Kıble Mescid-i Haram tarafına çevrildikten sonra, Rasûl-i Ekrem Efendimiz, Kuba’ya gitti ve İslam tarihinde inşa edilen ilk mescit olan Kuba Mescidi’nin Beytü’l-Mak*dis tarafına olan kıblesini de Kâbe’ye doğru çevirtti. [Bkz. Salih Suruç, Hz. Muhammed (s.a.v.)'in Hayatı]

Bu mevzu ile ilgili bir soru ve cevabı:
Soru: Kıble değiştiği esnada imam olan Rasûlullah Efendimiz (s.a.v.) öne geçti? Yani; Kıble’nin, Kudüs’teki Mescid-i Aksâ'dan Mekke’deki Kâbe-i Muazzama'ya döndürülmesi sırasında, Efendimiz (s.a.v.) cemaatin önünde Kuzey istikametine / Mescid-i Aksâ’ya doğru namazı kılarken üçüncü rek’ate kalkıldığı esnada, emr-i İlahi icabı Kıblesini Güney istikametine (Kâbe’ye) doğru çevirdiği anda cemaat da aynı şekilde Güney istikametine döndüğünde; Efendimiz cemaatin en arkasında kalmış oluyor. Namazda yürüyerek cemaatin önüne mi geçti, yoksa namaza öyle mi devam etti?
Cevap: Mekke'ye yani Kâbe'nin bulunduğu yöne dönülmesi emri, namaz cemaat halinde eda edilirken gelince, İmam olan Rasûlullah Efendimiz (s.a.v.) en arkada kaldığı için öne geçti… Ve sırasıyla erkekler onun arkasına, kadınlar da erkeklerin arkasına geçmişler; namazı bozmadan bu yer değiştirme işini yapmışlardır. Bu hareket fıkhî bakımdan amel-i kesîr olduğu halde, bu duruma ve o ana mahsus olmak üzere namazı bozmamıştır.

Kıblenin değişmesi esnasında kılınmakta olan namazda, kadınların oranı yüzde kırktır. Yüzde on'luk fark ise, herhalde âdetli ve lohusa kadınlar sebebiyle olmalıdır.

Halis Ece