17 July 2018
|
#1
|
Üyelik tarihi: 27 November 2017
Cinsiyet: Bayan
Mesajlar: 10.321
Konular: 1691
İlişki Durumu: Yok
Burç: Koc
Takım: Besiktas
|
Şimal ne demektir?

[l ince] (ﺷﻤﺎﻝ) i. (Ar. şimāl)
1. Dört ana yönden biri, yüzünü doğuya dönen kimsenin sol tarafına düşen cihet, kuzey: İstanbul’a cenuptan şimâle doğru azim bir para akıyordu (Yahyâ Kemal).Her yaz şimâle doğru asırlarca bir koşu / Bağrımda bir akis gibi kalmış uğultulu (Yahyâ Kemal). Şimal rüzgârları gelecek uzaktan (Orhan V. Kanık).
2. Bulunulan yere göre bu yöne düşen yer veya ülke:Şimal ahâlisini mütefekkir, sâî, muktesit, ferdâ-endiş… bulacağız (Cenap Şahâbeddin). Saçları sarışın ensesinde gür ve pembe bir kan tabakasının şimal insanlarını ve Anglosaksonlar’ı hatırlatan feyzini görmekteyim (Refik H. Karay).
3. Sol taraf. Karşıtı: YEMİN: Çün Mekke’den çıktı Resûl tuttu Ebû Bekr ile yol / Gâh önüne geçerdi ol gözler idi sağ u şimâl (Yazıcıoğlu Mehmed).
ѻ Şimâl-i garbî: Kuzeyle batı arasındaki yön, kuzeybatı, garb-ı şimâlî [Sözü edilen yer şimâle daha yakınsaşimâl-i garbî, garba daha yakınsa garb-ı şimâlî denirdi]. Şimâl-i şarkî: Kuzeyle doğu arasındaki yön, kuzeydoğu, şark-ı şimâlî [Sözü edilen yer şimâle daha yakınsaşimâl-i şarkî, şarka daha yakınsa şark-ı şimâlî denirdi].
● Şimâlen (ﺷﻤﺎﻻً) zf. (şimāl’in tenvinli şekli) Şimal tarafından, kuzey yönünden: “Şehir şimâlen dağlarla çevrilidir.”
|
|
Alıntı ile Cevapla
|