Teknolojiye Kızgınım!
Teknolojiye kızgınım. Evet hatta öyle çok kızgınım ki.
Biliyorum onsuz da olmuyor artık. Kronik olarak çoktan bağımlısı olduk bile. Zaten bu bağımlılık yüzünden kızgınım. Bu bağımlılığın neden olduğu zararlar yüzünden kızgınım...
Teknolojinin az olduğu veya olmadığı dönemleri özlüyorum. Aslında ben çok şeyi özlüyorum da; şimdilik eskilere inmek istedim.
Teknoloji yüzünden anlık her şeyden haberdarız. Teknoloji yüzünden herkes birbirine özenir hale geldi.
"Teknoloji yüzünden birbirimize güvenimiz kalmadı. " Bunu üstüne basa basa anlatacağım: Güvenimiz kalmadı çünkü, teknoloji sayesinde kötü olan her şeyden haberdar hale geldik. Şüpheci, ön yargılı, güvensiz insanlar haline geldik. Herkese suçlu gözüyle bakıyoruz...
Hatta suçların artmasının nedenini de teknolojiye bağlıyorum... O da özenti... Bir yerden sonra suçlar bile normalleşmeye başladı insanlarda... Kolaylıkla suç işleyebiliyorlar...
Oyunlar yüzünden intihar eden, internet bağımlısı, elinden telefon düşmeyen, sokağa çıkmayan çocuklar yetişti.
Lüks telefonlar yüzünden maddi durumu olmasa bile taksitle o telefonu cebine koyan insanlar var... Hatta iki lokma ekmek bulamayınca suça karışanlar...
Dışarıda ki tehlikeler yüzünden çocuğunu sokağa gönderemeyen, evde dizimin dibinde olsun da, bilgisayarda otursun diyen anneler var artık.
Elektronik aletleri söylemiyorum bile... Cihazlar, aletler, makineler her şeyi bizim yerimize yapıyor artık. Hatta robotlar bile çıkmış. Filmlerdeki gibi yakında insanları öldürürlerse şaşırmam...
Çalışıp didiniyoruz, üç kuruş para için sağlığımızdan oluyoruz... Yine o parayı sağlığımız için harcıyoruz... Ne kadar acınası haldeyiz.
Teknolojinin olmadığı o güzel yılları belki başından belki ortasından yakaladım. İyi ki de o yıllarda yaşadım ki, bu yılları sevemiyorum...
Sokaklardan eve girmezdik, komşudan korkmazdı anne babamız. Bizleri önce Allah'a sonra komşuya emanet ederlerdi. Hatta sokaklara emanettik biz. Okula servisle giden çocuklarda değildik. Ders bitiş zili çaldığında caddeler, sokaklar; cümbür cemaat koşa oynaya eve giden çocuk sesleriyle yankılanırdı.
Hele kütüphanelere ne demeli. Şimdi sorsan bilmez ki çocuklar.
Şimdi okullarda fazladan dersler var çocukların derslerini yapıp eve gittiği, etüt müdür nedir...
Benim zamanımda yoktu öyle etüt falan. Kütüphane bizim için çok değerliydi. Okul çıkışı ödevler kütüphanede yapılır. Çantalar eve fırlatılıp sokağa çıkılırdı.
O yıllar ve biz güzeldik..
Çok güzeldik hemde...
Allah rahmet eylesin...
Özlemle yad ediyorum o günleri.
Zeynep H. / 15.03.2019

1Beğeni(ler)








Ağaç şeklinde