Böğürtlen vitamin ve mineral zenginliği bakımından herkesin çokça tüketmesi gereken bir meyvedir. Ülkemizde en çok Bursa ve Mersin taraflarında yetiştiği bilinmekteyse de daha birçok ilimizde kendine yer bulur. Böğürtlen, gülgiller familyasındandır ve ham meyveleri kırmızı renktedir.
Böğürtlen, C, B, K ve A vitamini bakımından oldukça zengindir ve vücuda zararlı maddelerin temizlenmesinde oldukça faydalıdır.
Tansiyon hastalığı bulunan kişilerin bolca böğürtlen tüketmesi önerilir çünkü böğürtlen tansiyonu dengeler, kalp ve damar sağlığının korunmasına yardımcı olur.
Yorgun ve halsiz olan vücudun dinlenmesini ve yeniden eski canlılığını kazanmasını sağlar.
Aynı zamanda böğürtlen, kabızlığa çok iyi gelir ve çok iyi bir idrar söktürücüdür. Tam olgunlaşmamış böğürtlenlerin ise ishal kesici özelliği bulunur.
Böğürtlen yaprağını ezip yaralarınıza sürerseniz yaralarınızı hızlı bir şekilde iyileştirici özelliğini gösterir.
Böğürtlen kökü cüzzam tedavisinde kullanılmıştır. Ayrıca kökü kaynatılıp içilirse cinsel gücü artırmaktadır. Böğürtlen kökü kürü mesane ve böbrek kumu ve taşı döktürür.
Böğürtlen, göz sağlığının korunmasında da oldukça etkilidir ve ayaklarda meydana gelen şişkinliğin giderilmesinde kullanılır.
Hamile olan bayanların sırtındaki kasları kuvvetlendirir.
Aynı zamanda yapılan bilimsel araştırmalar sonucu böğürtlenin basura iyi geldiği gözlemlenmiştir.
Böğürtlen kullanılarak yapılan şurup solunum yolu rahatsızlıklarının iyileşmesinde yardımcı rol oynar.
Kadınlardaki beyaz akıntının kesilmesini ya da en aza indirgenmesini sağlar.
Kan pıhtılaşmasını engeller, kan temizleyici etki gösterir.
Alzheimer özellikle yaşlılar için problem olmaktadır. Böğürtlenin hafıza kaybını azalttığı ifade edilmektedir.
Hafif yanıklara sürülürse iyi gelecektir.
İçindeki zeaksantin ve lutein, radyasyonun etkisini azaltır.
Böğürtlen, açık yaralara sürüldüğü zaman yaranın iyileşme sürecini hızlandırır ve içinde bulunan ellagic asit maddesinden ötürü kanseri önleyici bir özelliği vardır. Bu madde rahim ve göğüs tümörlerinin büyümesinin önüne set çeker.
Felç riskini düşürür.
Hemoroite de iyi geldiği böğürtlen ayrıca insanları tok tutucu etkisi vardır. Bu yönüyle kilo vermek isteyenlerin böğürtlen yemeleri yararlarına olacaktır.
Şeker hastalığı (Diyabet) bulunanlar için de bir sürprizimiz var. Böğürtlenin kökünü kaynatıp içerseniz şeker miktarınızı düşürecektir.
Böğürtlen yaprağı kullanılarak yapılan çaylar ağız yarasına iyi gelir.
Oksidatif stresi azaltır.
Hipertansiyonu düşüren böğürtlen gözlere de iyi gelir.
Omega-3 kaynağıdır.
Antioksidan özelliği sayesinde inflamasyonu azaltır, bağışıklık sistemini ve kan damarlarını güçlendirir.
Böğürtlenin Zararları Nelerdir?
Cyclospora semptomlarıyla aşırı tüketimi münasebetiyle ishal, su kaybı ve şiddetli karın şişkinliği ve karın kasılmalarına neden olabilmektedir. Taze böğürtlenler tüketilmeli ve kesinlikle ve kesinlikle yıkandıktan sonra yenmelidir.
Böğürtlen, C, B, K ve A vitamini bakımından oldukça zengindir ve vücuda zararlı maddelerin temizlenmesinde oldukça faydalıdır.
Tansiyon hastalığı bulunan kişilerin bolca böğürtlen tüketmesi önerilir çünkü böğürtlen tansiyonu dengeler, kalp ve damar sağlığının korunmasına yardımcı olur.
Yorgun ve halsiz olan vücudun dinlenmesini ve yeniden eski canlılığını kazanmasını sağlar.
Aynı zamanda böğürtlen, kabızlığa çok iyi gelir ve çok iyi bir idrar söktürücüdür. Tam olgunlaşmamış böğürtlenlerin ise ishal kesici özelliği bulunur.
Böğürtlen yaprağını ezip yaralarınıza sürerseniz yaralarınızı hızlı bir şekilde iyileştirici özelliğini gösterir.
Böğürtlen kökü cüzzam tedavisinde kullanılmıştır. Ayrıca kökü kaynatılıp içilirse cinsel gücü artırmaktadır. Böğürtlen kökü kürü mesane ve böbrek kumu ve taşı döktürür.
Böğürtlen, göz sağlığının korunmasında da oldukça etkilidir ve ayaklarda meydana gelen şişkinliğin giderilmesinde kullanılır.
Hamile olan bayanların sırtındaki kasları kuvvetlendirir.
Aynı zamanda yapılan bilimsel araştırmalar sonucu böğürtlenin basura iyi geldiği gözlemlenmiştir.
Böğürtlen kullanılarak yapılan şurup solunum yolu rahatsızlıklarının iyileşmesinde yardımcı rol oynar.
Kadınlardaki beyaz akıntının kesilmesini ya da en aza indirgenmesini sağlar.
Kan pıhtılaşmasını engeller, kan temizleyici etki gösterir.
Alzheimer özellikle yaşlılar için problem olmaktadır. Böğürtlenin hafıza kaybını azalttığı ifade edilmektedir.
Hafif yanıklara sürülürse iyi gelecektir.
İçindeki zeaksantin ve lutein, radyasyonun etkisini azaltır.
Böğürtlen, açık yaralara sürüldüğü zaman yaranın iyileşme sürecini hızlandırır ve içinde bulunan ellagic asit maddesinden ötürü kanseri önleyici bir özelliği vardır. Bu madde rahim ve göğüs tümörlerinin büyümesinin önüne set çeker.
Felç riskini düşürür.
Hemoroite de iyi geldiği böğürtlen ayrıca insanları tok tutucu etkisi vardır. Bu yönüyle kilo vermek isteyenlerin böğürtlen yemeleri yararlarına olacaktır.
Şeker hastalığı (Diyabet) bulunanlar için de bir sürprizimiz var. Böğürtlenin kökünü kaynatıp içerseniz şeker miktarınızı düşürecektir.
Böğürtlen yaprağı kullanılarak yapılan çaylar ağız yarasına iyi gelir.
Oksidatif stresi azaltır.
Hipertansiyonu düşüren böğürtlen gözlere de iyi gelir.
Omega-3 kaynağıdır.
Antioksidan özelliği sayesinde inflamasyonu azaltır, bağışıklık sistemini ve kan damarlarını güçlendirir.
Böğürtlenin Zararları Nelerdir?
Cyclospora semptomlarıyla aşırı tüketimi münasebetiyle ishal, su kaybı ve şiddetli karın şişkinliği ve karın kasılmalarına neden olabilmektedir. Taze böğürtlenler tüketilmeli ve kesinlikle ve kesinlikle yıkandıktan sonra yenmelidir.

1Beğeni(ler)











Normal