Çocuklar Kuran'ı her yerde öğrenebilir. Bu imkan, öğrenmeyi kıstas alıyorsanız, sonuç vermesin istiyorsanız, her yerde öğrenebilir. Ancak bu hiç hoş bir şey değildir. Sadece öğrenmiş olması için öğretmek beraberinde birtakım tehlikeleri barındırabilir.

Türkiye'de din psikolojisi alanında yapılmış birçok bilimsel araştırmanın sonuçlarından birine göre; ileri dönemlerde dindarlığı düşük seviyelerde görünen ya da düşük olduğunu ifade eden insanların öncesinde kişiler arası kötü iletişim yolu ile dinden soğuduğunu, dini duygu ve düşünceden uzaklaştığını ifade ediyorlar. Bu oran, azımsanamayacak büyüklükte bir orandır. Birçoğunun bizzat ifade ettiği de kötü cami deneyi, camide yaşanan kötü deneyimlerdir.

Çocukluğunun ilk evrelerinde camiye gitmiş, kızgın bir imam elinden seneler boyunca, her yaz tatili Kuran öğrenmeye çalışmış ve bundan yaka silkmiş pek çok insan vardır aramızda. Sırf bazı Kuran kurslarında öğrenciler bu yöntemlerle öğreniyor diye ileride insanların dini duygu düşünce adına antipatik duruşlarının sonuç verecek bir yöntem olduğunu asla savunamayız. Ancak Kuran camide öğrenilmez demiyoruz. Kuran; camide, evde, her yerde öğretilebilir. Hatta kendi başınıza, ilk aşama için Kuran'ı kendi kendinize de öğrenebilirsiniz.

Kuran'ı yakın aile bireylerinin öğretmesinin sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Yakınlığın verdiği sevgi ile kırgınlıkların, yanlışlıkların giderilmesi bu şekilde çok kolay olacaktır. Anne babanın evlada, abi veya ablanın kardeşe ve hatta eşin kendi eşine öğretmesi mümkündür veya arkadaştan öğrenilebilir ki belki en sağlıklı yollardan biri budur.

İnsanı tanıyan, karşısındakinin nerede pes edeceğini, nerede havlu atacağını; nerede sempatik, nerede antipatik geleceğini bilen, mümkünse pedagojik formasyonu yerinde, çocuğun ya da gencin algı seviyesini ölçebilen; hangi bilginin hangi aşamada verilmesi gerektiğini, kime ne zaman aktarılması gerektiğini anlayabilen insanın Kuran öğretmesi, herhangi bir yerde mümkündür. Bunun için cami, ev veya kurs gibi bir kısıtlama yoktur.