
Sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en önemli sulak alanlarından biri olan Sultansazlığı, Kayseri’de Develi Kapalı Havzasında yer alıyor. Dört tarafı yüksek dağlarla çevrili alanın kuzeydoğusunda bozkırın İçinden Erciyes Dağı, güneyinde ise kademe kademe Aladağlar yükseliyor.
Sultansazlığı’nın bir sulak alan olarak önemi erken anlaşıldı; 1971 yılında İsmet Özer, Orman Bakanlığı Milli Parklar Teşkilatından Nihat Turan, Doğal Hayatı Koruma Derneği kurucusu Tansu Gürpınar’ın girişimleri sonucunda Sultansazlığı Yaban Hayatı Koruma Sahası, İsmet Özer Sukuşları Koruma Sahası ilan edildi. Bu başlangıçtan sonra peş peşe tabiatı koruma sahası, Ramsar alanı ve doğal sit ilan edildi. Nihayet 2006 yılında 24 bin 523 hektarlık bölümü milli park statüsüne kavuştu. Ancak alan koruma derecesinin artışıyla doğru orantılı olarak kurumasını sürdürdü. Doğa Derneğinin hazırladığı Türkiye’nin Önemli Doğa Alanları kitabında Sultansazlığı’nın tamamen kuruduğu ilan edilmişti. Bugün yöredeki sekiz belediyenin kurduğu Sultansazlı-ğı Milli Parkı Çevre Belediyeleri Birliği, su kaynaklarını koruyarak alana kuşları geri getiriyor.
Sultansazlığı nesli tehlike altında ve endemik olan (Puccinellia bulbosa ssp. caesarea) gibi 11 bitki tak-sonu barındırıyor. Alan çok sayıda kuş türüne ev sahipliği yapmasına rağmen kuruma tehlikesiyle karşılaştı. Alandaki dereler endemik Aphanius danfordii gibi içsu balıklarına ev sahipliği yapıyor. Milli parkta kirpi, tilki (Vulpes vulpes), gelincik (Mustela nivalis) gibi memeli hayvanlar da bulunuyor.








Hybrid-Şeklinde