Osmanlı padişahının isminin bulunduğu imza olan tuğra hat sanatının bir kolu olarak gelişmiş ve yüzyıllar boyunca Osmanlı padişahlarının resmi imzası olmuştur.
Farsça anlamı ‘işaret’ olan ‘tuğra’ Arapça’da ‘iz bırakma’ anlamında kullanılır. Tuğra kullanımı Büyük Selçuklular ve Anadolu Selçukluları dönemine kadar uzanır. Bazı Anadolu beyliklerinde de tuğra kullanılmıştır. Kelime manası olarak padişahın isminin bulunduğu özel işarettir. Tuğralar Osmanlı Devleti’nde ahidname, menşur, name-i hümayun, mülkname, ferman, vakfiye, beratların üzerine ve ortaya, para, defter ve kâğıtların başına, hanedan arması olarak bayraklarda, pullarda ve resmi yapılarda kullanılmıştır.
Türkçe’de kelime olarak padişahın ismini ihtiva eden özel bir işaret, padişahın imzası gibi anlamlar ifade eder. Tuğra kelimesinin asıl kökeni ‘tuğrağ’ olarak ifade edilir. Kelime sonunda ‘ğ’ harfinin söyleniminin zor olmasından dolayı ‘tuğra’ olarak kullanılmıştır.
Osmanlı tarihinde ilk tuğra Orhan Gazi döneminde 1324 tarihinde kullanılmaya başlanmıştır. Fakat Orhan Gazi’den sonra Osmanlı Devleti’nin başına geçen oğlu Osman Gazi’ye ait bir tuğraya rastlanmamıştır. Bu nedenle 36 Osmanlı Padişahı olmasına rağmen 35 Osmanlı tuğrası bulunmaktadır.

Osmanlı tuğrasının anlamı nedir?
Sere (Kürsü): Tuğranın en alt kısmında yer alır, asıl anlamın bulunduğu bölüme verilen addır. Bu kısımda ait olduğu padişahın ismi, babasının ismi, padişahın ünvanları ve el-muzaffer daima duası vardır.
Beyzeler: İç içe iki kavisli bölümden oluşan beyzeler tuğraların sol tarafında bulunur.
Tuğ’lar: Tuğranın üst kısmında yer alan Arapça ‘elif’ harfi şeklindeki yukarı doğru uzanan kısma denir.
Zülfe: Tuğların yanındaki flama biçimindeki kavislere verilen isimdir.
Kollar(Hançere): Beyzeleri takip eden paralel uzantılara verilen isimdir.
Ansiklopedi,tarih

5Beğeni(ler)









Ağaç şeklinde