Kısaca çalışma sistemini özetlersek;
NADH2 ve FADH2 yükseltgenmesiyle hidrojenler ortama bırakılır. Hidrojen 1 elektron ve 1 protondan oluşur. Hidrojen elektron ve proton olarak ayrılır ve elektronu ETS’ye aktarır. Burada elektronlar sırasıyla ETS elemanları olan, NADH-Q redüktaz, Ubikinon redüktaz, Sitokrom redüktaz, Sitokrom C, Sitokrom oksidaz ve son olarak oksijene doğru ilerlerken, açığa çıkardıkları enerjilerin önemli bir kısmı matriksteki protonların mitakondrinin iç ve dış zarı arasındaki boşluğa pompalanmasında kullanılır; enerjinin bir kısmı da ortama ısı olarak verilir. Mitokondrinin 2 zarı arasındaki boşlukta protonların fazla olmasıyla elektrik yük farkı ortaya çıkar. Bu durumda ATP sentaz enzimi protonların iç zarından geçmesini sağlayarak oksidatif fosforilasyonla ATP oluşumunu sağlar. Daha sonra protonlar, ETS’deki son ETS elemanı olan oksijene gelmiş bulunan elektronlarla birleşir ve H2O oluşur.
Buradaki çalışma sistemi barajlardaki gibidir. Hidrojen çok olan yerden az olan yere doğru giderken ATP sentaz enziminden geçerek ATP üretilmesini sağlar.

ETS’den geçen her FADH2 2 atp üretebilirken her NADH2 3 atp üretebilmektedir. ETS’ye; 2 NADH2 glikoliz tepkimelerinden, 2 NADH2 asetil COA’ya dönüşüm sırasında, 6 NADH2 ise krebs çemberinden gelir. Aynı zamanda ETS’ye 2 FADH2 de sadece krebs çemberinden gelir. Böylece 1 glikozun oksijenli solunumuyla elektron taşıma sistemine toplam 10 NADH2 ve 2 FADH2 gelir ve toplamda 34 ATP elektron taşıma sisteminde üretilir.

Bu 3 adım gerçekleştikten sonra toplam 40 ATP üretilir; ancak glikoliz tepkimesinde harcadığımız 2 ATP’den sonra NET 38 ATP kazancımız olur. Bütün bölümlerde harcadığımız ve ürettiklerimizi bir denklemde toplarsak; C6H12O6 (s) + 6 O2 (g) → 6 CO2 (g) + 6 H2O + 38 ATP denklemini elde ederiz.








Normal