ForumDenizi.Com

ForumDenizi.Com (https://www.forumdenizi.com/)
-   Dersler (https://www.forumdenizi.com/dersler/)
-   -   Halkla İlişkilerde Kampanya Hazırlanması (https://www.forumdenizi.com/dersler/43714-halkla-iliskilerde-kampanya-hazirlanmasi.html)

Zeze 17 February 2020 19:27

Halkla İlişkilerde Kampanya Hazırlanması
 
İletişim; bilgi, duygu ve düşüncelerin karşılıklı olarak paylaşımını içeren çift yönlü bir süreçtir. Halkla ilişkiler açısından iletişim, çevrenin tanıması ve çevreye kurumun tanıtılması ile ilgili planlı etkinlikleri içerir. Kurum ile çevre asında bilgi, duygu ve düşünce paylaşımının gerçekleşmesi, karşılıklı iyi niyet ve güvenin yaratılması halkla ilişkiler çalışmalarının planlı ve programlı yürütülmesine bağlıdır. Belirli bir plan ve program çerçevesinde ele alınmayan, gelişigüzel, hedefleri belirsiz iletişim çalışmaları, halkla ilişkiler etkinliği olarak görülmez.
Son yıllarda kurumlar, halkla ilişkiler etkinliklerini arttırmak amacıyla kurum içinde ya da toplum yararına yönelik çeşitli konularda, planlı ve programlı çalışmalar başlatmışlardır. Kampanya çalışmaları, genellikle politika, ekonomi, kültür alanlarında yapılmaktadır.
Kampanya belirli bir sürede gerçekleşen etkinliktir. Örneğin; bağış kampanyası, yardım kampanyası, ağaç dikme kampanyası, enerji tasarrufu kampanyası gibi.
Kampanyalar, topluma yeni tutum ve davranışlar kazandırmak ve belli konulara dikkat çekmek amacıyla yapılır. Örneğin; orman yangınlarına ve trafik kazalarına dikkat çekerek bu konuda kamuoyu oluşturma gibi. Düzenlenecek bu kampanyalarda kamuoyunun bu konulara duyarlı davranması hedeflenmektedir.
Halkla ilişkilerde kampanya planlanmasının ilk adımı, bilgi toplamadır. Bilgi toplamada bilimsel araştırmaların yapılmasını gerektirir. Çünkü, araştırma ve bilgi toplama, halkla ilişkilerde kampanya çalışmalarının temelini oluşturur. Eğer bir araştırma yapılmadan, hedef kitle hakkında bilgi sahibi olamadan çalışmalara başlanırsa kampanya dağınık ve yarar sağlamayan bir çalışma olur ve istenilen sonuca ulaşamaz.
Yapılacak bilimsel araştırmada, kurumun etkinliklerinden etkilenebilecek kişilerin durumları ile kurumun hedef kitleye karşı tutum ve davranışları ortaya konulmalıdır. Elde edilecek bilgiler analiz edilerek kurumun kuvvetli ve zayıf noktaları, sorunlu alanları belirlenmelidir. Bu aşamada yapılacak işler ve alınacak kararlar daha sonraki aşamalara temel oluşturacağından, hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle bilginin elde edilişinden, analiz ve yorumuna kadar kullanılabilecek araç ve yöntemler çok dikkatli seçilmeli, güvenilir ve objektif olmalarına özen göstermelidir.

Yapılacak bilimsel araştırmada kullanılacak araç ve yöntemler şunlardır:
1. Kaynak taraması: Kurum ve çevresiyle ilgili basın ve yayında çıkan çeşitli haberler taranır. Kuruma gelen çeşitli yazılar, şikayetler, öneriler ve yapılan görüşmelerden elde edilen sonuçlar toplanır.
2. Soruşturma: Halkla ilişkiler görevlilerinin ilgili kişilerle yüz yüze görüşme yapması ve belirli konularda bilgi alması yöntemidir. Soruşturma yöntemi, hem zor hem de zaman alıcıdır. Bu nedenle rastgele, bölgesel yada hedef kitlelerin içinden belirlenen grubu temsil edebilecek kişilerle ilişki kurulmaya çalışılır.
3. Anketler: Halkla ilişkiler görevlileri tarafından hazırlanan soru dizisinden oluşan ve ayrıntılı bilgi elde edilmesini amaçlayan yöntemdir. Örneğin; kurumun çıkardığı gazete, broşür ve afişlerin hedef kitle üzerinde nasıl bir etki yarattığı yöneltilen sorulara alınacak cevaplarla belirlenmeye çalışılır.Anketi uygulayacak kişilerin anket uygulama konusunda eğitim almaları gerekir.
Anket sonucunda elde edilen bilgilerin, istatiksel yöntemlere göre değerlendirilmesi ve yorumlanması gerekir.
4.Kurum içi araştırma: Araştırma yapan kurumun içe dönük bir çalışmasıdır. Bu araştırmada amaç, kuruluşla ilgili tüm nitelik ve niceliği kapsayan bilgilerin toplanması ve sistemleştirilmesidir. Elde edilen bilgiler, daha sonra hedef kitleye tanıtım malzemesi olarak kullanılır.
Kurum içi araştırmalarda kurum raporları, kayıtlar, tutanaklar, mektuplar, personelin görüş ve önerileri, bilgi kaynağı olarak kullanılır.
Bilgi toplama ve araştırma sonucunda elde edilen bilgilerin ışığında, halkla ilişkiler çalışmasının planlanması gereklidir. Kampanya için düzenlenecek bütçe, kullanılacak iletişim araçları, personelin nitelik ve niceliğinin saptanması, tanıtım iletileri planlanarak ayrıntılarıyla belirlenir. Planlama , geleceğe ilişkin kararların önceden alınmasıdır.

Kurumlarda stratejik ve taktik olmak üzere iki tür plan çalışması yapılmaktadır.
-Stratejik planlar; uzun döneme yönelik kararları kapsar. Bu tür planlar, kurumun o andaki durumuyla, planın uygulanması sonucunda durumunun nasıl olacağını belirtir.
-Taktik planlar; uzun döneme yönelik olmayıp çok kısa döneme ilişkin kararları kapsar.
Kurumlarca yapılan stratejik ve taktik plan çalışmaları, halkla ilişkiler için de uygulanmaktadır. Planlamada halkla ilişkiler çalışmalarını kurumdan ayrı ve tek başına hareket eden bir anlayışla ele almamak gerekir.
Halkla ilişkilerde kampanya planlaması yapılırken hangi çalışmaların yapılacağı aşama aşama belirlenir.

Bu aşamalar;
• Sorunun saptanması,
• Durum analizi,
• Halkla ilişkiler programının son hedeflerinin saptanması,
• Hedef kitlenin belirlenmesi ve analizi,
• Her hedef kitle için amaçların belirlenmesi,
• Etkinlik ve iletişim programının belirlenmesi,
• Kampanya uygulama programının hazırlanmasıdır.

Aşamalar belirlenirken;
• Mevcut durum nedir?
• Neyi, niçin söylemeliyiz?
• İleti nasıl ve ne zaman söylenecek;
• Neler yapılacak gibi sorular ve cevapları göz önüne alınır. Böylece ne yapılmak ve neden yapılmak istendiği, yapılacakların nerede yapılmak istendiği, yapılacakların nerede ve ne zaman, nasıl yapılacağı belirlenmiş olur.

A. Sorunun Saptanması
Halkla ilişkilerde sorun, bir krizin aşılmasıyla ilgili olabileceği gibi, kurumun düzenli bir şekilde çevresiyle iletişimini sağlamaya yönelik olumlu bir imaj yaratmasıyla da ilgili olabilir.
Halkla ilişkiler planlaması, saptanan sorunun çözümüne ilişkin çeşitli yöntem ve tekniklerin geliştirilmesi ile ilgili çalışmaları kapsar. Sorunun doğru ve gerçekçi bir şekilde belirlenmesi, planlama çalışmalarının bundan sonraki aşamalarına ilişkin kararların başarısında önemli rol oynar. Bu nedenle sorunun anlaşılabilmesi için sonuçların doğru değerlendirilmesi ve onlardan iyi şekilde yararlanılması gerekir.

B. Durum Analizi
Halkla ilişkiler planlamasında durum analizi aşaması, kurumun kendi bünyesi ile çevre ortamının incelenmesidir. Durum analizi, araştırmalar sonucunda ortaya çıkan sorunun çözümü için yapılacak çalışmaların belirlenmesidir.
Durum analizi, nereden ve nasıl başlanması gerektiğini belirlenmesine yarayacak, kurumun başarılı olmasını sağlayacak en önemli etkenlerden biridir. Kurumun kamuoyundaki izlenimi, kurum imajı, kurum hakkında ne düşünüldüğünün bilinmesi planlamayı başarıya götürecektir. Bu nedenle daha önce yapılan araştırma çalışmalarından yararlanılarak durum analizi yapılır.

Durum analizinin doğmasında etkili olmuş iç ve dış etkenler;
-İç etkenler: Kurum, üretimde kullandığı teknoloji açısından ülkede lider durumdadır. Diğer yandan enerji tasarrufu konusunda duyarlılığı da takdir edilmektedir. Bu konuda kötü bir imajın oluşmamasını istemektedir.
-Dış etkenler: Müşteriler, enerji tasarrufu uygulanması nedeniyle üretimde kısıtlamalar olacağını düşünerek sipariş verdikleri malları zamanında alamayacaklarına ve zarara uğrayacaklarına inanmaktadırlar. Bu durum, müşterilerin bilgi kaynaklarına doğru ve tam olarak ulaşamamasından kaynaklanmaktadır.
Müşteriler ve medya ile iyi diyaloglar sonucunda bu durum tersine çevrilebilir.
Durum analizinde iç ve dış etkenler, sorunun çözümünde geliştirilecek hedeflerin belirlenmesi açısından önem taşımaktadır.

C.Halkla İlişkiler Programının Son Hedeflerinin Saptanması
Hakla ilişkiler programının son hedeflerinin belirlenmesinde, hedef kitlenin kuruma ilişkin tutumlarının bilinmesi ve hedeflerin bunlara göre belirlenmesi gerekir.

Genellikle bir kurumun hedef kitleleri, kuruma ilişkin üç temel tutum içinde olabilirler;
1. Hedef kitle, kuruma ilişkin olumlu bir tutum içindedir. Böyle olumlu davranış karşısında halkla ilişkiler çalışmalarını kesmek yada ara vermek, asla doğru değildir. Tam tersine, halkla ilişkiler çalışmalarının sürdürülmesi ve hedef kitlenin olumlu tutumunun daha da pekişmesini sağlayacak şekilde çalışmalar yapılması gerekir.
2. Hedef kitle, kayıtsızlık içindedir. Kurumun etkinlik ve hizmetleri hakkında bir bilgiye sahip bulunmamaktadır. Böyle bir durumda halkla ilişkiler çalışmaları, hedef kitlenin kurumu fark etmesini ve kurumla ilgili doğru ve güvenilir bilgiler edinmesini sağlamalıdır.
3. Hedef kitle, kuruma ilişkin olumsuz bir tutum içindedir. Hedef kitlenin kuruma karşı olumsuz ön yargıları olabilir. Hedef kitlenin kuruma karşı bu tutumunun kısa zamanda olumlu yöne çevrilmesi oldukça zordur. Fakat, yapılacak planlı halkla ilişkiler çalışmalarıyla başarıya ulaşılabilir. Bunun için belirlenilecek hedef kitlenin kuruma karşı ön yargılarından uzaklaşması sağlanmalıdır.

Bir kurumun halkla ilişkiler planının, son hedeflerinin belirlenmesi aşağıdaki şekilde yapılır:
• Kurumun yeni iş alanına atılması nedeniyle imaj değişikliği yapılması
• Yeni bir kurum kimliğin oluşturulması
• Ürünle ilgili olarak tüketici ve ilgililerin eğitilmesi
• Kurumun yeni dış pazarlara tanıtılması ve anlatılması
• Kurumun az bilinen geçmişinin tanıtılması ve hedef kitlede kuruma ilişkin sempatinin yaratılması
• Kurumun hedef kitleler karşısında güvenirliliğinin artırılması
• Kurumu, olumsuz de etkileyebilecek olası bir yasal düzenlemeye karşı, politikacıları kurumun etkinlikleri hakkında bilgilendirmesi

Ç. Hedef Kitlelerin Belirlenmesi ve Analizi
Halkla ilişkiler hedef kitlelerin belirlenmesi ve analizi, kampanyanın son hedefleri dikkate alınarak yapılır.
Hedef kitleler, kurumun yakın ve uzak çevresini oluşturan halk gruplarıdır.
Halkla ilişkiler çalışmalarında hedef kitleler, kurumun özelliklerine göre farklılık göstermektedir.

Genellikle her kurum için geçerli olan hedef kitleler:
• Kurumda çalışanlar,
• Kurumun çevresindeki resmi ve özel kurumlar,
• Kurum için gerekli olan hammadde ve hizmeti sağlayanlar,
• Bankalar ve yatırımcılar,
• Dağıtımcılar,
• Müşteriler, tüketiciler,
• Politikacılar, basın mensupları,
• Kurumun etkinliklerinde yararlanacağı gençlerdir.

Hedef kitleleri bir turistik tesis için ele aldığımızda ortaya çıkacak gruplar;

• Turistik tesisin çevresinde bulunan konut ve iş yerlerinde yaşayanlar ve çalışan kişiler,
• Turistik tesiste çalışan personel ve aileleri,
• Turistik tesisin gereksinimlerini karşılayan kişi ve kurumlar,
• Hava yolları, turizm kuruluşları, reklam ajansları, halkla ilişkiler firmaları,
• Bankalar ve yatırımcılar, kredi kartı ve seyahat çeki kuruluşları,
• Tur operatörleri, turizm taşımacılığı yapan sektör ve kuruluşlar-
• Turistik tesiste konaklayan ve konaklayabilecek kişiler,
• Medya ve turizm yazarları,
• Gelecekte turistik tesiste konaklayacak veya çalışacak gençlerdir.

Hedef kitlelerin önceden belirlenememesinin getirdiği olumsuzluklar:

• Mali kaynaklar gereksiz biçimde kullanılabilir.
• Farklı yapılardaki gruplara, uygunluğu belirlenmeden aynı iletiler iletilebilir.
• Zamanın ve materyallerin etkin biçimde kullanılmamasına neden olabilir.

Hedef kitlenin belirlenmesinin kuruma sağladığı üstünlükler:
• Kampanya ile ilgili bütün gruplar önceden saptanır.
• Bütçe ve kaynak kullanımında önceliğin belirlenmesi sağlanır.
• İletişim araç ve tekniklerinin seçimi yapılır.
• İletilerin etkili biçimde hazırlanması sağlanır.
Halkla ilişkiler çalışmalarında hedef olarak tanımlanan kitlelerin özelliklerinin ve düşüncelerinin çok iyi bilinmesi gerekir.

Hedef kitleler;
• Demografik yönden; yaş, cinsiyet, gelir, eğitim, meslek durumu,
• Psikolojik yönden; öğrenme, algılama, alışkanlık vb. durumu,
• Sosyolojik yönden; kültür, toplumsal sınıf vb. yönlerden analiz edilerek tanımlanmalıdır.

D. Her Hedef Kitle İçin Amaçların Belirlenmesi
Halkla ilişkiler etkinliklerinin belirli bir amaç doğrultusunda tasarlanarak gerçekleştirilmesi gerekir. Bu amaçlar, daha önce açıklanan son hedeflere ulaşmayı sağlayacak alt hedefler olarak da tanımlanabilir. Belirlenecek amaçların net ve anlaşılır şekilde olması gerekir. Net ve anlaşılır biçimde belirlenmiş amaçlar, sonuca varmada önemli rol oynar. Amaçlar belirlenirken öncelik sıralaması yapılmalıdır. Ayrıca, kamuoyuna kurum hakkında olumlu bilgiler sunulmalı ve bu durumda medya yayımı gerçekleştirilmelidir.

E. Etkinlik ve İletişim Programının Belirlenmesi
Etkinlik programının hazırlanması, önceden belirlenen amaçları gerçekleştirebilmek için nelerin, hangi sırayla yapılacağının belirlenmesidir. Her etkinliğin bir amacı ve nedeni olmalıdır. Tasarlanan etkinlikler, belirlenen amaçları gerçekleştirebilecek özellikte olmalıdır. Ayrıca bu etkinliklerin sırayla yapılması da önemlidir. İşin başında yapılması gereken etkinlik işin sonunda yapılırsa beklenen etkiyi yaratmayabilir.
Halkla ilişkiler etkinlikleri, kitle iletişim araçlarıyla sınırlı olmayıp geniş bir şekilde tasarlanılabilen etkinliklerdir. Bu nedenle halkla ilişkiler görevlilerin büyük ölçüde yaratıcılıklarına bağlı olarak ortaya çıkartacakları etkinlikler, aynı zamanda onların başarısı da olacaktır.
İletişim programının hazırlanması hedef kitlelerle iletişimin nasıl ve hangi araçlarla yapılacağının belirlenmesi ile ilgili çalışmaları kapsar. Halkla ilişkiler iletilerinin hangi araçlarla iletileceğinin belirlenmesi, iletişim programı çalışmaları ile belirlenir. İleti, kurumun hedef kitlelerine gönderdiği bir düşünce, duygu yada bilginin sözel, görsel ve işitsel sembollerinden oluşur. Halkla ilişkiler iletilerinin hazırlanması dikkat ve uzmanlık gerektirir. Ayrıca, açıklık, kısalık gibi nitelikler, iletilerin anlaşılmasına yardımcı olur. İletilerin belirli deyimler ve sloganlar biçiminde sunulması, akılda tutmayı sağlaması, benimsenmesi bakımından önemlidir. Bu tür iletiler, hedef kitleyi etkilemede oldukça başarılıdır.
Halkla ilişkilerde medya, iletilerimizi hedef kitleye ulaştıran iletişim araç ve ortamlarıdır. Medya seçimi, iletilmek istenen iletiye göre belirlenir.

F. Kampanya Uygulama Programının Hazırlanması
Kampanya uygulama programı, kampanyada görev alacak sorumluların belirlenmesi, uygulama takviminin hazırlanması ve bütçe çalışmalarını kapsar.
Halkla ilişkiler etkinliklerinin başarılı olabilmesi için etkinliği kimin iyi yapabileceğinin belirlenmesi gerekir.
Kampanya uygulama planının hazırlanmasında etkinlik takviminin hazırlanması gerekir. Etkinlik takviminin hazırlanmasında her şeyden önce halkla ilişkiler kampanyasının amaçlarının öncelik sırasına dikkat edilmesi gerekir.
Halkla ilişkiler kampanyasının bütçesini hazırlamak, uygulama programının planlanmasında ele alınması gereken bir diğer çalışmadır. Hazırlanan planın uygulanabilir olup olmadığı, hazırlanan bütçeye bakılarak değerlendirilir. Bu nedenle bütçenin düzgün hazırlanması gerekir.

Bütçe hazırlanırken;
• Kampanyada çalıştırılacak personel giderleri,
• Tanıtım ve reklam giderleri,
• Araştırma giderleri,
• Diğer giderler dikkate alınır.

Zeze 17 February 2020 19:37

Cevap: Halkla İlişkilerde Kampanya Hazırlanması
 
Kampanya Hazırlanmasında İzlenilecek Adımlar
Halkla ilişkilerde kampanyayı başlatmadan önce, amaç ve stratejisi, plan,bütçe araştırma ve değerlendirme mutlaka dikkate alınmalıdır.Aslında çevre, işletmenin amaçlarını, işletmenin amaçları ise halkla ilişkiler amaç ve stratejisini, bu ise halkla ilişkiler programını belirlemektedir.

Çevre
  • İşletmenin Amaçları
  • Halkla İlişkiler Amaç ve Stratejisi
  • Halkla İlişkiler Programları
Halkla ilişkilerin, diğer faaliyetler kadar önemsendiği kuruluşlarda, planlama büyük önem taşırken, özellikle uzun dönem planların ise üzerinde titizlikle düşünülerek belirlenmesi gerekmektedir.
Bir kampanyada atılacak ilk adım, bilgi toplanmasıdır.İlişki kuracağımız hedef hakkında bilgi sahibi olmadan, kurulacak ilişkileri yönetmek kolay değildir. Bilgi toplanması, yoğun ve bilimsel bir araştırma çalışmasını gerektirir.
İkinci adım,elimizdeki bulgulardan da yararlanarak çalışma planımızın hazırlanmasıdır.Bu çalışma sırasında hedefe neyin nasıl söyleneceği de kararlaştırılacak, yani haberleşme mesajları hazırlanacaktır.
Üçüncü adım hazırlanan planların uygulanmasıdır.Çeşitli haberleşme araçlarından ve kitle ilişkilerinin çeşitli yollarından yararlanılarak, çeşitli hedef kitleler için hazırlanan mesajlar yerlerine ulaştırılacaktır.
Uygulama sonuçlarının değerlendirilmesi, atılacak adımların dördüncüsüdür.Kampanya nasıl sonuç vermiştir? Hedef kitlenin tepkileri (feed-back) ne yönde olmuştur?
Bu bilgiler, bize çalışma planlarındaki yanlışlıkları ve eksiklikleri düzeltme olanağı verir .Bu düzeltmelerden sonra kampanyayı sürdürdüğümüz zaman, elimizdeki bilgilerle işe başladığımız için yeniden yukarıdaki birinci adımı atmış oluruz. Halkla İlişkiler çalışması böylece, bir kapalı devre içinde sürüp gider.

Kampanya Hazırlanmasında Uygulanan Adımlar:

A-Amaç Belirleme
Halkla ilişkilerin önemli safhasıdır.Belirlenecek amaçlar, belirli problemlerden hareket ederek konulabilir. Firma hakkında olumlu imaj gibi işletmenin bütününe yönelik ve hakla ilişkilerin genel yaklaşımı içinde belirlenecek bir amaç, daha soyuttur. İşletmenin yeni ürününü tanıtma veya kötü kalite imajını silme gibi belirli bir probleme yönelik amaçlar ise daha somuttur. Bu gibi durumlarda öncelikle problemin tanımlanması ve teşhis edilmesi gerekir.

B-Bilgi Toplama

‘Scott M. Cutlip ve Alen H. Center, halkla ilişkiler sanatını, dörtte üçü suyun altında (araştırma, planlama, değerlendirme), dörtte biri suyun yüzünde (uygulama) olan bir buzdağına (iceberg) benzetirler’.Gerçekten, tanıtma diye adlandırdığımız uygulama çalışmalarından başka bir şey olmadığı sanılan halkla ilişkiler çabasında, araştırma, planlama ve değerlendirme gibi masa başı çalışmaları büyük yer tutar.
Araştırma, halkla ilişkiler programının üzerinde kaydırılacağı rayları veren bir çalışmadır.Hedef hakkında hiçbir şey bilmeden yola çıkılan bir halkla ilişkiler kampanyası dağınık, bölük pörçük çabalar yığınından başka bir anlam taşımaz.
İşletmenin içinde bulunduğu durumu anlamak, imkan ve sınırlılıklarını belirlemek açısından örgüt içi bilgilerin toplanması ve analiz edilmesi gerekir. Ancak en önemlisi hedef kitle hakkında bilgi toplamaktır.
Bu araştırma yapılmadan ve hedef kitle hakkında gerekli bilgilere sahip olmadan yapılacak çalışmalar yerinde ve uygun olmayabilir, dolayısıyla beklenen sonuca ulaşılamaz. Bunun için halkla ilişkiler çalışmasında hedef olarak aldığımız kitlenin özellikleri, eğilimleri, görüş ve düşünceleri bilinmedikçe, hazırlanacak program, giyecek insanı görmeden çalışan terzinin diktiği elbiseye benzer, bol ya da dar gelir.
İşte bu nedenler, çeşitli bilim dallarında olduğu gibi hakla ilişkiler sanatında araştırmanın zorunluluğunu ortaya koymaktadır.Bazı yazarların halkla ilişkilerin bir uygulamalı (tatbiki) bilim olduğunu ileri sürmeleri, biraz da araştırmasız halkla ilişkiler olmayacağı nedenine dayanmaktadır.
Araştırma, hedef kitlenin (ya da kişinin) özellikleri, görüşleri ve davranışları (tepkileri) ile ilgilendiğinden, psikoloji sosyoloji ve sosyal psikoloji bilimleri ile bağlantılıdır.Bu bağlantı, halkla ilişkileri, basit bir propaganda çalışması olmaktan çıkartıp , ona geniş kapsamlı bir sanat niteliği verir.
Halkla ilişkiler alanında baş vurulacak araştırma, izlenecek yol ve kullanılan metotlar bakımından tıp, fizik, kimya gibi bilim dallarında yararlanılan araştırmalardan farklı değildir.Belki bir sosyal araştırmada cam tüpler yoktur, tartı yoktur ama benzer adımlar vardır, bulgu defterleri ve sayılar vardır.
Bir sosyal araştırmada (başka bilim dallarındaki gibi) göz önünde tutulacak ilk önemli konu, sorunu belirli olarak ortaya koymaktır.Bir başka deyimle, bu araştırmadan ne beklediğimizi önceden bilmek zorundayız.Ne yaptığını, araştırmadan neler elde edeceğini bilerek, düşünerek yola çıkmak demektir.
İkinci önemli konu araştırmada kullandığımız ölçü araçlarının ne derece güvenilir olduklarının bilinmesidir.Araştırmada kullanılan soru kağıtları, denemeler, telefonla ya da yüz yüze soru-cevap görüşmeleri bu ölçü araçları arasındadır.
Üçüncü konu, güvenilirlik derecesini bildiğimiz ölçü araçlarının, en verimli biçimde kullanılmasıdır.’Araştırmayı yapacak personelin nitelikleri, kullanılan örnekleme metotlarının yaptığımız araştırma için en doğru sonuç verecek metotlar olup olmaması, bu konunun kapsamına giren sorulardır.’

Bilgi toplamanın yolları:

1-Bilgi toplama, çeşitli yollarla yapılabilir. İlişki kuracağımız bir toplumun özellikleri, o toplum hakkında yazılmış kitaplardan, gazete ve dergilerde yayınlanmış yazılardan, toplumun içinde uzun süre bulunmuş kişilerin ilk elden verdikleri bilgilerden öğrenilebilir.
Örneğin bir köyün siyasal eğilimi, son seçimlerin o köydeki sonuçlarına bakılarak, çocuk doğumu ve bakımı konusundaki bilgi ve tutumu, belirli süre içinde köydeki doğum, düşük, yaşayan çocuk, doğumda hastalanan ve ölen ana, çocuğun yaşama süresi, çocuk hastalıkları vs sayılarına bakılarak, ormancılık konusundaki görüşleri belirli süre içinde köydeki ağaç sayısında(yada orman büyüklüğü) artış yada azalış, orman suçları, orman yangınları gibi konulardaki bilgilere bakılarak öğrenilebilir.

2-Kuruluşa halktan gelen mektuplar, araştırma yapmak istediğimiz hedefi temsil edeceğine inandığımız kişilerle yapılan görüşmeler, danışma için kurulan komisyonların görüşleri, çeşitli bölgelerde çalışan memurlarımızın yıl içinde edindikleri izlenimler hakkında verdikleri raporlar, belirli konularda kitle haberleşme araçları ile yayınlanan yazı ve haberler, belirli görüş önderlerinin söylev ve demeçleri, belirli ürünlerin ve gazete ve dergilenin belirli bölgelerde satışlarını gösteren istatistikler, bilgi toplamada kullanılan başka belli başlı araçlardır.
Araştırmaya çok geniş yer ayırmak istemediğimiz için bu saydığımız bilgi toplama yolları üzerinde ayrıntılı olarak durmayarak, daha güvenilir sonuçlar veren üç bilimsel araştırma metodundan söz edeceğiz.

3-Bunların birincisi kişisel soruşturma metodudur.Bir kitleyi ortaya çıkaran bireylerle teker teker yapılan görüşmenin, kitle hakkında en doğru bilgileri vereceği açıktır.
Ancak, gerçeği bu kadar kesinlikle vermesi beklenen bu yol varken, başkalarına hiç başvurulmaması yargısına kapılmakta acele etmemek gerekir.
Önce, yüz yüze gelip soru sorduğumuz herkesten doğru cevap alacağımız hatta cevap alıp alamayacağımız önceden bilinemez.Yaratılışları gereği insanların çoğu kendilerine soru sorulmasından hoşlanmazlar.Hele tanımadıkları kişilerin sorularına hiç cevap vermek istemezler.Kapalı toplumlarda bu arada bizim ülkemizde bu özellikle sık sık karşılaşılır.Bu durumda ya sorularımıza hiç cevap alamamak, yada ayıp olmasın diye baştan sağma(ve çoğu zaman gerçeği yansıtmayan) cevaplarla karşılaşmak tehlikesi bizi beklemektedir.Bu tehlike erkeklerden çok, kadınlarla görüşmek istendiği zaman ortaya çıkar.Özellikle küçük kasaba ve köylerde kadın, erkeğinden izinsiz düşüncesini görüşünü açıklayamaz.Zaten çoğunlukla bir ayrı görüşe sahip değildir.
Toplumdaki kişilerin tek tek araştırmaya alınmasının, her birine ayrı ayrı soru sorulmasının personel, zaman ve para bakımından olanağı bulunmadığı da gerekmeyecek kadar açık bir gerçek olarak ortadadır.Böyle bir çalışma için gerekli personel bulsak da, bunların hepsi nitelik bakımından yeterli olmayacağı için getirdikleri bulgular eksik ve yanlış sonuçlar yaratacaktır.

4-Bu sakıncaları yüzünden toplumun tümü yerine, özellikleri bakımından onu temsil edecek örnekler seçip araştırmayı bunlar üzerinde yapmak, tutulacak en sağlam, ucuz ve verimli yol olacaktır.

Örnekleme metodunda, örneğin seçilmesi bakımından üç yol vardır:
-Rastgele örnekleme (Random Sample)
-Bölgesel örnekleme
-Kota örneklemesi

a)Rasgele örneklemede, araştırma kapsamına alınacak kişiler, önceden belirtilen bir düzene göre rasgele seçilir.’Örneğin bir telefon kitabındaki bir gazetenin abone listesindeki, bir nüfus memurluğunun kütüğündeki isimlerden her sekizinci ad, örneğe alınır. Bu yolla herkese örneğe girme hakkı verilmiş olmaktadır.’

b)Bölgesel örneklemede, önce örneğe girmesi istenen bölgeler, toplumu doğru olarak temsil edecek biçimde, matematiksel yollarla belirlenir.Örneğin kentler, alınan kentlerin mahalleleri ve bu mahallelerdeki sokaklar seçilir.Bu seçim sırasında nüfus dağılımının, en iyi temsil oranı sağlanması konusu, kararı etkileyen başlıca ölçüler arasındadır.Örnekleme, sokaklara varıncaya kadar düzenlendikten sonra sokaktaki evler, yukarıdaki ‘rasgele örnekleme’ metoduna göre seçilir.Ede soru sorulacak kişinin seçimi ise araştırmayı yapacak memura bırakılır.

c)Kota örneklemesinde genel nüfustaki yaş, cins, meslek, sosyal durum(evli,bekar), yaşanılan yer, kazanç durumu gibi özellikler oranı ölçü olarak alınıp, örneği bu orana uymasına dikkat edilir.Çeşitli ölçüler ortaya konulduktan sonra, araştırmayı yapacaklara, soru sorulacak kişileri seçerken, bu ortak özelliklerin en çoğuna sahip olanları aramaları gerektiği öğretilir.Ancak bu kolay bir iş değildir ve pek çok ortak özelliğe sahip kişilerin bulunması için bazen kotanın çok genişletilmesi zorunlu olabilir.Türkiye’de nüfus çoğunluğunun erkek ve otuz otuz beş yaşları arasında olduğunu, Birinci sigarası içtiğini dört çocuğu bulunduğunu, aylık gelirinin 150 milyon lirayı geçmediğini düşünelim.Bu özelliklerin tümüne sahip kişileri bulmak, araştırmacı için kolay iş değildir.
Araştırma yapılacak örneğin genişliğine karar verilirken çeşitli ölçüler göz önünde tutulur.Araştırma için ayrılmış olan para, eldeki personel, araştırmanın bitirilmesi gereken zaman ve araştırmadan beklediğimiz doğruluk oranı, bu kararı etkileyen öğelerdir.
Açıktır ki araştırmada en önemli sorun, doğruluk oranıdır.Herkes yaptığı araştırmanın %100 güvenilir olmasını ister.Ancak bunun için örnekleme ile seçilen kişiler üzerinde değil, hedef kitlenin tümü üzerinde araştırma yapılması gerekir.Bunun ise gerçekleştirilebilecek bir amaç olmadığı ortadadır.Üstelik yukarda belirtildiği gibi böyle bir çalışmada da eksiksiz ve %100 güvenilebilecek bir sonuç alınacağı kesin değildir.
Öyleyse, eldeki olanaklara göre, güvenilirlik oranından biraz uzaklaşmak gerekecektir.Örnek ne kadar geniş olursa doğruluk oranı o kadar yüksek olacaktır. Bunun yanında gerekli para, zaman ve personel de örnek genişliği ile birlikte artacaktır.Kararı verecek uzmanlar bu öğeler arasında ‘optimal’ seçmeyi yapmalı, en uygun genişliği bulmalıdırlar.
Bir araştırma uzmanının belirttiğine göre %95 güvenilirlik derecesinde, %1 hata payı ile beklenecek sonuç için 9604 kişilik, %99 güvenilirlik derecesi ve aynı hata payı için ise 16587 kişilik bir örnek gereklidir. %2 hata payı ve %95 güvenilirlik derecesi için örneğin 2401, aynı hata payı ve %99 güvenilirlik derecesi için ise 4147 kişi içine alması gerekir.

5-Bilgi toplamanın bir başka yolu da anketlerdir.Bu yoldan araştırma yaptığımız zaman, katılanların seçimi konusunda elimizde fazla güç yoktur.Anket için soru soracağımız hedefin sınırlarını biz çizsek bile sorulara kimlerin cevap vereceğini bilemeyiz.1936 başkan seçimlerinde Amerikan ‘Literari Digest’ dergisinin düzenlediği ankete, soru sorulan on milyon kişiden ancak 2376523 ü cevap vermiştir.
Anket soruları, çeşitli yollarla halka ulaştırılır.Posta ile, basın araçları ile yada elden soru kağıtlarının ulaştırılması en çok uygulanan üç yoldur.Posta ile yada elden ulaştırılması, adres bilgisi ve personel olanakları ile sınırlı olduğundan, basın araçları ile soruların yayınlanması, daha geniş bir hedefe varılmasını sağlayan bir yoldur.Küçük bir hedef seçilmiş ve az sayıda soru hazırlanmışsa telefonda anketi yayma aracı kullanılabilir.
Soru kağıtlarının(Questionairre) hazırlanması araştırmada büyük önem taşır. Araştırma, yüz yüze yapılırsa, görevlendirilen memurun cevaplandıracak kişilere soruları açıklaması, birkaç anlam taşıyabilecek soruların hazırlanmasındaki amacı anlatması olanağı verdır.Ama araştırma, posta ile gönderilen, ya da basın araçları ile yayınlanacak sorularla yapılacak ise, soruların özlü ve karışıklığa yol açmayacak kadar açık olması büyük önem taşır.Bunun yanında, soru kağıtlarının, insanı bıktıracak uzunlukta olmaması ve kişisel sorulara fazla ağırlık verilmemesi de önemlidir.

Sorular, iki gurupta toplanabilir.Birincisi cevabı tüm olarak soru sorulan kişiye bırakılan sorulardır.Kişisel bilgiler, bir konudaki görüşleri, belirli süre içinde gerçekleştirmeyi düşündüğü planlar vs. gibi.İkincisi ise cevapları, verilmiş şıklardan seçme yaparak verilen, yani soru sorulanlara kolaylık sağlayan sorulardır.Bu tür sorular, birkaç biçimde düzenlenir. Anket soruları:

• İki cevaplı. Sorulan kişi, ‘evet,hayır’ , ‘doğru,yanlış’ , ‘uygun,uygun değil’ gibi şıklar arasında seçme yaparak soruyu cevaplandırır.

• İkiden fazla cevaplı. Bu tür sorularda görüşü, sorula kişi, alt alta yazılmış şıklardan birini işaretleyerek cevap verir.
Örnek: Askerlik süresi hakkında ne düşünüyorsunuz?
a)Şimdiki gibi olmalı
b)Bir buçuk yıl olmalı
c)Bir yıl olmalı
d)Eğitim durumuna göre ayarlanmalı
e)Hiç olmamalı

• Derecelendirilmiş cevaplı. Bu grupta, soruların cevapları iki üç arasında yedi dereceye bölünmüştür.Cevap verecek kişi cevabı hangi uca ne kadar yakınsa o yakınlıktaki boşluğu işaretler.Tam ortadaki boşluğu işaretleyen kişi cevabını iki ucada yakın(ya da iki uçtan da uzak olduğunu) göstermiş olur.Böyle cevaplardan çıkarılabilecek bir başka sonuç da tam ortayı işaretleyen kişin bu konuda hiçbir görüşü olmadığıdır.
Bu tür soru kağıdının değerlenmesi, ötekilerden daha zordur, daha dikkatli incelemeyi, dolayısıyla daha uzun zamanı gerektirir.
Araştırmada bir önemli konu da sonuçların değerlendirilmesidir.Değerlendirmeye ön yargılarla başlanır, ya da titizlikle çalışılamazsa, doğru sonuçlar verecek bir araştırma için ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın, harcanan çabalar boşa gidebilir.
Bunun için hem değerlendirmeyi yapanların dikkatli ve iyi eğitilmiş kişiler olması, hem de sonuçların incelenmesine başlarken hiçbir ön yargının bulunmaması gerekir.Bulguların sınıflandırılmasında mekanik çalışma gittikçe yaygınlaşan bir uygulama biçimidir.IBM ve Remington delikli kart yoluyla sınıflandırılan bulgular daha sonra uzmanlar tarafından değerlendirilerek sonuçlara varılır.
Bulguların arşivlenmesi, sınıflandırılarak saklanması, ileride gerektiği zaman yeniden kullanılması bakımından önemlidir.Bu bilgilerin kolayca bulunabilecek bir düzen içinde olması, ilgililer değişse de yeni gelenlerin güçlük çekmemelerini sağlar.

C-Planlama

Planlama rasyonel bir davranış ve geleceği önceden görmek demektir.Yeni geleceğe ait kararların önceden alınması demektir.Başka açıdan planlama, işletme ihtiyaçları ve çalışma programlarının önceden belirlenmesidir.Bundan dolayı planlama çok zor bir iştir.Düşünme ve karar verme kabiliyetine dayanır.
Buradan anlaşılacağı gibi, planlamanın bir iktisadi yönü vardır.İktisadi açıdan planlama belirli bir dönemde, belli sosyo-ekonomik amaçlara ve sayısal hedeflere ulaşabilmek için bu işle görevlendirilmiş organlar tarafından önceden tespit edilen araçları kullanma kurallarının belirlenmesidir.
Planlamada, kampanya için gerekli para, kullanılacak haberleşme araçları, çalıştırılacak personel, kampanya süresi, atılacak adımlar ve halka ulaştırılacak tanıtma mesajları, ayrıntıları ile belirtilir.

Planlamanın başarılı bir sonuca varması için izlenecek yollar şunlardır;

1-Problemin ne olduğunun bilinmesi
2-Muhtemel çözümleri tespit etmek
3-Verileri toplamak ve analiz etmek
4-Çözüme ulaşmak

İstenen genişlikte bir Halkla İlişkiler kampanyası için gerekli para ile kuruluşun bu işe ayırdığı para çoğu zaman birbirini tutmaz.Bu bakımdan kuruluş yöneticilerini ve para ile ilgili yetkilileri, kampanya için öngörülen paranın zorunluluğuna inandırmak, önemli bir sorun olarak ortaya çıkar.Halkla İlişkiler örgütünün, kuruluş planında yüksekte, kuruluşun en yüksek düzeydeki yöneticilerine yakın bir yerde olmasının yararı burada da kendini gösterir.
Kuruluş planının altlarında, ufak bir şube olarak çalışan bir Halkla ilişkiler örgütü başındaki kişinin görüş ve isteklerini, kuruluşun en yüksekteki yöneticilerine kabul ettirebilmesi, yetki ve sorumluluk bakımından bu yöneticilere çok yakın bir Halkla İlişkiler uzmanının kabul ettirebilmesi kadar kolay değildir.
Bu, Halkla ilişkiler kampanyası için ‘har vurup karman savuracak’ kadar çok para istemek ve bu gereksiz isteği kabul ettirmek demek değildir.Bütçe hazırlanırken iyi düşünülüp, gereksiz harcamalardan kaçınılarak, gereken en az para ile yetinilmeye çalışılmasının zorunluluğu açıktır.Ama halkla İlişkiler kampanyası ucuz her çalışma ve para ile uğraşanların sandığı gibi iyi iş, her zaman ucuza çıkan iş değildir.
Kampanyada kullanılacak haberleşme araçlarının seçimi de üzerinde titizlikle durulması gereken bir konudur.Bir büyük bölüm içinde gördüğümüz gibi, elimizde pek çok araç vardır.Hedef ve amaçlarımıza göre bunların en etkili ve eldeki olanaklara en uygun olanlarının seçimi uzun incelemeler gerektirir.Bu incelemeler arasında, üzerinde düşündüğümüz araçların güçleri de vardır.Hangi aracın ne genişlikte etki alanı bulunduğu, araştırmalarla ortaya çıkarılır.Dördüncü bölümde belirttiğimiz gibi, kitle haberleşmesi ileri ülkelerde, radyo, televizyon, gazete ve dergi gibi haberleşme araçlarının etki alanlarını araştıran kuruluşlar vardır.Akılımıza gelen her radyo istasyonu, ya da gazetenin kapsama alanı bu kuruluşlardan kolayca öğrenilebilir.Böyle özel kuruluşlar bulunmayan ülkelerde ise, bu araştırmaya girişmek daha zor ve zaman alıcıdır.Ne kadar zor olursa olsun, ‘boşuna kürek çekmemiş olmak’ için kullanacağımız haberleşme kanallarını seçmeden önce bu kanalların etki derecesini araştırmamız gerekmektedir.
Türkiye’de, bu konuda çalışmak üzere kurulmuş olan (bildiğimiz kadarı ile) özel örgütler İstanbul’daki PEVA, PARS ve Ankara’da SADA firmalarıdır.Bu kuruluşlardan bu gün için bazı bilgiler edinmek olanağı bulunması, ileride bunların her konuda yardımcı olacağı ve yanlarına katılacak başka araştırma örgütleri ile, Türkiye’de de haberleşme araçları etki alanını öğrenme güçlüğü diye bir sorun kalmayacağı umudunu arttırmaktadır.Ankara’da birkaç yıl önce bu alanda kurulan bir başka firma, ARDA ise çalışmalarını daha çok Pazar araştırması (Marketing) ve proje-danışma konularına kaydırmış ve haberleşme araçları kapsam alanı konularında yararlı olamamıştır.
Bir haberleşme aracının etkinliği, yayın kapsamı konusundaki bilgilerden başka ön denemelerde de anlaşılabilir.Bu kanaldan gönderilecek mesajların ulaşma oranı, hedeften gelecek besleyici tepki (feed-back) yardımıyla anlaşılır.Küçük bir hedef üzerinde yapılacak pilot çalışma, etki alanını ölçmenin en ucuz yoludur.
Kampanya için gerekli personel ile, eldeki memurlar arasında uyum sağlama işi de planlama sırasında yapılacaktır.Çok geniş bir çalışma grubu isteyen kampanyalar, kuruluş için ağır bir yük anlamını taşıyabilir.Öyleyse kuruluş ya kampanya genişliğini azaltmak, ya da geniş bir personel ordusu ile işe girişmek şıkları arasında bir seçim yapmak zorundadır.
Bazı araçlardan yararlanma sırasında, kuruluşun kendi personeliyle işin altından kalkması büyük zorluklar yaratabilir.Bir konulu film ya da televizyon programı hazırlamak gibi.Bu durumda, film şirketlerinin personelinden ya da televizyon istasyonunun kendi olanaklarından yararlanmak, daha iyi sonuçlar veren daha kolay ve ucuz bir yoldur.
Kampanyanın süreceği zamanda planlama sırasında kararlaştırılacak konudur.Hiç değişmeyen yollarla sunulan birbirine benzer mesajlarla yüklü bir kampanyanın sürüp gitmesi bıkkınlık ve umursamazlık yaratacağı gibi mesajın yerleşmesine fırsat bırakmayacak kadar kısa sürüp kesilen bir kampanyada olumlu bir sonuç vermeyecektir.Kampanyanın konusuna ve hedefin özelliklerine göre sürenin uzunluğu dikkatle engellenmelidir.
Kampanya genişliği, süresi,çalıştırılacak personel sayısı, harcanacak para ve kullanılacak araçlar kesin olarak belirlendikten sonra sıra kampanyanın uygulanma düzenin hazırlanmasına gelir.
Bir halkla ilişkiler kampanyası çeşitli konuları içine alabilir.Bu durumda konuların hangi sıra ile tanıtılacağı çalışma planında görülecektir.Önce hangi haberleşme araçları kullanılacaktır.Ülke kampanya bakımından bölgelere ayrılırsa önce hangi grupla ilişki kurulacaktır.Konu hedef kitleye tümüyle birdenbire mi yoksa bölümlere ayrılarak adım adım mı sunulacaktır.Bunlar ve benzerleri kampanya planını hazırlayanların üzerinde duracakları konulardır.
Halkla İlişkiler çalışmasının can alıcı noktalarından biride mesajların hazırlanmasıdır. Bir tanıtma ve eğitim mesajının hazırlanması dikkat ve uzmanlık isteyen bir iştir.Hedef kitlenin eğitim durumu, anlayış yeteneği, eğilimi gibi özellikler mesajın hazırlanmasında dikkat edilecek etkenlerdir.Bir ilkokul öğrencisi için hazırlanan mesajla üniversite eğitimi görmüş kimseler için hazırlanan mesaj birbirinden ne kadar farklı ise bir sıcak iklim insanı ile soğuk bölgelerde büyümüş bir insan, bir din adamı ile bir sporcu için hazırlanan mesajlarda o kadar ayrılık gösterecektir.
Açıklık, kısalık gibi nitelikler mesajların anlaşılmasında yardımcı olacağı gibi, mesajların belirli değimler, kalıplar(slogan) biçiminde sunulması ve birçok kez sunulması, benimsenme ve akılda tutulma bakımından yarar sağlayacak ve etki derecesini arttıracaktır.
Bir mesaj en iyi, en tekili biçimi alıncaya kadar çeşitli değişikliklerden, düzeltmelerden geçer.Bir uzmanın bir çırpıda hazırladığı bir tanıtma mesajının, (o uzmanın yaratıcı gücü ve anlatma yeteneği ne kadar yüksek olursa olsun) en iyi mesaj olduğunu ileri sürmek kolay değildir.Mesajın en iyi biçimi almasına kadar bize ışık tutacak en güçlü kaynak ise halkın kendisidir.Mesaj hedef kitlenin tümüne sunulmadan önce, onun küçük gruplar üzerinde denenmesi bu ön denemeden alınan sonuçlara göre gerekli düzeltmelerden geçirilip yeniden deneye tutulması mesaj hazırlama tekniğinin en verimli ve sağlam yoludur.Çeşitli denemelerden sonra mesaj düzeltile düzeltile geliştirilip kamuoyuna sunulacak biçimi bulur.
Mesajın çeşitli denemelerden geçirilmesi, bu demeler için hedef kitlenin özelliklerini taşıyan benzer (fakat kişileri değişik) gruplar seçilmesi, bunların tepkilerinin (feed-back) alınıp değerlendirilmesi bu sonuçlara göre değişikliklere uğratılması uzun, yorucu ve bezdirici bir işlemdir.Ancak, hiçbir işe yaramayacak ya da istediğimizden çok az etki yapacak bir mesajı halka sunarak bütün emek ve harcamaları boşa çıkarmak yerine bu güçlüğe katlanarak olumlu bir mesaj hazırlamak, açıktır ki çok daha yararlıdır.Çünkü mesaj istediğimiz sonucu verir, yani hedef kitleyi belirli inanç ve eyleme yöneltirse halkla ilişkiler çalışması başarılı olmuş ve işe yaramıştır.Yoksa bu çalışmaya girmenin anlamı yoktur.

D-Uygulama
Hazırlanan programın uygulanması kampanyanın üçüncü adımıdır.Toplanan bilgilere göre hazırlanan tanıtma mesajları kararlaştırılan araçlarla belirli bölgelerde belirlenmiş hedeflere ulaştırılır.Bu işlem sırasında halkla ilişkilerin ilkelerine ve uygulamanın baştan savma yürütülmemesine dikkat edilecektir.Çoğunlukla bir halkla ilişkiler kampanyası çeşitli haberleşme araçlarının bir arada kullanılmasıyla ortaya çıkan yoğun bir çalışma demektir.Kampanya için kararlaştırılan süre boyunca radyo varsa televizyon programları yayınlanacak, sinemalarda tanıtıcı filmler oynatılacak, gazete ve dergilerdeki haber ve yazılarla konu halka duyurulacak, açılacak sergilerde, katılınacak fuar ve panayırlarda konu yazı ve çizgiler biçiminde gözlerde canlandırılacak, tanıtma kamyonlarıyla gidilen köy, kasaba ve kentlerde hoparlör düzeni, projeksiyon makineleri gibi araçlarla konu halka açık bir dille anlatılacak, sorular ve kuşkular karşılıklı görüşmelerle giderilecek, konferans, açık oturum ve seminer gibi toplantılarla konu bilimsel düzeyde tartışılarak kamuoyuna yansıtılacak ve bu çalışmaların tümünde önceden hazırlanmış sloganlar topluma mal edilerek mesajların belirli kalıplarla akıllarda kalması, unutulmayacak ve kolayca anlaşılacak biçimde alınması sağlanacaktır.
Bu çalışmalar yapılırken uygulamanın bir halkla ilişkiler kampanyasının son adımı olduğu, yani kampanya için kararlaştırılan çalışmalar bittikten sonra kuruluşun ya da çalışmaları yürüten ilgililerin uykuya yatmayı hak ettikleri düşünülmemelidir.Çünkü her şey bitmemiştir.

E-Sonuçların Değerlendirilmesi
Kampanya için hazırlanan planın uygulama süresi tamamlanınca sıra sonuçların değerlendirilmesine gelir.Bu değerlendirmenin ortaya çıkaracağı bilgiler bundan sonraki çalışmalar için dosyalanacak ve her istenişte el altında bulunacaktır.
Sonuçların değerlendirilmesi esas olarak yaptığımız çalışmada halka ulaştırdığımız mesajlara gösterilen besleyici tepkinin (feed-back) ölçülmesiyle sağlanır. Makinelerin kullanılmasına başlanmasından beri büyük ölçüde kolaylaşan değerlendirme işlemi sonuçları yorumlamak için uzmanların titizlikle çalışmasını gerektirir.
Bu yorumlama kampanyanın başarı derecesini ortaya koyar. Kampanyada çıkan aksaklıklar haberleşme kanallarında ve mesajların kapsamlarında görülen bozukluklar inceden inceye anlamlandırılarak bundan sonraki çalışmalara ışık tutacak veriler elde edilir.
Bu son adımdan, bir sonraki oluşumun birinci adımına atlanacaktır.Bu bölümün başında anlattığımız bu birinci adım bilindiği gibi ‘bilgi toplamadır.Böylece halkla ilişkiler çalışması sürekli bir oluşum olarak yürümektedir.Konunun tanımlanması sırasında halkla ilişkilerin sürekli bir çalışma olduğundan söz edilirken belirtilmek istenen işte bu özelliktir.
Bölümü bitirmeden önce halkla ilişkiler oluşumunda girişilecek işleri şu sırayla özetlemek yararlı olabilir;
Kampanyaya girişirken yapılacak ilk iş gereken bilgilerin toplanmasıdır.Çeşitli yollarla toplanan bilgilerin incelenmesi bize hedef kitlenin özelliklerini öğrenme sonucu verir.Bundan sonra eldeki bilgilere göre planlama yapılarak hangi kitlelere hangi haberleşme araçları ile hangi mesajların ne kadar süre ile ulaştırılacağı kararlaştırılır.Bu arada hazırlanan mesajlar çeşitli deneylerden geçirilerek sonuçlara göre gerekirse birkaç kez düzeltilir.Gerekli ön çalışmalardan sonra planın uygulamasına geçilir, kampanya süresi sona erince de uygulama sonuçları elden geçirilerek değerlendirilir.Değerlendirme sonuçları bundan sonraki çalışmalar için gerekli veriler demektir.Bu veriler arşivlenerek yeniden girişeceğimiz bir çalışmanın ilk adımı olan ‘bilgi toplama’ sırasında kullanılmak üzere hazır tutulur.Bilgi toplama çalışması, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci adımlarca izlenecek, böylece halkla ilişkiler sürekli bir oluşum olarak uzayıp gidecektir.

Konuyu Kapsayan Örnek
Ülke insanını turizmin önemine inandırmak için yurt içinde çok yönlü bir Halkla İlişkiler kampanyası açılması gerekir. Bu kampanyanın uzun sürede sonuca ulaşacağı düşünülerek bugün için ceza yasalarına yeni ve ağırlaştırıcı yaptırımlar eklenmesi de önlem olarak ileri sürülebilir. Milli Eğitim, Turizm ve Tanıtma, Kültür, Ticaret, Gençlik ve Spor, İçişleri Bakanlıkları, Anadolu Ajansı, TRT gibi kamu kuruluşlarının, basınında yardımını alarak yürütecekleri bu kampanya, ilkokul sıralarındaki çocuklardan yaşlılara kadar tüm yurttaşları hedef almalıdır. Kampanya içine, turiste yardımcı olan tesis yöneticileri ve vatandaşlar için çeşitli ödüllerde yerleştirilmelidir.
Kampanyanın olumlu işlemesi için bürokratik engeller ayıklanmalıdır. Tüm kuruluşların kendi çaplarındaki katkıları ile yürütülecek uzun süreli bu kampanyanın bir elden koordinasyonu sağlanmadıkça kopukluklar ve bürokrasi aksaklıkları devam eder.

(Not: İlgili konu seneler önce, tarafımca bir çok kaynaktan hazırlanmış dönem ödevimdi)


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:41.

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.