• Cehennemin yolu iyi niyet taşlarıyla döşelidir.
  • Dil, dişin ağrıyan yerine değer..
  • Kadın bedenimin yaşamadan solduğunu hissediyordum.
  • Oysa kaderin hayal gücü bizimkinden daha renklidir.
  • Aşk, bütün çıkarcı hesaplardan daha güçlüdür.
  • Anlayışın sessizliğe gereksinmesi vardır.
  • Doğa boşluk sevmez; boşluk oluştuğu anda onu doldurmaya çalışır.
  • Kimbilir neden en basit gerçeklikler, anlaması en zor olandır.
  • Söylemek ve yapmak arasında kocaman bir deniz vardır.
  • Yapmaya değecek tek yolculuk içimize yapacağımız yolculuktur
  • Şimdi biliyorum ki sevgi güç ister, sevmek için gözü pek, yürekli olmalı.
  • Hazineniz neredeyse yüreğiniz de orada olacaktır.
  • Hayatların pek çoğu korku, endişe ve sonuç olarak bir bekleyiş hayatıdır.
  • İçinde gizem bulundurmayan bir hayat son derece yoksuldur.
  • Eğer yaşam bir yolsa, her zaman yokuş yukarı giden bir yoldur.
  • Sözcük yaratabilir ve yok da edebilir.
  • Israrcı ol. Yaşam, pes edenin değil, kurcalayanın olur.
  • Mükemmelik asla bizimle aynı boyda olamayacak.
  • Başkası adına karar veren sevgi bencil ve ham bir sevgidir.
  • Çünkü doğru davranış, zahmeti bilip kolaya kaçmadan ona katlanmaktır.
  • Sözcükler, tek başlarına insanı kırmaz oysa. Yaralayan bunun arkasına saklanan ikiyüzlülüktür.
  • Açlığın her şeyi bastırdığı bir manzarada yok edilemeyen sadece iki değer vardır…Bunlar onur ve saygıdır…
  • Çınarın altına oturduğunuzda kendiniz değil, çınar olun, ormanda orman, kırda kır, insanlar arasında insanlarla olun.
  • Her hayatın altından akan gizli bilgelik, doğru şeylerin doğru anlarda gerçekleşmesini sağlar.
  • En büyük, en mutlak aşklar bile, araya uzaklık girince kuşkulara neden oluyorlar.
  • Düşman bir çevrede insan yalnız kaldığı zaman parıltısını yitiriyor, uzaklaşıyor.
  • Evdeki her şeyi tamir eden erkek; kırdığı kalbi onaramıyorsa, usta sayılmaz.
  • Zaman bir ok gibiydi, yaydan hareket ediyor ve hedefine ulaşıyordu. Bir daha asla geri dönemezdi…
  • İkiyüzlülük, gerçeği arayan kişinin yüzüne atılabilecek zehirlerin en korkuncudur.
  • En büyük, en mutlak aşklar bile, araya uzaklık girince kuşkulara neden oluyorlar.
  • Tuhaf görünebilir, ama en derin mutluluk, en korkunç mutsuzluk gibi beraberinde zıt bir arzuyu getirebilir.
  • Ruh ve vicdanın sürgüne gitmesi bizleri boş kutulara dönüştürdü.
  • Hiç frenlenmeden gösterilen şiddet sonunda kayıtsızlığa yol açar.
  • Yaşam uzun değil, dairevi bir yoldur. İstediğin kadar çırpın, sonunda gene aynı noktaya dönersin.
  • Sevgiye tembellik yakışmaz, onu dolu dolu yaşamak için kararlı ve güçlü devinimler gereklidir.
  • Hayat, piyangodan farklı değilse biraz sabırlı olmalı ve yeni çekilişi beklemek gerekiyordu.
  • Yanlışlık yapmak doğaldır, ama bunlardan ders çıkarmadan ilerlemek bir yaşamın anlamını yitirmesine yol açar.
  • Anladım ki, boşluk ancak ölümü özümseyene dek varlığını sürdürebiliyor.
  • Sevilebilmek için karşı çıkmamak, olmadığım gibi görünmek zorundaydım.
  • Madenlerdeki kanaryaların ölmesi gibi benim içimde de doğallığım ve ender olarak sahip olduğum gülme arzum öldü.
  • İnsan kendi hakkında bir düşünceye sahip değilken bir düşünce uğruna savaşmak, yapılabilecek en tehlikeli şeylerden biridir.
  • Ortak hayal gücünde ruh varolmayı kesti ve bu silinişte en yakın dostu vicdanı da kendi peşinden sürükledi.
  • Kendi kendime diyordum ki, zarar ziyan görmeden ergenlik yaşayanlar hiçbir zaman gerçekten büyük insan olamazlar.
  • İnsanın kendi kendiyle derin bir biçimde baş başa kalabilmesi için uzun bir sessizlik ve karanlık saatler gerekir.
  • Eğerler dünyası bir girdap, bir hortum, bir kara deliktir. İnsan bir an dengesini yitirirse, içine yuvarlanmaması olanaksızdır.
  • Bedenin rahatlık konusundaki arzularını yerine getirmek demek, ruhu donukluğun sisine itmek demektir.
  • Ama insanlar her zaman giyindikleri, göründükleri gibi olmuyorlar. İnsan ruhu öyle karmaşık, öyle anlaşılması güç bir şey ki.
  • Ben beyaz duvarlı bir odada, bir yatağa bağlanıp bir yıl daha yaşamaktansa, bostanımdaki kabakların arasına yüzüstü düşmeyi yeğlerim.
  • En derin ruhsal arzular karşısında var olmak,suyun yüzeyini dalgalandıran aptal düşünceler karşısında ise yok olmak gerekir.
  • Can sıkıntısının panzehiri meraktır. Açık, sürekli harekette olan bir zihindir. Bilginin yolunu izleyen asla sıkılmaz.
  • Çağdaş düşüncenin insana uyguladığı en büyük şiddetlerden biri, inanılası temellerin olmadığını fısıldamış olmaktır.
  • Çınarın altına oturduğunuzda kendiniz değil, çınar olun, ormanda orman, kırda kır, insanlar arasında insanlarla olun.
  • Çünkü insan yüreği güzelliğe, şiire, paylaşmaya hasrettir. Çünkü gerçeğin titrek ve solgun alevi gömülüp kalmış olda da, daima yanar.
  • Akmayan gözyaşları kalpte birikirler, zamanla kabuk tutarlar ve kirecin çamaşır makinesini tıkaması gibi kalbi tıkayıp felç ederler.
  • Gerçekte içimde yanıp tutuşan bir aile kurma arzusu yoktu. Dünyaya bir çocuk getirme düşüncesi gözümü korkutuyordu. Kendim çocukken çok üzülmüştüm, başka bir masum yaratığa acı çektirmekten korkuyordum.
  • Kendimizi vakumlu kutularda yaşamaya ne kadar tutsak etsek de, gizem çevremizde ışıl ışıl parlamakta ve yüreğimiz gereken yolu bize işaret etmekte.
  • Bir hayat kırıldığı zaman yeniden biraraya getirilemez, yalancıktan onarılır, kırık parçalar üzerine zamk sürülebilir; ama kırığın yapıştırıldığı nokta her zaman göz önünde kalır…
  • Aynı doğruları, aynı mutlak dogmaları paylaştığı bir grubun üyesi olduğunu hissetmek, onun kibirliliğe olan doğal eğilimini kaygı verecek biçimde güçlendiriyordu.
  • Kendinin daima haklı olduğunu sanan insan kendini üstün hissetmeye de meyillidir; kendinde başkalarını yargılama ve etiketleme hakkını görür, kendini ulaşılması gereken bir model olarak ortaya koyar.
  • Derinlerde bir yerde isyan etmeyi sürdürüyordum, bir yanım kendim olmayı sürdürmek istiyordu, öteki yanımsa sevilebilmek için dünyanın gerektirdiği kurallara uyum sağlamak istiyordu. Ne zor bir savaş!
  • Böyledir bu dünya, yaşam cömertlik ister. İnsanın kendi içindeki karakteri yetiştirmesi, ama bunu yaparken de çevredeki hiçbir şeyi algılamaması, hala soluk alsa da ölü olmaya benzer.
  • Anlıyor musun? Böyledir bu dünya, yaşam cömertlik ister: İnsanın kendi içindeki karekteri yetiştirmesi, ama bunu yaparken de çevredeki hiçbir şeyi algılamaması, hâlâ soluk alsa da ölü olmaya benzer.
  • Beni harekete geçiren ya da daha doğrusu harekete geçirmeyen, annemin bana öğrettiği davranıştı. Sevilebilmek için karşı çıkmamak, olmadığım gibi görünmek zorundaydım.
  • Akıntıya kapılmamak ve kötünün sıradanlığı tarafından yok edilmemek için tıpkı akşamları sürüsünü ahıra teslim eden bir çoban gibi düşüncelerimizi ve duygularımızı denetlemeliyiz.
  • Akmayan gözyaşları kalpte birikirler; zamanla kabuk tutarlar ve kirecin çamaşır makinesini tıkaması gibi, kalbi tıkayıp felç ederler.
  • Yalnızca acı insanı geliştirir.ama acıyla göğüs göğüse gelmelisiniz,kaçmaya çalışan ya da ağlayıp sızlayan kaybetmeye mahkumdur.