Forum Düzeni
Bilim ve Teknoloji Haberleri
Internet, bilim, bilişim ve teknoloji dünyasından son haberlerin paylaşılacağı bölüm.
Kullanıcı Etiket Listesi

Seçenekler
Seçenekler
Stil
Üyelik tarihi: 02 October 2019
Mesajlar: 4.778
Konular: 1344
Cinsiyet:Bayan
Seslenenler: 126 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 48 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 783
Verilen Beğeni: 374
İlişki Durumu: Yok
Burç: Akrep
Takım: Besiktas
Rep Gücü: 39
BegonviL has a reputation beyond reputeBegonviL has a reputation beyond reputeBegonviL has a reputation beyond reputeBegonviL has a reputation beyond reputeBegonviL has a reputation beyond reputeBegonviL has a reputation beyond reputeBegonviL has a reputation beyond reputeBegonviL has a reputation beyond reputeBegonviL has a reputation beyond reputeBegonviL has a reputation beyond reputeBegonviL has a reputation beyond repute

Standart Uzaya açılan gizemli kapılar: Asteroitler

29 June 2020
# 1
Asteroitler, gezegenlerin ve uyduların oluşumundan artakalan malzemelerin öbekler halinde birleşmesiyle oluşan gök cisimlerine deniyor.

Güneş Sistemi’ndeki asteroitlerin büyük bölümü, Jüpiter ile Mars arasında yer alan Asteroit Kuşağı'nda yer alıyor. Ancak bunlardan bazıları yörüngeden ayrılarak Güneş Sistemi’nin iç kesimlerine savrulabiliyor hatta Dünya yörüngesine kadar girip insan yaşamını tehdit edebiliyor.

Bilim insanları, geçmişte dinozorların neslinin tükenmesine yol açan olayda olduğu gibi Dünya üzerinde canlı yaşamına ve doğal çevreye büyük zararlar verebilecek çarpışma olasılığına karşı, Dünya'ya yakın asteroitlerin yakından izlenmesi ve anlaşılmasının önemini her defasında vurguluyor.

ASTEROİTLER DÜNYA'YI TEHDİT EDEBİLİR Mİ

İngiliz gökbilimci Edmund Halley, Aralık 1694'te Kraliyet Bilim Cemiyetini acil toplantıya çağırmıştı. İçeriğinin kamuoyuna aktarılmaması kararlaştırılan gizli toplantıda Halley, asteroitlerin Dünya’ya çarpabileceğine dair tahminlerini ilk kez cemiyet üyeleriyle paylaşmıştı.

Kuyruklu yıldızların güzergahlarını inceleyen Halley, bunlardan bazılarının Dünya yörüngesiyle kesiştiğini, bu durumun asteroit çarpışmalarını olası hale getirdiğini ilk defa açıklamıştı.

Şimdi sizleri 20. yüzyılın başlarına, Rusya'ya götürelim:

30 Haziran 1908 günü sabah saat yaklaşık 7:45 sularında, Sibirya'nın orta kesimlerindeki Podkamennaya Tunguska Irmağı yakınlarında büyük bir patlama gerçekleşti.

Bu patlama ilk başta sıradan bir olay olarak görülebilir, ancak 10-15 megatonluk bir dinamit kütlesinin patlamasına eşdeğer bu patlama, Hiroşima'ya gerçekleştirilen atom bombası saldırısından bin kat daha güçlü.

Patlamaya tanık olanlar insanlar, neredeyse Güneş kadar kuvvetli, mavi bir ışık gördüklerini belirttiler..

Sonradan ortaya çıkan verilere göre bu dev patlama, 80 milyon kadar ağacın yok olmasına ve 3 bin kilometrekarelik alanın hasar görmesine sebep oldu. Patlamanın neden olduğu sarsıntı ise Avrupa'daki birçok rasathaneden bile kaydedildi.

Patlamanın yarattığı atmosferik basınç değişimi öylesine fazlaydı ki, binlerce kilometre uzaklıktaki İngiltere'den bile hissedildi.

Ayrıca patlamanın etkisi, izleyen birkaç gün boyunca Asya ve Avrupa'nın pek çok kesiminde gökyüzünün geceleri parlamasına yol açtı.

Rus bilim insanları tarafından yapılan yeni açıklamalar, bu patlamanın nedeninin bir asteroit olabileceğini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre demirden oluşan bir asteroid, büyük bir hızlı atmosfere girerek 10 ila 15 bin kilometre arasındaki bir yükseklikten geçip gitti. İşte bu geçiş, Tunguska'daki dev patlamanın yaşanmasına neden oldu.

Bilim insanları, atmosfere giren asteroidin 100 ila 200 metre çapa ve saniyede 20 kilometre hıza sahip olduğunu ifade ediyor. Ancak bu ifadeler şu ain için bir tahminden öteye gidemiyor.

ASTEROİTLER İLE NASIL BAŞA ÇIKILIR: DART VE HERA GÖREVLERİ

Dünya’ya yaklaşan bir uzay kayasına karşı korunmak, gök taşlarının hareketlerini titizlikle izlemeyi ve gerektiğinde müdahale ederek yönlendirmeyi gerektiriyor.

ABD Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA), “Asteroid İkilisi Yeniden Yönlendirme Testi” (DART) adı verilen uzay görevi kapsamında, uzay aracıyla bir asteroite çarparak onun yönünü ölçülebilir şekilde değiştirmeyi amaçlıyor.

Temmuz 2021’de uzaya fırlatılması planlanan aracın, Dünya ile Mars arasındaki ikiz Didymos asteroitlerinden birine çarpması planlanıyor.

DART uzay aracı, asteroidlerden daha küçük olan ve 170 metre çapındaki Didymos b’ye çarptırılarak yörüngesinden saptırmaya çalışacak.

Çarpışmayı fotoğraflamak üzere İtalyan Uzay Ajansınca (ISA) geliştirilen, “LICIACube” adlı bir hafif küp uydu, DART uzay aracına eşlik edecek.

Öte yandan Avrupa Uzay Ajansı (ESA), “Hera” adını verdiği araştırma görevi kapsamında 2024’te Juventas ve APEX küp uydularını Didymos b asteroidine göndererek etki değerlendirmesi yapacak.

Didymos asteroidleri Dünya’ya en yakın gök taşları olarak biliniyor.

Gök taşlarının 100 yıldan önce Dünya’ya yaklaşması beklenmese de test, gezegen savunması amacıyla asteroidlerin yönlerinin değiştirilmesi fikrini pratiğe dökmesi açısından yararlı olacak.



ASTEROİTLERİN GİZEMİ ÇÖZÜLEBİLİR Mİ: HAYABUSA-2 VE OSIRIS-REx GÖREVLERİ

Öte yandan gezegenlerin ve diğer gök cisimlerinin oluşumuna dair önemli ipuçları barındıran asteroitlerin gizeminin çözülebilmesi için çeşitli araştırmalar da yürütülüyor.

Japonya, "Hayabusa 2" uzay aracıyla "Ryugu" asteroidinden, ABD ise "OSIRIS-REx" uzay aracıyla "Bennu" asteroidinden kaya örnekleri toplamayı amaçlayan uzay görevleri yürütüyor.

Hayabusa 2'nin Ryugu asteroidinden topladığı örnekleri bu yıl içinde Dünya'ya yollaması beklenirken, OSIRIS-REx'in ağustosta Bennu asteroitine inmesi ve 2023'te topladığı örneklerle Dünya'ya dönmesi hedefleniyor.

Asteroir Kuşağı'ndaki Apollo grubu asteroitleri arasında yer alan Ryugu ve Bennu, bilim insanlarına Güneş Sistemi'nin ve Dünya'nın oluşumuna ufuk açacak yeni bilgiler sunabilir.

Asteroit Kuşağı'ndan ayrılarak Güneş'e yakın bir yörüngeye yerleşen, ardından bir merkezkaç savrulmayla yeniden Asteroid Kuşağı'na gelerek Dünya'ya yakın bir yörüngeye yerleşen Ryugu'nun yolculuğu, asteroidlerin devinimine dair ipuçları barındırıyor.

Güneş Sistemi'nin erken oluşum evresinde şekillendiği anlaşılan Bennu ise yüzeyinde bol miktarda su ve karbon molekülerinin izlerini taşıyor.

Canlı yaşamının ortaya çıkmasına elverişli bileşenlere işaret eden izler, bilim insanlarına Dünya gibi gezegenin nasıl oluştuğuna dair yeni bilgiler sağlayabilir.

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 20 December 2017
Mesajlar: 7.239
Konular: 7
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 655 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 105 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 1912
Verilen Beğeni: 584
Rep Gücü: 56
Arthuil has a reputation beyond reputeArthuil has a reputation beyond reputeArthuil has a reputation beyond reputeArthuil has a reputation beyond reputeArthuil has a reputation beyond reputeArthuil has a reputation beyond reputeArthuil has a reputation beyond reputeArthuil has a reputation beyond reputeArthuil has a reputation beyond reputeArthuil has a reputation beyond reputeArthuil has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Uzaya açılan gizemli kapılar: Asteroitler
29 June 2020
# 2
Bu arkadaşlar (asteroidler) belirli bir yörüngede semazen gibi dönüyorlar zaten. Önemli olan bizim kütle çekim kuvvetimize kapılmaması ve üzerimize gelmemesi

Ha küçük olanları dünyadan gönderdiğimiz uzay araçları, (biraz fantastik kaçabilir ama) füzeler ile yörüngesinden saptırabiliriz ( yani basınç yaratıp itici bir kuvveti olan her türlü arkadaş iş görür ) ama ya asteroidin kütlesi büyükse ?

Mini bir süpernova yaratabilecek arkadaşları pistlerde görmek istiyoruz
Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 misafir)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevap
Son Mesaj
Farkedmez
Forum Duyuruları
4
12 May 2021 12:12
DeepSilence
ForumDenizi Sözlük
4
24 May 2020 01:06
Neoma
Aşk - Şiir Dünyası
0
04 March 2020 15:13
mak res
Türkiye'den Haberler
0
21 February 2020 19:42
Gamer Queen
Aşk - Şiir Dünyası
0
20 July 2018 04:18



Ticarî amaç gütmeden, maddî bir menfaat elde etmeden internet yayınlarına olanak sağlayan global bir paylaşım ağı olan ForumDenizi, adından ve vasfından da anlaşılabileceği üzere bir forum sitesidir. Forum siteleri, tıpkı sosyal medya ve interaktif sözlükler gibi 5651 sayılı kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının "m" bendine göre Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermekte olan, hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten platformdur.
5651 sayılı kanunun 5. maddesine göre yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Başka bir deyişle ForumDenizi üzerinden yapılan yazılı, görsel ya da işitsel paylaşımlardan doğabilecek yasal sorumluluk, mezkur içeriği paylaşan ForumDenizi üyesi gerçek kişilere aittir. İlgili kanunun anılan maddesinin 2. fıkrasında da çok açık bir biçimde öngörüldüğü üzere; yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak imkân bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.
Açıklanan hukuki dayanaklar temelinde, hak ihlâli iddiasında bulunan hak sahipleri İLETİŞİM linkinden yer sağlayıcı ForumDenizi yöneticilerine ihtarda bulunarak bahse konu hususu tebliğ etmeleri halinde incelemeler yapılıp, en geç 2 gün içerisinde gerekli işlemler tesis edilecektir.
5101 sayılı yasayla degişik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince ForumDenizi üzerinde telif hakkı bulunan MP3, video vb. eserlerin paylaşımı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hak sahipliği verilmiş olan MÜ-YAP tarafindan yasaklanmış olup, yasal işlem olması halinde, paylaşan kişi ya da kişilerin bilgileri gerekli kuruma verilecektir.