• Bazı insanlar, bazen insanlar.
  • Kendi dilini bilmeyen başka dil öğrenemez.
  • Sessizliğe inananlardan yanayım; bu konuda saatlerce konuşabilirim.
  • Tecrübe, insanların hatalarına verdikleri isimdir.
  • Çıplak bedenler bizi şaşırtmıyor artık, çıplak beyinlerdir varlığına dayanamadığımız.
  • Bize bir kaç deli gerek, şu akıllıların yol açtığı duruma bak!
  • Tecrübelerimizle biliyoruz ki; kimse tecrübelerden ders almıyor.
  • Para açlığı giderir, mutsuzluğu değil, yemek mideyi doyurur, ruhu değil.
  • Biz iki hırsız arasında kendimizi ifade ederiz. Düne ait üzüntüler ve yarına ait korkular.
  • Yanlışlık fare deliğinden geçer, doğruluk kapılardan sığmaz.
  • Savaşları kazanabilir, kentleri zapt edebilirsiniz ama ulusları fethedemezsiniz. Hala anlamadınız mı bunu?
  • Demokrasi, hak ettiğimizden daha iyi yönetilmeyeceğimizi garanti eden bir sistemdir.
  • Beğenmediğiniz bir şeyi alkışlamak, yalan söylemenin birçok çeşidinden biridir.
  • Bilgi paraya benzer, kazandıkça tutkuya dönüşür, ancak bu iyi bir tutkudur.
  • Kanat aç sen kalbim, kanat aç engine. Aşkın bir yük oldu, düşemedin dengine.
  • İlk aşkımız biraz sersemlikle bir hayli meraktan ibarettir.
  • Dertli olmanın sırrı, dertli olup olmadığımızı düşünecek kadar boş vakte sahip olmamızdır.
  • Suskunluk, aşağılamanın en iyi anlatım biçimidir.
  • Köle gibi eğitilenler, köle gibi yönetilebilirler ancak.
  • Eğer yürüdüğün yolda engeller yoksa o yol seni bir yere götürmez.
  • Yaşlandığımız için oyun oynamayı bırakmayız, oyun oynamayı bıraktığımız için yaşlanırız.
  • Kahramanca can vermek yeteneksiz kişilerin ünlü olabildikleri tek yoldur.
  • Gerçek şu: özgürüm, sağlıklıyım, mutluyum ve patlıyorum sıkıntıdan!
  • İnsanların ölmesiyle yaşamın gülünçlüğü nasıl değişmezse, insanların gülmesiyle de yaşamın ciddiliği değişmez.
  • Dünyada iki tane trajedi vardır. Biri kalbinizdeki tutkuyu yitirmek, diğeri ise kaybettiğiniz tutkuyu geri kazanmaktır.
  • Bazı insanlarla yüzleşmek zordur, haksız çıkarsın. Çünkü onların galip gelecekleri ikinci bir yüzleri daha vardır.
  • Kaplan adamı öldürmek isterse adı vahşilik, adam kaplanı öldürmek isterse adı spor olur. Suç ile adalet arasındaki fark da bundan büyük değildir.
  • Sorun çaresizlik değil, isteksizlik. İsteksiziz, çünkü çocuklukta bize uygulanan ilk şey, içimizdeki isteği öldürmektir.
  • Akılsızın biri, ülkesinin en akıllı insanını aşabilir. Bunu yapmaya can atar hatta.
  • Siz var olan şeyleri görür ve şöyle dersiniz: Neden? Oysa ben olmayan şeyleri hayal eder ve derim ki: Neden olmasın?
  • Kaybetmekten korkma; bir şeyi kazanman için bazı şeyleri kaybetmelisin. Ve unutma; Kaybettiğinde değil, vazgeçtiğinde yenilirsin.
  • Ölümü ortadan kaldırırsanız, doğum gereğini de ortadan kaldırırsınız: üremeyi sürdürürseniz, çocuklara yer açmak için sonunda yaşlıları öldürmek zorunda kalırsınız.
  • Gencim ben. Yaşamımda bir şeyler olmasını öylesine istiyorum ki. Onların yaşına gelince hiçbir olaya karışmadan yaşamak isteyeceğimi söylüyorlar. Onların yaşında değilim ki ben.
  • Gençken yaptığım on şeyden dokuzunun başarısızlıkla sonuçlandığını gördüm. Başarısız olmak istemiyordum onun için ben de on kat daha fazla çalıştım.
  • Hayatta saadeti yapan şeyler çok küçük parçalardır. Bir iyilik, bir gülümseme, tatlı bir bakış, iyi bir dilek. Aslında mutlu olanlar, bu küçük şeylerin huzuruna varmış olanlardır.
  • Yirmisinde komünist olmayanın kalbi, kırkında hala komünist olanın aklı yoktur.
  • Attığınız tokada karşılık vermeyen kişiden sakının: o hem sizi bağışlamaz hem de kendinizi bağışlamanıza olanak bırakmaz.
  • Sözünüz senediniz kadar sağlam olamaz; çünkü belleğiniz hiçbir zaman onurunuz kadar güvenilir olamaz.
  • Evlilik, pencere kapalıyken asla uyuyamayan bir erkekle, pencere açıkken asla uyuyamayan bir kadın arasındaki ittifaktır.
  • Bütün zekâmı, yeteneğimi, şöhretimi, eserlerimi akşam eve zamanında gelip gelmeyeceğimi merak eden bir kadın için feda edebilirim!
  • Bir kadın, bir koca buluncaya kadar geleceği konusunda endişelidir. Bir erkek ise ancak bir kadınla evlendikten sonra geleceği konusunda endişelenmeye başlar.
  • İnançlı birinin inançsız birinden daha mutlu olduğu fikri, sarhoş birinin ayıktan daha mutlu olduğunu iddia etmek gibidir.
  • Benim şaka tarzım doğruyu söylemektir. Doğru dünyadaki en komik şakadır.
  • Bir kez kalp kırıldı mı, geriye dönüş yoktur bunun. Hiçbir şeye aldırmaz olursunuz. Mutluluğun sonu, huzurun başlangıcıdır bu.
  • Bir dindarın bir şüpheciye göre daha mutlu olmasının, sarhoş bir kişinin ayık bir kişiye göre daha mutlu olmasından farkı yoktur.
  • Akıllı adam aklını kullanır. Daha akıllı adam başkalarının da aklını kullanır.
  • Keyifler değildir yaşamı değerli yapan. Yaşamdır, keyif almayı değerli kılan.
  • İşleyebileceğiniz en büyük günah, başkasından nefret etmek değil, ona kayıtsız kalmaktır. İnsanlık dışı olmanın özü nefret değil kayıtsızlıktır.
  • Gelecekte doktorların hastalarına yazacakları reçete, Müslümanların kıldığı namaz ve tuttuğu oruç olacaktır.
  • Hatalarla dolu bir hayat, hiçbir şey yapmadan geçirilen bir hayattan daha onurludur.
  • Diş ağrısı çekenler dişleri sağlam olanları; yoksulluk çekenler de parası çok olanları mutlu sanırlar.
  • İnsanlar kendi durumlarıyla ilgili olarak her zaman koşulları suçlar. Ben koşullara inanmam. Bu dünyada yol alan kişiler, ayağa kalkıp istedikleri koşulları arayan ve bulamadıklarında yaratan insanlardır.
  • Müşkülün müşkül üstüne, problemin problem üzerine yığıldığı günümüzde, bütün problemleri bir kahve içme rahatlığında çözen Hz. Muhammed’e, beşeriyetin çok ihtiyacı vardır.
  • Birisi olacaksa; geçmişimi merak ederek değil, geleceğimi hayal ederek gelsin! Korkaklarla yürüdüğüm yolda, tek kalmaktan yoruldum.
  • Yaptığınızı, bir başka budalanın, bunları sizden beklediğini düşündüğünüz için yapıyorsanız, onun sizden bunları beklemesi de, sizin onun bunları beklediğini umduğunuzu sandığından ileri geliyorsa, herkes istemediği bir şeyi yapıyor demektir. O zaman ortaya budalaca bir durum çıkar.
  • Çılgın mı doğmuştum, yoksa fazla mı akıllıydım bilmiyorum; benim dünyam yeryüzüne uygun değildi. Düş dünyasından çıkıp gerçeklerle karşılaşınca tedirgin oluyordum. Toplumun dışında, siyasetin dışında, sporun dışında, kilisenin dışındaydım. O günlerde, eğer öyle bir deyim bulunsaydı,” her şeyin dışındaki ” denebilirdi bana.
  • Ne istersen yapabilirim gibi geliyor bana, çünkü istediğim hiçbir şey yok artık.