![]() |
Karagöz Hacivat Oyun Örneği
hacivat : Ooofff, hayy hak!.. Perde - i zevk - ü safâdır amma, perde - i ziyân değil. Perde - i bî cefâdır hem de, vallahi yalan değil. Bir seyr - i ibret oluptur ibret ile bakana. Perdemiz bir hazz - ı dâimdir, kalplere talan değil. Bizleri okumak için sabırla bekleyen ameli hak, alnı ak, yüreği pak, siz okurlarımıza duâcıyız efendim. Ben bendeniz, ben duâcınız, ben aklı akl - ı selîm, ben fikri fikr - i sâlim, eli yüzü temiz, sözleri tatlı...
karagöz : Hoş geldin solucan suratlı! hacivat : Efendim o söylese ben dinlesem, ben söylesem o dinlese... karagöz : şu hacivat’ı da kartal alıp kaçırıverse... hacivat : Vay karagözüm, ikindi - i şerifleriniz hayırlı olsun. karagöz : Seni de kapalıçarşıda yankesici soysun. hacivat : Aman karagözüm, hırsız deme. Zâten bir tanıdığın evine hırsız girmiş, evde bir çıt sesi duysam hırsız diye ödüm kopuyor. karagöz : Aman efendim, evine hırkasız girmekte korkacak ne var. Eğer ev soğuksa biraz üşütürsün o kadar. hacivat : Ne hırkasızı karagözüm hırsız girmiş, hırsız. karagöz : Kim o arsız, vay arsız vay! hacivat : öyle değil karagözüm, yâni korkuyorum, gece uyurken eve birisi girip, bütün eşyâları alacak diye. karagöz : Birisi eşkıyaları salacak diye korkmayın efendim, bu ülkede polis var, devlet var. hacivat : Polis var da karagözüm, hırsızı ancak çaldıktan sonra yakalarlar, çalmadan önce nasıl bilecekler. Alnında hırsız yazmıyor ya... karagöz : Altında hayırsız yazar mı hiç efendim? öyle olsa kim alır o malı? hacivat : Aman karagözüm boşver. Sen söylesene bana, hiç küçükken bir şey çaldın mı? karagöz : çaldım tabii... hacivat : Ne çaldın? karagöz : Kapının zilini çaldım, düdük çaldım sonra halamın düğününde zurna çaldım hacivat : öyle değil karagözüm, yâni bir kimsenin bir şeyini izinsiz aldın mı diyorum. karagöz : Zilsiz kalır mıyım hiç efendim. Ben zurna çalarken, yeğenim de zil çalıyordu. hacivat : A karagözüm, sana nasıl anlatayım? şimdi bakkala girersin, kutuda güzelim şekerler duruyordur ve senin de hiç paran yoktur, ne yaparsın o zaman? karagöz : Ne mi yaparım? Yazdırır deftere alırım beş on tâne. Sonra da şapırdata şapırdata yerim. hacivat : Peki bakkal veresiye vermiyorsa ne olacak? karagöz : O zaman da kredi kartıyla alırım. hacivat : Diyelim ki kredi kartını evde unuttun... karagöz : Sen ne güne duruyorsun, gelir senden borç isterim. hacivat : Diyelim ki, benim de param bitmiş, ay sonu... karagöz : Aman hacivat, sen bakkaldan yana mısın, benden yana mı yâhu? hacivat : Sen cevap versene karagözüm, ne yaparsın? karagöz : Istediğini söylemeyeceğim işte efendim, söylemeyeceğim! hacivat : Ne söylemeyeceksin? karagöz : çalarım demeyeceğim, var mı? çalmam, çünkü hayâtımda hiçbir zaman kimsenin bir şeyini çalmadım. çünkü daha küçücük çocukken bana öğretildi ki başkasının bir şeyini izinsiz almak hem ayıp, hem günâhtır. hacivat : Işte şimdi güzel söyledin efendim. Ben de sana bunu söyletmeye çalışıyorum. Bu işin başı eğitimdir. Insanları eğitirsek, polisin işi de azalır. karagöz : Onlar da, işsizlikten seni tutup hapse atarlar... hacivat : Hoş olsun külhânî, yıktın perdeyi eyledin vîrân, varıp sâhibine haber vereyim hemân. karagöz : Her ne kadar kusur ihsan ettikse af ola |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 05:43. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.