Soyutlaştırma veya diğer bir adıyla soyutlama, deyim aktarmaları konusunun alt başlıklarından biridir. Normalde somut bir anlam ifade eden bir kelimenin, soyut bir kavram veya durumu ifade etmek için kullanılmasına “soyutlaştırma” denilmektedir. Bazı düşünceleri anlatmak için sıklıkla başvurduğumuz bu yöntemin amacı, zihnimizdeki soyut düşünceleri, kavramları ve duyguları daha anlaşılır hâle getirebilmektir.

Normalde bir olay karşısında çok üzüldüğümüzü düşünelim. Üzgünlüğümüzü ifade edecek kelime bulamayız, bunu nasıl anlatsam diye düşünürüz. İşte o anda, olayı somut kelimelerle ifade etmeyi seçeriz. Mesela “Yüreğim parçalandı.” deriz. Veya “İçim kan ağlıyor.” diye ifade ederiz duygu ve düşüncelerimizi. Hem kısa hem de betimleyici olur. İşte deyimlerde sıklıkla karşımıza çıkan bu olay, soyutlaştırmadır.

Örnekler:
– Konferansta öğrendiklerim, tüm hayallerimi yıktı.
– Her şeyi içine atarsan, olacağı buydu!
– Bildiğim her şeyi yüzüne vurduğum için benimle konuşmuyor.
– Aklı bir karış havada geziyor.
– Bu kadar keskin fikirlerin olduğunu bilmiyordum.

Yukarıdaki cümlelere bakılırsa, soyut anlamı karşılamak üzere hep somut kelimelerin kullanıldığı görülür. İşte bunları Türkçede sıklıkla karıştırılan soyutlaştırmaya örnek olarak gösterebiliriz. Bu olayın tam tersi ise somutlaştırmadır.