Kanuni Sultan Süleyman’ın cenaze namazı üç defa kılınmıştır. İlk namazı Macaristan’da Zigetvar Kalesi önündeki Türk Ordugâhında Otağ-ı Kumâyûnda, büyük padişahın ölümü askerden saklandığı için gizli olarak kılınmıştır.

İkinci namaz, babasının cenazesini Belgrat’ta karşılayan yeni Padişah İkinci Selim’in de iştirakiyle Belgrat sahrasında (ovasında) kılınmıştı. Bu namaza 25.000 kişi iştirak etmişti.

Üçüncü namaz da İstanbul Süleymaniye Camiinin musalla taşı önünde kılınmış, bu namaza bütün İstanbul halkı iştirak etmişti. Gerilere doğru bütün sokaklar, Süleymaniye’den fatih’e kadar cemaatle dolmuştu. Bu namazın beş yüz imamla kılındığı rivâyet olunur. Asrın büyük şairi Baki’nin de meşhur Sultan Süleyman Mersiyesini ilk defa bu cenaze merasiminde okuduğu ve şairi dinleyenlerin hıçkırıklarının gökyüzünü tuttuğu söylenir.


*

Fatih Sultan Mehmed han tahta çıktığı zaman bir kuyruklu yıldız görünmüştü. Papa, o zaman yıldızı “ Türk ve Müslüman dostu zındık yıldız.” Aforoz etmişti. Bu kuyruklu yıldızın daha sonra Halley kuyruklu yıldızı olduğu öğrenildi.

Balkan Harbi’nde Bulgarlar Çatalca’ya kadar ilerlerken Halley kuyruklu yıldızı yine görünmüştü. O zaman kilisenin adamları “Türklerin uğur yıldız göründü. Bulgarlar yine mağlup olacaklar.” demişlerdi. Hadiseler hakikaten lehimize tecelli etti. Çatalca Muharebesini kazandık. Balkanlı müttefiklerin arasına nifak girdi. Edirne’ Bulgarlardan geri aldık.


*

On altıncı asrın ok atıcı pehlivanlarından Ahmet Ağa yetmiş beş yaşında iken bir gün Okçularbaşı’na gidip ok ısmarlamıştı. Esnaftan bir delikanlı:
- Pehlivan ihtiyarladın. Kolunda yay çekecek kuvvet kaldı mı ki? diye sormuş.
Ahmed Pehlivan da atını çarşı kapısına sürmüş, kapıdaki zincirlere kollarıyla asılmış ve bacaklarını atın karnına sarıp kısınca kendisiyle beraber koca atı da havaya kaldırmış ve gülerek:
- Oğlum pazularımda azıcık bir şey kalmış gibi!... demiş.


*

Tarihimizde kayıtlı en meşhur oburlardan biri, münevver bir inkılâpçı Padişah olan Sultan Üçüncü Selim’in düşmanlarından “Aygır İmam” lakabı ile meşhur Derviş Efendi isminde biridir. Bu adam bir gün iki okka pastırmanın üzerine kırk yumurta kırdırarak bir lenger pastırmalı yumurta yemiş fakat koca lengeri sıyırdıktan sonra dili şişmiş ve ağzına sığmayarak ölmüştür.


*

Türkiye‘de ulema sınıfından asâ yerine ilk baston kullanan zat Abdülaziz devrinin seçkin simalarından Kethüdâzâde Hoca Mehmed Arif Efendi’dir. Zerafeti ile meşhur olan bu zata bir sofu:
- Bu kafir değneğini niçin kullanıyorsun? diye sormuş.
Mehmed Arif Efendi gülerek:
- Üzülme, ben onu çoktan Müslüman yaptım, cevabını vermiş.