Çocukluğumda gerçekleşen ve İstanbul'dayken hissettiğimiz ve birebir yaşadığımız deprem.
Çocukken yaşamış olsam da, bizde herhangi bir acı bırakmamış olsa da yine de unutmayacağım ve hep bazı anları hafızamda olacak olan depremdir.
Kaybettiğim yakınlarım olmadı ama İzmit'te ve Gölcük de depreme maruz kalanlar, göçük altında kalan yakınlarımız oldu. Bir gece ailem apar topar uyandırdıktan sonra sokağa döküldüğümüzü hatırlıyorum. Herkes sokaklardaydı. İlk defa sokaklarda kalmıştık. Çoluk çocuk battaniyelere sarılmış, iç içe yatıyorsun. Çocukken o kadar anlamıyorsun tabi. Çünkü uyandırılmasak depremin ne olduğunu bile bilmiyorsun. Hiç unutmuyorum, sabahında markete falan gitmiştik, artçılar bile öyle şiddetliydi ki, marketin içi sallanıyordu.
Eylül'de okullar açılmıştı, okulun ilk günü çıkışta, oturduğumuz binada arkadaşla onlara gitmiştik. Yine öyle bir sallanmıştı ki bina, arkadaşımın evinde her şey şiddetlice sallanıyordu, özellikle vitrinler tıngır tıngırdı. İlk aklıma gelen annem olmuştu. Evdeydi ve yalnızdı. O zaman gerçekten korkmuştum.
İnsan sevdikleri yanındayken daha güvende hissediyor kendini. İzin verseler eve çıkacaktım ama annemin de dışarı çıktığını öğrenince rahatlamıştım. Tabi okullar yeniden kapanmıştı.
Deprem süresi boyunca, farklı yerlerde, farklı akrabalarla birlikte prefabriklerde kalmıştık hep. İnsan hiçbir şartlarda unutamaz o günleri.
Çocukken yaşamış olsam da, bizde herhangi bir acı bırakmamış olsa da yine de unutmayacağım ve hep bazı anları hafızamda olacak olan depremdir.
Kaybettiğim yakınlarım olmadı ama İzmit'te ve Gölcük de depreme maruz kalanlar, göçük altında kalan yakınlarımız oldu. Bir gece ailem apar topar uyandırdıktan sonra sokağa döküldüğümüzü hatırlıyorum. Herkes sokaklardaydı. İlk defa sokaklarda kalmıştık. Çoluk çocuk battaniyelere sarılmış, iç içe yatıyorsun. Çocukken o kadar anlamıyorsun tabi. Çünkü uyandırılmasak depremin ne olduğunu bile bilmiyorsun. Hiç unutmuyorum, sabahında markete falan gitmiştik, artçılar bile öyle şiddetliydi ki, marketin içi sallanıyordu.
Eylül'de okullar açılmıştı, okulun ilk günü çıkışta, oturduğumuz binada arkadaşla onlara gitmiştik. Yine öyle bir sallanmıştı ki bina, arkadaşımın evinde her şey şiddetlice sallanıyordu, özellikle vitrinler tıngır tıngırdı. İlk aklıma gelen annem olmuştu. Evdeydi ve yalnızdı. O zaman gerçekten korkmuştum.
İnsan sevdikleri yanındayken daha güvende hissediyor kendini. İzin verseler eve çıkacaktım ama annemin de dışarı çıktığını öğrenince rahatlamıştım. Tabi okullar yeniden kapanmıştı.
Deprem süresi boyunca, farklı yerlerde, farklı akrabalarla birlikte prefabriklerde kalmıştık hep. İnsan hiçbir şartlarda unutamaz o günleri.











Hybrid-Şeklinde