PASTORAL ŞİİR
* Çoban ve kır hayatını, tabiat güzelliklerini göstermek ve içimizde bunlara karşı bir ilgi, sevgi ve özlem uyandırmak maksadıyla yazılan şiirlere pastoral şiir denir.
* Pastoral şiirde tabiat güzellikleri, dağlar, bunlara karşı duyulan ilgi, çobanların hayatındaki ilgi çekici olaylar, onların maceraları ve kır hayatı işlenir.
* Pastoral şiirlerin her türlü süsten, yapmacıktan, gösteriş ve söz oyunlarından uzak bir yapısı vardır. Bunlara bukolik şiir ( çoban şiiri) de denir.
* Bir çoban öldüğünde arkasından arkadaşlarının söylediği ağıtlara eleji denir.
* Edebiyatımızda ilk pastoral şiiri Abdülhak Hamit Tarhan, Sahra ismiyle yazmıştır. Kemalettin Kamu (Bingöl Çobanları), Faruk Nafız Çamlıbel (Çoban Çeşmesi), Behçet Necatigil (Kır Şarkısı) diğer pastoral şiir yazarlarımızdır.
Pastoral şiir iki bölümde incelenebilir:
İdil: Bir ozanın ya da çobanın ağzından yazılıp kır yaşamının çekiciliğini, güzelliğini anlatan çobanıl aşkı yansıtan kısa şiirlere denir.
Eglog: Birkaç çobanın karşılıklı konuşmaları yoluyla oluşturulan, aşk, kır yaşamı üzerine duygu ve düşüncelerini yansıtan pastoral şiirlere denir.
ÖRNEK 1:
ÇOBAN ÇEŞMESİ
Derinden derine ırmaklar ağlar,
Uzaktan uzağa çoban çeşmesi,
Ey suyun sesinden anlayan bağlar,
Ne söyler su dağa çoban çeşmesi.
O zaman başından aşkındı derdi,
Mermeri oyardı, taşı delerdi.
Kaç yanık yolcuya soğuk su verdi.
Değdi kaç dudağa çoban çeşmesi.
(F. Nafiz; Çoban Çeşmesi)
ÖRNEK 2:
BİNGÖL ÇOBANLARI
Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum.
Bu dağların eskiden aşinasıdır soyum.
Bekçileri gibiyiz “eben ced” buraların,
Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların
Görmediği gün yoktur sürü peşinde bizi
Her gün aynı pınardan doldurup testimizi
Kırlara açılırız çıngıraklarımızla.
Kırlarda buluşuruz, karımız, kızımızla.
(Kemalettin Kamu; Bingöl Çobanları)
* Çoban ve kır hayatını, tabiat güzelliklerini göstermek ve içimizde bunlara karşı bir ilgi, sevgi ve özlem uyandırmak maksadıyla yazılan şiirlere pastoral şiir denir.
* Pastoral şiirde tabiat güzellikleri, dağlar, bunlara karşı duyulan ilgi, çobanların hayatındaki ilgi çekici olaylar, onların maceraları ve kır hayatı işlenir.
* Pastoral şiirlerin her türlü süsten, yapmacıktan, gösteriş ve söz oyunlarından uzak bir yapısı vardır. Bunlara bukolik şiir ( çoban şiiri) de denir.
* Bir çoban öldüğünde arkasından arkadaşlarının söylediği ağıtlara eleji denir.
* Edebiyatımızda ilk pastoral şiiri Abdülhak Hamit Tarhan, Sahra ismiyle yazmıştır. Kemalettin Kamu (Bingöl Çobanları), Faruk Nafız Çamlıbel (Çoban Çeşmesi), Behçet Necatigil (Kır Şarkısı) diğer pastoral şiir yazarlarımızdır.
Pastoral şiir iki bölümde incelenebilir:
İdil: Bir ozanın ya da çobanın ağzından yazılıp kır yaşamının çekiciliğini, güzelliğini anlatan çobanıl aşkı yansıtan kısa şiirlere denir.
Eglog: Birkaç çobanın karşılıklı konuşmaları yoluyla oluşturulan, aşk, kır yaşamı üzerine duygu ve düşüncelerini yansıtan pastoral şiirlere denir.
ÖRNEK 1:
ÇOBAN ÇEŞMESİ
Derinden derine ırmaklar ağlar,
Uzaktan uzağa çoban çeşmesi,
Ey suyun sesinden anlayan bağlar,
Ne söyler su dağa çoban çeşmesi.
O zaman başından aşkındı derdi,
Mermeri oyardı, taşı delerdi.
Kaç yanık yolcuya soğuk su verdi.
Değdi kaç dudağa çoban çeşmesi.
(F. Nafiz; Çoban Çeşmesi)
ÖRNEK 2:
BİNGÖL ÇOBANLARI
Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum.
Bu dağların eskiden aşinasıdır soyum.
Bekçileri gibiyiz “eben ced” buraların,
Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların
Görmediği gün yoktur sürü peşinde bizi
Her gün aynı pınardan doldurup testimizi
Kırlara açılırız çıngıraklarımızla.
Kırlarda buluşuruz, karımız, kızımızla.
(Kemalettin Kamu; Bingöl Çobanları)











Ağaç şeklinde