Geleneksel hayat tarzından modern hayat tarzına yönelmiş olan toplumların mesleki, kurumsal ve davranışsal değişiklikleri ve talep ve beklentilerdeki sürekli artışlar ekonomik, siyasal ve sosyal yapıyı etkilemektedir. Bu değişimler sonucunda; eski toplumsal, kültürel ve ekonomik bağlar yerini, Sivil Toplum Kuruluşları (STK) olarak kendisini gösteren ve toplumsal sorunlara etkili ve uzun dönemli çözüm bulma sürecine aktif olarak katılmak isteyen bireylerin oluşturduğu güç ve birliktelik odaklarına bırakmıştır. Nitekim günümüzde eğitim, sağlık, demokrasi, insan hakları, ekonomik kalkınma, işsizlik, turizm, yoksulluk, barış, alt yapı gibi hayatın her alanındaki sorunlara çözüm bulmada kamu sektörü olarak devlet ve özel sektörle birlikte üçüncü bir dinamik olan STK’ler de faaliyet göstermeye ve gün geçtikçe artan önemlerini daha fazla hissettirmeye başlamışlardır.
Sosyal girişimci, yaşadığı toplumda ortaya çıkan sosyal aksaklıkları fark ederek o güne kadar akla gelmeyen ya da cesaret edilmeyen bir yaklaşımla sorunların üzerine giden; üretken, ısrarcı, duyarlı, gerçekçi tavırları ile fark oluşturan ve toplumun güvenini kazanan kişidir.
Sosyal girişimci bunu yaparken;
- Bir sorunu tespit eder,
- Yeni bir proje üretir,
- Yeni bir yöntem geliştirir,
- Yeni bir kaynak oluşturur,
- Kendinden sonra projenin sürdürülebilmesi için yöntem bulur.
- Sosyal girişimcinin sahip olması gereken kişisel özellikleri;
- Toplumsal sorunların farkında olma,
- Başarılı olma isteği,
- Mücadelecilik ve azim,
- Sorumluluk ve risk alabilme arzu ve yeteneği,
- Üreticilik ve fırsatları sezebilme yeteneği,
- Planlı çalışma ve araştırma yeteneği,
- Başkalarıyla çalışabilme, onlara güvenebilme ve ilişki içerisinde olduğu kişilere güven verebilme,
- Eksikliğini, sınırlarını bilme ve tavsiyelerden yararlanabilme,
- Zor şartlarda ağır çalışmalara hazır olma,
- Kendini geliştirme arzusu,
- Başkalarını etkileyip onları da çalışmaya katabilme olarak sıralanabilir.
Tarihsel gelişim süreci İkinci Dünya Savaşı’na dek uzanan sosyal girişimcilik kavramının uygulama boyutu Muhammad Yunus ile 1970’li yıllarda bir kez daha önem kazanmıştır. 1974 yılında gerçekleştirdiği eylemi ve düşüncesiyle; ekonomik, ideolojik ve siyasal ön yargıları hiçe sayarak kendi projelerini kabul ettirmeyi başaran Muhammad Yunus’un uygulamaya taşıdığı “Sosyal Girişimcilik” kavramı, ona bu alanda 2006 Yılı Nobel Barış Ödülü’nü getirmiştir. Sosyal girişimcilik kavramının kurumsallaşmasında, 1980 yılında Bill Drayton tarafından kurulan ASHOKA’nın önemli bir payı olmuştur. Kuruluş amacı sosyal girişimciliği desteklemek ve bir sektör olarak algılanmasını sağlayarak bu sektörü destekleyen mekanizmaları oluşturmaya çalışmak olarak belirlenen ASHOKA, sosyal girişimcilere sadece değişim oluşturdukları ve içinde bulundukları toplumu geliştirdikleri için değil, aynı zamanda toplumun diğer üyelerine sivil katılım yolunu da açtıkları için yatırım yapmayı hedeflemiştir. ASHOKA; gençlik eğitimi ve gelişimi, çevre, sağlık, insan hakları, yurttaş girişimi ve ekonomik gelişme alanlarında çalışan tüm sosyal girişimcileri desteklemeyi amaç edinmiştir.








Normal