Forum Düzeni
Filozof ve Mucitler
Filozof ve mucitlerin biyografilerini bulabileceğiniz bölüm.
Kullanıcı Etiket Listesi

Seçenekler
Seçenekler
Stil
Ziyaretçi
Renksiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mesajlar: n/a
Konular: 30
Seslenenler: Mesaj(lar)
Etiketleyenler: Konu(lar)
Alınan Beğeni:
Verilen Beğeni:

Standart Herakleitos

27 July 2018
# 1
HERAKLEİTOS: Parmenides'in durağan ve değişmez varlığına karşi, niteliksel değişme olarak oluşun gerçekliğini öne süren Yunan filozofu.

Bilgi bakımından, empirik ya da duyusal bilgiye hiç değer vermeyen Herakleitos, gözlerin ve kulakların kötü tanıklar olduğunu öne sürerek, rasyonalizmin savunuculuğunu yapmıştır. Çok şey bilmeye, ansiklopedik bir bilgiye karşi çikan filozof, çok şey bilmenin akıllı olmayı ögretmedigini söylemiştir. Siyasi alanda, demokrasi karşitı eğilimlerini, çogunluk geniş halk yığınlarına karşi duyduğu nefretle birleştiren ve 'bir kişinin, yetkin biriyse eğer, kendisi için, on bin kişiden daha değerli olduğunu' söyleyen Herakleitos'un metafiziğinin en önemli tezi, hiç kuşku yok ki, çatisma ve savaşin herşeyin babası olduğu düşüncesidir. Ona göre, karşitların savaşi, varlık ya da oluşun tek ve en önemli koşuludur. Zira bu savaş olmasaydı, hiçbir şey varolmayacaktı. Bundan dolayı, varlıkların doğuş ya da varlığa gelişi, birbirlerine karşit olan ve dolayısıyla birbirlerini varlıkta tutan karşitların çatismasina bağlıdır.

Onun varlık ögretisinin ikinci tezi ise, herşeyin birliğini ortaya koyar. Birlik, tıpkı İyonyalı düşünürlerde olduğu gibi, evrenin ilk maddesinden, evrendeki herşeyin kendisinden doğduğu maddi tözden meydana gelir. Bu birliği ateşte bulan Herakleitos'a göre, ateş, örnegin yoğunlaştığı zaman, nemli hale gelir ve basınç altında suya dönüşür. Su donduğu zaman ise, toprak olup çikar. Onun ilk madde olarak ateşi seçmesi, daha çok ondaki oluşu, değişme ve birlikten çokluga geçiş sürecini en iyi, yakarak ve yıkarak yaşayan ateş ifade ettiği için önem taşir.

Herakleitos birliğin olduğu kadar, çoklugun da hakkını veren bir filozoftur. Başka bir deyişle, o monist bir filozof olduğu kadar, aynı zamanda bir çokluk filozofudur. Onun çokluk filozofu olmasını mümkün kılan şey ise, oluşu ön plana çikartmis olmasıdır. Herakleitos'a göre, çokluk ya da karşitlar olmaksızın, varlık ya da oluş olamaz. O, bir yandan da çoklugun birliğe dayandığını söylemiştir. Bundan dolayı, çokluk olmadan birlik, birlik olmadan da çokluk olamaz. Evren, aynı zamanda hem bir ve hem de çoktur; bu da, oluşla ifade edilir.

Herakleitos, birlikten çokluga geçiş ve oluş sürecini, ateşle ve dolayısıyla akış düşüncesiyle ifade etmiştir. Bu onun varlık görüşünün üçüncü temel tezini meydana getirmektedir. Şeylerin sürekli akışı, herşeyin akmakta oluşu, evrenle ilgili en önemli doğrudur. Ona göre, evrende kalıcılık ve durağanlık yoktur; herşey değişmekte, yakarak, yıkarak yaşamaktadır.

Herakleitos kendisinden önceki filozofların boşu boşuna evrende kalıcılık ve süreklilik aradıklarını, oysa evrende kalıcılık bulunmayıp, mutlak bir değişmenin söz konusu olduğunu öne sürmüştür. Nehir akıp gittiği için, o aynı nehre iki kez giremeyeceğimizi belirtir. Evrende hiçbir nesne, nesnelerin hiçbir özelligi yoktur ki, değişmeden aynı kalsın. Herşey bir başka şeyin yıkımı ve ölümü sayesinde varlığa gelmekte ve daha sonra yok olup gitmektedir. Evrendeki tüm ögeler arasında sürekli bir çatisma ve savaş hali vardır ve değişmeyen tek şey, bu değişme halinin sonucu olan kozmik denge durumudur.
Üyelik tarihi: 24 January 2019
Mesajlar: 2.141
Konular: 2073
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 35 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 55 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 104
Verilen Beğeni: 68
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 20
DeepSilence has much to be proud ofDeepSilence has much to be proud ofDeepSilence has much to be proud ofDeepSilence has much to be proud ofDeepSilence has much to be proud ofDeepSilence has much to be proud ofDeepSilence has much to be proud ofDeepSilence has much to be proud of
Standart Antik Yunan Felsefesinin Karanlık Filozofu Herakleitos Kimdir?
10 September 2019
# 2
Antik Yunan Felsefesinin Karanlık Filozofu Herakleitos Kimdir?

Efesli Heraklitos Anadolu’da Efes’te yaşayan Sokrates Öncesi (Pre-Socratic) filozoftur.

Efes’in yerlisi olduğu ve babasının adının Bloson olduğu gibi detaylar dışında hayatı hakkında pek az şey bilinmektedir. Batı felsefe tarihinde dinamik bir felsefi sistem ortaya koyan ilk kişidir. Ephesos’ta (Efes) doğup yetişmiştir. Aşağı yukarı M.Ö. 540-480 yılları arasında yaşadığı hesaplandığına göre, Herakleitos, Miletli filozoflardan daha gençtir. Ephesos’un aristokrat bir ailesinden gelmektedir. Herakleitos, yazılarını ve konuşmalarını çok güç anlaşılır, karanlık bir üslup ile, özdeyişler biçiminde ortaya koyduğundan İlk Çağda ona “Karanlık Herakleitos” denmiştir. Yurdunun politik sosyal gelişmesinin beğenmeyip köşeye çekilen, bu yalnızlığı içinde varlıkların özünü kavramaya çalışan Herakleitos, yığını hor görmektedir. Ona göre yığın anlayışsızdır, her şeyin dış yönüne takılıp kalır, boş inançlar içinde yuvarlanıp gider.

Herakleitos aristokrat bir aileden gelmekteydi. Sinirli bir mizaca sahipti ve ailesinin ilk çocuğuydu. Eski Yunan dünyasında ailenin ilk çocuğu mirasa hak kazandığı hâlde Herakleitos bu mirası geri çevirmiş ve tüm haklarını kardeşine devretmiştir. Bu elbette bugün birçoklarımıza yadırgatıcı gelecek bir davranıştır. Fakat Herakleitos’a göre yaşam ya da zaman kimini kral yapar, kimini ise köle. Herkes buna razı olmalıdır. Herakleitos’un yaşadığı dönemde sırf belli soylardan gelen aristokrat kişiler oldukları için zenginleşen sosyal sınıflarla geniş halk kesimleri arasında büyük bir siyasi mücadele dönmekteydi. Aristokratlar soylu oldukları için yönetme hakkının kendilerinde olduğunu iddia ediyor, halk kalabalıkları ise toplumun geniş kesimlerine yönetime bir şekilde dahil olma hakkı tanıdığı için demokrasiyi savunuyorlardı. Kölelerinse demokratik düzende dahi oy verme hakları yoktu. Aristokratlar, sahip oldukları geniş toprakları satmaya yanaşmıyor, diğerleri ise bu toprakları almak için kavga ediyorlardı. Çünkü toprak sahipliği beraberinde doğal olarak birtakım siyasal haklar getiriyordu. Herakleitos bu grupların her ikisinden de hoşlanmıyordu. Demokratları çok gürültülü buluyor, aristokratları ise fazla seviyesiz oldukları için eleştiriyordu. Bu tutumunun kuşkusuz evren düzenine yönelik görüşlerinde belli bir etkisi olmuştur ve bu etkiyi ortaya koymak azımsanacak bir şey değildir.

Öte yandan Herakleitos, doğrudan doğruya öğretici bir tarzda yazmayı da reddetmiştir. Bu yüzden onun metinleri pasif bir öğrenme süreciyle değil, aktif bir katılımla takip edilebilirler. Bu yüzden okur, Herakleitos’tan günümüze kalan parça yazıları (fragmanlar) yorumlamaya çalışırken muammalar çözen, herhangi bir anlama ulaşabilmek için kafasını her dem çalıştırmak zorunda kalan bir giz çözücü gibi hareket etmek zorundadır. Şark kültürlerine özgü bu kapalı ve gizemli üslubundan dolayı onu peygamber olarak niteleyenler bile çıkmıştır. Fakat buradaki peygamber ifadesini Farsçadan dilimize geçmiş olan bildik anlamıyla ele almamak gerekir. Yunan dünyasında elbette peygamber gibi bir sözcük yoktu fakat peygamberlerin yerini tutacak büyüklükteki din adamlarının maniaya sahip insanlar oldukları düşünülmekteydi. Mania tanrısal bir vecd hâlinde kendinden geçmek anlamında kullanılmaktaydı ve mania hâlinin bir tür büyülenme olduğu düşünülmekteydi. Tamamen Eski Yunan kültürüne dayanan bu olgu öylesine önemsenmekteydi ki Eski Yunan’da maniası olmayan bir insanın yüksek hakikatlere varma yetisinden mahrum olduğu düşünülmekte ve bu tür insanlar genelde bilgi ile ilgili konularda hor görülmekteydi. Bugün bazı felsefe tarihçileri Herakleitos’un sara hastası olduğunu iddia etmekte ve saralı insanlarda da bu tip kendinden geçme durumlarının görülebildiği gerçeğinden yola çıkarak Herakleitos’un eserlerine damgasını vuran mania özelliklerini biyolojik esaslı bir hastalıkla açıklamaya çalışmaktadırlar.
Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 misafir)
 



Ticarî amaç gütmeden, maddî bir menfaat elde etmeden internet yayınlarına olanak sağlayan global bir paylaşım ağı olan ForumDenizi, adından ve vasfından da anlaşılabileceği üzere bir forum sitesidir. Forum siteleri, tıpkı sosyal medya ve interaktif sözlükler gibi 5651 sayılı kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının "m" bendine göre Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermekte olan, hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten platformdur.
5651 sayılı kanunun 5. maddesine göre yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Başka bir deyişle ForumDenizi üzerinden yapılan yazılı, görsel ya da işitsel paylaşımlardan doğabilecek yasal sorumluluk, mezkur içeriği paylaşan ForumDenizi üyesi gerçek kişilere aittir. İlgili kanunun anılan maddesinin 2. fıkrasında da çok açık bir biçimde öngörüldüğü üzere; yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak imkân bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.
Açıklanan hukuki dayanaklar temelinde, hak ihlâli iddiasında bulunan hak sahipleri İLETİŞİM linkinden yer sağlayıcı ForumDenizi yöneticilerine ihtarda bulunarak bahse konu hususu tebliğ etmeleri halinde incelemeler yapılıp, en geç 2 gün içerisinde gerekli işlemler tesis edilecektir.
5101 sayılı yasayla degişik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince ForumDenizi üzerinde telif hakkı bulunan MP3, video vb. eserlerin paylaşımı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hak sahipliği verilmiş olan MÜ-YAP tarafindan yasaklanmış olup, yasal işlem olması halinde, paylaşan kişi ya da kişilerin bilgileri gerekli kuruma verilecektir.