Aslında dünya herkesi kucaklayacak kadar büyüktü ama bazı insanlar sırf kendi için bir dünya varlığını kabul etmekteydi. Oysa gözümüzün gördüğü hem de görmediği o kadar çok canlı vardı ki!
Derdim gözümüzün gördüğü ama taşlaşmış kalplerin görmeyi reddettiği o Canlılar: Hayvanlar. Kedi delisi biri olabilirim ama sıcakta aç susuz, soğukta aç ve üşümüş canları görünce o an tüm insanlık yerine kendimden utanıyorum. Halbuki onlara da Huzurevi tarzı barınacak yer olsa-öyle hayvan barınakları gibi rezil olmasın ama- dünya daha güzel bir yer olmaz mıydı sizce de?
Bir gün, çok param olursa;
1- Yaşlılar ve sokak çocukları için bir yer. (Onlar birbirine kimse olur.)
2-Kediler ve köpekler için bir yer açacağım. (İnanın onlar da bizlerden daha iyi dost oluyorlar.)
Büyük şeylerde gözüm hiç olmadı. Ama kendim dışında muhtaç durumda olan her varlık canımı acıtıyor. Onlar iyi olursa bende iyi olurum. Ama sadece benim uğraşım ile olmaz bu. Bereket versin ki benim gibi hassas ruhlar da var. Onlarla el ele yapmak isterim yukarıda söylediklerimi. Para vermeseler de olur. Gönüllerin bir olmasından daha büyük bir zenginlik olabilir mi?
Dünya güzel bir yer ama kötülükler var. İnanır ve çabalarsak o güzel şairin lafı döner tersine: "O iyi insanlar, o güzel atlara binip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık.."
Duygu D.
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi

7Beğeni(ler)









Normal