde gömüldü Unuttum geceyi Ay öldü |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Deniz Kuşatması
Şair: Özel Arabul Öyle her yerde aramadım Kendiliğinden çıkıp geldi bir orman uğultusuyla Ağaçların kalın karanlık gölgeleri Ve üstünde tuzlu su titreşimleriyle Vakitten kazanıyorduk iki çakıltaşı Denizin kıyısında kalmıştı biri Öteki sektirilmiş Ayaklarının ucunda soğuk ikindiler Gün batımları, ayışığında söylenen uzak türküler Yani Odysseus’un lotus çiçeği Bal kadar tatlı, deniz suyu gibi İçtikçe daha şiddetle susatan Bir su çiçeği Denizin, ormanın, katran kokulu mavnaların, Yaklaşan günün özgür kokusu Sardı unutturdu seni.. En büyük tutku çekim gücüydü Koyu , akışgan , Fırtına öncesi ağırlık, İnsan ikliminde esip duran Bunaltan ve felaket yapışkan Eğri bir bıçakla sevdanı kesip sundun Denizin girdabından Yalnızken, her şeyden bilerek uzakta Bitmeyen bu yolculuğu kendin istedin İçinde dalgalanan, çarpan, kırılan İlk gençliğin ıslak samanlar üstündeki ateşi Bakır kazanda kaynayan sütten, ateşteki közden, sandıktaki lavantalardan Bahçeleri gölgeli, taraçalı, görkemli evlerden çıkıp Sahilleri dolduran kalabalıklardan Usandın . Her bitki, her çiçek,her ağaç,her yağlı yemiş Senden bu kadar uzakta öyle anlamsızdı ki Doygunluk gibi, mutluluk gibi , hoşnut bir evlilik gibi Eskitiyordu kendi içinde çekirdeğini Soğuk bir alev yalnızca ısıtmayan Seni özlemeyi yerleştirdim yokluğuna Tasarılar, niyetler özgürlüğün havasında dağıldı gitti.. |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Dost
Şair: Özel Arabul Günüm karardığında, gecem uzadığında seni düşünürüm. Bir şiir söylenir dünyaya, payıma düşeni alırım Bir renk atılır fırçayla, ışığı yakalarım Şarkı söyler bir kadın, dağılır yalnızlığım Ve dimdik duruyorsa bir insan onca kavgada Ödünsüz ve kararlı Korkumdan utanırım Ne omzunu isterim başımı yaslayacak Ne ellerini, ellerimde tutacak Varsın uzaktan savrulsun gülüşü Hiç olmasın gölgesi yanıbaşımda Sabahları bahçemde açan gül gibi Soluğu karışıp gitsin havaya Olması gereken yerde durur o Yani hayatın tam ortasında Bana kendimi sevdirmek için |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Düşleme
Şair: Özel Arabul Gördüm ben, daha ne ki beklediğim Yorgun sarsıntısından baharın ağaç Henüz doğmuş bir kuzu ıslaklığında Aktı aydınlığa bir çiçek önce Sonra sıvama güneş Bir uçurtma asılıdır boynunda Tüm umudu çocuğun Bedeni su kırması, köpüren kardan. İnsan mı bildi sevgiyi ancak Çay kıyısındaki sazlar mı Balık yumurtasındaki sancıyla sarsılan Acıyla yeşermektir biraz sevinmek Yarların gün görmeyen dinginliğinde Hadi ben bir düş gördüm, Öyle diyelim Niye ölüler düşer baharımın üstüne |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Düşüyor Sevinç
Şair: Özel Arabul Bunca istekle aradığımız İri bir çınar yaprağı gibi Düşüyor sevinç Yılgıdan mermere dönmüş yüzlerimize Bir ağaca sımsıkı sarılan insan Parmaklarıyla içse de özsuyunu Acısını taşıyamaz Taşıyamaz çünkü yalnızlığı geleceğine Dargın bile değilim artık İlk oturduğum zaman masa başına Böyle yine korkusu basmıştı beni Aldığım tüm coşkulara karşı Susmamın doğada patlayışıyla Öylece başıboş akan zamanda Sanırım yavaştan oluşur tutkum Nereye gittiysem hep öne düşen Ellerim ve yüzüm yanar Haykıran tutulması çok güç solukta Görüyorsa güzelleşir gözlerin Titrer teninin aydınlığından Son uykuya yatmadan önce Sıcaklığını götürecekmiş gibi Tutabilirse bir canlıyı, Bir eli, bir gövdeyi, bir gülüşü Ya da varsaydığı sevilerini Aktaabilirse kırgınlığından Bu kez ölümsüzlük gerilir çarmıha Sevinçsiz, acısız ayrılıyorum aranızdan Kakmalı çeliğe kuşanmış Kamaştıran gözlerimi tutkudan |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Dönüşüm
Şair: Özel Arabul İnce bir dal kanat açtı Ararken gerili gökyüzünde dinginliğini Koca bir gölge gibi düştü üstüne zaman Giysilerini vermeden güne Katıksız ve ışıksız suya değmeden Alev kızılı kesildi Dalga dalga içerdi karanlığı yalnızlığımız Ve hiçbir insan renkleri tanımadı kokusundan Deniz dayandı, deniz bitimsiz, sessiz mi sessizdi Dayandı sonsuzluğa kayan mor topraklarına Bütün varlığını sarsan bunca güçle Patlayan geceler güneşin yangınında Kendi yıkımlarımıza karşın Yeniden dönüyoruz kozamızın özüne |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Eksik Resimler
Şair: Özel Arabul -Zeynep Ece’ye- Çocukların yaptığı resimler gibiyiz Eksik resimler Ama öyle canlı, öyle bereli Gözlerimiz dağılmış gül biçimi Yol kesiyor bir uçtan bir uca Sarı bir acı şimdi yapraklar Ve yüreğin orta yeri Her sabah kimseler uyanmadan Yeni bir hendek açıyoruz Büyüyen bu kentin kıyısında Çekip almak için Boğulmadan içerde Çocuk seslerimizi Korkumuzu gömmek için bu hendek Korku nedir Öyle utanmış ki bizden Dağ keçileri vardır ya Hani kendinden daha sessiz bir suya İnce beyaz sakalını düşüren Resimde dağılmış çizgi Yeniden açtık toprağı Kar sularıyla birlikte Bu kentin dışında bir yerde umut Belki içimizde Çiçek yatağı |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Elçi
Şair: Özel Arabul Elçi, kocaman hiçliktir Taşıyamadığını bana getiren Uslu, küçük yaşamına Alacakaranlık serptiğin zaman Bütün inançlarıma vurduklarında Umudun doyumu ve özlem uzaklaşır Ötesi ıssızlık Geceyi yalnız başına, susuzluktan yanan Güne saklarım Kendi sesim yabancılaşır kendime Sesimden korkarım |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Elimde Değil
Şair: Özel Arabul Elimde değil Karanlığı dağıtmak Bir yolcunun Ayak sesleriyle Elimde değil Bir hasreti Dindirmek Çok yorgun bu yürekle Yenilenmek |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Erik Ağacı
Şair: Özel Arabul Uzun süre baktım sokağa Kimse yürümemiş o yoldan Yürüdüyse de belli değil Kuru yaprak gibi yapışmış Ayak izlerim kaldırımlara Yeni bir yaz başlıyor Rengi, tadı, kokusu değişik Bir hayat geçmiş önümden Ancak bir kaç saniye... Aynı dalda ama farklı çiçekler Anlıyorum bu yüzden bana yabancı Kaç yıldır tanıdığım Şu arka bahçedeki erik ağacı |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Erik Yeşili Düştü
Şair: Özel Arabul Biz ilk ağızı topladık Koyunun iri sıcak memelerinden Toprağa tütünün yumuşağını Suyun köpüğünü taşıdık. Bütün orman çillerini döktü yaprağa Biz iki ırmağın arasından Biz mezopotomya'dan Uzandık sevmeyi aşeren sunaklarımıza Gelinlerimiz kurnalarda yuğdular sevinçlerini Bebeleri taşıyan hasatlarıyla Uzun saçlarında gözboncukları dizili. Kokulu kınaları sıvadılar el ayalarına Gökyüzü genişledi hem de hiç eksilmeden Erik yeşili düştü gülüşlerine Ve kayısı gülünün sarı tazeliği. Dokundular parmaklarıyla doğanın arılığına Büyüdü yalnızlık, büyüdü özlem taşkınlığı Bir tanrıça derken binlerce göz verdiler Çırpınan kollarında yurtlarının soluğu Koyu kırmızı bir güneşti uygarlık. Aç bir hayvan gibi bakıyor dünyaya Ve kayısı gülünün sarı tazeliği. Çelikten zorlu, yüreklerdi orası. Sözler ısıttı bizi, -Ama düşünce daha aydınlık değil- Kaba ipliklerle bağlıydı duyarlığımıza. Tanrı yalnızca bir savaşçı, Ayağının tozunu silkmeden Hızla ilerledi mersin ve sakız ağaçları arasından, Vermek için sevginin eline en güçlü silahını. Ellerinde yanan çıralar Süslü genç kızlar ve delikanlılarla İnsanoğlunun kendini beğenmiş tüm erdemleri Kutsallık, inatçılık ve yiğitlikle Uzak, çok uzak ataları uyandırdılar. Kapkara kıllı bir korkuydu artık yaşamlarında Kendi seslerini tanıyamadılar. Uyurken içimizde ne kapılar açılır Ne kanatlar biten omuzbaşlarımızda 'Uç uçabilirsen, uçmazsan parçalan' Diye haykırır kartal Kayaların üstünden yavrularına. Az az konuşmayı öğrendik, Kıpırdatmadan dudaklarımızı. Aslan ancak böceklerden çekinir Fırsat vermemeyi sınadık çoğalmalarına. Tanrıların en eskisi, en soylusu ateş Genç vücutlardan kusacak alıvlerini Geri gelmesi için iyilikle erdeme yol açmada Egeli genç bir adam altın ibrikten su dökt 'Bütün kötülük ve horlamalar boşuna değil artık, Uyanması şart oldu öfkelerimizin, Ölümsüz bir soluğa karışıp gider insan Bulduysa ülküsünü' diyordu genç yüreği. Böylece sunduk yaşamı en büyük ustanın eline Ruh özgürlüğü ve düşünce duruluğu için zamanı Çekidüzene verdik önce, korkuyu arındırdık. Küçük bir toplulukla, oynattık yerinden Büyük yığınları yeniden doğmak için kurtulan amaçlarla. Yaşayamaz güvenemeden, Acı bizim kanımızda o yüzden Büyük gücümüz var, örneğin bayrak yaparız bir adı Gitgide aydınlanır sevi; Erkek kadınla, Tanrı ruhla kaynaşır sevi ve özgürlüktür tansığa açılan kapılarımız Onur ya da utanç bize bağlı Çok ağır da olsa özgürüz Ve insanız biz. |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Evcil Acı
Şair: Özel Arabul Su içiyor bardağımdan Karşımda tam karşımda duruyor Açsam ağzımı Benden önce o söylüyor Yastığımda onun baş izi Onun serinliği göğüs boşluğumda Kullanılmamış bir ev gibi Beni yenibaştan döşüyor Diyelim ki küçük, yerleşik bir saat içimde Kendi kendini durmadan kuruyor Hiç kimse aslında Bir yerlere gitmiyor Bütün süreçlerinde Bir yelken bezi gibi Rüzgara karşı inip kalkarak Suyunda dinleniyor İşte bir ağaç yanlış iki dalıyla Geceyle günü yine de karıştırıyor Sonra bütün pencerelerde gökyüzü Taş baskı gibi hiç değişmiyor Ben ki bir çocuk kadar yalnızım Böyle olsa ne çıkar Bir çocuk bile yalnızlığında Artık kendini kullanıyor |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Ey Sonbahar
Şair: Özel Arabul -Shine için- Ey sonbahar Ey hüzünlü gözleri aşkın ve mevsimlerin Ne zaman geldin Güneşin üstüne düşen gölge Ey sonbahar Yalnız kadın Saltanatı dulluğun Aklından gelip geçen bütün yazlar Ayışığı kadar sadeydi Ayışığı kadar temiz Hatırladığın kış geceleri Şimdi ağzında renklerin bütün tadı Kızılın güneş tadı Mavinin su tadı Beyaz zambakların utanmaz tadı Hiçbir kuş barınamaz seninle Yüreğin en eski aşk kırgını Boş limonluklar, kurutulmuş elmalar Kayıp gider, ürperdikçe zeytin ağaçları Eylül böylece ayrılığın ve ölümün mührüdür Kaybolan zamanların Yaşayamadıklarımızın Bu çılgın oyun, hayatlar içinde Devinip duran Ortak bir düş salgını İşte aşkım İşte ruhum İşte ben Ey sonbahar Savrulup duruyoruz Rüzgarlarınla Yapraklarınla |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Eylül Geçti
Şair: Özel Arabul Böyle bir akşam vaktiydi Yaseminler yavaş yavaş Ve gece sümbülleri Karanlıkta toplamaya hazırdım Güneşten çekmişler kendilerini Aşağıdan yukarı açılan bir yarım kuyu Tül perde gibi yanan o ince koku Yaseminler… yaseminler Kör ağaçların yıldız dokusu Durmadan yazıyorum bu çiçekleri Derliyorum topluyorum Bütün mevsimlerden gelmiş mektuplar Solgun mavi kurdeleli Kutularda saklıyorum Bazıları kitapların içinde Sayfa araları çiçek lekeli Ben o kitapları okumuş muydum Uzun yağmurlar yağıyordu Issız yollara çıkıyordum Tehlikeli ve asi Islanmıyordum Severim yağmurları ve hala severim Otursam yine yazarım seni Bütün çiçekler mevsimleri anlatır Sırtlarında basılı mühürleri Yoğun bir akşamla bitti eylül Evet yasemini zulamda gizli |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Fırtına
Şair: Özel Arabul Bütün soruların yanıtları bir tek yerde O suların çekilmediği tek yerde Bir göç alır başını, bizden çoğa doğru Toplasam önüme düşen gölgelerimi Yaptıklarıma değil,yapacağıma bakar Yine de bir şeylere güvenmemek Güvenmektir tek birşeye İzin verse sevinç yoksunluğu Nerelerde gizlidir asıl yolculuğumuz Ne zaman, nerede başlıyacaksa Pusuda çırpınır umudun ilk dilimi Şimdi toplanır artık üstümüze Fırtına uğultusu |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:23. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.