Bir şeylerin olması cesaret gerektirir. Sizi inciten şeyler, sizi yaralayan şeyler, sizi kanatan şeyler.
Başaramadıkların, kaybettiğin evler, terk eden adamlar, ihanet eden kadınlar.. Akışına bırakmak cesaret ister.
Gelecekte olacaklar, arkanda bıraktıklarından daha büyük olacak, buna inanmak için yeterli inancın olmalı.
Eğer nasıl affedeceğini öğrenemezsen yaşayamazsın, ileri gidemezsin, kımıldayamazsın, sürekli acı çekersin ve sürekli acı çekersin...
Eğer bir şey hala kafanda yaşıyorsa, hayatında da yaşamaya devam edecek demektir.
Kafanda üzgünsen hayatında da üzgün olursun.
Kararlı olmalısın; kaderinle barışmak mı istersin yoksa geçmişinde sürüklenmek mi?
Bu sadece senin verebileceğin bir karar. Karar vermek zorunda kalacaksın. Eğer hayatının ikinci kısmında, birinci kısmındakinden daha fazlasını istiyorsan ilk kısmın gitmesine izin vermelisin.
Bu mücadele ettiğin şeyin şiddetini belirler.
Söylemeye çalıştığım şey, yeni bir sen olabilir. Bu sahip olabileceğin bir şey ama bu yeni bir zihne sahip olmadan mümkün değil.