Forum Düzeni
Kullanıcı Etiket Listesi

Seçenekler
Seçenekler
Stil
Üyelik tarihi: 09 December 2017
Nereden: ᴛᴙ
Mesajlar: 17.940
Konular: 10832
Cinsiyet:Bayan
Seslenenler: 279 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 70 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 1
Verilen Beğeni: 0
Nereden: ᴛᴙ
İlişki Durumu: Yok
Burç: Basak
Takım: Besiktas
Rep Gücü: 46
Tomris has a reputation beyond reputeTomris has a reputation beyond reputeTomris has a reputation beyond reputeTomris has a reputation beyond reputeTomris has a reputation beyond reputeTomris has a reputation beyond reputeTomris has a reputation beyond reputeTomris has a reputation beyond reputeTomris has a reputation beyond reputeTomris has a reputation beyond reputeTomris has a reputation beyond repute

Standart Çift Başlı Kartalın Gizemi Hakkında

10 January 2018
# 1
ÇİFT BAŞLI KARTAL;

Ak Din’e (Ak Cang) göre kartal / bürküt / hotoy / kara kuş gibi adlarla anılan kuş, önemli bir dini semboldür. ”Yeryüzü’ndeki ‘Kurt’ neyin ongunuysa gökyüzündeki ”Kartal” da aynı ongunun karşılığıdır.”
Kartal da Kaf Dağı’nın kuşlarındandır ve kutsaldır, Tanrı’nın kuşudur. Kartal kültüyle ilgili geleneklerden anlaşıldığına göre, Kartal Tanrısal ışığın ve Gök Tanrı’ya yakınlığın simgesi sayılmıştır. O göğün en yüksek katlarına uçabilmesi özelliği ile Gök Tanrı’ya en yakın olma değerini üstünde taşımaktadır. Gök-Kartal göğün en üst katlarına kadar uçabilmektedir. En yüksek ruhlarla alâkası vardır. Kimse kahramanların, ataların yaşadığı gökyüzü sınırına onun kadar yaklaşamaz. kartal adeta Tanrı’nın habercisi olarak da görülür. Dokuz gün gökte, dokuz gün yeraltında yaşar.

Kam’ın ölüp dirilme deneyiminde kartal, dokunulmaz hale gelecek biçimde düzenlemek için kahramanı yutar ve kanlı canlı olarak tekrar hayata iade eder. Mitsel anlamda bu kartal iki başlıdır.

Bilinmektedir ki ”Tonyukuk”, başlığında gerçek bir Tanrısal damga olan iki başlı kartalı taşımaktadır. Bu kartal, kanatlarını gerdiği zaman yeryüzünü kaplayan, sol kanadı Ay’ı, sağ kanadı da Güneş’i örtebilecek kadar büyük bir kartaldır. Bakır tırnakları vardır. Kartal altın tüylüdür. İlkbahar ve güz mevsimleri kartalın ruhunun iradesine bağlıdır. Kartal bir defa kanatlarını sallarsa buzlar ve karlar erimeğe başlar. İkinci defa sallarsa ilkbahar gelir. ‘İlkbahar yılın gelişi’ adını verdikleri bahar türküsününün eski devirlerde kartal namına söylenen ilahilerin kalıntısı olduğu hakkında bilgiler vardır. Kartal göğün göbeği ile birleşen ekseni korumaktadır, bu sebeple de aynı zamanda koruyucu ruh niteliğini de taşır.

Eski Türkler’de Yasa ve töre, Tanrı’nın emri ile bir kartal şeklinde gelen ruhla iletilirdi. Bir Türk, evinin yanında kartalı görürse, eğer hazır et bulunmazsa derhal onun için bir kurban keser. Biri yanlışlıkla kartalı öldürürse, Kam çağırılarak dini tören ile kartalın cenazesi gömülür. Kısır kadınlar, çocuk vermesi için kartala baş vurup yalvarırlardı. Bundan sonra dünyaya gelen çocuğa ‘hotoy törüt-teh’ (yani kartaldan türemiş) denirdi.

Grifonlar, göğü, tan ağarışını, ilim, irfan, kuvvet gibi kavramları ifade eder. Türk sanatında daha çok kartal başlı grifonlar yaygın olarak görülür. İmparatorluk ünvanı, seramik tasvirlerde ve Selçuklu taşlarında kartalın göğsünün üzerine yazılır.

Kartal, aklı, kahramanlığı, irfanı, keskin görüşü, ruhun aydınlanmasını, sağaltımı, yaratılışı, saklı manevi gerçekleri görmeyi, manevi olanı görmek için maddeden yukarı yükselmeyi, Kam’larla, manevi hocalarla birlikte olmayı, büyük denge gücü, vakar ve zerafeti, olayları yukarıdan görebilmeyi, resmin tamamına hakim olabilmeyi, yüksek gerçekliklerle bağlantıda olmayı temsil eder. ”Kartal aynı zamanda sadık bir muhafızdır.

Demircilerle, Kam’ların aynı kökten geldiklerine inanıldığı için Kam’ların kökeninin bağlandığı kartalın, demircilerle de yakın ilgisi görülmektedir. Kartal, merkezi devletin de simgesi olmuştur.

Ayrıca biliyoruz ki, Tanrıcı Türklerde kahramanların, öldükten sonra göğe çıktıklarına inanılır. eskiden yeryüzündeki her insanın göğe istedikleri zaman çıkabildikleri bir altın çağın varlığını ve sonra insanlığın düşüşü ve yozlaşması ile artık bütün insanların göğe çıkmalarına izin verilmediğini hatırlarsak, bu olayın ölümden sonrasını da kapsadığını görürüz. Artık ölümden sonra bile herkes göğe çıkamamaktadır. Göğe çıkmak sırra ermedir, kemale ermenin bir göstergesidir. Bu sebepten ötürü göğe çıkanların sayısı, yer altına inenlerden oldukça azdır.

Orhun yazıtlarında söylenen dua, edilen temenni ilginçtir:

”Halkınızı değerli evlâdınızdan, tay gibi oğullarınızdan daha iyi besliyor idiniz. Uçup gittiniz. Göklerde de hayattaki gibi olasınız.

Buradaki temenni, yukarıya, öteki âleme gittiğinizde de ulusu koruyan, yüceltenlerden olunuz anlamındadır ve göğe yükselen kahramanların, bu dünyadakileri korumaya devam edeceği inancını yansıtmaktadır.

Eski çağlarda Sümerler ve Hititlilerde rastlanır. Sümerler’de Lagaş kentinin simgesi çift başlı kartaldır.

Aynı zamanda:

Hititlilerde, Büyük krallık döneminde:

Hattuşa, Alacahöyük ve Yazılıkaya’da ki kabartmalarda, yine çift başlı kartal görülür.

Anadolu’da durum böyle iken;

Orta Asya’da: şamanizm’e göre: yer ile göğün arasındaki çelik kapıyı kartal tutar. İnsanlara gökyüzü ve yeryüzü yolculuklarında; refaket eden varlıklar, kuş şeklindedir.

Kartal: kuşlar arasında, ululuk ve yükseklik timsalidir.
Bu yüzden; Türkler; kılıç kabzalarında, çift başlı kartal figürü kullanmışlardır.

Orta Asya inanışlarında ve şamanist eski Türkler de “Kartaldan türeme” inancı oldukça yaygın görülmektedir.

Bu inanış efsanelerde de kendini gösterir ; Yakut Türklerinde rastladığımız bu efsane şamanın kartaldan türediğine dairdir.

Yakutların, uzun direklerin tepesine çift başlı kartal yontusu koydukları biliniyor.

Ayrıca Attila’nın ordusunun sancağı üzerinde Bozkurt ile beraber kartalında var olduğu biliniyor.

Orta Asya Türklerinde koruyucu ruh olarak kabul edilen kartal motifinin, Şaman dini inanışından Yakut Türklerine geçtiği ve oradan da Orta Asya Türklerine kadar geldiği bilinmektedir. Şaman dini inanışında her insanın kuş şeklinde bir koruyucu ruhu olduğu ve insan öldüğünde bu ruhun da göğe yükseldiği inanışı hakimdir.Bunun Türk mitolojisindeki örneği, Orta Asya’nın ünlü Şaman destanı Er-Töşük’tür. Bu efsaneye göre, Gök Tanrı’nın simgesi olan Büyük Kartal, kötü güçlerin elinde tutsak olan destan kahramanı Er-Töşük’ü önce yutup sonra kusarak, daha dayanıklı ve güçlü bir insan olarak dünyaya getirir.Kartal, daha sonra, Er-Töşük’ü sırtına alıp, yeraltında günlerce uçurduktan sonra yeryüzüne çıkarır.

M.Ö. 3000 sonları ve 2000 başlangıcında, Mezopotamya’da görülür.

Daha sonra ise, bütün Orta Asya’ya yayılmıştır.

Anadolu’ya kadar uzanan evrede; çitf başlı kartal, Türk medeniyetleri tarafından, sevilerek kullanılmıştır.

Bu kullanımında: pek çok sembolik anlamda yüklenmiştir.

Orta Asya’da; çift başlı kartal: nazarlık, tılsım, aydınlık ve güneş sembolü olarak işlenir.

Sikkeler üzerinde ise; bazı hükümdarlar arma-sembol, diğer bir kısım hükümdar ise, hükmetme gücünü destekleyen, pekiştiren bir motif olarak kullanılmıştır.

Artuklu sikkelerinde ve Anadolu’daki Selçuklu yapılarında kullanılan çift kartal simgesi: surlarda, cami ve medreselerde, saraylarda; koruyucu ve hakimiyet sembolü olarak ve kötü güçlerden koruyucu olarak kullanılmıştır.

Bu arada; çift kartal motifinin, Bizans’lılar tarafından da kullanıldığını görüyoruz.

Bu motif, Bizans’ta: devlet ve kilisenin, tek bedende, bir arada tutulup yönetildiğini simgelemekteydi. 14 ncü yüzyıldan itibaren ise, kutsal roma imparatorlarının; hanedan arması, daha sonra ise Avrupa’da soyluluk simgesi olarak benimsenir.

Amerika Metropolitan Müzesinde görülen, bir taş oyma çift başlı kartal kabartması; Konya İnce Minareli Medreseden çalınarak götürülmüştür. Çift başlı kartalın kökeni Türklere aittir.


Gevher Nesibe Sultan, Selçuklu Devleti’nin bayrağında da yer alan çift başlı kartal çiziminin önünde betimlenmiş.;





Çift başlı kartalların en iyi açıklamalarını Yakut Türklerinin efsanelerinde buluyoruz. Yakutlar, Sibirya’nın Tundraları arasında uzun süre, dış arlâlemle ilgilerini kesmişler bu sebeple de, Eski Türk kültürü ile dil yadigârlarını muhafaza ederek, geçen yüzyıla kadar getirebilmişlerdir. Yukarıdaki resimlerde Yakutların komşuları olan Dolganlardan derlenmiş çift başlı kartal resmi verilmiştir. bu çift başlı kartal, göğün katlarını temsil eden basamak şeklinde yan tahtalar çakılmış bir direk üzerinde oturuyordu. Gökle yerin bağlandığı kapının üzerinde tüneyen bu çift başlı kartal, göğün bekçiliğini yapıyordu. Bu kartallar bazen tek başlı da olur ve beş direk üzerinde duran bir tahta üzerine de oturtulurdu. Bu konu ile ilgili efsaneler çok geniş ve yaygındır.



Geyik sürülerini izleyen kartallı Türk avcıları, karşılarında bazan korkunç rakipler de buluyorlardı. Avcıların vurdukları geyiklere bazan kurtlar, bazan da kurtların yakaladıkları geyiklere, avcılar ortak olmak istiyorlardı. Seyyah Atkinson, kurtlar ile avcıların kartalları arasında geçen kanlı savaş sahnelerine de tanık olmuştu. Bir ağacın yanında ve üzerinde saklanan avcı, kendi kartalları ile kurtlar arasında geçen bu korkunç savaşı büyük bir zevkle seyrediyordu. En sonunda kartallar, kurtları kaçırmayı ve avı almayı başarabiliyorlardı. Atkinson, böyle bir sahneyi kendi gözü ve kalemi ile çizmiştir.




Türkler, kendilerine arkadaşlık eden, evinin yiyeceğini veren ve heyecanlı av sahneleri yaşatan av kartallarına büyük bir önem vermişler ve bu sahneleri, çok eski san’at eserleri üzerinde de canlandırmışlardı. Buna örnek olarak, Hun büyüklerinin gömüldükleri Pazırık kurganlarında ele geçmiş olan bir keçe süsünün resmini aşağıda görebilirsiniz.


Türkün kartalı artık burada tanrılaşmış ve kutsal bir şekle bürünmüştür. Kartal, diğer bir Hun keçesi süsünde ise, kaplana benzer korkunç bir mahluk haline gelmiştir.

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.


Güzel günler yakın.


To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 06 July 2019
Nereden: Manisa
Mesajlar: 3.111
Konular: 1030
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 62 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 40 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 260
Verilen Beğeni: 0
Nereden: Manisa
Burç: Boga
Takım: Besiktas
Rep Gücü: 10
HaDeS is on a distinguished road
Standart Cevap: Çift Başlı Kartalın Gizemi Hakkında
19 September 2019
# 2
Çift başlı kartal, Avrasya bölgesinde pek çok farklı kültür tarafından benimsenmiş tarihsel bir figürdür.

Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 misafir)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevap
Son Mesaj
Tomris
Hediyelik Eşya
0
19 December 2017 16:34
Tomris
iPhone
0
13 December 2017 16:07
Arthur
Yerli Şarkı Sözleri
0
04 December 2017 17:23



Ticarî amaç gütmeden, maddî bir menfaat elde etmeden internet yayınlarına olanak sağlayan global bir paylaşım ağı olan ForumDenizi, adından ve vasfından da anlaşılabileceği üzere bir forum sitesidir. Forum siteleri, tıpkı sosyal medya ve interaktif sözlükler gibi 5651 sayılı kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının "m" bendine göre Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermekte olan, hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten platformdur.
5651 sayılı kanunun 5. maddesine göre yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Başka bir deyişle ForumDenizi üzerinden yapılan yazılı, görsel ya da işitsel paylaşımlardan doğabilecek yasal sorumluluk, mezkur içeriği paylaşan ForumDenizi üyesi gerçek kişilere aittir. İlgili kanunun anılan maddesinin 2. fıkrasında da çok açık bir biçimde öngörüldüğü üzere; yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak imkân bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.
Açıklanan hukuki dayanaklar temelinde, hak ihlâli iddiasında bulunan hak sahipleri İLETİŞİM linkinden yer sağlayıcı ForumDenizi yöneticilerine ihtarda bulunarak bahse konu hususu tebliğ etmeleri halinde incelemeler yapılıp, en geç 2 gün içerisinde gerekli işlemler tesis edilecektir.
5101 sayılı yasayla degişik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince ForumDenizi üzerinde telif hakkı bulunan MP3, video vb. eserlerin paylaşımı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hak sahipliği verilmiş olan MÜ-YAP tarafindan yasaklanmış olup, yasal işlem olması halinde, paylaşan kişi ya da kişilerin bilgileri gerekli kuruma verilecektir.