Anormal Reenkarnasyonlar

Günümüzde büyüklüğünü henüz tam anlamıyla kavrayamamış olduğumuz eski Mısırlılar, doğanın en korkunç güçleriyle yüz yüze mücadele etmek istemiş, böylelikle yeryüzünün manyetik kutbunu elli asırdan da fazla bir süre Mısır'da kalmaya mecbur etmiştir; halbuki bu kutbun normal evrim süresi bir buçuk asırdır. Hatta, son derece iyi tanıdığı bu reenkarnasyon yasası ile de mücadele etmek istemiştir.

Bu amaçla, Mısırlılar, mumyalama yöntemi ile fizik bedenin hücrelerini hareketsiz kılıyor, duble adını verdiği astrali mumyanın mezara koyulmasından önce yapılan ayinler ile büyülüyor ve bu büyüleme vasıtasıyla da dubleyi mumyaya bağlıyor ve böylece ruhsal tekâmülün bir bölümünü engelliyordu. Ruh tanrısal plânda normal olarak yerine getirmesi gereken bir dizi işlevini gerçekleştiriyor, Tanrı'nın doğasına iştirak ediyordu; ancak reenkarnasyon uzun bir süre erteleniyordu. Mezar kentleri gerçekte astral varlıkların ikametgâhlarıydı ve Mısırlı için bu astral yaşam onun zihinsel yaşamından çok daha önemliydi. Bu operasyonda başarıya ulaşabilmek için daha önceden çok seyrek olarak gerçekleştirilebilmiş birtakım şartların bütününün yerine getirilmesi gerekiyordu; öyle ki, sahip bulundukları tüm ilme ve majiye rağmen Mısırlıların dublenin hakikî anlamda büyülenmesini yaklaşık olarak bin denemeden ancak bir tanesinde başarabilmiş olduklarım çekinmeden söyleyebiliriz, ki bu bile fazladır. ışte bunlar anormal reenkarnasyonun en sık rastlanan durumlarıdır.