Zaman hızla ilerliyor,
Her şey değişiyor,
Tabi bizlerde...
Bugün sahip olmayı istediğimiz şeyleri yarın gözümüz görmüyor bile...
Yetinmeyi, kıymet bilmeyi, değerlerimizi unuttuk,
Yenilik iyidir diye diye huzur bulduğumuz küçücük mutluluklarımızı gömdük geçmişe.
Lüks eşyalar koltuklar yataklar bile artık rahat ettiremiyor bizi,
Rahat batıyor çünkü!
Hala yer minderinde oturmaya bayılıyorum,
Anneanne geleneği olmalı.
Anneannemin sayısını unuttuğum minderlerinin bana kattığı huzuru hala anımsıyorum...
Hiçbir koltuğa değişmem o huzuru.
Anneminde var minderleri ama Allah rahmet eylesin anneannemin kilerin yerini tutmuyor,
Anneanne eli değdiğindendir diyorum...
Odamda peteğin yanında yerini alan annemin minderleri ise en sevdiğim köşem.
Cılız ve iştahsız oluşumdan pek bir şey yemeyen mız mız bir kız çocuğuyken,
anneannemin her gün ben seviyorum diye sardığı yaprak sarmalarını hiç unutmam tadı hala damağımda.
Sevgi böyle bir şey işte!
Belkide anneannem sevgisini kattığındandı lezzeti...
Özlüyorum çocukluğumu,
Aslında çocukluğa değil geçmişe duyulan özlem benim ki,
Manevi değerlerin daha değerli olduğu dönemlere duyduğum bir özlem...
Şimdi diyorlar eskiler sağlam eski toprak onlar.
Tabi eski topraklar,
Toprakla büyümüşler,
Bizse betonların arasında büyüyoruz,
Güneşten yoksun ışık altında çalışma alanlarımız...
Arabalarımızla otobüsle gittiğimiz iş yerlerimiz, yaptığımız akraba ziyaretlerini;
eskiden yürüyerek yapan büyüklerimizin yanında bizim sağlığımızın lafı bile olmaz!
Şimdi doktorlar yürüyüş yapın diyor bol bol...
Arabadan indim eve sporu bizimki.
Yürüyüş yapmak için, köyümün patika yollarına, dağına tepesine, bağına bahçesine ihtiyaç var.
Her yer otomobil çöplüğüne dönmüşken,
yürüyüş alanlarından çok park alanları çoğalmışken, egzozlu yaşam içinde sağlıklı kalmak çok zor.
***
Yenilik iyidir diye diye yenildik hayata!
Z.H. / 2016










Ağaç şeklinde