Karbonhidratlar karbon, hidrojen ve oksijen (C, H, O) atomlarından oluşmuş organik bileşiklerdir. Bitkiler, güneş ışığından yararlanarak, su ve karbon dioksitten karbonhidrat sentez eder. Karbonhidratlar bitkilerin köklerinde, gövdelerinde, tohumlarında, meyvelerinde veya yapraklarında depolanır. Hayvan organizmasında da bir miktar karbonhidrat glikoz ve glikojen şeklinde bulunur. Karbonhidratlar canlıların enerji metabolizmasında çok önemli yer tutar. Yeryüzünde yaygın bulunmaları sebebiyle ucuz besin kaynaklarıdır.

Karbonhidratlar karbon, oksijen, hidrojen atomlarından oluşmuştur. Formülü ise (CH2O)n’dir.

Karbonhidratların 3 ayrı sınıflandırılma şekli vardır. Ancak, bunlardan en çok bilinen ve kullanılanı basit şeker sayılarına göre olan sınıflandırmadır. Karbonhidratları basit şeker sayılarına göre,

• Monosakkaritler

• Disakkaritler

• Polisakkaritler olarak 3 grupta sınıflandırabiliriz.

• Monosakkaritler: Karbonhidratların en basit yapı taşıdır. Tek şeker molekülü içerir. “Mono” bir, tek anlamına gelmektedir. En önemlisi glikozdur. Glikoz, kanda dolaşan karbonhidrat şeklidir. Açlık durumunda kandaki normal düzeyi 70-100 mg/dL’dir. Fruktoz da tek şeker molekül içeren bir monosakkarittir. Glikoz ve fruktoz meyvelerde ve bunlardan yapılan pekmez, bal gibi besinlerde bulunur. Fruktoz, glikozdan daha tatlıdır. Galak-toz da tek şeker içerir ve süt şekerinin yapısında bulunur.

• Disakkaritler: İki monosakkaridin birbirine bağlanmasıyla oluşmuştur. “Di” çift, iki anlamına gelmektedir.

Disakkaritlerin en önemlileri, sütte bulunan laktoz, şeker pancarı ve şeker kamışından elde edilen sakkaroz, tahıl ve kuru baklagillerin yapısında bulunan maltozdur. Laktozun diğer adı süt şekeridir. Glikoz +galaktozdan oluşmuştur. En az tadı olan disakkarit-tir. Sakkaroz, glikoz+fruktozdan oluşmuştur. Maltoz ise glikoz + glikozdan oluşmuş bir disakkarittir. Laktoz, sakkaroz ve maltoz ince bağırsaklarda enzimler yardımı ile monosak-karitlere ayrıldıktan sonra kana karışır.

• Polisakkaritler: Polisakkaritler kompleks karbonhidratlardır. Bileşimlerinde birçok monosakkarit bulundururlar. Polisakkaritler, depo polisakkaritler ve yapısal polisakkaritler olarak ikiye ayrılır.

Depo polisakkaritlerin en önemlisi nişastadır. Bitkilerde depo edilen nisasta, insan beslenmesindeki en önemli polisakkarittir. Buğday, pirinç, mısır ve benzeri tahıl tanelerinin % 70-80’ini oluşturur. Kuru baklagiller ve patates de önemli miktarda nişasta içerir. Günlük diyetteki en önemli enerji kaynağıdır. Ağızda tükürük bezlerinin, ince bağırsaklarda pankreasın salgıladığı amilaz enzimi yardımı ile glikoza parçalanır ve kana emilir. Diğer bir polisakkarit ise g I i ko je nd i r. Hayvanların ve insanların karaciğer ve kas dokularında depolanır. Kan glikoz düzeyinde önemli rol oynar.

Yapısal polisakkaritlerin en önemlisi ise selülozdur (lif-posa). Bitkilerin odunsu kısmında ve hücre duvarlarının dış kısmında bulunur. Sindirilmeyen karbonhidrat türüdür. Kepekli un (esmer un) ve bu undan yapılmış besinler, taze ve kuru meyveler, sebzeler, kuru baklagiller, fındık, ceviz gibi kuru yemişler selüloz (lif-posa) içerir (bk. 4. tablo). Meyve ve sebzelerin özellikle kabuk kısmında yer alır. Sindirilmeyen bu lifler, dışkının hacmini artırarak dışkıyı yumuşatır, atılmasını kolaylaştırır. Kabızlığı önlemek için günlük ortalama 25 g lif (selüloz) alınması tavsiye edilmektedir.